YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ali Demir'i içerden vurdular
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Özcan, YGS sonrası çıkan 'şifre skandalı' ile ilgili Yeni Şafak'a çarpıcı açıklamalar yaptı.
Ali Demir'i içerden vurdular
13 Mayıs 2011 / 10:12 Güncelleme: 13 Mayıs 2011 / 10:14

YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın YGS için takipsizlik kararını ve ÖSYM Başkanı Ali Demir'in süreci nasıl yönettiğini ilk defa Yeni Şafak'a değerlendirdi. Özcan, YGS'de uygulanan 'adaya özgü soru kitapçığı' uygulamasının ÖSYM tarafından gündeme getirildiğini belirtirken, sınavda öğrencilerin hakkının yenildiğine dair herhangi bir delilin olmadığını ifade etti. Sınavla ilgili olarak ÖSYM'ye yapılan itirazları da değerlendiren Özcan, "O itirazların hangi maksatla yapıldığından pek emin değilim. Gerçekten yanlışı mı düzeltmek istiyorlar, yoksa başka bir şeylerin mi peşindeler?" diye konuştu. Özcan, soru kitapçığı ve cevap anahtarlarının METEKSAN tarafından basılmasına dair ise "Yıllardır METEKSAN'la çalışılmaya alışılmış. Bu ilişkinin yorulduğu belli oldu. İlişkide artık istenmeyen, daha doğrusu beklenmeyen problem karşımıza çıktı" dedi.

İSTİFAYA GEREK YOK

"YGS'de yaşanan olaylardan dolayı kamuoyu tarafından ÖSYM Başkanı Ali Demir'in istifasi ile ilgili bir algı oluştu. Siz bu yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz" şeklindeki soruya YÖK Başkanı Özcan, "Böyle bir imaj yaratılmış olabilir. Ama bizim ilgilendiğimiz nokta, bu meselede herhangi bir öğrencinin hakkı yenilmiş midir yoksa yenilmemiş midir? Eğer yenmiş ise bunda Ali beyin bir hatası var mıdır yok mudur, biz bu iki soruya cevap ararız. Bugüne kadar herhangi bir öğrencinin hakkının yenildiğine dair en ufakcık bir delil yoktur. Bu yüzden Ali Demir'in istifa etmesine gerek yoktur" diye yanıt verdi.

SÜRECİ İYİ YÖNETEMEDİ

YGS sonrası çıkan krizi ÖSYM Başkanı Ali Demir'in iyi yönetemediğini belirten YÖK Başkanı Özcan, "Ali bey süreçte içeriden herhalde yanlış bilgilendirildiği için, o da kamuoyunu yanlış bilgilendirdi. Bununla ilgili iki tane örnek vereyim. Bir tanesi, Ali bey şifrelemede, çok basit bir şifreleme stilinin kullanıldığını bile bile bu soru kitabını hazırlayıp master soru kitabı dedikleri kitabı medyaya verir miydi? Medyaya dağıtılan kitapçıkta ortadaki cevabın doğru cevap olduğunu bilseydi ve böyle herkes tarafından kolayca görülebilen bir şey olduğundan haberdar olsaydı... Onu yapan insan kendine kolaylık olsun diye yapmış. Doğru cevabı aramayayım, bir yere yerleştirip oradan bulayım diye... O kitapçık da medyaya verildi. Ama Ali Bey bunu bile bilmiyordu. Bilseydi, bunu medyaya dağıtır mıydı? Dağıtırken de derdi, 'size şöyle bir soru kağıdı dağıtıyorum, burada doğru cevabı hep ortada bulacaksınız, buradan birşey çıkartmayın. Bu işaret falan değildir, sadece size hazırladığımız sizin de doğru cevapları kolayca görmeniz için yapılmış bir taktik' diyebilirdi" dedi.

YANLIŞ BİLGİYLE YANLIŞ AKTARDI

YÖK Başkanı Özcan, ÖSYM Başkanı Ali Demir'in kurum içerisinden yanlış bilgilendirildiğini ifade ederek şunları söyledi: "Ali Bey bu şartlar altında yanlış bilgilendirilince, tabii kendisi de medyayı yanlış bilgilendiriyor. İlk beyanatında 'şifre yok' dedi. Bir defa şifre olmaması mümkün mü? Şifre, doğru cevaplar nerededir, yanlış cevaplar nasıl yerleştirilmiş, onunla ilgili bir algoritma... Doğru cevabı 'a' ya koyarsınız, diğer seçenekleri de büyükten küçüğe, küçükten büyüğe doğru dizersiniz. Bu bir 'algoritma', bu bir 'şifre'dir. Biz de hocayken, çoktan seçmeli sorularımız için böyle bir şey yapardık; talebeler kolayca fark etmesin diye. Bu sınavda da böyle bir şey vardı."

'ÖĞRENCİYE ÖZEL OLSUN' DEDİK

ÖSYM'nin Ankara 7. İdare Mahkemesi'ne vermiş olduğu YÖK'ün de davalı yönden soruşturmaya alınması yönündeki savunması hatırlatılması üzerine Özcan, "Ben savunmanın birinci paragrafını okudum. Şimdi son çıkan kanunla ÖSYM bizden ayrıldı. Artık kendi bir kanunu ve yapısı var. Her şeyi bağımsız olarak götürebilecek durumda. Bu sınav bizim sınavımız. ÖSYM'nin yaptığı YGS sınavı da bizim sınavımız. Biz bu sınavın nasıl yapılacağı konusunda, ona prensiplerimizi söylüyoruz. Her öğrenciye özel soru seti ve cevap seti bizim fikrimiz. Biz dedik ki kopyayı önlemek için, daha önce biliyorsunuz 'a' kitapçığı dışarı çıktı, 'b' kitapçığı dışarı çıktı... Bundan kurtulalım dedik. Bundan kurtulmanın yolu nedir? Herkese sınavdaki 160 soruyu karıştırıp vermektir. Karıştırmayı ve seçeneklerin yerini değiştirmeyi biz söyledik. Bunu kamuoyu bilmiyor" ifadelerini kullandı.

 

METEKSAN ARTIK YORULDU

 

YÖK Başkanı Özcan, soru ve cevap kitapçıklarının basıldığı METEKSAN matbaası ile ilgili olarak da şöyle konuştu: "Herhalde yıllardan beri METEKSAN'da çalışılmaya alışıldığı için. METEKSAN da böyle bir sınavı yapabilmek için gerekli altyapıyı sağladığı için... Bu ilişki devam edip gelmiş. Ama, ilişkinin yorulduğu belli oldu. Bu ilişkide artık istenmeyen, daha doğrusu beklenmeyen problemler karşımıza çıktı. Onun için de artık başka şekillerde de düşünmek gerekir. Bu sınavda yaptıkları şu; dijital bir matbaa aldılar, bu matbaanın özelliği bir taraftan beyaz kağıdı koyuyorsunuz öbür taraftan bunlar kaçlık paket istiyorsan içinde kurşun kalemi silgisi ve açacağı da dahil olmak üzere çıkıyor. Elli paket ise elli paket çıkıyor. Arasından bir tanesini çektiğiniz zaman bütün süreç duruyor. Tekrar baştan alıp tekrar yapmanız lazım. Böyle özelliği olan bir şey..."

METEKSAN firmasının matbaasındaki bilgisayarın algoritma yapmak için kullanıldığını hatırlatan YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, "Matbaanın başındaki bilgisayar ise şifre denilen bizim algoritma dediğimiz, algoritmayı yapmak için kullanılıyor. Oradaki her bir soru için şöyle sorular soruyormuş; 'doğru cevabı rastgele mi yerleştireyim, yoksa a,b,c,d,e şıklarından bir tanesine mi yapayım'. Sonra 'diğer seçenekleri nasıl yerleştireyim' diye soruyor. 'Büyükten küçüğe mi istersin ya da küçükten büyüğe mi istersin'. 'Yoksa doğru cevabı en büyük değerin sağına mı ya da soluna mı koyayım'. Bilgisayar doğru şıkların nerede olacağını soruyormuş. Bu sistemi kullandıkları üçüncü sınav. Başındaki arkadaş galiba sorulara 'hayır hayır hayır' diyerek geçiştirmiş. Onun için şifreleme çıktığında o işi yapan hariç, Ali beyin haberi bile yoktur. O yüzden Ali bey basına diyor ki 'şifre yoktur'. Diyorlar ki 'böyle bir şifre var'. Ali bey, tamam onu kabul ediyor. Ali bey 'başka şifre var mı' diye soruyor, 'başka türden bir şey yok' deniliyor. Çünkü hiçbir kimse bilmiyor nereden patlayacağını" ifadelerini kullandı.

 

Sınava hazırlanın

Öğrencilerin son günlerde yeterince sıkıntıya girdiğini belirten YÖK Başkanı Özcan, LYS öncesi öğrencilere çalışmaları konusunda tavsiyede bulundu. Bugüne kadar yapılan en ciddi sınavın YGS olduğunu söyleyen Özcan, böyle güvenlikli bir sınavın olmaması halinde gazetelerde ve televizyon programlarında, "Kitapçıklar dışarı çıktı. Öğrenciler kopya çekti" şeklinde yayınların olacağını aktaran Özcan, "Şimdi bakıyorsunuz, böyle bir şey var mı? Bundan sonra hiç kimse kopya çekemeyecek" diye konuştu. (Yeni Şafak)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler