YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Anayasa açıkça ihlal edildi"
"Anayasa açıkça ihlal edildi"
18 Şubat 2010 12:12
Başbakan yardımcısı Bülent Arınç HSYK aldığı kararla ilgili yaptığı açıklamada sert ifadeler kullandı

Ankara toz duman... Dün HSYK'nın aldığı karar yargıda krize neden oldu. HSYK'nın çok tartışılan kararının ardınan hem hukukçular hem siyasiler bir bir açıklama yapıyorlar... Bu açıklama yapan isimlerden biri de Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bülent Arınç...

Yargıda yaşanan krizle ilgili basın toplantısı düzenleyen Arınç yaptığı açıklamada, Başsavcı Cihaner'in tehdit ve adi suç işlediği iddiasıyla tutuklandığını söyledi.

Arınç'ın açıklamasından bazı başlıklar:

HSYK tarafından Yargı bürokrasisi tarafından ağır bir darbe vurulmuştur. Bunu özgürlük anlayışımıza karşı vurulmuş olarak değerlendiriyoruz.

- Şemdinli davasını hazırlayan savcının başına gelenleri hatırlayınız.

- Bugünden sonra özgürce ve korkusuzca olayların üzerine gidebilecektir.

- Sorumsuzca alınan bu karar ülkemizin geleceğini etkileyecek demokrasi ayıbıdır.

- HSYK dün siyaset kokan bir karar alırken, Danıştay ve Yargıtay'ın bu kararı desteklemesi adeta vicdanları kanattı.

- Dün kırmızı çizgiler aşıldı, anayasa ve yasalar açıkça ihlal edildi.

- Bağımsız yargının işleyişine engel olundu. yargıya yine yargı çevreleri tarafından yine ağır bir darbe vurulmuştur.

-Türkiye yargıçlar devleti değildir demokratik hukuk devletidir. Öyle de kalacaktır.

-Mutlaka reform yapılmalı. Bir anayasa içinde yargı reformu düşünülebilir.

-Tüm siyasi lideler ortak tavır gösterseydi bu sorunlar çözülmüş olacaktı

-Baykal ve yüksek yargının söylemleri birebir örtüşüyor. Bu çok manidar.

-Başsavcı Cihaner Ergenekon üyeliği suçlamasıyla tutuklandı. Tarikatla ilgili herhangi bir şey yok iddianamede.

-4 savcının üzerlerinden alınan yetkilerinin nedenini bilmemiz gerekir.

-Ey HSYK'nın sayın üyeleri size soruyorum. Yetkileri kalldırılan savcılar hakkında size ulaşan bir soruşturma var mı?

-Bu savcılar ne yaptılar da siz yetkilerini aldınız?

-Peki neden alelacele böyle bir karar aldınız?

-Elinizdeki hangi belgelere dayanarak savcıların yetkilerini kaldırdınız? Somut belge var mı, varsa ise gizli olarak yürütülen soruşturmada bu bilgi ve belgeler hangi sıfatla sizin elinizde bulunuyor? Bu sorulara lütfen cevap veriniz

-HSYK'nın 3 cümlelik açıklamasını yeterli görmüyoruz

-HSYK hakim ve savcılara yetki verebilir. Ama bir örgütle ilişkisi tespit edilen kişiler hakkındaki soruşturmadan HSYK rahatsız oluyorsa bu sorulara cevap vermelidir.

-Biz yargı kurumlarının hasmı değiliz. Herkes görevi neyse onu yapacakır. Müsteşar toplantılara katılacaktır elbette...Fakat gündemi bilmesi gerekmektedir. HSYK toplantısında gündemde bu konu hiç yokken birden bir HSYK üyesi bir önerge vermiştir. Müsteşar "bu konuyu burada görüşemeyiz"demesine rağmen HSYK'nın aldığı karara engel olamamıştır

 -Ortadan bir kriz mi var bunun cevabını halk verecektir. Ülkeyi yürütmek sivil iradenin göervidir. Biz AK Parti olarak bu gücü kendmizde görüyoruz.

-Hükümetimiz güçlüdür, kararlıdır. Yolunda ilerliyor. Erken seçim yok hiçbir zaman da günedemizde olmadı

-Türkiye'de bir iktidar mücadelesi var. Geçmişte yürütme organlarına karışılan bir durum vardı. Bugün bizim iktidarımızda böyle bir durum söz konusu değil. Egemenlik sadece milletindir. Biz milletimizin emanetine sahip olacağız. Türkiye'nin demokrasi standardını yükselteceğiz. Bu gücü kendimizde görüyoruz.

GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI

Dün Adalet Bakanı, bugün de sizin yaptığınız açıklama çok sert. Bu bir yol haritası olduğu izlenimi olduğunu uyandırıyor. Buna dur demek için hükümetin yol haritası nedir?

Dün akşam bakanımızın yaptığı açıklama, özellikle kendi bakanlığını ilgilendiren konulardır. Bir hukuksal açıklamadır.

TBMM, yasama organı, yasama yetkisini kullanıyor ve buna kimsenin müdahale etmemsi lazım. Bu ülkede anayasa değişiklikleri fazlasıyla yapıldı. 60’tan fazlasının değiştiğini biliyoruz. Dolayısıyla hukuk ve mantık açısından, anayasa değişiklik yapılabilir.

Biz bir yargı reformunu mutlaka gerçekleştirilmesini düşünen bir düşünceye sahibiz. Çağdaş batı ülkelerinde olduğu gibi ve AB’yle uyuşabilecek bir anayasa değişikliği ve yargı reformu elbette olabilir.

Biz bu konuda hem içerdeki nitelikli çoğunluk hemde toplumsal mutabakat açısından neler beklediğimizi  her zaman açıkladık. Bunu biliyorsunuz, düşüncelerimiz bellidir.

Bugün parlamento içindeki bütün parti temsilcileri, bizlerle birlikte olsalardı, bu durum karşısında şunların şunların yapılması mutlaka gerekiyor, meclis2imiz bu duruma el koymalıdır diye bir açıklama yapılsaydı, bundan çok mutlu olurduk. Geçmişte, maalesef iktidar ve muhalefetle bir işbirliğini gerçekleştiremedi.

Gönül isterdi ki demokrasi adına, tüm siyasi partiler ortak bir tavır gösterebilseydi çok iyi olacaktı. Demokrasinin kalbi yaralanıyorsa, bundan bütün Türkiye zarar görecektir.

Üzücü olan, ana muhalefet partisinin söyledikleriyle, diğer liderlerin sözleri, dünkü yargının açıklamalarıyla neredeyse örtüşmektedir.

Maalesef bazı düşünceler, bazı söylemler, örtüşüyorsa, bundan Türkiye’nin demokrasisi adına sadece üzüntü duymak düşer. Bize düşen görev ne ise bunun grubumuzda, hükümet olarak, partilerle görüşmek üzere, bu anayasa değişikliklerini her şart altında yapmayı düşünürüz. Ama bugün bu noktada verilmiş bir karar yok.

HSYK’nın kararını yargıya darbe olarak nitelendirdiniz. Erzincan cumhuriyet başsavcısının, cemaatlerle ilgili bir soruşturma yürütürken görevden alınması, bir darbe değil midir?

Siz ve sizin televizyonunuz sürekli başsavcının bu soruşturma nedeniyle tutuklandığını söylüyor. Oysa mahkemenin gerekçesinde, başsavcıya yöneltilen suç Ergenekon örgütü diye isimlendirilen örgütün üyesi olmaktır, tehdit ve adi suçlardır.

Yani bir kısım medyada, elbette her savcı cumhuriyet savcısıdır. Milletimiz adına soruşturma yapar.

Bir yargı süreci içinde hakim ve savcı birbiriyle uyumuş, ağır cezalık bir suç olduğuna karar vermiş, bu delilleri karartma endişesi taşımışsa, buna elbette bütün medyanın da saygı duyması gerekir. Hükümetin emri ve talimatıyla bu soruşturma yapılmıyor. Erzincan’la ilgili olarak başka soruşturmalar var.

Mesleğe kabule etme, kadro dağıtma v.s halbuki dün HSYK ne diyor? CMK’nın 250. maddesi ihlal ederek, görev ve yetki aşımı. Belli savcıların yetkilerin kaldırılması, suç duyurusunda bulunulmasına diyor.

Yetkileri alınabilir. Bu kanunda belirtilmiştir. İstanbul’daki soruşturmayı yürütenler hakkında bundan 3-4 ay önce HSYK’nın onları görevden alma çabaları da hatırlanırsa, bu HSYK’nın görevidir.

Ama orada yapılan soruşturmayı, hakim ve savcıların ne yaptıklarını, bunun HSYK tarafından suç olup olmadığını tespit etmek, HSYK’nın görevi değildir. İtirazımızın nedeni budur.

HSYK’nın çok saygıdeğer üyeleri bizi dinliyorlar. Onlara şu soruları sormayı gerçekten önemli buluyorum.

Ey HSYK’nın 5 tane saygı değer üyesi, yetkileri kaldırılan savcılar hakkında size ulaşan bir soruşturma var mıdır? Biz biliyoruz ki yoktur, bir şikayet olmamış, soruşturma yapılmamıştır.


 

imamoglu
 // beser
good morning.28 subatta hoca masaya yumrugu vuramamisti diye efelenenler muhalefet ve zügürt temennileri icerisinde suspus oldunuz...
18 Şubat 2010 22:46
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler