YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ankara Barosu'nda devir-teslim
Ankara Barosu'nda devir-teslim
13 Ekim 2010 15:43
Ankara Barosu'nda devir-teslim töreni düzenlendi. Baro olarak hiçbir siyasi partinin izinden gitmeyecekleri söyleyen Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu"Cumhuriyetin temel ilkelerine saldırı karşısında hiçbir zaman sessiz kalmayacağız"dedi.

Ankara Barosu Başkanı Metin Feyzioğlu, ''Ankara Barosu, hukuk devletine, demokrasiye ve anayasanın değişmez maddeleriyle tanımlanmış cumhuriyetin temel ilkelerine yönelik hiçbir saldırı karşısında sessiz kalmayacaktır'' dedi.

Ankara Barosuna yeni seçilen yönetim, disiplin ve denetleme kurulları üyeleri ile TBB Ankara delegeleri için Baro Eğitim Merkezi'nde devir teslim töreni düzenlendi.

Törende, Ankara Barosu Başkanlığına seçilen Metin Feyzioğlu ile yönetime katılan avukatlara, eski yönetimdeki meslektaşları tarafından cübbe giydirildi.

Metin Feyzioğlu, törende yaptığı konuşmada, seçim döneminin bittiğini ve hizmet yarışının başladığını belirterek, ''Birlik olma zamanıdır. Kavgayla geçirecek vaktimiz yok. El ele verip meslek onurumuz için, hukuk devleti için, yargı bağımsızlığı için, hukukun üstünlüğü için, meslek alanımızın daraltılmasına yönelik teşebbüsleri önlemek ve meslek alanımızı genişletmek için, saymakla bitmeyecek dağ gibi birikmiş bütün meslek sorunlarını çözmek için kenetlenmek zorundayız'' diye konuştu.

''Ankara Barosunun Atatürk cumhuriyetinin barosu olduğunu'' ifade eden Feyzioğlu, şunları kaydetti:

''Ankara Barosu hiçbir zaman hiçbir siyasi partinin izinde olmayacaktır. Hiçbir meslektaşımızı dışlamayacağımıza, her meslektaşımızı hiçbir ayrım gözetmeksizin kucaklayacağımıza bir kez daha söz veriyorum. Ancak Ankara Barosu, hukuk devletine, demokrasiye ve anayasanın değişmez maddeleriyle tanımlanmış cumhuriyetin temel ilkelerine yönelik hiçbir saldırı karşısında da sessiz kalmayacaktır, buna da söz veriyorum.

Cumhuriyet ve demokrasi birbirlerine karşıt kurumlar değillerdir. Bu kurumları birbirine karşıt olarak göstermek bu iki vazgeçilmez değerimize büyük zarar verir. Demokrasiden ve emperyalist dünyaya karşı destansı bir mücadelenin sonunda Yüce Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetten verilen her taviz, hukuk devletinden, hukukun üstünlüğü idealinden, kısacası geleceğimizden ve mesleğimizden verilen tavizdir. Ankara Barosu, demokrasiye ve cumhuriyete yönelik her saldırıya karşı dimdik ayaktadır, her saldırıyı göğüslemeye hazırdır. Söz verdiğimiz gibi, birlikte başaracağız.''

Daha sonra, eski ve yeni yönetim kurulu üyeleri kürsüde birlikte hatıra fotoğrafı çektirdi.

''YARGI BAĞIMSIZLIĞI İKİNCİ 12 EYLÜLDEN SONRA DAHA GERİYE GİTMİŞTİR''

Törenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Feyzioğlu, bir basın mensubunun ''Türbanla ilgili sıkıntısı olan öğrencilerin YÖK'e dilekçe yazması yoluyla sorunun halledilebileceği'' yönündeki demeçleri nasıl değerlendirdiğini sorması üzerine, şunları söyledi:

''Bu ülkede hiç kuşkusuz herkesin özgür olma hakkı vardır. Hiç kimsenin herhangi bir şekilde mahalle baskısına, dayatmaya, dilekçeye maruz bırakılmaması gereklidir. Bu noktada sözleri değil icraatları esas alan güvenceler beklerim. Baş örtüsü kullanmayan herkesin de bu ülkede güvenliğe, güvenceye ihtiyacı vardır. Bütün bunlarla ilgili her türlü bize düşen sorumluluğu üstlenmeye hazırız ama bunlar ayaküstü konuşulacak ve cevap verilecek veya basın yoluyla haberleşilerek çözülecek sorunlar değildir. Çok kapsamlı toplumsal mutabakata ihtiyaç vardı. Bu kapsamlı toplumsal mutabakata ulaşmak için öncelikle demokrasiyi, hoşgörüyü içimize sindirmek zorundayız. Umuyorum bu noktaya geliriz. Diyaloğun başlaması lazım. Diyalog da aracılarla olmaz, karşı karşıya gelinerek başlar.''

Feyzioğlu, ''Dilekçe yoluyla bu sorunun çözülmesi hukuka uygun düşüyor mu?'' sorusunu ise ''Dilekçe yoluyla sorunların çözümü açıkçası yeterli güvenceyi sağlayacak gibi görünmüyor'' diye yanıtladı.

''HSYK'daki istifaları nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine de Feyzioğlu, ''İstifalar şahsi tercihlerdir. Açıklamalara göre artık son enstrüman olarak yapılmıştır. Bu tabii istifa eden sayın üyelerin takdiridir. Ancak daha önceden şahsım adına ifade ettiğim üzere son anayasa değişikliği yargı bağımsızlığını ağır şekilde etkilemiştir, ağır şekilde zedelemiştir. Yargı bağımsızlığına en çok ihtiyaç duyduğumuz veya yargı bağımsızlığının daha da güçlendirilmesini beklediğimiz günlerde 12 Eylül Anayasası'nın getirdiği ve yargı bağımsızlığını zedeleyen hükümler düzeltilmek yerine daha da kısıtlayan, hakimleri idareye bağlayan  sistem tercih edilmiştir. Yargı bağımsızlığı maalesef anayasa ile sağlanmamıştır. Yargı bağımsızlığı ikinci 12 Eylülden sonra daha geriye gitmiştir. Umuyorum ileri demokrasi isteyenler ve ileri demokrasi isteyen hepimiz yargı bağımsızlığını sağlayacak düzenlemeleri yapmak üzere tekrar bir araya geliriz'' dedi.
AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler