YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Anayasa reformuna ihtiyaç var"
"Anayasa reformuna ihtiyaç var"
22 Ocak 2010 14:08
Anayasa Mahkemesi Askere sivil yargının önünü açacak düzenlemeyi oy birliği ile iptal etti. Egemen Bağış bu kararın bize verdiği net bir mesaj var dedi: "Türkiye'nin anayasa reformuna ihtiyacı var"

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Anayasa Mahkemesinin, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensuplarına sivil yargı yolunu açan kararı iptaline ilişkin, ''Anayasa Mahkemesi üyelerinin oy birliği ile aldığı karar tabii ki hoşumuza gitmese de saygı duymamız gereken bir karar. Ama bu kararın bize verdiği çok açık ve net bir mesaj vardır. O da Türkiye'nin anayasa reformuna ihtiyaç duyduğudur'' dedi.

The Marmara Otel'de basın mensuplarıyla bir araya gelen Bağış, Avrupa Birliği (AB) sürecinde 2009 yılındaki gelişmelere ilişkin bir değerlendirme toplantısı yaptıktan sonra soruları yanıtladı.

Bir gazetecinin, ''Anayasa Mahkemesinin, TSK mensuplarına sivil yargı yolunu açan kararı iptaline'' ilişkin düşünlerini sorması üzerine, TSK mensuplarının sivil mahkemelerde yargılanabilmesinin yargı adaleti açısından, AB standartlarıyla uyumlu bir karar olduğunu, bunun ilerleme raporlarında da sıkça dile getirildiğini söyledi.

Meclisin bu konuda muhalefet partilerinin de katkılarıyla aldığı kararın, Türkiye'nin AB standartlarına ulaşması, demokrasinin şeffaflaşması ve ülkenin yarınlara daha emin adımlarla yürümesi açısından önemli olduğunu vurgulayarak, ''Anayasa Mahkemesi üyelerinin, oy birliği ile aldığı karar, tabii ki hoşumuza gitmese de saygı duymamız gereken bir karar. Ama bu kararın bize verdiği çok açık ve net bir mesaj vardır. O da Türkiye'nin anayasa reformuna ihtiyaç duyduğudur. Bugünkü Anayasa'mız daha önce defalarca söylediğim gibi adeta mıknatıs gibi Türkiye'yi geriye doğru çekiyor'' diye konuştu.

Egemen Bağış, ortalama yaşı 28 olan genç, dinamik ve eğitimli bir nüfusa sahip olan Türkiye'nin bugün dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın ise 6'ncı en büyük ekonomisi olduğunu ve bölgesel güç olmaktan çıkıp küresel güç olmaya doğru hızla ilerlediğini belirtti.

Böyle bir ülkenin askeri bir darbe sonrası yazılmış askeri bir anayasa ile yürütülmesinin ancak asgari demokrasiyi sağladığını, asgari demokrasinin de Türkiye'ye yakışmadığını vurgulayan Bağış, ''Gerçekten de Türkiye'deki bütün kesimlerin etnik kökeni, dini inancı, siyasi fikri ne olursa olsun bütün vatandaşların, 'Benim' diyebilecekleri bir anayasaya kavuşmamızın vakti geldi. Bu karar da bunu bir kez daha ortaya koymaktadır'' dedi.

''DARBE SÖYLENTİLERİ GEÇMİŞTE KALMIŞ KARA LEKELERDİR''

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, muhalefet partilerine bir kez daha çağrıda bulunduğunu, bunu belki 50. kez yaptığını dile getirerek, şöyle devam etti:

''Anayasalar, sadece ülkenin nasıl yürütülmesi gerektiğini ortaya koyan değil, nasıl bir ülke tasavvur ettiğimizi, nasıl bir ülke hayalini ortaya koyan belgelerdir. Bütün muhalefet partileri, bir anayasa taslağı hazırlasınlar. Bütün partilerimizin ne kadar özgürlükçü olduğunu ne kadar demokrasiye inandığını farklı kesimlerin hak ve hukukunu ne kadar önemsediğini görmemize hazırlayacakları bu taslaklar vesile olacaktır. Daha sonra, Meclisimizin Anayasa Komisyonu ki, bu komisyon farklı partilerin temsilcilerinden oluşuyor. Bu taslakları alsın değerlendirsinler. İçlerindeki en iyi tarafları derleyerek, Türkiye'ye sivil bir anayasa hazırlasınlar. Üzerinde tartışalım ve sonuçta Türkiye'de bütün kesimlerin 'Benim' diyeceği ve arkasında dimdik duracağı bir anayasaya kavuşalım. Sivil, çağdaş Atatürk'ün bizlere hedef gösterdiği çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmamızı sağlayacak bir anayasaya kavuşalım. Bu karar, Türkiye'nin yeni bir anayasa ihtiyacı olduğunu çok net bir şekilde ortaya koymuştur.''

Bir gazetecinin, ''Balyoz hareketi eylem planı konusunda AK Parti'nin görüş ve düşünceleri nedir?'' sorusu üzerine Egemen Bağış, bu planı kendilerinin de medyadan takip ettiklerini ifade ederek, ''Ne olup olmadığını bir görelim. İnancım şudur ki Türkiye'de bu darbe söylentileri geçmişte kalmış kara lekelerdir'' dedi.

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, Türkiye'nin demokratik, çağdaş, sosyal, laik bir hukuk devleti olduğunu, bu çerçevede bütün kurumların yetki ve sorumluluklarının anayasa ile belirlendiğini kaydederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Türkiye'nin tek bir ordusu vardır. Bu dünyada, kendi ordusuna 'peygamber ocağı' diyen, askerine de peygamberinin adıyla hitap eden başka bir millet yoktur. Ama aynı zamanda Türkiye'de tek bir siyasi irade vardır. Halkın oyuyla seçilmiş tek bir hükümet vardır. Halk oyuyla gelmiş hükümetlerin ancak halk oyuyla görevden gidebileceği, demokrasinin kurallarının başında gelmektedir. O çerçevede biz süreci değerlendiririz. Gerekenleri yaparız. Bundan hiç kimse endişe duymasın.''

Bir gazetecinin ''Darbe söylentileri geride kaldı diyorsunuz, ama 5 bin sayfalık bir belgeden bahsediliyor. Sizin yerinize geçecek hükümet bile belirlenmiş. Başbakan olarak Rifat Hisarcıklıoğlu'nun adı geçiyor'' sözleri üzerine Bağış, Türkiye'nin demokrasiyi benimsemiş bir ülke olduğunu, demokrasiden feragat etmeye Türkiye Cumhuriyeti'nin hiçbir vatandaşının niyetinin olmadığını ve olmayacağını söyledi.

Bakan Bağış, ''Bu tür şeylerin, birilerinin hayallerini süsleyeceğine inanıyorum, ama hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini de çok iyi biliyorum. Bu millet böyle şeylere müsaade etmez'' dedi.

Bir gazetecinin ''İddia edilen darbe sürecinde camilerin bombalanması, ülkenin savaşa sokulması için uçak düşürülmesi planlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna da Bağış, şöyle yanıt verdi:

''Doğru olmadığına inanmak istiyorum. Bunların gerçek olmadığına inanmak istiyorum. Böyle hedefleri olanlar varsa da onların da bu hedeflerinin hiçbir zaman gerçekleşmeyeceği bilinciyle süreçten geçmeleri ve yargılanmaları gerektiğine inanıyorum. Ama şu anda bunlar hakkında yorum yapmak için çok erken. Hele bir süreci değerlendirelim belgeleri bir görelim. Bu ülkenin güçlü bir yargı mekanizması vardır. Eminim görevini yerine getirecektir.''

''Yargıyı harekete geçirmek için hükümet olarak adım atacak mısınız?'' sorusuna da Bağış, ''Arkadaşlar biraz sabırlı olalım. Ondan sonra göreceğiz'' dedi.

SINIR GÜVENLİĞİ İÇİN YENİ BİR BİRİM

Bir gazetecinin ''Toplantıda sınır güvenliği için yeni bir birimden bahsettiniz, konuyu açar mısınız?'' sorusuna Bağış, şu yanıtı verdi:

''Yeni bir birim oluşturulacak değil, oluşturulmalı diyorum. Tabii ki bu Türkiye'nin tercihidir. Bunun kararını verecek olan ben değilim. Türkiye'nin eğer AB standartlarında bir ülke olmasını istiyorsak, AB standartlarının neler olduğuna bakmamız lazım. AB üyesi ülkelerin kendi sınır güvenliği ile ilgili ayrı güvenlik birimleri var. Türkiye'de de sınır güvenliği ile ilgili uzmanlaşmış bir birimin ihtiyacı belirgindir. Bu çerçevede, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, AB Genel Sekreterliği, Dışişleri Bakanlığı birlikte çalışır ve ortaya bir plan konulur. Bu plan da Türkiye Cumhuriyeti devletinin planı olur. O konuda Avrupa'nın standartları bellidir.''

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler