YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Alper Tan'dan koalisyon senaryolarına ve seçime ilişkin çarpıcı analiz
Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, Sivil Düşünce programında yaptığı seçim değerlendirmesinde, koalisyon senaryolarından çözüm sürecine kadar gündemi meşgul eden konuları ele aldı.
Alper Tan'dan koalisyon senaryolarına ve seçime ilişkin çarpıcı analiz
16 Haziran 2015 / 05:55 Güncelleme: 16 Haziran 2015 / 07:15

Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, 7 Haziran seçimlerinin ardından olası koalisyon senaryoları hakkında son gelişmeleri değerlendirdi.

Tan yaptığı değerlendirmede HDP'nin Batı'dan aldığı oylarla aslında çözüm sürecine kendini bağladığını söyledi.

Tan ayrıca 7 Haziran seçimlerinin toplumsal zeminde derin kırılmalara yol açtığını söyledi.

İşte Alper Tan'ın o değerlendirmesi:

MHP bir ders çıkartabilir mi?

"Şimdi 1999'u tekrar hatırlayalım. 19 Nisan 1999 seçimlerinde MHP ikinci DSP birinci parti olmuştu.  O zaman Rahşan Ecevit MHP'lileri kastederek katiller dedi. Buna rağmen MHP ve Devlet Bahçeli o partinin lideri ile koalisyon kurdu. Kendisi de 80 öncesi çarpıştıkları tarafın Başbakan Yardımcısı oldu. Peki MHP 1999 seçimlerine hangi motivasyonla girmişti ve seçimden çıkmıştı?

Abdullah Öcalan, Şubat 1999'da yakalanmıştı. MHP'de Öcalan'ın asılacağı söylemiyle miting meydanlarında konuştu ve o şekilde koalisyona girdi. Koalisyona giriş biçimi öyleydi. Peki koalisyonda ne yaptı? Asacağız, keseceğiz gibi cümlelerin ötesinde Öcalan'ın cezasının müebbete çevrilmesini sağladı.  Ve onu idamdan kurtaran bir karara MHP'de imza atmış oldu."

"Dolayısıyla siyasi partilerin genel olarak geçmişine baktığımızda, MHP'nin de söylemlerine baktığımızda nasıl icraatlar yaptığını görüyoruz. Buradan MHP bir ders çıkartıp, 'Yahu biz 99'da bu çelişkileri yaşadık ve 2002 seçimlerinde barajın altında kaldık. Tekrar böyle bir hata yapmamak için HDP ile koalisyona girmeyiz.' Demesini mi bekliyoruz? Yoksa dün dündür bugün bugündür o zaman izah edememiştik, bugün izah ediyoruz diyenler olabilir mi?"

Paralel polis ve askerin seçimdeki HDP'ye giden oylardaki etkisi

"Terk etmek değil aslında orada belki şöyle bir hata yapıldı. Benim gördüğüm kadarıyla şimdi bir taraftan çözüm süreci diyoruz. Çözüm sürecinin, güvenlikle, asayişle yürümesi gerekiyor. Ama 17 Aralık meselesinden sonra paralel polisler, paralel bürokratlar güya cezalandırılmak üzere Doğu ve Güneydoğu'ya gönderildiler. Zaten Kürt meselesinin bu kadar derinleşmesinin sebebi de o tarafın hep sürgün yeri olarak kullanılması ve oraya giden insanların halkla mesafesinin çok uzak olması.

Belki en büyük hata bu paralel emniyetçilerin sürgün bahanesiyle Doğu ve Güneydoğu'ya gönderilmeleriydi. Böylece onlar için bulunmaz bir fırsat doğdu. O güne kadar çarpışıyormuş gibi göründükleri kesimlerle iş tutmaya başladılar. Şimdi Emniyet Müdürüne tokat atan Sabahat Tuncel bugün diyor ki, "Polise tokat attığım elimi öpmek isteyen kişiler oldu" diyor. Fakat polis lojmanlarının olduğu seçim sandığına baktığımızda HDP'ye çıkan oyların, AK Parti'ye çıkan oylara göre 4-5 kat fazla olduğunu görüyoruz. Askeri lojman bölgelerindeki sandıklarda da aynı durum geçerli."

HDP bir nevi çözüm sürecine kendini bağladı

"HDP aslında kendi eli ile aslında çözüm sürecine mahkum olduğunu göstermiş oldu. Etiler'den, İzmir'den, İstanbul'dan çeşitli liberal kesimlerden AK Parti düşmanı, rakibi ne kadar sevmeyen kesim varsa bu husumet üzerinden bir oy aldılar. Şimdi bütün bunlardan sonra HDP ve PKK terör eylemlerini devam ettirirse ve bunu eskisi gibi sistematik olarak yapmaya kalkışırsa buradan çok daha farklı bir tablo çıkar. O nedenle aldığı oy ile aslında bir nevi kendini bağladı ve eylemsizlik sürecine otomatikman sahip çıkması gerektiği sonucunu ortaya koydu. İzledikleri bu strateji ile belki çözüm sürecini durdurmak ve Yeni Türkiye'yi tıkamak istediler ama geldikleri nokta mecburi istikamet, onları çözüm sürecini tamamlamaya götürür. Otomatik olarak böyle bir sonuç çıktı."

"O sonuçtan dönmeleri kolay değil. Bu da çözüm sürecinin onlar istemese bile amacına ulaştığını gösteriyor. HDP AK Parti ile koalisyon noktasında MHP gibi olmamak ve çelişki yaşamamak için bugüne kadar yapmadığı bir şeyi yaparsa ve Kandil'e "Biz 80 Milletvekili aldık, yüzde 13'de oy aldık bizi Kürt olmayan seçmende desteklemeye başladı. Artık Türkiye partisi olduk ve birleşip, kaynaştık  daha da büyüyebiliriz. O nedenle silahlı dönem bitmiştir. PKK silah bırakmalıdır" derse , ve PKK bu çağrı üzerine gerçekten silah bıraktığını gösterir ve topluma inandırırsa o zaman neden AK Parti-HDP koalisyonuna karşı çıkalım ki? "

7 Haziran seçimleri toplumsal zeminde duygusal kopuşlara neden oldu

"Şimdi şöyle bir tablo çıktı. Bu çok rahatsız edici bir tablo. Hükümet diyor ki, "Hakkarili, Şemdinlili, Başkaleli vatandaşlarım  siz çok önemlisiniz bizim için. Yani bir yere gideceğiniz zaman otobüsle gidiyorsunuz 20 saat yolculuk yapıyorsunuz veya işte 3 saat otobüs yolculuğu ile Van'a gelip uçakla gelip gidiyorsunuz. Bu kadar zahmet etmeyin. Biz size bir havaalanı yapalım Yüksekova'ya sizde birinci sınıf vatandaşlar olarak seyahatinizi yapın. Ama örgüt diyor ki, hayır yapamazsın istemiyorum. Şantiyedeki makineleri yakıyor,  mühendisi kaçırıyor. Haraç istiyor, vergi alıyor, baskı yapıyor. Oradaki halkında örgütün yaptıklarına ses çıkarmamasına rağmen hükümet oraya havaalanı yapıyor."

"Bir de işte sizin çocuklarınız gidip o kadar yol çekip İzmir'de okuyor. Ben Hakkari'ye de üniversite yapayım burada okusun diyor. Üniversite açıyor. Diğer vatandaşlar elektrik parasını ödüyor. Ama oradaki vatandaşlar seyyar trafo kurup istedikleri gibi kullanıyor. Ve diğer vatandaşlar o faturaları da ödüyorlar. Şimdi bu örnekler, çoğaltmak mümkün, bütün bunlar neden yapıldı? Kardeşlik için yapıldı. Dolayısıyla 7 Haziran seçimlerinin sosyal boyutta çok daha fazla anlamı olacağını düşünüyorum. Mesela 10 Haziran'da AK Partili bir yöneticinin kızı Orta Anadolu'da bir Üniversiteye başvuruyor ve kimliğinde Diyarbakır yazdığı için yönetici sen Diyarbakır'a git kardeşim diyor. Yine İstanbul'da büyük bir şirketin patronu 40 tane Kürt kökenli işçiyiişten çıkarmış. Bu duygusal kopuşlara yol açıyor. Umarım bu genişlemez ve kitlesel bir boyuta taşınmaz."

 

KANALAHABER.COM / ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler