YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Allah her çeşidinin belasını versin
Bursa'da seçim çalışmalarına devam eden Arınç CNN Türk'ün sorularını yanıtladı... Bülent Arınç'ın gündeminde MHP'deki kaset skandalı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'ndeki yolsuzluk iddiaları ev dün gerçekleşen operasyon vardı...
Allah her çeşidinin belasını versin
03 Mayıs 2011 / 15:09 Güncelleme: 03 Mayıs 2011 / 15:09

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, paparaziliğin Türkiye'de geçerli olmaya başladığını belirterek, ''Allah her çeşidinin belasını versin. Ama ortaya çıkan bir şey var, bu ortaya çıkıp yayıldıktan sonra şu kadar dönemdir bu insanları belediye başkanı, milletvekili yapan bir partinin halkımızdan da kadınlarımızdan da Alevilerden de Sünnilerden de toplumun 72 milyonundan 'kusura bakmayın, biz böyle bilmiyorduk bundan sonra kesinlikle böyle bir şey olmayacak' demesine ihtiyaç var'' dedi.

Arınç, Bursa'da, Yıldırım Belediyesi Cazibe Merkezi'nde CNN Türk'ün canlı yayınına katılarak soruları cevaplandırdı.

''MHP'deki kaset iddiası''na ilişkin soru üzerine, ''Siyasette kaset tartışmalarının çok üzücü olduğuna'' işaret eden Arınç, bundan evvel de buna benzer şeylerin yaşandığını, bunların yayımlanmasının üzücü olduğunu söyledi.

Kişilik hakları ve özel hayatla ilgili ''Alan dinlemesi, telefon dinlemesi ve özel hayatın gizliliğini ihlal'' maddelerinde yer alan cezaları artırmak istediklerini belirten Arınç, ''Soruşturmanın gizliliğini ihlal, adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs, onların da cezalarını indiriyorduk, son günlere kaldık. Maalesef basın içerisinden de bu teşebbüsümüz destek görmedi. 12 Haziran'dan sonra TBMM'nin bu kanunlarda değişiklikleri süratle yapması gerekir'' diye konuştu.

"ALAY KONUSU EDİLEN HER KESİMDEN MHP'NİN AÇIKÇA ÖZÜR DİLEMESİ GEREKİR''

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, 'Hükümet, kasetin sorumlusunu bulmalı, bulmazsa arkasındaki güç hükümettir' sözlerini ''topu taca atmak'' olarak nitelendiren Arınç, şöyle konuştu:

''Bence iki konu var. Bir; bu çirkin olayın yayımlanması, kasete alınması, özel hayatı doğrudan bir tehlike, ama yayımlanan bir şey var ve onun içerisinde iki tane milletvekili, kendi eşleri ve seçmen kitleleri dahil olmak üzere çok çirkin, iğrenç sözler konuşuyorlar. Şimdi MHP, gereğini yaptı. Bahçeli, her zamanki tavrıyla 'derhal istifa edin' dedi ve adaylıklarını düşürdü. Gerçi kesin aday listelerinde hala isimleri var, ama sanıyorum bir prosedürle onlar düşmüş olacak, arkadakiler öne geçmiş olacak. Sayın Bahçeli veya MHP, bunu kim sızdırdı veya bunu kimin aldığını suçluyor. Bence birinci konu o değil. Bence birinci konu bu konuşulanlar ve bu konuşulanların MHP ile bağlantısı, bunların kesinlikle tasfiye edilmesi lazım. Orada alay konusu edilen her kesimden MHP'nin açıkça özür dilemesi gerekir.''

 Hiç kimse hakkında gizli çekim olmasını, bunların alenen ifşa edilmesini ve yayılmasını istemediğini, buna karşı çıktığını anlatan Arınç, bu durumun başka hususlarda da ortaya çıktığını, bunun hem siyasette hem de karşılıklı olarak kullanıldığını söyledi.

Özel dedektiflik yapıp başka kişilerin de olayın içine girmesine neden olan kişilerin bulunduğunu belirten Arınç, ''Paparazilik, Türkiye'de adeta geçerli olmaya başladı. Allah her çeşidinin belasını versin. Ama ortaya çıkan bir şey var, bu ortaya çıkıp yayıldıktan sonra şu kadar dönemdir bu insanları belediye başkanı, milletvekili yapan bir partinin halkımızdan da kadınlarımızdan da Alevilerden de Sünnilerden de toplumun 72 milyonundan 'kusura bakmayın, biz böyle bilmiyorduk bundan sonra kesinlikle böyle bir şey olmayacak' demesine ihtiyaç var'' dedi.

Arınç, bir belge ortaya çıktığında belgeyi sızdıranların arandığını, ancak belgede konuşulanların, tüyleri diken diken eden olayların da üzerine düşülmesi, önüne geçilmesi ve yok edilmesi halinde kurumların kendi kendini yenileyeceğini ve sadeleştirileceğini bildirdi.

İZMİR'DE BELEDİYELERDE YAPILAN ARAMA

İzmir'de bazı belediyelerde yapılan aramaları da değerlendiren Arınç, ''CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bütün siyasetini, kendisi tertemiz bir insan, elinde bir çekiç var, bizi çivi gibi görüp, yolsuzluk çivisiyle kafamıza vuruyor. Ama aynı Kılıçdaroğlu, Edirne'ye gittiğinde, 8 yıl 4 ay hapse mahkum, 2 davasından da mahkum edilmiş ve ihale yolsuzluğundan ceza yemiş bir belediye başkanın elini kaldırabiliyor'' dedi.

Geçen dönemde Urla, Seferihisar, Narlıbahçe belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu İzmir'in 8 belediye başkanının cezaevinde olduğunu anlatan Arınç, Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven'in 8 yıl 4 ay hüküm giydiğini, Yargıtay'ın dosyasını henüz ele almadığını söyledi.

Arınç, şunları kaydetti:

''Yeri geldiğinde 3 günde dosyayı eline alıp da zaman aşımına uğratmadan çözüveren Yargıtay, geçmiş Yargıtay için söylüyorum. Bazı davaları 10 yıldır eline bile almıyor. İzmir'de böyle bir yolsuzluk iddiasıyla soruşturma yapılıyorsa, bundan 2 yıl öncesinde şu anda da cezaevinde olan 2 kişi bildiğim kadarıyla, İzmir'in merkez 8 belediyesinin belediye başkanı hakkında tutuklama ve davalar devam ediyor. Bunlar ülkemizin yüz karası. Hangi belediye başkanı hangi partiden olursa olsun. Ama son olay konusunda bilgim yok.''

''AK PARTİ YENİDEN İKTİDARA GELECEK''

13 Haziran'da AK Parti'nin yeniden iktidara geleceğini söyleyen Bülent Arınç, bu konuda oran veremeyeceğini belirtti. ''Yüzde 60'' dediği referandumun yüzde 58'le gerçekleştiğini ifade eden Arınç, 12 Haziran genel seçiminde çıtayı düşürmeyeceklerini ifade etti.

MHP'nin ''Tehlike var'' şeklindeki yaklaşımlarını eleştiren Arınç, ''MHP, bu seçimden üzülerek çıkabilir. Lütfen kendilerini Türk halkının değerleriyle buluşturan sadece 'öldük, bittik, mahvolduk, ülke parçalandı, geldiler ülke parçalandı', bu lafları bırakıp, bir milliyetçi söyleme sahip partinin, ülkenin büyümesi ve gelişmesi için neler öngördüğünü anlatması ve kendi tabanıyla barışması lazım'' dedi. (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler