YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Arslan "Türbanı yargılayanı keserim" diye bağırdı
Danıştay saldırısı davası Ergenekon ile birleştirilecek
Arslan "Türbanı yargılayanı keserim" diye bağırdı
20 Nisan 2009 / 11:08 Güncelleme: 20 Nisan 2009 / 00:00

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Danıştay saldırısı davasıyla ilgili Yargıtay'ın verdiği bozma kararına uydu. Dava, Ergenekon davasıyla birleştirilecek. Duruşmada olay çıkan sanık Alparslan Arslan, "Türbanı yargılayanı keserim" diye bağırdı.


Yargıtay'ın Danıştay üyelerine saldırı davasıyla Ergenekon davasının birleştirilmesi için verdiği bozma kararının ardından davanının ikinci duruşması bugün Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı.


Bugünkü duruşmada olaylar çıktı.


Mahkeme heyeti, ara kararı vermek için duruşma salonunda ayrıldıktan kısa bir süre sonra bir numaralı sanık tetikçi Alparslan Arsan kriz geçirdi.
Haberin devamı ↓reklam


Ayağa kalkan Arslan, “Türbanı yargılayamazsınız. Türbana dokunanı keserim” diye bağırdı.


Sanık Arslan, kendisini sakinleştirmeye çalışan annesine de tepki gösterdi.


Arslan, 5-6 jandarma eri tarafından güçlükle kontrol altına alınarak duruşma salonundan çıkartıldı.


Ancak götürüldüğü salonda da küfürler savuran Arslan, "Îsrail'e gidin" diye bağırdı.


SANIKLAR BİRBİRİNE GİRDİ
Duruşma salonunda sanıklar Osmay Yıldırım ile Erhan Timuroğlu da kavga etti.


Timuroğlu, daha önceki duruşmada Danıştay saldırsının Ergenekon örgütüyle ilgili olduğunu söyleyen sanık Yıldırım'a "Yalan söylüyorsun" diye bağırdı.


ERGENEKON'LA BİRLEŞTİ
Mahkeme heyeti, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin, Danıştay 2. Dairesi üyelerine ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırılarla ilgili Alparslan Arslan'ın da aralarında bulunduğu 8 sanığın yargılandığı davaya ilişkin bozma kararına uyulmasını kararlaştırdı.


Karar uyarınca, Danıştay saldırısı davası ile Ergenekon davası birleştirilecek.


Mahkeme, davanın Ergenekon soruşturmasının yapıldığı İstanbul'da görülmesini talep etti.


DAVANIN GEÇMİŞİ
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, bozma kararının ardından hazırladığı tensip tutanağıyla, Danıştay saldırısı davasının iddianamesi, karar ve Yargıtay bozma ilamı da eklenerek Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine müzekkere yazılmasına karar vermişti.


Ergenekon iddianamesi (halen devam eden davanın iddianamesi), dava dosyasının ve duruşma zabıtlarının birer suretinin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesini kararlaştıran mahkeme, yine İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nden ''usul ekonomisi'' dikkate alınarak, ''bozma ilamına uyulması durumunda'', Ergenekon davası ile bu davanın birleştirilmesi yönündeki Yargıtayın bozma kararıyla ilgili görüşünü bildirmesini istemişti.


Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi ise Danıştay üyelerine saldırı davasıyla ilgili görüş bildirmeyerek, birleştirme konusunda önce Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin görüş bildirmesini talep etmişti.


YARGITAY'IN KARARI
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Danıştay 2. Dairesi üyelerine ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırılarla ilgili Alparslan Arslan'ın da aralarında bulunduğu 8 sanık hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesince verilen kararı oy birliğiyle bozmuştu.


Dairenin kararında, ''tüm dosya kapsamına göre sanıkların mensubu bulundukları iddia edilen örgütün niteliği, atılı suçların vasfının belirlenmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi yönünden İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan (Ergenekon) davası ile bu dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunun iddia edilmiş olması karşısında, öncelikle davaların birleştirilmesinde zorunluluk bulunduğuna'' işaret edilmişti.


Kararda, ''Sanıklar Alparslan Arslan, Osman Yıldırım, İsmail Sağır, Erhan Timuroğlu, Tekin İrşi, Süleyman Esen müdafileri ile katılanlar Cumhuriyet Vakfı, Yeni Gün Haber Ajansı Basın Yayıncılık A.Ş, Ayşe Sema Özbilgin, Serkan Özbilgin, Gökhan Özbilgin vekilleri ve Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, nitelikli kasten öldürme ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından resen de temyize tabi olan hükmün sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu sebeplerden dolayı bozulmasına oy birliğiyle karar verildi'' ifadelerine yer verilmişti.


Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ilk kararında direnmesi ve bu kararın temyiz edilmesi durumunda, dava dosyası Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gidecek.


ANKARA 11. AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NİN KARARI
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, davada sanık Alparslan Arslan'ı, ''cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya, yerine yeni bir düzen getirmeye, fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek'' suçundan Türk Ceza Kanununun (TCK) 309/1. maddesi uyarınca ve ''Danıştay 2. Dairesi Başkanı Mustafa Yücel Özbilgin'i, tasarlayarak ve yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmek'' suçundan TCK 82. maddesinin (a) ve (g) bentleri uyarınca ayrı ayrı 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırmıştı.


Mahkeme; sanıklar Osman Yıldırım, Erhan Timuroğlu ve İsmail Sağır hakkında da ''Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya, yerine yeni bir düzen getirmeye, fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek'' suçundan TCK'nın 309/1. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş, cezalar TCK'nın 62. maddesi uyarınca müebbet hapis cezasına çevrilmişti.


Sanık Süleyman Esen de ''Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya ve yerine başka bir düzen getirmeye teşebbüs etmek amacıyla kurulan silahlı suç örgütünün üyesi olmak'' suçundan TCK 314/2. ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Yasasının 5. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Sanığın duruşmadaki olumlu hal ve tavrını göz önünde bulunduran mahkeme, TCK'nın 62. maddesi uyarınca Esen'in 6 yıl 3 ay hapisle cezalandırılmasına karar vermişti.


Mahkeme, Esen'i ayrıca ''patlayıcı madde bulundurmak ve taşımak'' suçundan TCK 1/2 ve 62. maddeleri uyarınca da 3 yıl 11 ay 15 gün hapis cezasına çarptırmıştı.


Sanıklar hakkında ''Patlayıcı madde bulundurmak ve taşımak'', ''kişiler arasında korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde patlayıcı madde kullanmak'', ''tasarlayarak ve yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüse yardım etmek'' suçlarından çeşitli hapis cezaları da veren mahkeme, sanıklardan Aykut Metin Şükre, Ayhan Parlak ve Salih Kurter'in de üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlarına karar vermişti.


 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler