YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Alper Tan Erdoğan'ın Kuveyt ziyaretini değerlendirdi
Kanal A Genel Yayın yönetmeni Alper Tan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kuveyt'e gerçekleştirdiği ziyarete katıldı. Tan, Kuveyt ziyaretinin arka planını, Kuveyt izlenimlerini ve Erdoğan'ın dönüş yolunda yaptığı açıklamaları değerlendirdi.
Alper Tan Erdoğan'ın Kuveyt ziyaretini değerlendirdi
29 Nisan 2015 / 08:12 Güncelleme: 29 Nisan 2015 / 08:13

Kanal A'da yayımlanan Türkiye'nin Seçimi'nde Fatin Dağıstanlı'nın ve Celal Kazdağlı'nın konuğu olan Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Kuveyt ziyareti ve dönüş yolunda yaptığı açıklamaları değerlendirdi.

İşte Alper Tan'ın açıklamalarından satır başları:

Ziyaretin amacı neydi?

"Daha çok ticari ve siyasi amaçlı bir ziyaretti diyebiliriz ama güvenlik ve askeri konuların da görüşüldüğünü öğreniyoruz. Özellikle Yemen'deki hadise, Suriye, Irak ve Mısır'daki gelişmeler gündemin önemli maddeleri arasında görüşüldüğü anlaşılıyor."

"Bu ziyarette buradan giden iş adamları vardı. Siyasi heyette Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu vardı. Ekonomiden sorumlu Bakan Nihat Zeybekçi vardı. Savunma Bakanı İsmet Yılmaz vardı. İşte kendi danışmanları vardı. Bunlarla birlikte gidildi ve bunların muhatapları ile de görüşmeler yapıldı. Dün Katarlı önemli bir iş adamı ile yemekte beraberlerdi. Sabah ise Kuveyt'in Başbakanı ve Başbakan Yardımcısı ile görüşüldü. Daha çok finanas konuları üzerinde konuşuldu. Yatırımlar ve turizm konusu ele alındı."

Suriye'de muhalefetin desteklenmesi noktasında Kuveyt'in bir katkısı olacak mı?

"Zannediyorum vardır. Ayrıca 5 Mayıs tarihinde Körfez İşbirliği üyesi ülkeler Cidde'de Suudi Arabistan'da bir toplantı yapacaklar. Orada da belirtilen kritik bölgeler konuşulacak. Türkiye ile Kuveyt'in askeri ve siyasi ilişkileri de birbiri ile son derece uyumlu. Türkiye'yi destekleyen bir siyaset takip ediyor. Tıpkı Katar gibi..."

Cumhurbaşkanı Kuveyt dönüşü Paralel Yapı için ne dedi?

"Cumhurbaşkanı MGK ile yaptığı açıklamada çok net ve sert bir açıklama yaptı. Daha önce de sert açıklamaları vardı ama bu doğrudan onu hedef alıyor ve içeriği itibari ile de net bir konuşma. "Ya devleti kabul edip devlete tabi olacaklar ya da yok olacaklar" Dolayısıyla burada Paralel Yapı dediğimiz yapının üst kısmında görev alan ve bilinçli şuurlu olarak bu ülkeye bu devlete saldıranları ayrı tutarak bir şey söylemek istiyorum.

Artık MGK'da da Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin yeni hali ile ilgili yeni adımlar atılacağını söyledi Cumhurbaşkanı. Oraya da tamamen girmiş olacak. Hakimler, savcılar ve diğer kurumlar bu yapıya yönelik işlem yaparken artık o belgeye istinaden işlem yapacaklar. Yani bazı şeyler artık daha net olacak. O yüzden bu yapının tabanında yer alan iyi niyetli kişilerin dikkat etmesini tekrar vurguluyorum."

Cumhurbaşkanı HSYK ve KPSS skandalları için ne dedi?

"HSYK'nın paralel yargı mensuplarına müdahale noktasında geç kalıp kalmadığı sorusu soruldu bir arkadaşımız tarafından. Dedi ki, "Herhalde HSYK'da kendine mahsus bir takım hesaplar yaptı ve değerlendirmeler yaparak bu kadar bekledi. Herhalde suç unsurlarının net şekilde oluşmasını bekledi" şeklinde bir yorum yaptı.

KPSS skandalı konusunda devletin nasıl temizleneceği ve nasıl bir yol izleneceği noktasında ise, "Bununla ilgili yapılan çalışmalar var. Muhtemelen bunların bir kısmı ihraç edilecek. Bir kısmı ise adli olarak yargılanacaklar. Ve aldıkları maaş faizleri ile birlikte bunlardan tahsil edilecek" dedi.

Çözüm Süreci değerlendirmesi

"Çözüm süreci ile ilgili kızgındı. Oradaki ruh halini anlatmakta da fayda var. Dedi ki, "Hani silah bırakıyordunuz? Silah bıraktınız mı? Çıktınız mı? Taraflar diyorsunuz kim bu taraflar? Ortada bir masa yok ve taraflar yok. Böyle bir masanın olması devletin sonu demektir.

İzleme komitesinden bahsediliyor ne izlemesi izlemeyi devlet yapıyor zaten" dedi. Ve Kürt meselesinin bittiğini tekrar vurguladı. Burada şunu vurgulayalım Kürt meselesi yoktur derken, Kürt meselesi hiç olmadı demiyor. Kürt meselesi vardı biz onu çözdük artık yok diyor. HDP konusunda ise, "HDP barajı geçip parlamentoya girse de girmese de fark etmez" dedi.

Kıbrıs konusu

Kıbrıs konusunda dün Cumhurbaşkanı Kuveyt'e gitmeden önce havaalanında bir soru soruldu. İşte yeni Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı oldu ne diyorsunuz? dediler. Erdoğan da, "O ne demek KKTC bizim yavru vatanımız olmaya devam edecektir" dedi. O sırada başka bir TV'de canlı yayında olan Akıncı da "Yavru olarak kalmamızı mı istiyorlar" dedi. Erdoğan'a dönüşte tekrar soruldu. KKTC'nin Rum kesimi ile anlaşması noktasında, "Anlaşabiliyorlarsa anlaşsınlar. Ancak Türkiye Kıbrıs konusunda garantör ülkelerden biridir ve anlaşmayı onaylaması gerekir" dedi.

27 Nisan E-Muhtırası

"Cumhurbaşkanı'na E-Muhtıra'dan bu yana 8 senede nelerin değiştiğini sordum. Orada önemli bir cümle vardı. Yarın gazeteler bunu görecek mi bilmiyorum ama "27 Nisan Türkiye için vesayet rejiminin son bulmasıdır" dedi. Yani aslında 27 Nisan bildirisinin konulmasını kastetmiyor. 28 Nisan hükümet bildirisi ile başlayan sürecin vesayet sisteminin sonu olduğunu söylüyor. Devamında Cumhurbaşkanı şunları söyledi, o 24 saat içerisinde neler yaşandı yani Genelkurmay'ın internet sitesine konulan o askeri bildiriden sonra hükümetin açıklama yaptığı süreye kadar olan zaman dilimini kastediyor. "Zaman geçtikçe burada yaşanılan şeylerin önemi daha iyi anlaşılacaktır. O 24 saatte yaşananları benden önce belki bu işe muttali olan arkadaşlarım yayınlayacaklardır. Ben de teyit edeceğim" dedi. Yani böyle bir süreci başlatacakmış gibi bir izlenim de edindim."

 

KANALAHABER / ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler