YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Arınç'tan Karayılan açıklaması
Arınç'tan Karayılan açıklaması
14 Ekim 2011 09:05
Dün akşam 32. Gün programında Mehmet Ali Birand'ın sorualrını yanıtlayan Arınç, İran'ın Karayılan'ı yakalayıp sonra serbest bıraktığı iddialarını da değerlendirdi...

 

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, terör örgütü yöneticilerinden Murat Karayılan'ın İran tarafından yakalanıp daha sonra serbest bırakıldığı iddiasıyla ilgili olarak, ''İran'ın bunu elde edip Türkiye'ye karşı veya Suriye kozunun içinde bir aktör olarak kullanmak istemesine karşı bizim resmi bir bilgimiz yok'' dedi.

Arınç, Kanal D'de yayımlanan ''32. Gün'' programında Mehmet Ali Birand'ın konuğu oldu. Türkiye'nin, 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası play-off turunda Hırvatistan ile eşleşmesinin hatırlatılması üzerine Arınç, Milli Takımın maçlarını, yazılan eleştiri ve yorumları da takip ettiğini söyledi. Arınç, ''Milli Takımımız çok iyi oynamıyor. Son play off'a kalmasında da Burak'ın golü kadar Almanlar'ın Belçika'yı yenmesi etkili oldu. Ama öylesine bir başarı olarak görüldü ki neredeyse şampiyon olduk gibi...'' diye konuştu.

 

''Hiddink'i beğeniyor musunuz?'' sorusu üzerine de Arınç, ''Hayır, beğendiğimi söyleyemem. Söyleyemem doğrusu. Kariyeri çok başarılı bir insan ama... Daha iyisinin olabileceğine inanıyorum. Teknik direktörden midir, futbolcuların ahenksizliğinden midir, stil veya takım oyunu kuramamak mıdır...'' karşılığını verdi.

Hırvatistan'ın çok güçlü bir ekip olduğunu dile getiren Arınç, ''En azından takım oyunları var, kurdukları bir sistem var. o sistem içinde oynuyorlar. Kazanabiliriz de'' yorumunu yaptı. Arınç, Milli Takım'ın bu maçtaki şansını yüzde 50 oranında gördüğünü belirterek, başarılı olmak için iyi bir takım oyununun kurulması gerektiğini söyledi.

-''Biz onların sağlığına katkı sağlıyoruz''

Başbakan Yardımcısı Arınç, Mehmet Ali Birand'ın ''Öldük zamlardan öldük. Bugün kafamı kaldırdım, üst üste, telefonu, içkisi, sigarası, arabası... Ne yapıyorsunuz, mecbur musunuz bu kadar zam yapmaya? Ne yapacağız biz?'' demesi üzerine, ''74 milyonu tek tek ilgilendiren bir konu değil. Zam yapılan sektörlere, üretimlere diyelim, bunlar belki sizin gibi Türkiye'de birkaç kişiyi ilgilendiriyor'' karşılığını verdi.

Türkiye'de iyi bir ekonomi yönetiminin olduğunu, Türkiye'nin dünyada ekonomik açıdan örnek gösterildiğini dile getiren Arınç, ''Dolayısıyla bu yapılanlarda bir hikmet mutlaka aranmalıdır, gerekli olduğu için yapılmıştır. Bunlar, toplumun fakir kesimlerini ilgilendiren sektörler değil'' dedi.

Birand'ın sigaraya da zam yapıldığını anımsatması üzerine Arınç, ''Ama sigara öldürür. Zaten paketinin üzerinde, 'sigara içmeyiniz' diye yazıyor. Yani biz aslında onların sağlığına biraz daha katkı sağlıyoruz'' diye konuştu. Cep telefonunun Türkiye'deki yaygın kullanımına da işaret eden Bülent Arınç, şunları söyledi:

''Düşünün Türkiye gibi bir ülkede haddinden fazla cep telefonu var. Bu bir çağdaş iletişim aracı. Cep telefonundan nasıl konuşulacağını da bilmeniz lazım. Cebinde parası olmadığını iddia eden insanların arka ceplerinde her birinde cep telefonu var. Emzik gibi bir buna, bir öbürüne konuşuyor. Bu, çağdaş bir ihtiyacı gidermek değil bence. Bu belki ters orantılı bir iş. Dolayısıyla araçlar açısından da cep telefonu açısından da izah edilebilir yönü var. Zannediyorum bütçe dengeleri bakımından olması gerekiyordu. Şüphesiz savunacak bir tarafımız var. Zam hoş bir şey değil, şirin bir şey değil, savunacak bir şey de değil. Ama gerekli olduğu için yapıldı.''

-''Terörle mücadelemiz söz konusu''-

Arınç, terör örgütü yöneticilerinden Murat Karayılan'ın geçen Ağustos ayında İran tarafından yakalandığı ve daha sonra bırakıldığına ilişkin iddianın anımsatılması üzerine de, Çanakkale'de Valilik ziyaretinde de bu konunun kendisine sorulduğunu ifade etti.

''Benim bildiğim şu, Murat Karayılan denen bir kişi var, terör örgütünün başında bulunanlardan bir tanesi. Bildiğimiz kadarıyla Kandil'de örgütü komuta ediyor. PKK ile ilişkisi var. Ayrıca, KCK'nın da başkanı olduğu söyleniyor, bizim, sizin, bilebildiğimiz bu'' diyen Arınç, ancak Ağustos ayı başında Karayılan'ın İran'da yakalandığı yönünde bir haberin geldiğini ve bunu da TRT'nin duyurduğunu anımsattı.

Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

''İkinci gün Anadolu Ajansımız bir haber yaptı. Anadolu Ajansı'nın haberi teyitli bir haberdi. İranlı bir yetkili ki dikkate alınması gereken bir insan, 'PKK'nın iki numarası elimizde' diye bir konuşma yaptı, adının da Murat olduğu söylendi. Bu, TRT'nin haberini teyit eden bir gelişme oldu. Ajans, bunun arkasında durdu. Fakat o kişi ya 1 gün ya da 2 gün sonra 'Hayır bu Murat başka Murat' demeye getirdi. Şimdi bunda bizim suçumuz yok. Birincisinde böyle bir haber almıştık, teyit edilmedi diye döndü. İkinci Anadolu Ajansı'nın haberi, fakat onun teyitli bir şahsı var. O diyor ki 'İki numara Murat'ı yakaladık'... Bu Murat Aslan mı, Murat Kaçar mı, Murat Karayılan mı? Soyadı belli değil ama tariflere uyuyor. Bir numara Öcalan ise iki numara Karayılan'dır diye kamuoyunda bir bilgi var. Şimdi bunun da arkası gelmedi, haber kaynağımız 'ben onu kastetmek istememiştim' dedi. Arkasından bize soruldu. 'Bir gri alanın içerisindeyiz, bu konu daha sonraları net olarak ortaya çıkabilir' dedim. Bunu da şuna dayandırdım, o günlerde Karayılan, 'hayır ben yakalanmadım' diye güya iddia ediyor, Roj TV'ye çıkacağını ve canlı açıklama yapacağını duyuruyor. Bir gün yok, iki gün yok, üç gün, beş gün yok, altı gün yok, geçtiğimiz günlere kadar Karayılan ortada yok. Açıklama yapmayınca şüphelerimiz arttı. Acaba haberler gerçek miydi diye düşünüyoruz. Daha sonra, çıktı, 'ben yakalanmadım, birileri bunu umut ediyor' diye bir beyanda bulundu.''

Yeni Şafak gazetesinde ''Karayılan aslında yakalandı, ama İranlılar'la pazarlık yapıldı ve bu şekilde tekrar bırakıldı'' şeklinde bir haberin çıktığını ifade eden Arınç, ''Ama birinci haberi ben önemsiyorum, Yeni Şafak'ta Abdülkadir Selvi arkadaşımızın zaman, mekan ve bir senaryo olarak ortaya koyduğu haberi okudum. Bana sordular, 'daha sonra ortaya çıkar, şu anda resmi bir bilgimiz yok' dedim. Ama bu sözüm alt yazı olarak geçmeye başlayınca, arkadaşlarım beni uyardı, 'ben bunu teyit eden bir cümle söylemedim' diye de bir açıklama yapmadım. Bu konuyu rastgele bir başka bakanımıza sorunca biri 'teyit edilmeyen açıklamalara önem vermeyin' dedi. Öbürü 'vakti gelince açıklarız' dedi'' şeklinde konuştu.

Gazetecilerin farklı haber kaynaklarının olduğunu, bunları yazabileceklerini dile getiren Bülent Arınç, şunları kaydetti:

''Ancak İran'la yapılan temaslar, Sayın Dışişleri Bakanımızın onların Dışişleri Bakanıyla, MİT Müsteşarımızın onların müsteşarı veya benzer kurumlarıyla bunu doğrulayacak bir bilgiye biz ulaşamadık. Yakalandı, şu şekilde serbest bırakıldı, şuraya gitti, şurada kaldı, böyle bir bilgiye resmi olarak sahip değiliz. Önemli olan Türkiye tarafından bu kişinin elde edilmesi, bugünü ve geçmişi için yargılanabilmesidir. İran'ın bunu elde edip Türkiye'ye karşı veya Suriye kozunun içinde bir aktör olarak kullanmak istemesine karşı bizim resmi bir bilgimiz yok. Dolayısıyla, bu yazıları insanlar farklı şekilde doğrulayabilir, farklı şekilde yalanlayabilir. İran, 'bende böyle bir insan yok' diyor. Bize ulaşan yani resmi kanallarımız sorduğu zaman 'hayır bunların hiçbirisi doğru değil' diyor. Ama unutmayalım ki PKK'nın İran'daki kolu PJAK şu anda diz çöktü ve İran'dan çekildi. Şimdi senaryonun içine bunu da koyduğunuz zaman sizin gibi araştırmacı gazeteciler yeni bir imkan olarak bakabilecekler. Ben de yazdıklarınızı merakla okuyacağım.''

İran'ın esnek politikalar izlediğini dile getiren Arınç, ''İran komşu bir ülkemiz ve terörle mücadelede de şu ana kadar işbirliğimiz söz konusu'' şeklinde konuştu.

Uluslararası işbirliği olmasaydı terörle mücadelede başarının sağlanamayacağını vurgulayan Arınç, ''Şimdi İran'ı bu şekilde eleştiren haberlere benim bir başbakan yardımcısı olarak bakışım şöyle olmalı, biz şu anda İran ile terör örgütünün eylemlerine karşı işbirliği yapıyoruz, dostluk ilişkilerimiz iyi ve İran'dan gereken desteği de buluyoruz. Bunun içinde Karayılan, bu haberler ne kadar yer işgal edebilir'' dedi.

''Çok şeyi bir araya getirdiğiniz zaman, Puzzle'ları birleştirdiğiniz zaman septik olmak için çok sebep var'' diyen Arınç, ''Düşünün ki bir devlet adamı sorumluluğu şunu da gerektirir, eğer İran bu yazılanlar gibi hareket ettiyse dahi bunu Türkiye'nin söylemesi ve açıklaması doğru olmaz. Görmezden gelmek daha doğru olur, ilişkilerin devam etmesi lazım. Kaldı ki biz inanıyoruz ki bize yapılan açıklamalar samimidir ve doğrudur, İran ile işbirliğimiz devam edecektir. Bu kanaatimiz bugüne kadar bozulmamıştır'' şeklinde konuştu.  (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler