YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Amcaoğlu suçlamaları kabul etmedi
Musa Kang'ın öldürülemsiyle ilgili tutuklanan katil zanlısı kuzeni S.K. suçlamaları kabul etmedi...
Amcaoğlu suçlamaları kabul etmedi
14 Kasım 2009 / 15:26 Güncelleme: 14 Kasım 2009 / 15:36

Erzurum'da ilköğretim okulu öğrencisi Musa Kang'ı (13) öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan amacısının oğlu 16 yaşındaki S.K. 'nın verdiği ifadede Musa'nın ağabeyisi Abdulkadir Kang ile yakın arkadaş olduğunu belirtti. Abdulkadir'le evlerinde değil, dışarıda buluşup gezdiklerini anlatan S.K. ifadesinde "Musa'yı o kadar iyi tanımam. Musa'yla en son iki yıl kadar önce görüşmüştüm. O tarihten bu yana Musa'yı hiç görmedim" dedi.

11 Kasım günü saat 18.00 sıralarında yakalanan abisi Mürsel Kang'la birlikte Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube'ye götürülen S.K. psikolog eşliğinde Cumhuriyet Savcısına ifade verdi. Arkadaşı olan amcasının oğlu Abdulkadir'e başsağlığı dileğinde bulunmak için 11 Kasım günü saat 12.00-12.30 sıralarında Cennet Çeşme Sokaktaki evlerine gittiğini kaydeden S.K., Abdulkadir Kang'ın İstanbul'dan gelecek olan teyzesinin oğlunu karşılamak için otobüs terminaline gittiğini belirtti. Bir süre bekledikten sonra çıktığı için yemeğe gittiğini ve burada polisler tarafından gözaltına alındığını söyleyen S.K., abisi i Mürsel'e ait metal doğrama atölyesinde çalıştığını bildirdi. Musa ile birlikte güvenlik kameralarında gözüken kişinin kendisi olmadığını savunan S.K., "3 Kasım günü kesinlikle Musa'yı görmedim. Zaten Musa'yı iyi tanımam. Musa'yı en son iki yıl kadar önce görüşmüştüm. O tarihten bu yana da Musa'yı hiç görmedim. Hiçbir şekilde kaçırmadım. 3 Kasım günü saat 07.00- 07.30 sıralarında Ayazpaşa Caddesinde Musa ile dolaşmadım. Benim kapşonlu krem renkli montum yoktur. Öyle bir pantolon ve ayakkabım da bulunmuyor. Her zaman kot pantolon ve siyah kapşonlu polar giyerim. Ben o gün Sanayi'deki işyerimizdeydim. 3 Kasım ve sonrasında aldığımız demir doğrama işlerini yaptım. Musa'nın anne ve babası çok ağladığı için dayanamadığım için cenazeye katılamadım. Bilgisayarı iyi kullanıp kullanmadığından haberim yok. Musa'yı kesinlikle öldürmedim. Benim bu olayla ilgim yok. Öldürmem için hiçbir neden göremiyorum. Ben Şükrüpaşa Mahallesinde oturuyorum, cesedin bulunduğu yere yakın. Ancak, İstasyon yakınındaki bu araziyi hiç bilmem. Öyle bir metruk yapıdan haberim bile yok. Hiç oraları görmedim" diye konuştu.

Öte yandan S.K.'nın abisi Mürsel Kang, kardeşinin ifadelerini doğrulamakla kalmadı ve birlikte 3 Kasım günü atölyede sabahtan akşama kadar çalıştıklarını söyledi. Öldürülen Musa'nın ailesiyle kendi aileleri arasında hiçbir husumet bulunmadığını kaydeden Mürsel Kang, iki ailenin birbirini çok sevdiğini söyledi. Güvenlik kamaralarındaki kişiyle kardeşinin hiçbir benzerliği bulunmadığına işaret eden Mürsel Kang, olaydan büyük üzüntü duyduklarını, kardeşinin suçsuz olduğunu belirtti.

Musa Kang'ın öldürülmesi üzerindeki esrar perdesini kaldıracak olan örnekler Trabzon Adli Tıp Kurumu Başkanlığına bugün ulaştı. Musa Kang'ın kan-idrar ve iç organlarından örneklerin bulunduğunu belirten uzmanlar, 3- 4 gün içerisinde gerekli raporların düzenlenerek Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceğini bildirdiler.

Öte yandan cinayetle ilgili soruşturmayı sürdüren Erzurum Emniyet Müdürlüğü, Musa'nın cesedinin bulunduğu 9 Kasım'dan bu yana 30'a yakın kişinin ifadesi alındığını, Musa'nın okulu önünde çekilen kuzen S.K.'ya ait fotoğraftaki diğer iki kişinin de sorgulananlar arasında bulunduğu bildirildi. Öğrencileri yanıltmak amacı ile aynalı camdan teşhis sırasında, 16 yaşındaki S.K.'nın yanında göz altına alınan toplam dört kişiyle birlikte üç de genç sivil polis yerleştirdiklerini anlattılar. Aynalı camdan izleyen tanık öğrencilerin her defasında değiştirilmesine rağmen S.K.'nın numarasını söyledikleri ifade edildi.

Evlerinden 3 Kasım sabahı Ömer Duygun İlköğretim Okuluna giderken yolda karşılaştığı iddiaya göre kuzeni S.K. ile birlikte kaybolan ve 9 Kasım günü gece yarısına doğru cesedi bulunan 7'nci sınıf öğrencisi Musa Kang'ın katil zanlısı olarak tutuklanan S.K.'nın serbest bırakıldığı iddiaları bir anda Türkiye'ye yayıldı. Bazı televizyonların alt yazı geçmesi üzerine Emniyet Müdürlüğü ve Cumhuriyet Savcılığının telefonları kilitlendi. Nöbetçi Mahkemenin tutuklama kararının altına S.K. için 60 bin lira kefalet ödenmesi halinde serbest bırakılacağı yolundaki hakimin görüş yapması yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Baro Başkanı Naci Turan, tutuklamayı yapan yargıcın kefaletle serbest bırakılmasına karar vermekle karara 'şerh' koyduğu belirtti.

Başkan Naci Turan, "Tutuklama kararı verildi ama bem CMUK nedeniyle görevli avukat arkadaşlarla bizzat görüştüm. Sadece bir teşhisle tutuklanmış. Görüntülerde samimi bir hava içinde gidiyor olmaları, polisin yakın akrabaya arkadaşa ve tanıdıklarına yönelmesini sağladı. Avukat arkadaşımla görüştüm çocuklar zanlıyı göstererek, 'buna çok benziyordu' demişler. Diğer bulguların mutlaka desteklemesi gerekiyor. Yani olay mahallindeki suç izlerinin kalıntılarının, sigara, parmak izi, tükürüklerin desteklemesi gerekir. Bağımsız mahkemeler kamuoyu ile ilgilenmez. Kefalet parasını yatırırsan serbest kalabilir diye şerh düşülmüş. Mahkemede delilleri çok kuvvetli bulmamış. Suçun ağırlığı ve mevcut teşhis tutanakları doğrultusunda tutuklama cihetine gitmiştir. Mahkeme doğru, isabetli bir karar vermiştir. Delillerle başka bir zanlı ortaya çıkabilir yada mevcut zanlı aleyhinde daha da kuvvetlenebilir. Hala polisin araştırması devam ediyor. Kefalet maddesi için 'şerh' de denilebilir. Polisin elde etmiş olduğu deliller ve teşhis tutanakları sebebiylede hakim tutuklamak zorunda kalmıştır. Erzurum Emniyeti bu konuda iyi çalışmaktadır" diye konuştu.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler