18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul17 °C
  • Ankara8 °C
  • İzmir16 °C
  • Konya11 °C
  • Adana15 °C
  • Antalya17 °C
  • Diyarbakır18 °C
  • Bursa14 °C
  • Kayseri7 °C
  • Kocaeli7 °C
  • Şanlıurfa16 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel19 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Aileler şikayetçi olacak
İHH: Mağdur aileler suç duyurusunda bulunacak
Aileler şikayetçi olacak
01 Haziran 2010 / 22:58 Güncelleme: 01 Haziran 2010 / 22:58

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Dede, Gazze'de meydana gelen saldırıyla ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi. Dede, olayın ardından mağdur olan ailelerin, İsrail hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
 

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Dede, İHH İnsani Yardım Vakfı'nın Fatih'teki genel merkezinde bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda son durumu değerlendiren Dede, ölü ve yaralı sayıları ile ilgili tartışmalara da son noktayı koydu.
 

Dede yaptığı açıklamada, "İnsani yardım gemilerine yapılan saldırı sonucu arkadaşlarımızın hapislik süresi halen devam etmektedir. Şuana kadar 8 kişi yük gemisinden gelen arkadaşlar. İstanbul'a gelip giden 3 yabancı katılımcı vardı. İnşallah akşama doğru 5 kişi daha havaalanına inecek ve aramıza katılacaklar" dedi.
 

Yaralıların durumuyla ilgili endişeli olduklarını ifade eden Dede, "En çok endişe duyduğumuz oradaki yaralı arkadaşlarımız. Yaralı arkadaşlarla ilgili uçak gönderdiler ve bir kısmı Ankara'ya ulaştı. Yaralılarımızdan 4 tanesi ağır olanlar Kudüs'teki hastanede ameliyat edildiler. Kendilerine gelir gelmez ailelerini aramışlar. Kendilerini iyi hissetmediklerini söylemişler" diye konuştu.
 

Yaralıların Türkiye'de tedavi edilmesini isteyen Dede, "Bu arkadaşların tedavilerinin terörist İsrail tarafından değil, buradaki hekimlerce yapılmasını arzuluyoruz. İnşallah ne bir arkadaşımızı ne de bir yük gemimizi orada bırakmadan bu operasyonu tamamlamış olacağız. Dışişleri çalışanlarına teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. 
 

Ölü ve yaralı sayısında yaşanan sıkıntıları dile getiren Dede, yaptığı açıklamayla son noktayı koydu. Dede, "Biz isimler noktasında dışişleri bakanlığının açıklaması olmadan bir duyuru yapmıyoruz. Bugün çıkmış olan haberleri erken saatlerde almıştık. Kesinlik kazanmadığından dolayı paylaşmadık. Muarrem Koçak yanlış, Muarrem Kavakçıoğlu ismi doğrudur. Özellikle şunu rica ediyorum. Geride kalan aileler var. Giden akrabalarının sağ olduğunu öğrenmek için büyük beklenti içindeler. İsim verirken dikkatli olunması gerektiği kanaatindeyim" dedi.
 

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Dede, daha sonra olayda hayatını kaybeden kişilerin isimlerini sıraladı. Dede, yapılan incelemelerin ardından İbrahim Bilgen, Ali Haydar Bengi, Ali Ekber Yaratılmış ve Muammer Kavakçıoğlu'nun öldüğünü doğruladı. 
 

Ölü ve yaralı isimlerindeki karışıklıkların nedenini anlatan Dede, "Operasyondan sonra diğer arkadaşlardan ayrı tutulduğu için üzerinden çıkan kimlik bilgilerine göre tanımlanmışlar. Kimse teşhis etmemiş. Herkesi tanıyan 5 kişi, cesetlerle ilgili bir tanımlama yapacaklar. O zaman kesinleşmiş olacak. Bugün arkadaşlara 1'er dakika konuşma fırsatı vermişler .Orada da çelişkili haberler var. Çıkan arkadaş o an ne duyduysa onu söylemiş. Cenazeler şuan gemide" dedi.

"MAĞDUR AİLELER SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAK"
İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Dede, saldırı olayı nedeniyle mağdur olan ailelerin yarın savcılığa gidip suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi. Konuyla ilgili bilgi veren Dede, "Katılımcı olan insanların aileleri, vakfımız, şuan dünyada açılabilecek bütün mahkemelere İsrail hakkında, başbakan hakkında suç duyurusunda bulunacak. Türkiye'de MAZLUMDER organize ediyor suç duyurusunu. Yarın İstanbul Adliyesi'ne suç duyurusu için gidilecek. Aileler orada olacaklar" diye konuştu.
 

İsrail'in operasyonun ardından imzalattığı belgeleri tanımıyoruz diyen Dede, "(İsrail)Kendi rızaları ile gelmiş diye kağıt imzalatmak istiyor. İsrail'in imzalatmak istediği evrakların hiçbirin kabul etmeyeceğiz diye sözleşmiştik" dedi.
 

İsrail'den gelen telefonlarla taciz edildiklerini belirten Dede, "İsrail'den gerek bizi, gerek telefonlarını almış oldukları ailelere taciz için arıyorlar. Bununla ilgili de suç duyurusunda bulunacağız. Uluslararası numaralardan arıyorlar" diye konuştu
 

Dede, "Yaralı sayısı 20'dir 16'sını zaten dışişleri bakanlığına bildirilen 4'ünü de Kudüs'e koymuşlardı. Hayatını kaybeden 9 kişidir" diyerek ölü ve yaralı sayısındaki rakam kargaşasına son noktayı koydu.
 

Öte yandan Gazze Gemisi'nin kaptanı Talat Can'da İHH İnsani Yardım Vakfı'nda yapılan toplantıda söz aldı.  Kaptan Talat Can, olay gecesi yaşanan olayları en ince ayrıntısına kadar anlattı. Talat Can, "T.C kanunlarına göre yetkilendirilmiş bir gemi kaptanıyım ben. İskenderun ve Haydarpaşa'dan çıkış yapmış bir geminin kaptanıyım. Taşıdığım yük yasal. Her şeyi yasal olan, devlet izni ile yola çıkan geminin kaptanıyım. İHH ile bu gemiye katıldım. Ben onları ve T.C'yi temsilen bu yola çıktım. Biz gönül verdiğimiz bu işte samimi şekilde hareket ettik. Mavi Marmara D7'ye Bülent başkan ve gemi kaptanı direktifleri doğrultusunda tüm yasal rotaları takip ettik" diye konuştu.
 

Operasyon anını anlatan Can, "Uluslararası sularda seyrettik. 68 mil dışında bir mevkide seyrederken Mavi Marmara Gemisi'nin yarım mil gerisindeydik. Benim gemimim arkasında bir bulut geldi. Sanal bir şeydi. Bir cihazla sağlanan bir şey gibiydi. Mavi Marmara'ya da bunu rapor ettim. Bu bulutun arkasında ışıklar belirmeye başladı. Sonra çok yüksekte helikopterler belirmeye başladı. Kesin emin olamıyorsunuz o şartlar altında ama arkanızda bir bulut var. Daha sonra bizim gemimiz yani Mavi Marmara tekrar bizim arka rotamıza girdi. Arkamızda gelmeye başladı. Tekrar önümüze geldiği anda o bulutun içinden bu Zodyak botlar çıktı. Helikopterler alçalmaya başladı. Pozisyonumuzu değiştirmedik. Devamlı ikaz ediyorlar vuracağız diye. Ben kendilerine söyledim; Türk bayraklı bir gemi yasadışı yük olmadığını, silahsız olduğumuzu bildirdim" dedi.r0ünü doğruladı. 


"SİZE ATEŞ EDECEĞİZ, BATIRACAĞIZ DİYE TEHDİT ETTİLER"
Can, "Beni uluslarası sularda durduramayacaklarını söyledim. Ona rağmen 'size ateş edeceğiz, 'batıracağız' diye tehdit ettiler. Bir anda Mavi Marmara'ya ateş etmeye başladılar. Direkt ateş ettiler. Ondan sonra dumanlar çıkmaya başladı. Kaptan yara aldığını söyledi. İnsanları öldürüyorlar diye anonslar yaptı telsizden. Öteki gemi de bize yaklaşarak Mavi Marmara'dan gelecek haberleri bekledik. Geminin mevkisini bildiren cihazımı çalıştırdım, kaybolduğumuzu belirten. En sonunda kaptan 'köprüden girdiler' dedi. Camları kırmışlar, kaptanı darp etmişler ve sonra Bülent abi zor durumda kalmamak için açık denize çıkmamızı söylediler. Biz de açığa gittik. 85 mil civarına çıkmak için. İki tane büyük askeri gemi geldi. Tekrar ikaz etti seni vuracağız diye. Baktım ki bizi vuracaklar. Yolu kesmek zorunda kaldım" diye konuştu.

"ACI SU İÇİRDİLER, ÇOK AĞIRIMA GİTTİ"
Kendilerine acı tat veren su içirdiklerini anlatan gemi kaptanı Talat Can, "Kombat timi denilen bir grup asker gemiye çıktı. Herkesin başına iki silah tuttular. Bize bir su içirdiler. İçtikten sonra acı bir tat veriyor. Devamlı bir baskı ve her hareketimiz kontrol altında. Uyutmadılar. Asdod limanına geldik. Kendilerini olumlu gösterecek her şeyi kameraya çektiler. Limana geldik. Her şey orada kaldı. Özel eşyalarımıza el koydular" dedi.
 

Kendilerine içilen suyu tahlil ettireceklerini ifade eden Can, "Tahlil yaptıracağız. Ağlamamak için zor tutuyorum kendimi. Çok ağırıma gitti" diye konuştu. İHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler