19 Ekim 2017 Perşembe
  • Altın151,185
  • BIST107.617
  • Dolar3,6668
  • Euro4,3300
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8357
  • İstanbul18 °C
  • Ankara8 °C
  • İzmir15 °C
  • Konya7 °C
  • Adana24 °C
  • Antalya22 °C
  • Diyarbakır15 °C
  • Bursa13 °C
  • Kayseri10 °C
  • Kocaeli11 °C
  • Şanlıurfa22 °C
  • Gaziantep21 °C
  • İçel24 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Adil bir karar bekliyoruz
Başbakan Yardımcısı Arınç, Balyoz Planı davası temyiz duruşmasında Yargıtay'ın sanıkların savunma hakkına çok dikkat ettiğini belirterek, "Adil bir kararı beklemek bizim hakkımız" dedi.
Adil bir karar bekliyoruz
30 Temmuz 2013 / 01:22 Güncelleme: 30 Temmuz 2013 / 01:24

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Balyoz Planı davasının temyiz duruşmasıyla ilgili, "Yargıtay, bütün sanıkların, savunmalarını saatler boyu dinliyor, savunma hakkına çok dikkat ediyor. Umarım oradan tam adil bir kararı beklemek bizim hakkımız" dedi.

Arınç, TRT Haber'de canlı yayınlanan Neler Oluyor programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.

"Gezi olayları Türkiye'yi bir türbülansa sokma girişimi miydi?" sorusu üzerine Arınç, olayların başlangıcını anlatarak, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuya duyarlı kesimlerle görüşüp, mahkeme kararı doğrultusunda hareket edileceği sözünü vermesine karşın protestoların farklı amaçlarla sürdürülmeye çalışıldığını, kolluk güçlerinin de buna müdahale ettiğini söyledi.

Gösterilerin hükümeti devirmek amacıyla yapılmış olabileceğini söyleyen Arınç, "Muhalefetin 'bu hükümet gitsin' demekten başka söyleyebileceği doğru bir şey yok. Siyaseten bu onların da hakkıdır. 'Bu hükümet kötü, yanlış işler yapıyor, gitsin. Ben ülkeme daha güzel hizmet edeceğim' diyebilirler ama bunun yeri Meclis'tir" diye konuştu.

 Kanundan, nizamdan yanayız

"Özellikle sosyal medyada okullar açıldığında yeniden bir hareketlenme olacağına dair iddialar gündeme geliyor, size de ulaşıyordur. Tavrınız ne olacak?" sorusu üzerine Arınç, bu iddiaların kendilerine de ulaştığını söyledi.

"Önümüzdeki dönemden itibaren bu protestoların farklı amaçlarla ve farklı şekillerde gündeme gelebileceği yönünde istihbaratımız var" diyen Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü.

"En azından eylülden sonra üniversitelerin açılmasını bahane edebilirler, spor gösterilerini bahane edebilirler. Farklı günleri kendi amaçları bakımından çok önemli saydıkları için o günlerde yine geçmişte yaşadığımız olaylara benzer bir takım davranışlarda bulunabilirler. Bunlara kesinlikle müsaade edilmez. Hukukun dışına çıkıldığı zaman hukuk devleti bunlara mutlaka karşı koyar. Biz de elimizdeki imkanlarla bunları önlemeye çalışırız. Bunda da mutlaka başarılı oluruz. Önümüzdeki protesto eylemleriyle mahalli seçimlere giden süreç içinde Türkiye'yi daha çok karıştırmak herkesi bir korku ve endişe içerisine koymak, hükümeti bu yollarla daha kolay yıpratabileceklerini düşünmek birilerinin kafasında olabilir."

Arınç, "Seçimlerle ilişkili olabileceğini mi düşünüyorsunuz" sorusuna karşılık, gelecek seçimlerin Türkiye için çok önemli olduğunu söyledi.

"Unutmayın bu protestoları yapanlar siyasi amaçlarla mutlaka hareket ediyorlardır ama siyasi amaçlarla hareket etseler, demokratik sistemlerde bunun yöntemi bellidir" diyen Arınç, sokaktaki muhalefetin kanun dışında bir yol seçmesinin kabul edilemeyeceğini belirtti.

Silivri'de önemli bir karar verilecek

"Bu olaylarla bağlantılı olduğunu düşündüğüm hemen önümüzde bir hadise var" diyen Arınç, 5 Ağustos'ta Silivri'de önemli bir davada önemli bir karar verileceğini anımsattı. "Ergenekon'da sona doğru gelindi" denilmesi üzerine Arınç, "Bunun ismini siz koydunuz, bir tanesi bitmişti, şimdi Yargıtay'da temyiz aşamasında" diyerek Balyoz planı davasının temyiz duruşmasına da değindi.

Arınç, "Yargıtay, bütün sanıkların savunmalarını saatler boyu dinliyor, savunma hakkına çok dikkat ediyor. Umarım oradan tam adil bir kararı beklemek bizim hakkımız" dedi.

Şimdi Silivri'de yine önemli bir karar verileceğini belirten Arınç, şunları kaydetti:

"Bu kararın da sükunetle, hukuk yollarını tamamen tüketinceye kadar, hukuk açısından verilecek mücadeleyle geçirilmesi gerekirken, şimdi yine internet medyasından veya sosyal medyadan 'Silivri'yi işgal et' şeklinde bir yayılma başladı. Esasen CHP'li milletvekillerinin bundan 1-2 ay önce Silivri'de mahkemeyi bastıklarını biliyoruz. Mahkeme yapılamaz hale geldi, ertelendi, tutanaklar tutuldu. Şimdi onlara göre bazıları hakkında fezleke zannediyorum tanzim edildi veya edilecektir. Çünkü yargılamayı etkileyen, yapılamaz hale getiren, Türk Ceza Kanununda siz de olsanız, ben de olsam, suç işliyor kanaati oluşabilir.

Şimdi, 'Silivri'yi işgal et' eğer bu sosyal medyada yine Gezi olaylarında veya Taksim olaylarında olduğu gibi belli yerleri harekete geçirecek ve kanun dışılıklar Silivri'de mahkeme dışında veya mahkeme içinde Allah korusun tahribat verecek bir noktaya ulaşırsa bu amaçlarına ulaştıklarını gösterebilir. Dolayısıyla ben duyarlı yurttaşlarımızdan bu tür tehditlere, şantajlara, provokatif eylemlere kesinlikle inanmamalarını, yüz vermemelerini ve bu tür sosyal medyadan yapılan çağrılara karşı kendi hukuki haklarını kullanmalarını bekliyorum.

Yoksa Silivri'yi kimsenin işgal etmeye hakkı yok, yetkisi de yok, imkanı da yok. Göze hoş gelmeyen bir takım olaylar yaşanabilir ama Silivri'deki mahkeme mutlaka görevini yapacak şekilde korunur. Bu hükümet olarak da kolluk güçleri olarak da bizim üzerimize düşen bir görev. Çok uzun vadeli değil ama önümüzdeki 5 Ağustos'u düşünerek yapılan bir provokatif eylem davetini ben şimdiden halkımızın duyarlılığına havale ediyorum. Eylül olur, ekim olur, kasım olur Türkiye'de günler bitmez her olayı ajite edebilecek güçler var Türkiye'de. Bunun Gezi olaylarıyla nasıl yaygınlaştığını hatta yurt dışından nasıl yönlendirilebildiğini çok iyi biliyoruz. Bununla ilgili bir takım teknik bilgiler bazı iddianamelerde yer alıyor."

AA

misalen
 // yılmaz türk
Şayet ben Başbakan olsam : Sayın Arınç sizi 60sn geçmeden görevden alırım....
30 Temmuz 2013 Salı 12:04
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler