YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Alper Tan Avrupa ve Batı'nın İslamofobi gerçeğini değerlendirdi
Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, 'Avrupa'da İslamofobi gerçeği' raporu doğrultusunda Avrupa ve Batı'da İslam karşıtlığının bilançosunun gözler önüne serdi. Tan, "Charlie Hebdo saldırısı uygulanan bu şiddet doğrultusunda ortaya çıktı" dedi.
Alper Tan Avrupa ve Batı'nın İslamofobi gerçeğini değerlendirdi
14 Mart 2015 / 05:27 Güncelleme: 14 Mart 2015 / 06:09

Kanal A'da yayınlanan ve Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan'ın moderatörlüğünde gerçekleşen 'Sivil Düşünce' programında Alper Tan, 'Savaş koalisyonuna dur de!' isimli bir internet sitesinde yayınlanan '10 maddede Avrupa'da İslamofobi gerçeği' başlığını içeren raporu değerlendirdi. Batı'daki İslamofobi'nin artık İslam karşıtlığına dönüştüğünü belirten Tan, Fransa'daki Charlie Hebdo saldırının ardındaki sebebin Batı'nın bu şiddeti olduğunu söyledi.

Alper Tan'ın program süresince öne çıkan konuşmaları şu şekilde:

İç Güvenlik Paketinde geçen maddeler Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından önemli

"Zannediyorum İç Güvenlik Paketinde en önemli maddeler geçmiş oldu. Mesela Jandarmanın İçişleri Bakanı'na bağlanması, Vali'nin Emniyet Müdürü'nün, Kaymakam'ın yetkilerinin artırılması... Bir de orada polis okulları ile polis teşkilatı alakalı düzenlemeler vardı onlar da geçti. Polis Akademisi personeli tasfiye ediliyor. Güvenlik Bilimleri Fakültesi içerisinde yer alan kadrolarda tasfiye ediliyor. Polis Amiti yetiştirme merkezine dönüştürülüyor. Hatta bu okullardaki öğrencilerde çeşitli Üniversitelerin İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'nde yer alan bölümlere yerleştirilecek. Ama tabi burada yeni bir boşluk oluşacak polis yetiştirme bakımından... O boşluğun oluşmaması için de üniversitelerin lisans bölümü mezunları bir sene kadar eğitime tabi tutulup polis amiri olarak yetişecekler. Burada en önemli şey Jandarmanın İçişleri Bakanlığı'na bağlanmasıydı.  Neden önemliydi? Bugüne kadar yapılan askeri darbelerin tamamında, Jandarma eli kolu olmuştur darbecilerin. Jandarmayı Genelkurmay'ın komutasından çıkarıp siyasi iradeye bağlamasıyla, valiler hatta Kaymakamlar onların sicil amiri atamasında yetkin hale geliyor. O nedenle bu Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından önemli."

HDP Türkiye partisi olmak zorunda değil

"HDP Türkiye partisi olmak zorunda değil. Evet Türkiye partisi olması gerekmeyebilir. Yeter ki, halkını düşünsün temsil ettiği, oy aldığı insanları düşünsün. Yani terörü, şiddeti, anarşiyi savunmasın. Aslında 3 tane bölge partisi var şu anda baktığımızda. HDP bölge partisi, MHP bölge partisine dönüştü. CHP'de bölge partisine dönüştü. Türkiye'yi temsil eden tek bir parti var, iktidar partisi. Keşke alternatifi olabilse ama görünmüyor."

Muhalefetin temel problemi kitleleri ikna ederek gelme hedefinin olmaması

"Türkiye'deki muhalefetin temel problemi şu; geniş kitleleri ikna ederek, oylarımı artırarak, milletvekili sayısını çoğaltarak iktidara geleyim yok. Ya yüksek olan partiyi ayaklarından çekerek, iftira atarak, yalan söyleyerek,  leke atarak, suçlayarak aşağıya çekmek yani kendi seviyesinin altına düşürerek, kendisini yukarıda görmek gibi bir handikapları var. Bu handikaptan kurtulmadıkları sürece, çok zor görünüyor durumun değişmesi."

Avrupa'da İslam karşıtlığının sonucu Charlie Hebdo oldu

"Şimdi istatistiklere dayalı bir rapor var. 10 maddede Avrupa'da İslamofobi gerçeği. Bu İslamofibi deniliyor ama İslam karşıtlığı ya da İslam düşmanlığı demek daha doğru olabilir. Burada mesela dikkatimi çeken bazı hususlar var. İngiltere'de Müslümanlara karşı ayrımcılık daha da kötüleşiyor diyor o raporda. Kim hazırlamış bu raporu, 'Savaş koalisyonuna dur de'' adlı bir internet sitesinde yapılmış. Avrupa'da İslam karşıtlığı ile alakalı bir rapor bu. İngiltere'de genel işsizlik oranı ülke çapında yüzde 8 imiş. Ama Müslümanlar arasındaki işsizlik oranı yüzde 17. Müslüman kadınlar arasındaki işsizlik oranı yüzde 18 ve bu oran Hristiyan kadınlardan dört kat daha fazla. Yani yüzde 4 buçuk İngiltere genelindeki kadınların işsizlik oranları ama Müslüman kadınların oranı yüzde 18. İngiliz Müslümanların yüzde 80'i ayrımcılıkla yüz yüze ve bu ayrımcılık aşırı yoksulluk seviyesi ile ilişkili deniyor. Beyaz insanlarda yoksulluk yalnızca yüzde 14. Pakistan ya da Bangladeş kökenli İngiliz Müslümanların yüzde 40'ından fazlası yoksulluk içinde. İngiltere'de Güney Asya kökenli Müslüman çocukların yaklaşık yüzde 45'i yoksulluk içinde. Burada başka şeyler var. Geliyor Fransa'ya...  Fransa'da korkunç bir şey... Fransa'da cezaevinde bulunan mahkumların yüzde 60'ın Müslüman diyor. Korkunç bir şey bu...  Laiklik iddialarına rağmen Fransa'da yüzlerce Katolik Kilisesi devlet tarafından finanse ediliyor. Laiklik diyoruz bizde oradan almışız ya. Yüzlerce Katolik okulu ve Yahudi okulları devletten destek alıyor. Müslümanlar bunu istediklerinde laiklik vurgusu yapılıyor. Bakın burada hani biz söylüyoruz ya şurada şu kadar insan öldü diye. Diyor ki mesela, son 35 yılda İngiltere ve diğer Batılı güçler, Afganistan, Irak, Libya, Pakistan, Somali, Sudan, Mali, Suriye gibi bir dizi Müslüman ülkeye karşı operasyon düzenledi ve bir kısmını fiilen işgal etti. Yıkım oldukça büyük oldu. Yapılan çalışmada, sadece Irak'ta 1991'den 2007'ye kadar, AngloAmerikan istilalarından, sosyal ekonomik yoksulluktan, altyapı yıkımından ve işgallerden kaynaklı olmak üzere, doğrudan ve dolaylı olmak üzere toplam 3 milyon sivil hayatını kaybetti. Gizli çalıştırılan Amerikan hapishanelerinde ve sorgulama merkezlerinde 100 binden fazla Müslüman erkek suçsuz şekilde göz altında tutuldu.  Bu da korkunç bir şey. İngiltere'de anti-terör kapsamında yapılan aramalar, 2001-2002 yıllarında 10 bin iki yüz iken, 2008-2009 yılları arasında, 2 yüz on bin'e çıktı. Yani Fransa'da bu Charlie Hebdo saldırısını yapan neden yaptılar? diye soruluyor ya. İşte bunlardan dolayı yaptılar. İşte bütün bu olup bitenlerden sonra o şiddet bu sonucu doğurdu."

 

KANALAHABER / ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler