YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Artık çoğalmak istemiyoruz"
Babalarını, eşlerini, siyasi cinayetlerde kaybeden aileler, siyasi cinayetlerin nasıl örtbas edildiklerini hatırlatmaya geldi dün...
"Artık çoğalmak istemiyoruz"
09 Şubat 2010 / 06:34 Güncelleme: 09 Şubat 2010 / 07:58

Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali, Uğur Mumcu’nun kızı Özge ve oğlu Özgür, Abdi İpekçi’nin kızı Nükhet İpekçi... Babalarını, eşlerini, kardeşlerini siyasi cinayetlerde kaybeden daha onlarca aile, Hrant Dink’in ‘derin’ ailesi olarak örgütlü siyasi cinayetlerin nasıl örtbas edildiklerini hatırlatmaya geldi dün...

Beşiktaş Meydanı’nda toplanan “Hrant’ın arkadaşları” adlı grubun yaptığı açıklamaya, 1948 yılında hayatını kaybeden Sabahattin Ali’nin kızı yazar Filiz Ali’nin de aralarında bulunduğu, siyasi cinayetlere kurban gidenlerin yakınları da katılarak adalet istedi.

Açıklamaya Dink ailesinin yanı sıra Uğur Mumcu’nun kızı Özge, oğlu Özgür, Abdi İpekçi’nin kızı Nükhet İpekçi, Doğan Öz’ün eşi Sezen, kızı Bengi Heval Öz, Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, Kemal Türkler’in kızı Nilgün Türkler de katıldı. Siyasi ve faili meçhul cinayetler sonucu can veren Cevat Yurdakul, Cavit Orhan Tütengil, Ümit Kaftancıoğlu, Sevinç Özgüner, İlhan Erdost, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter, Metin Altıok, Nesimi Çimen, Behçet Aysan, Hasret Gültekin, Yasemin Cebenoyan ve Onat Kutlar’ın ailelerinin de imza attığı ortak açıklamayı Filiz Ali okudu.
Filiz Ali, “Biz Hrant Dink’in derin ailesiyiz. Buraya Arat, Delal ve Sera’nın kardeşleri olarak geldik. Yıllardır yaşadığımız ortak adaletsizliği paylaşmaya, bunun tanıklığını yapmaya geldik. Sabahattin Ali cinayetinden beri defalarca ezber ettiğimiz bu tür örgütlü siyasi cinayetlerin nasıl örtbas edildiklerini bir kez daha hatırlatmaya geldik” dedi.

‘Henüz bir fırsat var’
Filiz Ali, sözlerine şöyle devam etti: “Dosyalarımızın çoğu kapatıldı. Zaman aşımına uğradı. Dink davası ise henüz daha zamanlarını aşmadı. Devletin kendi içine sızmış yıkıcı odakları ayrıştırabilmesi, açığa çıkarılabilmesi için henüz bir fırsatı var. Bu kadar çok üstü örtülmüş cinayeti, işlenen cinayete iştirak suçlarını, bu devlet ayıbını bizden sonrakilere miras bırakmayalım diye henüz bir fırsatımız var.

Kinle, öfkeyle, intikam duygularıyla değil, yurttaş sorumluluğuyla ve asla son bulmayacak adalet talebimizle buradayız. Biz, sürekli can alınan bir ülkede yaşayanların, çoğaltıldığı bir aileyiz. Artık çoğalmak istemiyoruz. Bizi öldürenlerin ardındaki örgütlenmeyi ortaya çıkarmakla yükümlü olan bütün devlet kurumlarını sorumlu sayıyoruz. Bunu yerine getirmedikleri sürece, onlar gözümüzde hep suçlu olarak kalacaklar. Ve her an bu suçun rahatça işlenebileceği düşüncesini iletmiş olacaklar.

‘Devlet aşağılanmış oldu’
Burada görülecek mahkemenin, bütün sırları alaşağı edebilecek kudrette olmasına drair dileklerimizi iletmek için geldik.”
Ali, sözlerini “Yurttaşını bu kadar savunmasız bırakabilen kurumların, kendi suçlarını örtbas etmek için ne kadar çok çaba harcayabildiklerini defalarca gördük. Suçluların korunup kollanmasından ne kadar çok resmi sıfatlı kişinin seferber olduğunu gördük. Bizim gözümüzde devlet defalarca aşağılanmış oldu. Biz de bu davanın müdahiliyiz, avukatların mahkemeye yönelteceği talep listesinin takipçisi olacağız” diye noktaladı.

Milliyet
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler