YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Ahmet Özal'dan çarpıcı açıklamalar
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal, babasının ölümüyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Ahmet Özal'dan çarpıcı açıklamalar
26 Aralık 2012 / 12:50 Güncelleme: 26 Aralık 2012 / 14:18

 

Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal, babasının öldüğü tarihte Anadolu Ajansı (AA) foto muhabiri tarafından çekilen bir fotoğrafı göstererek, ''Rahmetli hastaneye, çocuk bölümüne girerken. Ölü bir hali varsa, söyleyin. Ayağına bakarsanız, ayağına basıyor, kollarından yardım ediyorlar. Bu hastane girişiyle ifadelerdeki hastane girişi benziyor mu  Merak ediyorum. Birinin bunu açıklamasını istiyorum'' dedi. 
 
Ahmet Özal, babası Turgut Özal'ın ölümüne dair iddialara yanıt vermek amacıyla düzenlediği basın toplantısında, Özal'ın ölümüyle ilgili karanlıkta kalan bir çok yön bulunduğunu söyledi. 
 
Devlet Denetleme Kurulu (DDK) raporunun kendisine ulaşan bölümlerini okuyan Özal, Turgut Özal'ın mezarının açılmasına, bu raporda yer alan iddialar üzerine karar verildiği hatırlattı. 
 
Raporda da yer alan kan örneklerinin yok olduğunu ifade eden Ahmet Özal, aile olarak 1998'de kan örneklerini talep ettiklerini ve soğutucu arızalandığı için çöpe gittiğinin söylendiğini anlattı. 
 
Bunun gibi bir çok örnek bulunduğunu anlatan Özal, ''Hastaneye gittiğinde, tekrar hayata getirme sırasında verilen sodyum karbonat miktarı için doktorlar, 'Öyle bir miktar normal insanı bile öldürür' dedi. Kan değerleriyle ilgili bulunanlar ürkütücü'' dedi.
 
 
''Ambulans yoktu, hasta taşıma aracı bulundu''
 
 
Adli Tıp Kurumu'nun teknik bulgularının yurt içi ve dışındaki başka teknik uzmanlarca da yorumlanmasını isteyen Ahmet Özal, sözlerine şöyle devam etti:
 
''Rahmetli vefat ettiği gün ambulans yoktu. Hasta taşıma aracı bulundu. 1970 model, 3. vitese geçmeyen ve yürüyemeyen bir araba getirildi. İçinde hasta ayağa kalkamıyor, 40 derece açıyla oturabiliyor. Gülhane Askeri Tıp Akademisi'ne haber verilmesine rağmen, buradaki insanlar tedavi için beklerken, nedense bir anda araç Hacettepe Hastanesi'ne götürülüyor. Hacettepe Hastanesi'nde kimsenin haberi yok, Çocuk Bölümü'ne götürülüyor. Çocuk Bölümü'nde büyük acile götürülüyor. Korumalar 'Doktor' diye bağırıyorlar, çünkü doktor yok, çünkü haber de verilmemiş. Bazı ifadelere göre, orada yarım saatle 40 dakika arasında bekletiliyor. Karnını tutarak iniyor. Bunların şahitleri var. Şimdi ben size şunu okuyacağım: Hacettepe Hastanesi'ne vardığında, o zamanki doktor Aysel (soyadını söylemeyeceğim, DDK raporunda var), 'Benim kanaatim hastaneye ölü geldi. Bütün müdahalelere rağmen geri döndürülemediği yönündeydi. Gördüğümde hiç bir canlılık emaresi yoktu. Nabız ve tansiyon alınamıyordu. Göz pupilleri dilate olmuştu, el ve ayaklarda morarma başlamıştı. Gözlemime göre, hastaneye getirildiğinde, en az 20-30 dakika önce ölmüştü. Veriler bu durumu gösteriyordu. Ne Köşk'te ne ambulansta müdahale yapılmıştı.'
 
Ambulansta bir şey yapılamazdı, çünkü ambulans değildi, içinde ekipman yoktu. Sadece bir hasta taşıma aracıydı. Dr. Mustafa Kadri (soyadını yine söylemiyorum) beyanında, 'Ben ve diğer doktor arkadaşlar, yardımcı sağlık personeliyle sayın Cumhurbaşkanı'nı karşıladık. Ambulansta kimler vardı tam olarak hatırlamıyorum. Aracın önünde şoför vardı. Ambulans sedyesini çıkarmakta zorlandık. Rahmetli sedyede yatıyordu. Vücudunun baş kısmı, 30-45 dereceye nispeten dik duruyordu, yani oturuyordu. Tansiyonunu ve nabzını alamadık. Muhtemelen kalbi ve solunumu durmuştu. Rahmetlinin bu haline halk dilinde tanımlamayla 'ölü' diyebiliriz. Ancak o anki bulgulara baktığımızda tıbbi anlamıyla öldüğünü söyleyemeyiz' şeklinde açıklamaları var. Babam, 20 dakika önce oraya varmadan önce ölmüş.''
 
 
"Fotoğrafın şimdi önemi var''
 
 
Basın toplantısında babasının öldüğü tarihte AA foto muhabiri tarafından seçilen fotoğrafı da gösteren Ahmet Özal, şöyle konuştu: 
 
''Bir fotoğraf göstereceğim. Rahmetli hastaneye, çocuk bölümüne girerken. Ölü bir hali varsa, söyleyin. Bu resim, AA'nın çektiği resimdir. 17 Nisan tarihinde ve arşiv numarası vardır. Ayağına bakarsanız, ayağına basıyor, kollarından yardım ediyorlar. Oradaki sağ ayak, rahmetlinin, sol ayak korumanın. Korumaları tanıyorum. Bu ifadelerle ben de merak ediyorum ve soruyorum, hiç bir bilgim yok. Bu hastane girişiyle ifadelerdeki hastane girişi benziyor mu  Merak ediyorum. Birinin bunu açıklamasını istiyorum. Bu, AA'nın fotoğrafı. Devletin ajansı.''
 
8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal, bu fotoğrafın daha önce Rota Ajans'ta yayımlandığını, aynı gün Milliyet Gazetesi'nin tek sayfa çıkan ekspres baskısında da yer aldığını belirterek, şunları kaydetti: 
 
''O tarihlerde tabii bu resmin çok önemi yoktu. Şimdi önemi var. 17 Nisan ekspres baskı Milliyet Gazetesi. 30 dakika önce ölmüş bir insan, yürüyerek, yardım edilerek, kollarından tutularak hastaneye girebilir mi  Tıbben bunu doktorlara soruyorum. Bu resmi ben çekmedim, bilmiyorum. Türkiye'de hiç bir şey gizli kalmaz. Adli Tıp Kurumu raporu da Türkiye'de gizli kalmayacak. Türkiye'de yeni bir yapı var. Bunlar ortaya çıkacaktır. Ancak bunların altında kalacak insanlar da olacak. Aldığım tüm hakaretlere rağmen buraya kadar geldim. Bundan sonrası Allah'ın, adaletin takdiridir.''
 
AA
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler