18 Aralık 2017 Pazartesi
  • Altın155,771
  • BIST109.330
  • Dolar3,8638
  • Euro4,5501
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin5,1428
  • İstanbul7 °C
  • Ankara9 °C
  • İzmir10 °C
  • Konya7 °C
  • Adana10 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır4 °C
  • Bursa9 °C
  • Kayseri0 °C
  • Kocaeli9 °C
  • Şanlıurfa8 °C
  • Gaziantep6 °C
  • İçel13 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Alper Tan Cemil Bayık'ın açıklamasını analiz etti
Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, Selahattin Demirtaş'ın Türkiyelilik söylemine döndüğünü hatırlatarak, "Cemil Bayık'ın kişisel silah bırakma açıklaması Demirtaş'ın imajına güç kazandırabilecekmiş gibi algılanabilir" dedi.
Alper Tan Cemil Bayık'ın açıklamasını analiz etti
11 Nisan 2015 / 08:27 Güncelleme: 11 Nisan 2015 / 08:37

Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan'ın moderatörlüğünde gerçekleşen 'Sivil Düşünce' programında Alper Tan, seçimler öncesinde Türkiye'de ve dünyada yaşanan hadiseleri değerlendirdi.

İşte Tan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları;

"Cemil Bayık'ın açıklaması Demirtaş'ın imajına güç kazandırabilecekmiş gibi algılanabilir"

"HDP'yi biraz özelde değerlendirmek gerekirse, bir bakıma bu seçimin kilit partisi gibi görünüyor HDP. Çünkü AK Parti'yi indirmek için uğraşanlar HDP'yi barajı aşırarak AK Parti'ye daha fazla kayıp verdirebileceklerini düşünüyorlar. Görünen bu. Sayın Demirtaş'ın şu an ki açıklamalarına bakarsak 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı Seçimi öncesindeki açıklamalarına dönmüş görünüyor. Şeyi unutmayalım 6-7-8 Ekim'de olaylar oldu ama tekrarını 1 Kasım'da yapmak istediler aslında ama bu defa Kürt vatandaşlarımız sokağa çıkmadılar. Becerebilselerdi Kürtleri yeniden kışkırtıp sokağa dökebilselerdi, 1 Kasım'da Kobani olayları yenilenecekti."

"Biraz önce de konuştuk. 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi Selahattin Demirtaş, Türkiyeli, barış, birlik ve beraberlik düşünen bir siyasetçi gibi konuşmalar yaptı ve bu konuşmalarıyla bir sempati kazandı. Ve oylarını yüzde 9'un üzerine barajı aşmaya yakın bir noktaya getirmiş oldu. Ancak o zaman ki profil 6-7-8 Ekim olayları ile birlikte yıkıldı. Ancak şimdi anlaşılıyor ki, sempatik bir lider görünümüne bürünmeye çalışıyor Demirtaş... Sanki Cemil Bayık'ın bu açıklaması Demirtaş'ın bu imajına güç kazandıracakmış gibi algılanabilir. 6-7-8 Ekim'de yaşananları esnaf, vatandaş unutmadı. Şimdi bu konuşmalara destek verip aldananlar 8 Haziran'da nelerle karşılaşacaklarını şimdiden düşünmek lazım. Burada daha dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü siyaseti şu andaki meşru siyaset yapan bütün liderlerden daha iyi beceren bir PKK yönetimi ile karşı karşıyayız. Bunu unutmamak lazım.  "

Siyaset mühendisliklerim bugün de devrede

"2011 genel seçimleri öncesine baktığımızda bir siyaset mühendisliğinin işlediğini görüyoruz. Mesela 7 Mayıs 2010 tarihinde CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile ilgili bir kaset çıkartıldı. Ve CHP Genel Başkanlığından götürüldü. Yerine Kemal Kılıçdaroğlu tepeden inme gelmiş oldu. Bununla da sınırlı kalmadı. 2011 Haziran seçimleri öncesinde MHP ile ilgili 10'un üzerinde kişiyle alakalı kaset yayınlandı ve MHP'nin üst düzey yönetiminden çok sayıda kişi bu kasetler nedeniyle tasfiye edilmiş oldu. Bir kısmı adaylıktan çekildi. Bir kısmı ise seçildi ama siyasetten silindi gitti. Ayrıca Şubat 2012'deki MİT Operasyonunu da başka bir siyaset mühendisliği olarak görmek mümkün. 17-25 Aralık, Gezi olayları gibi hadiseleri de çeşitli siyaset mühendislikleri olarak düşünmek mümkün..."

"Alevi vatandaşlar körükleniyor"

"Belli bir süredir Alevi vatandaşlarımız üzerinden yürütülen bir şey var işte.  Cami-Cemevi projesi Alevileri körükleyen ve kışkırtan bir şeye dönüştü. Arkasından Gezi Olaylarına baktığımızda işte marjinal sol ve Alevi vatandaşlarımızın yoğun bir şekilde kullanıldığı şeylere dönüştü. Onun devamında 2013'ün son baharında üniversite olaylarının temelinde de Alevi gençleri kullanıldılar. Son DHKP-C eylemlerine baktığımızda Alevi gençler kullanılıyor. Berkin Elvan olayı, İsmail Korkmaz olayı, Ethem Sarısülük olayı bunlara örnek."

"Amerikan Polisi her gün en az üç Amerikan Vatandaşını öldürüyor"

"Yapılan istatistiklerde 1 Ocak 2015 tarihinden 31 Mart 2015 tarihine kadar Amerikan polisinin 292 Amerikan vatandaşını öldürdüğü anlaşılıyor. Yani bu ne demek? ABD'de Amerikan polisi her gün en az üç kişiyi öldürüyor. Bu da Avrupa'da ve Amerika'da emniyet güçlerinin giderek bir korku bunalımına girdiğini ve önüne geleni öldürmeye başladığı anlaşılıyor. Bu şiddet zannediyorum bir karşı şiddeti de doğuracaktır. Çünkü özellikle bu polis şiddetinden nasibini alanlar, siyahi kesimler yani Amerika’nın ötekileri burada hayatını kaybediyor. Onlar da herhalde bunun karşılığını vermek için Ferguson'da olduğu gibi sokağa çıkabilirler.

byk.jpg

KANALAHABER / ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler