YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Askere kritik 10 suikast sorusu
Genelkurmay'ın Arınç açıklaması tatmin etmedi. Üstelik kafalar daha da karıştı. Sorular yine cevapsız kaldı..
Askere kritik 10 suikast sorusu
24 Aralık 2009 / 11:39 Güncelleme: 24 Aralık 2009 / 12:10

Genelkurmay'ın "Arınç'ı değil bilgi sızdıran askeri personeli takip ediyorduk" açıklaması tatmin etmedi.

Askerin suikastle ilgili açıklaması kafalarda yeni soru işaretleri doğurdu. Günler geçtikten sonra yapılan açıklama zihinleri netleştirmek yerine iyice bulandırdı..

Bugü gazetesi açıklamadaki boşlukları yakaladı ve kritik soruları sıraladı..

İşte kamuoyunun cevap aradığı o sorular:

1-
Arınç'ın adresi iki subayda ne arıyordu? Polisler kendilerini yakaladığında subaylardan birisi adresin bulunduğu krokiyi neden yutmaya çalıştı?

2- Genelkurmay'ın açıklamasına göre 2 subay Arınç'ı izlemiyordu. O halde neden subayların üzerinden 'izledikleri' varsayılan subaya dair hiçbir belge ele geçirilmedi de 'İzlemiyoruz" dedikleri Arınç'ın adresi çıktı? TBMM Başkanı Şahin'in evinin krokisinin ajandada bulunmasının nedeni neydi? Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'a ait bilgilerin bu iki subayda olmasının izahı nedir? O askere ait belge nerede?

3- Genelkurmay Başkanlığı'na göre, bilgi sızdırdığından şüphelenilen subay, Arınç'ın evinin yakınında oturuyor. Subaylardan biri yutmaya çalışırken son anda kurtarılan kağıtta "1424 Cadde F... " yazıyordu. Yani Arınç'ın oturduğu apartmanın adresi... İki subayda takip edildiği açıklanan askere ilişkin neden hiçbir belge bulunamadı?

4- Askeri personel, rütbesi ne olursa olsun izleme faaliyeti yapacaksa mahkeme kararı alınması gerekiyor. Mart 2009’dan buyana takip edildiği ortaya çıkan Arınç için böyle bir mahkeme kararı var mı? Eğer alınmışsa bu karar nerede?

5- Genelkurmay açıklamasında, Arınç'ın evini izlediği iddia edilen Albay Erkan Y. B. ve Binbaşı İbrahim G'nin, 'bilgi sızdırdığından şüphelenilen başka bir subayı takip için orada bulunduğu' öne sürüldü. TSK’nın iç işleyişine göre 'bilgi sızdırma' faaliyetlerine bakması gereken birim Genelkurmay İstihbarata Karşı Koyma ve Güvenlik Dairesi Başkanlığı. Oysa yakalanan Topçu Albay Erkan Y. B. ile İstihkam Binbaşı İbrahim G. istihbaratçı değil Özel Harpçi. Subayların üzerinde çıkan resmi kimliklerde "Genelkurmay Seferberlik Tetkik Kurulu Başkanlığı" yazıyor. Yasal dayanağı bulunmayan ve emirle faaliyet gösteren bu teşkilat istihbari çalışma yapamıyor. Bu durumda görevi istihbarat veya istihbarata karşı koyma olmadığı belgelenen subaylar, neyin istihbaratını yapıyordu? Kroki suç unsuru değil mi?

6- Ordudan bilgi sızdıran askerin takibinde devlet aracı kullanılması gerekirken neden 47 günde 25 araç kiralandı? Üstelik neden kiralanan araçlar GPRS cihazı olmayanlardan seçildi?

7- Tutanakta, "Gerek personel gerekse de araçlarda herhangi bir silaha, mühimmata, ses kayıt cihazına, teknik takip teçhizatına ve diğer herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştır" deniliyor. O zaman bu albay ve binbaşı şüpheli şahsı hangi takip cihazıyla izliyordu?

8- TSK açıklamasında "Bu aramalarda da gözle tespit edilen herhangi bir suç unsuruna rastlanmadı" deniliyor. Gözle tespit edilen suç unsuru ne demek ? Ajandadan çıkan krokiler, fişleme bilgileri ne tür bir suç unsuru sayılır? Sivil yargıdan kaçırılıyor mu?

9- Genelkurmay açıklamasında ‘askeri şahıs takip ediliyordu’ denilerek konunun askeri yargıya taşınması ve sivil soruşturmanın önlenmesi hedefleniyor iddiası doğru mu?

10- Özel Harpçi askerler normal şartlarda istihbarat faaliyetinde bulunmuyor. İstisnai bir durumda bile albay seviyesinde bir asker sahaya çıkmıyor. Albay seviyesinde saha çalışması yapılmasını gerektiren o askerin rütbesi general midir?

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler