YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Acının yok ettiği sınır
En zor anında namusunu sana emanet edip gidiyorsa, kendisine saldırıldığı zaman güvenebileceği tek insan sen isen, daha hangi sınırdan söz ediyorsun! Celal Kazdağlı'dan sınırda yaşanan gelişmeler hakkında tüm sorulara cevap veren çarpıcı yazı...
Acının yok ettiği sınır
01 Ekim 2014 / 10:04 Güncelleme: 01 Ekim 2014 / 10:12

İşte Kazdağlı'nın sınırdaki gözlemlerinden yola çıkarak kaleme aldığı o yazı,

Savaşa giden genç insan geride bıraktığı annesini, babasını karısını, çocuklarını kime emanet eder?

Rojavalı gençlerin çatışmaya giderken geride bıraktıklarını kime emanet ettiğini gözlerimle tanıklık ettim.

3 saat kadar Suruç’un Yumurtalık bölgesindeydik geçen hafta. Fatin Dağıstanlı, Orhan Miroğlu, Fahrettin Damga ile birlikte sınırın sıfır noktasına gittik. Kanal A için canlı yayın gerçekleştirdik.

Onlarca Kürt genci kadınlarını ve çocuklarını Türkiye’ye, Suruç’a, akrabalarına, komşularına teslim edip gittiler. “Savaştan sonra gelip alacağız… size emanet” dediler.

En zor anında namusunu sana emanet edip gidiyorsa…

Kendisine saldırıldığı zaman güvenebileceği tek insan sen isen…

Daha hangi sınırdan söz ediyorsun…

O Kürt gençleri geleceklerini, sana emanet edip gidiyor…

Köylerine saldırı gerçekleştiğinde öyle bir koşup gelmişler ki, ne mayın ne tel örgü onları önleyebilmiş.

1948’de dikilen tel örgüler o kavuşmaya engel olamamış…

Tel örgü ile yetinmeyip bir de mayın döşemişlerdi ya 1950’lilerde… O mayınları bile aldırmadan üzerlerine basa basa gelmişler…

Diğerleri kurtulsun diye bedenlerini yatırmışlar mayınlara…

Sınıra dayandıklarında Ankara “kapıları açın” talimatını verinceye kadar Belediyeler yetişmiş, tel örgülerin ardından yardım malzemelerini ulaştırmışlar.

Bizzat Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Celalettin Güvenç yanlarına gelmiş.

Kapılar açılınca 3 günde 140 bin kişi içeri alınıp, hemen kalıcı yerlere ulaştırılmış.

Kendilerine sığınan mültecileri değil, komşularını, akrabalarını karşılayıp, kucaklamışlar…

Kendilerinden sonra hayvanlarını, araçlarını alıp getirmişler…

Siz daha hangi sınırdan bahsediyorsunuz.

SIFIR SORUN

Hani Ahmet Davutoğlu Daışişleri Bakanı iken komşularla sıfır sorun demişti ya…

Sonra dalga geçtiler… Hepsiyle kavga ettik diye…

Gittik, Suruç’ta sınırın buhar olup eridiği sıfır noktasında gördük…

Halklar arasında hiçbir sorun yok…

Acıda birleşmişler… Dramı paylaşmışlar… Tarihdaş olduklarını, aynı millet olduklarını göstermişler…

Siz hala sorundan söz ediyorsunuz…

Yukarda rejimler, devletler başka türlü işlerin içine girebilirler…

Mezopotamya’yı bölmek, insanları birbirleri ile çatıştırmak, petrole el koymak isteyebilirler…

Ama aşağıda Mezopotamya milletinin arasında sorun yok.Bir olmak, beraber olmak istiyorlar.

Onların kafasında sınır yok.

Şimdi ABD koalisyon diye ortaya çıkmış. “IŞİD var” diyor, “tehlike, ona karşı birleşelim.”

Onun birleşme dediği havadan bombalamak…

“Ey Türkiye gel şu Mezopotamya milletini bombala” diyor.

Bugün bölgede yaşadığımız tablo kimin eseri? ABD’nin…

ABD kendi eseri olan sonucu değiştirmek için önderlik yapabilir mi?

ABD’nin sorunu çözmek için bir planı, stratejisi var mı?

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler