YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ak Parti Grup Başkanvekili'nden şok sözler
Ak Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, seçimden büyük bir zaferle çıkan Ak Parti'nin yol haritasını ve yeni seçilecek olan genel başkan ve başbakanda aranan nitelikleri açıkladı.
Ak Parti Grup Başkanvekili'nden şok sözler
14 Ağustos 2014 / 06:40 Güncelleme: 14 Ağustos 2014 / 09:10

Ak Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Kanal A'da Fatih Şahin'in sunduğu Çerçeve programına katıldı. Aydın, Ak Parti'de bundan sonraki aşamaları, seçilecek olan genel başkan ve başbakanda olması gereken özellikleri ve muhalefet liderlerinin durumu ile partileri hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Halk tarafından ilk defa Cumuhurbaşkanı seçilmesinin Türk tarihinde bir ilk olduğunu belirten Aydın şöyle konuştu:

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, hatta Türk tarihinde ilk defa halkın kendi iradesi ile seçime giderek cumhurbaşkanı seçti. Bu tarihi önemde bir seçimdi. Cumhurbaşkanı devletin başıdır, baş komutandır.

Cumhurdan uzaklaşan bir cumhurbaşkanı modeli vardı. Turgut Özal bunu biraz aştı, Abdullah Gül de kapısını herkese açtı, hükümetle uyum içinde çalıştı.

Ahmet Necdet Sezer de ortak adaydı ve 7 yılı zehir etti. Artık cumhurbaşkanlığı makamı da değişmek zorunda. Milleti önceleyen, merkeze milleti, insanı yerleştiren bir makam olacak. Tabi ki anayasada olan yetkiler de kullanılacak.

Anayasada Cumhurbaşkanı'na tanıdığı haklar neler?

Bu makam yürütme başlığı altında düzenlenmiştir. Aslında icranın başında bir görüntü vardır. Cumhurbaşkanı birçok kuruma müdür seçebiliyor. Bakanlar Kurulu'na başkanlık edebiliyor, yasama ve yürütmede görevleri var, yasamada 'bağımsızlığına zarar vermemek' koşuluyla birtakım görevleri var.

Erdoğan seçildiğinde ne dedi? "Ben şöyle şöyle bir cumhurbaşkanı olacağım. Yolla, havalimanı ile, çözüm süreci ile vd ile ilgileneceğim" dedi. Paradigma olarak da bu değişiyor.

Recep Tayyip Erdoğan 40 yıllık bir siyaset adamıdır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken neler yaptı, Başbakan olduğunda yapılamaz denileni yaptı, çözüm sürecini başlattı, darbecilerle mücadele etti.

Milli irade göbek kordonunu kendi kesti, milli irade hakim olsun istedik. Katılım oranında azalma olduğunu söylediler. Zaten yüzde 77'ydi. Katılım bölgelerine baktığımızda, sahil bölgelerinde, CHP ve MHP'nin seçmenlerinin en yüksek olduğu bölgelerde en fazla katılım oldu.

Seçmenin sandığa gitmemesinin nedeni, yaz rehaveti, anket oranlarının sürekli dillendirilmesi olabilir.

"Kendi koltuklarından korktular"

Muhalefetin kendi kendilerine öz eleştiri yapmaları gerektiğini görmesi gerekir, sorgulanmaları gerekir. CHP ve MHP kendileri siyasetçi olmalarına rağmen, 'Cumhurbaşkanı siyasetçi olmaz' dediler. Kendileriyle çeliştiler. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. Zaten Sayın İhsanoğlu da 'Benden siyasetçi olmaz' dedi. Bu aday gerçekten CHP ve MHP'nin adayı mıydı? Bu adayın kişiliğini bir tarafa bırakıyorum. Neden aday gösterildi?

CHP kendi kendine çelişti. İlk aday açıklandığında 'Türkiye'de artık ulusalcı siyaset bitti' dedim. İmam Hatipli bir Başbakan'ı sindiremeyen bir zihniyet bu beyefendiyi aday gösterdi. Kendi koltuklarından korktuklarından dolayı kendi içlerinden de aday göstermediler.

Bunların tek derdi Erdoğan karşıtlığıydı. Siyaset projesiydi. Proje adayıydı. Bu aday başka tarafta pişirildi ve CHP ile MHP'ye dikte edildi. 17-25 Aralık'ın kimler arkasındaysa onlar da bu adayın arkasındaydılar.

"Ak Parti, CHP'yi bu hale getirdi"

Bu Ak Parti'nin değiştirici ve dönüştürücü gücünü gösterir. Ak Parti, CHP'yi bu hale getirdi. BDP'yi de değiştirdi. Demirtaş, "bayrak, vatan," diyor. Batıya açılıyor. Kendi kendilerine öz eleştiri yapmaları gerek. Dünya tarihinde olmayan şekilde 9 kere mağlup oldular. Ülkenin en önemli meselesi muhalefet sorunudur. Artık eski Türkiye'deki gibi muhalefet yapmamalılar. Muhalefet böyle gittikçe Ak Parti iktidar olamaya devam eder.

Yeni başkan seçilmesi konusunda nasıl bir yöntem izlenecek?

Ak Parti siyasi partiden öte bir dava partisidir. Fitne sokmaya çalışanlar var. Ak Parti'de koltuk, şan, şöhret, makam sevdası yoktur. Biz hizmet için yola çıktık. Biz istişareye önem veren bir partiyiz. Yarın il meclistekileri toplayacağız. Cuma günü milletvekili grubunu toplayacağız. Partinin lideri Recep Tayyip Erdoğan'dır. O ne derse odur. O da zaten bu istişareler sonucunda karar verir. Biz bu kararların arkasında sıkı sıkı durur, kenetleniriz ve hizmet etmek için çaba sarf ederiz.

27 Ağustos'ta Genel Başkan sıfatıyla kongreye gideceğiz. 28'inde de Cumhurbaşkan'ımızla birlikte göreve başlanacak.

Öne çıkan bir isim var mı?

Bu işi yapabilecek çok sayıda arkadaşımız var. Şahıslar tartışılmıyor. Değerler tartışılıyor. Milletvekili olmak zorunda olması zaten yasal koşuldur. Arkadaşlarımızın kanaatleri olgunlaşacak ve Erdoğan'ın kararıyla birleşerek daha büyük coşkuyla devem edeceğiz. Emanetçi bir başbakan olmayacak.

Ak Parti Türkiye'nin kaderiyle bağlantılıdır. Ak Parti'nin geleceği Türkiye'nin geleceğidir. Biz diğer partilere benzemeyiz. Uyumlu, güçlü bir isimle Başbakan ve Genel Başkanla yolumuza devam edeceğiz.

Sayın Gül başarılı ve siyaseti bilen bir isim. Tabi ki partiye gelebilir. Partimize fitne sokmak nafile çalışmalardır. Bu işi yapabilecek birçok başarılı isimler var. Üç dönemde tabi ki yüzler eskiyor, insanlar yeni heyecanlar arıyorlar. Başarılı arkadaşlarımızı başka alanlarda değerlendirmek istiyoruz.Yeni Genel Başkan ile birlikte kabinelikte değişimler olabilir.

"Erdoğan neden istifa etsin?"

Bugüne kadar Erdoğan'ın köşke çıkmaması için uğraşan bu iki parti şimdi de köşke çıksın diye uğraşıyorlar. CHP kendi başarısızlığının üzerini örtmek için çabalıyor. Erdoğan neden istifa etsin. Zaten cumhurbaşkanlığı görevine başlamadı. Mevcut Cumhurbaşkanı hala görevde. Görevi 28 Ağustos'ta bitiyor. Cuma günü görev YSK'da bitiyor. Bundan sonraki görev meclisindir.

 

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

halidetonga@kanalahaber.com

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler