YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Aklı olan sürece karşı çıkmaz'
'Aklı olan sürece karşı çıkmaz'
23 Nisan 2013 16:36
Akil İnsanlar Güneydoğu Anadolu Bölgesi Heyeti Başkanı Yılmaz Ensaroğlu, "Adaletin olmadığı yerde hiç kimsenin kalıcı bir çözümü beklemesi mümkün değildir" dedi.

Ensaroğlu, Kezban Hatemi, Mehmet Emin Ekmen, Lami Özgen, Ahmet Faruk Ünsal, Yılmaz Erdoğan ve Fadıl Hüsnü Erdem ile Batman'da temaslarda bulundu. Heyet, ilk olarak 2010 yılında Muğla'da öldürülen üniversite öğrencisi Şerzan Kurt'un ailesini ziyaret etti.

Ensaroğlu, burada yaptığı açıklamada, kalıcı çözümün, barışın sağlanabilmesi için kimi vakalarda helalleşmek, kimilerinde ise hesap sormak gerektiğini söyledi.

Hesap sorulmazsa Şerzan Kurt'un annesinin acısının dindirilemeyeceğini kaydeden Ensaroğlu, "Yargı uzun süreden beridir özellikle güvenlik görevlilerine karşı bir cezasızlık politikası izliyor. Özel bir himaye politikası izliyor. Bunun son çarpıcı örneği Şerzan Kurt'tur. Adaletin olmadığı yerde hiç kimsenin kalıcı bir çözümü beklemesi mümkün değildir" dedi.

Kezban Hatemi de acıların paylaşıldıkça azalacağını ifade ederek, şöyle dedi:

"Bu toprakların güzelliklerini birlikte paylaşacağımız yerde maalesef o kirli yapılanma, o iğrenç derin devlet, evlatları evlatlara kırdırttı. Buna dur demenin zamanının olduğunu, toplumun bilinçlenmesi için bir adım atılması gerektiğini, bu barış süreci bunu gerektiriyor. Acınızı canı gönülden paylaşıyorum. Aklı olan, vicdanı olan bir sesin buna 'durma, savaş' demesine imkan yok. Acılar paylaşıldıkça azalacak, sevinçler paylaşıldıkça çoğalacaktır. Bu ülkede faili meçhul yoktur. Failler biliniyordur. Yeter ki derin devletin üstesinden gelinsin. Helalleşme ancak böyle olur. Allah'ın adaletine sığının o hiç şaşmaz."

Mehmet Emin Ekmen de Şerzan Kurt'un vefatının başka bir acı, adaletin tam olarak tecelli ettirilmemesinin de başka bir acı olduğunu vurguladı.

Kurt'un babası Ömer Kurt, Akil İnsan Heyeti'nin oluşmasına sevindiklerini belirterek, "Heyet, Türkiye'nin bir fotoğrafını çekecek. Bölgede bir sorun vardır. Şerzan'ın öldürülmesi de bu sorundan kaynaklanmıştır. Dosya Yargıtay'da. Biz bu yargılama sonucunda yargıya güvenimizi kaybettik" dedi.

Anne Nejla Kurt da çözüm süreciyle ölümlerin önüne geçildiğini ifade ederek, "Bu adım atılmamış olsaydı, bizim gibi kendi yüreğinden bir parçayı kaybeden insanlar bize katılmış olacaktı. Hiç kimsenin bu acıyı yaşamasını istemiyorum. Sonuca gidilmelidir" diye konuştu.

Heyet, daha sonra KCK Davası'nda tutuklu bulunan Batman Belediye Başkanı Nejdet Atalay'ın eşi Devrim Atalay'ı evinde ziyaret etti.

KCK davalarının siyasi olduğunu ileri süren Atalay, "Eşimin yanlış yaptığını düşünmüyorum. Ne yaptıysa onunla gurur duyuyorum. Ben, halklar arasında uyuşmazlık olduğunu düşünmüyorum" dedi.

Hatemi de barış sürecinde silahların sustuğu yerde siyasetin yer alması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Siyaset tıkandığı anda çatışma doğar. Seçilmişlerin önünün bu şekilde tıkanması, başka bir hukuka aykırılıktır. Bu haksız bir rekabettir. KCK davalarının haksız rekabet olduğuna inanıyorum. Siyasetin önü tıkanmamalı. Kim halktan destek alıyorsa o söz sahibi olmalı. Bunların biteceği günler yakındır. Bu da geçer yahu diye bir deyim vardır. Öyle diyelim."

Bu arada, Mehmet Emin Ekmen, Lami Özgen'i kastederek, "Bizim de bir sanığımız var" dedi.

Heyet, Batman'da 2010 yılında yaşanan mayın patlamasında hayatını kaybeden eski Baro Başkanı Sedat Özevin'in eşi Hülya Özevin'i de ziyaret etti.

Yılmaz Ensaroğlu, buradaki konuşmasında, Kürtlerin, sorunu bütün boyutuyla belki doğrudan yaşadığını kaydederek, "Burada ciddi acılar yaşarlarken buna paralel olarak ciddi bir dezenformasyon yapıldı. Toplum hala eksik yanlış bilgilerle soruna bakıyor" diye konuştu.

Hülya Özevin de çözüm sürecini desteklediklerini anlatarak, "Olaydan önce de olaydan sonra da barışı savunduk. Bölge halkı barışa hazır. İnsanlar sevdiklerini kaybetmekten bıktılar" dedi.

Bu arada Kültür Merkezi'nde öğrencilerle bir araya gelen Yılmaz Erdoğan da "Bu ülke acılardan yeteri kadar çekti. Bu süreç haricinde sırtımızı dayayacağımız başta bir umut yok" dedi. Öğrencilerin sorularını cevaplayan Erdoğan, birlikte fotoğraf çektirdi.

Heyet, daha sonra Turgut Özal Bulvarı'ndaki bir çay evinde vatandaşlarla sohbet etti.

AA

17:56
 // Devletin Görevi
Devletin en önemli ve birinci görevi iç barışı sağlamaktır. Bu barışı sağlamak cebri de olsa devletin görevidir. Zorunlu askerlik nasılki demokrasiye aykırı değil, nasılki kazanç sağlayan vergi vermek zorunda, bireylerde devletin intizam ettiği barış düzenine uymak zorundadır. Bu iş, rica minnet ile olmaz. Devlet görevini muktedir bir şekilde yapmalıdır. Devletçilik budur....
23 Nisan 2013 17:56
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler