YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Altan Tan PKK'nın yapılan çağrıya ne zaman cevap vereceğini açıkladı!
HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Kanal A ekranlarında konuk olduğu A Politik programında HDP tarafından PKK'ya yapılan silahsızlanma çağrısına ilişkin, "Bunun siyasallaşması bir zaman alacak, silahlar siyasetin dışına çıkacak" dedi.
Altan Tan PKK'nın yapılan çağrıya ne zaman cevap vereceğini açıkladı!
27 Ağustos 2015 / 06:14 Güncelleme: 27 Ağustos 2015 / 09:17

Kanal A ekranlarında Mehmet Toprak'ın hazırlayıp sunduğu A Politik programına konuk olan HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, HDP'nin PKK'ya yaptığı silahsızlanma çağrısına verilen cevabı değerlendirdi. Ve sürecin nasıl işleyeceğini açıkladı.

İşte Altan Tan'ın açıklamalarından satır başları:

PKK ne oldu da eline silah aldı? HDP bu kadar güçlü olmasına ve silahı bırak çağrısı yapmasına karşın niye alttan alıyor?

"Şimdi arkadaşlar biz tencere dibin kara senin ki benden kara yolunu seçebiliriz. Bir de birbirimizin eline güçlendirebilecek ve çözümü kolaylaştıracak hamleler yapabiliriz. Ben ikincisinden yanayım. Yani şu an körü körüne bir AK Parti eleştirisi ya da PKK eleştirisinin bize çok fazla bir faydası yok. Fayda ne? Biz iki tarafı da topyekun bir ülkenin menfaatine getirmekle sorumluyuz. Bundan neyi kastediyoruz? Şimdi Kürtler neden silaha başvurdu. Mesela en klasik sorulardan birisi bu. Bugün geldiğimiz noktada diyoruz ki, "Artık emokratik yollarla mücadele etmek lazımdır" bir taraf bunu söylüyoruz."

"Şimdi devlete de şunu söylüyoruz. "Sen bu işi, silahla, uçakla, bombayla öldürmeyle çözemedin, çözemeyeceksin 30 senedir bunu denedin. Yani bunu PKK'ya da söylüyoruz. Devlete de söylüyoruz.Eş Başkanlarımız devlet silah bıraksın demiyor. Devlet elini tetikten çeksin diyor. Aynı şeyi PKK'ya da söylüyoruz."

"Şimdi sen saldırdın ben saldırdım. Önce sen vurdun... Valla bu mahalledeki çocukların kavgasına dönerse işte önce sen benim topumu aldın. Sonra ben onun bisikletini aldım. Buradan bir yere varamayız bakın. Biz şunu söylüyoruz. Silahın çözüm olmadığında müttefik miyiz? Müttefikiz. Ki başlattı ne yaptı. Bırakalım bunları kenara. Kürt siyaseti şu anda bunu söyleyebiliyor mu? Şimdi bunu söylemeye başladı mı? Söyledi tamam. Peki aynı şekilde bunu devlete ve AK Parti'ye söylemek gerekmiyor mu? Bak kardeşim sen şimdi suçu tırnak içerisinde PKK'nın üzerine yükleyerek...."

"Peki farz edin ki hepsi böyle PKK gitmiyor. Dağdan da inmiyor ne olacak?"

"Şimdi siz şöyle bir mantık ortaya koyuyorsunuz. "Vallahi biz çok iyi şeyler yapacaktık. Ama bu PKK silahlarını alıp gitmedikçe ve bu olaylar devam ettiği müddetçe... Biz aslında çok iyi şeyler yapmak istiyoruz. Ama PKK buradan silahlarını alıp gitmedikçe biz daha büyük adımlar atmak istesek bile bunu Türkiye kamuoyuna anlatamıyoruz. " Peki farz edin ki hepsi böyle PKK gitmiyor. Dağdan da inmiyor ne olacak?"

"Bunun siyasallaşması bir zaman alacak"

"Şimdi ben size burada politik bir cevap verebilirim ama vermeyeceğim. Zaten söylenecek lafları hepimiz söylemişiz. Diyoruz ki, "Silahla gelinebilecek veya gelinemeyecek doğru, yanlış bir dönem vardı. Bu dönem artık demokrasinin, diplomasinin, siyasetin yeri" Bunu kim söylüyor. Diyarbakır'da 2013 Nevruz'unda mektubu okunan Öcalan söylüyor. Ve diyor ki, "Bu taktik olarak aldığımız bir karar değil, stratejik bir karardır. Bundan sonra Kürt siyasetinin hak arama mücadelesi siyasi olacaktır, fikri olacaktır." Bunu o söylüyor. Peki buna rağmen neden bu işler bu yola girmiyor? Şimdi dünyada siyasi olarak başlayan hareketler var. İşte İrlanda'da olduğu gibi, İspanya'da olduğu gibi... "

"Sonra siyasetin silahlı mücadeleye başladığı yerler var. Burada silah siyasetçinin emrindedir. Şimdi Türkiye Cumhuriyeti kurulurken, işte devrim deyin, bir ülkeyi inşa etmek deyin, bir hareketi inşa etmek deyin başlar. Ondan sonra siyasallaşmaya başlar. Türkiye Cumhuriyeti kurulurken de bütün öncü kadrolar askerdi.Bir müddet sonra siyasallaşmaya başlar. Şimdi Kürt siyasal hareketi de silahlı bir hareket olarak başladı. Bunun siyasallaşması bir zaman alacak."

"Gelelim şimdi işin espri kısmına şimdi siz diyorsunuz ki e-muhtıra'da böyle yaptı. Ya hu ne yaptı? Yaşar Büyükanıt'a hala kimse hiç bir şey diyemedi. 68 rütbeli general içeri konuldu.  Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi alınamadı daha. İkincisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin en 'kabadayı' Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Abdullah Gül başörtülü eşleri ile Çankaya'ya giremediler. Cumhurbaşkanı iken eşini oturduğu eve götüremedi. Yani sanki bu işler çok kolay, yani hemen ortam normalleşiyor, siyasallaşıyor. Siyasallaşma bir süreçtir. Türkiye Cumhuriyeti açısında da bir süreçtir. Kürt siyaseti açısından da bir süreçtir. Bunun sancıları olacak. Nihayetinde siyaset normalleşecek. Silahlar siyasetin dışına çıkacak."

 

KANALAHABER.COM / ÖZEL İÇERİK

 

 // Ali
Seçim yaklaştı hepsi cici çocuk oldu birden yemezler...
27 Ağustos 2015 09:14
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler