YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
“Artık fiziken aramızda değil, ama kalbimizin en d
“Artık fiziken aramızda değil, ama kalbimizin en d
“Artık fiziken aramızda değil, ama kalbimizin en d
14 Kasım 2008 / 15:41 Güncelleme: 00 0000 / 00:00


İstiklal Savaşı'nın son gazisi Emekli Albay Mustafa Şekip Birgöl için düzenlenen törende konuşan Başbakan Vekili, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, ''Son gazimizi, son çınarımızı kaybetmiş olabiliriz, fakat onların bizlere hediye ettikleri Türkiye Cumhuriyeti, bugün çok daha güçlü yaşıyor'' dedi.


1. Ordu Komutanlığı'nın Selimiye Kışlası'nda düzenlenen devlet töreninde konuşan Hayati Yazıcı, elinde kalan son toprak parçasına göz diken işgalcilere karşı, istiklal ateşiyle cepheden cepheye koşan İstiklal Savaşı'nın son gazisini, ebedi istirahatgahına uğurlamak için bir araya gelindiğini belirterek, ''Ruhu şad olsun, mekânı cennet olsun. Başta ailesi olmak üzere aziz milletimizin başı sağ olsun'' diye konuştu.


Yazıcı, Birgöl ve silah arkadaşlarının Gazi Mustafa Kemal Atatürk komutasında rahat ve rehaveti bir yana bırakıp, ellerinde silah, gönüllerinde vatan aşkıyla cepheden cepheye korkusuzca ölümün üzerine yürüdüklerini, kimilerinin şehit, kimilerinin gazi olduğunu dile getirerek, şöyle dedi:


''Bizlere bu güzel ülkeyi bırakmak adına, göğüslerindeki gazilik nişanını başımıza taç yaptığımız o mukaddes insanların en son ferdi, artık fiziken aramızda değil, ama kalbimizin en derin yerinde canlı ve diri. Son gazimiz, son çınarımızı kaybetmiş olabiliriz, fakat onların bizlere hediye ettikleri Türkiye Cumhuriyeti, bugün çok daha güçlü yaşıyor. Birgöl'ün şahsında, bütün şehit ve gazilerin manevi huzurunda söz veriyoruz ki; Türkiye Cumhuriyeti ebediyete kadar yaşayacaktır.''


Hayati Yazıcı, başta Büyük Komutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Mustafa Şekip Birgöl'lerin göğüslerindeki istiklal aşkı, üstün fedakârlık ve feragat dolu mücadelelerinin bir meşale görevi gördüğünü ifade ederek, ''Onların şanlı mücadeleleri, Türkiye Cumhuriyeti'ni sonsuza dek yaşatma idealleri, bizleri aşk ve şevkle çalışmaya itecektir. Milletimizin ölüm kalım mücadelesi verdiği ateşle imtihan edildiği 1. Dünya Savaşı ve İstiklal Harbi döneminin şehit ve gazilerine milletçe şükran duyuyoruz'' dedi.


İstiklal Savaşı'nın nice isimsiz kahramanlarını da millet ve rahmetle andıklarını belirten Yazıcı, son gazi Birgöl'ün de diğer şehit ve gaziler gibi yüreklerin baş köşesinde yaşayacağını kaydederek, ''Böylesi fedakarlık gerektiğinde, bizlere, yeni nesillere, vatan için mücadele etmenin şehitlik ve gazilik gibi hayatın ve ölümün en üst mertebesini kazandıracağını hatırlatacak sinerji kaynağı olacaktır'' diye konuştu.


TSK ADINA KONUŞMA


Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) adına konuşan Genelkurmay Personel Başkanı Korgeneral Raif Akbaş da, milli kahramanlar döneminin son savaşçısı ve ebedi Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün genç komutanlarından biri olan Birgöl'ü, silah arkadaşlarının yanına uğurlamak üzere toplanıldığını kaydetti.


Yazılan tarihin yaşayan bir tanığının sonsuzluğa uğurlandığını ifade eden Akbaş, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra elde edilen büyük zaferin, sıradan bir zafer değil, ordu millet anlayışı etrafından kenetlenen bir ulusun şahlanışı olduğunu vurguladı.


Akbaş, vatan uğruna nice hayatların bu topraklar üzerinde kayıp gittiğini dile getirerek, Türk milletinin, İstiklal Savaşı'nın son gazisi olan Birgöl'ü diğer tüm kahraman evlatları gibi hiçbir zaman unutmayacağını anlattı.


Geçen yıllarda hayata veda eden Çorumlu Gazi Ömer Küyük, Konyalı Gazi Veysel Turan ve Eskişehirli Gazi Yakup Satar'dan sonra Birgöl'ün de hiçbir zaman unutulmayacağını ifade eden Akbaş, ''Biliyoruz ki onlar, büyük bir huzur ve bahtiyarlık içinde bu dünyadan ebediyete intikal ettiler'' dedi.


Korgeneral Akbaş, kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibi olan Birgöl'ün, tüm ömrü boyunca Ata'sının izinde yaşamını sürdürdüğünü kaydederek, Birgöl'ün 19 yaşında gencecik bir asteğmen olarak İstiklal Harbi'ne katıldığını, Türk ve dünya tarihinin akışını değiştiren mücadelede yer aldığını anımsattı.


Raif Akbaş, ''Bizler Atalarımızdan miras kalan, yaradılıştan gelen seçkin özellikler ile kendini gösteren bir milletin evlatları olarak vatan uğrunda canlarını ortaya koymuş tüm şehitlerimiz ile yaşayan ya da hayatlarını kaybetmiş olan gazilerimizin önünde saygıyla eğiliyor, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna ve varlığına yön veren ilke ve devrimleri yaşatmayı kutsal bir vazife olarak görüyoruz. Bu topraklar üstünde kahraman bir ulus yaşıyor. Bugün bu kahramanlardan birisini ebediyete uğurluyoruz'' diye konuştu.


Konuşmasında Ömer Bedrettin Uşaklı'nın ''Akdeniz'e Doğru'' adlı şiirinden bir bölüm okuyan Akbaş, ''Kurtuluş Savaşı'nda kahramanlık destanları yaratarak, bizlere bu güzel yurdu lekesiz ve tertemiz emanet eden ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, hayata veda etmiş olan bütün şehit ve gazilerimizi saygı ve minnet duygularıyla anarken Gazi Mustafa Şekip Birgöl'e Ulu Tanrı'dan rahmet, kederli ailesine, değerli silah arkadaşlarıma ve Türk Ulusuna Türk silahlı kuvvetleri adına baş sağlığı dilerim'' dedi.


ÇILGIN TÜRKLER


''Çılgın Türkler'' adlı kitabın yazarı Turgut Özakman da, Mustafa Şekip Birgöl'ün tabutuna asker selamı verdikten sonra, kürsüye çıkıp kısa bir konuşma yaptı.


Özakman, milli mücadelenin son gazisinin milleti ve devletiyle kucaklanarak son yolculuğuna uğurlandığını belirterek, Kurtuluş Savaşı'nın nasıl başladığını anlattı.


Mondros Mütarekesi'nin ardından dört bir yandan işgale uğrayan Türkiye'nin, yüz binlerce silahlı güç karşısına bir avuç insanla çıktığını ve Ankara'da Büyük Millet Meclisi'ni kurup Kurtuluş Savaşı'na başladığını anımsatan Özakman, o zaman büyük devletlerin alay olsun diye ''Çılgın Türkler'' dediklerini söyledi.


Özakman, Büyük Millet Meclisi'nin de gerçekten büyük bir meclis olarak tüm Anadolu insanını bir araya toplayarak, yüzyıllık bir hazırlıkla ortaya çıkan Sevr'i yırtıp attığını, o zaman da yine ''Çılgın Türkler'' denildiğini anlattı.


Özakman, ''Bugün aramızda yaşayan son Çılgın Türk'ü ebediyete uğurlamak için buradayız'' diyerek konuşmasını bitirdi.


İLBER ORTAYLI


Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı da, savaşların milletlerin tarihinde önemli bir yer tuttuğunu, ancak vatanı savunmanın ve vatan için ölmenin bütün savaşçıların vasfı olmadığını belirterek, İstiklal Savaşı'nda ise vatan savunması yapıldığını, vatan için şehit olunduğunu anlattı.


Ortaylı, İstiklal Savaşı'nın hayatta kalan son gazisi Birgöl'ün anısı önünde hürmetle eğildiğini ifade ederek, Birgöl'ün o dönemde genç bir subay olarak İstiklal Savaşı'na katıldığını anımsattı.


İstiklal Savaşı başladığı dönemde görevleri Kuleli ve Harbiye'de okumak olan genç subay adaylarının bir an evvel Anadolu'ya gitmek istediklerini kaydeden Ortaylı, komutanlarının bu gençleri cepheye uğurlarken büyük güçlükler çektiklerini anlattı.


İlber Ortaylı, şu an Türkiye'de yaşayanların da çok cesur ve en az onlar kadar kararlı olduklarını belirterek, Birgöl'e hitaben ''Siz önde, biz arkada bu yola devam ediyoruz'' diye konuştu.


Bu arada tören sırasında Mustafa Şekip Birgöl'ün biyografisi de okundu.


KARACAAHMET MEZARLIĞI'NDA TOPRAĞA VERİLDİ


Kurtuluş Savaşı'nı son gazisi Mustafa Şekip Birgöl, devlet töreniyle son yolculuğuna uğurlandı. Birgöl'ün naaşı, cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi. Devlet erkanı Selimiye Camii'nde Birgöl için son görevlerini yerine getirdi.


1. Ordu Komutanlığı'ndaki törenin ardından Birgöl'ün naaşı Selimiye Camii'ne getirildi. Cenaze namazına eşi Ayşe Birgöl, kızı İpek Artunç, torunları Hatice Ergün, Nuriye Ergün ve Ahmet Erdoğan'ın yanı sıra; TBMM Başkanı Köksal Toptan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Eski Genelkurmay Başkanları Hüseyin Kıvrıkoğlu, Yaşar Büyükanıt, Emekli Orgeneral Edip Başer, MHP Milletvekili Oktay Vural, İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile çok sayıda askeri ve mülki erkân katıldı.


Cuma namazının ardından Birgöl'ün cenaze namazı kılındı. Cenaze namazını İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Mustafa Çağrıcı kıldırdı. Çağrıcı yaptığı kısa konuşmada; "Bir büyük neslin bir büyük temsilcisi, İstiklal Gazisi, güzel büyüğümüzü öbür aleme uğurluyoruz. Bütün Türkiye ondan güzelliklerle bahsediyor." dedi. Bütün gazi ve şehitlerin tüm Türkiye üzerinde, hatta kundaktaki bebek üzerinde haklarının bulunduğunu ifade eden Çağrıcı, "Ancak dinimizin güzel bir adeti gereği helallik istemek durumundayız" diyerek cemaatten haklarını helal etmesini istedi. Helalliğin alınmasının ardından Türk bayrağına sarılı Birgöl'ün naaşı askeri tören kıtasının omuzların top arabasına kondu. Birgöl'ün naaşı, Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi. (CİHAN)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler