YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Açılımın fiyasko olduğu ortaya çıktı"
Taş atan çocuklarla ilgili yasal düzenleme bu hafta görüşülecekti ancak iptal edildi. CHP bu iptal üzerine açılım fiyaskoya dönüştü açıklaması yaptı. İşte CHP'li Hakkı Suha Okay'ın o sözleri...
"Açılımın fiyasko olduğu ortaya çıktı"
07 Aralık 2009 / 14:03 Güncelleme: 07 Aralık 2009 / 14:05

CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha okay, ''taş atan çocuklarla'' ilgili düzenlemeleri de içeren Terörle Mücadele Kanununda ve bazı kanunlarda değişiklik öngören kanun tasarısının görüşmelerinin iptal edilmesini değerlendirirken,  ''Açılımın tek somut göstergesi olan tasarı da geri çekilerek açılımın nasıl bir fiyasko olduğu ortaya çıkmıştır'' dedi.

Okay, Mecliste gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, 10 Aralık Perşembe günü Adalet Komisyonunda görüşülmesi beklenen Terörle Mücadele Kanunu ve bazı yasalarda değişiklik yapılmasına ilişkin tasarının görüşmelerinin iptal edilmesi kararına ilişkin görüşlerini açıkladı.

Tasarının, TBMM'ye 10 Kasım tarihinde geldiğinde, bu tasarının içerisinde yargılamanın yenilenmesiyle ilgili düzenlemenin bulunduğunu, terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan ve bazı terör örgütü mensuplarına yeniden yargılanma imkanı yaratarak, örtülü af getirilmesinin öngörüldüğünü açıkladığını anımsatan Okay, dün yaptığı yazılı açıklamada da bu görüşünü tekrarladığını, tasarının geri çekilmesini talep ettiklerini söyledi.

Adalet Bakanlığı tarafından, yargılamanın yenilenmesinden 208 terör örgütü mensubunun yararlanacağının ifade edildiğine dikkati çeken Okay, şunları söyledi:

''Yani Bakanlığın, bu tasarı içerisinde saklı bir amacı vardı ve bu amacını ortaya koymamıştı. Tasarının gerekçesinde bu yer almamıştı. Ne zaman biz açıklama yaptık, onun üzerine Bakanlık suçüstü yakalandı ve de yeniden yargılamadan terör örgütü mensuplarının yararlanacağını ifade etti. Bakanlığın açıklamasında, özellikle, terör örgütü başı için yeniden yargılama imkanının verilmeyeceği söylenmişti. Oysa, ceza hukukunun ana bir prensibi vardır; lehte olan hükümler suçlu lehinde kullanılır, aleyhine olan hükümler suçlu aleyhine kullanılamaz. Bunu da gözardı eden bir Bakanlık açıklaması idi. Aslında Adalet Bakanlığı gibi bir bakanlığın özellikle böylesi önemli yasal düzenlemelerde kamuoyunu açık, şeffaf, doğru ve dürüst bilgilendirmesi ve yasayı niçin getirdiğini açıkça ortaya koyması gerekir. Maalesef kimi zaman kelime oyunlarının arkasına saklanıp, kimi zaman laf cambazlığı yapıp kimi zaman gerekçeden saklanıp Türkiye'de yasama faaliyeti yapma çabası vardır.''

''BU AÇILIM SONUÇLANMIŞTIR, SONLANMIŞTIR''

Getirilen yasal düzenlemelerin açık bir şekilde ortaya konulması gerektiğini söyleyen Okay, şöyle devam etti:

''Sen düzenlemeye 'taş atan çocuklar tasarısı' diyeceksin, arkasına yeniden yargılamayı saklayacaksın ve kamuoyu gündeminde de taş atan çocukları öne çıkaracaksın. Sonuç itibariyle, 'taş atan çocuklar' bu 'açılım' adı verilen ve Mecliste yapılan genel görüşmenin en somut kanun tasarısıydı. Bunu İçişleri Bakanı ifade etti. Peki şimdi ne oldu? Demokrasi, barış adına getirdiğiniz tasarıyı geri çekiyorsunuz. Bu tasarının içerisinde sadece taş atan çocuklar değil, bir de terör örgütü mensuplarının yeniden yargılanması saklanmış idi. Bu konuda anamuhalefet partisi olarak, bu tasarının, bu haliyle derhal geri çekilmesini istemiştik. Nitekim bu tasarının görüşmelerinin ertelendiğini ifade ettiler.

Toplumun böylesine gerildiği, böylesine tartışmalı bir ortamın yaşandığı ve yurdun dört bir yanında olayların yaşandığı bir zaman diliminde, bu tasarının görüşülmesi çok tehlikeli bir başlangıca yeniden bir ivme vermiştir. Türkiye'de bu tartışmaların yaşanması, santimetre kare nedeniyle olay çıkartanların, hele bir yeniden hukuksal zemindeki tartışmada çok daha ciddi boyutta sorunları beraberinde getireceği kaçınılmaz bir gerçektir. Bu haliyle tasarının görüşülmesinin şu aşamada geri çekilmiş olması ve özellikle bu tasarının çevresinde terör örgütü mensuplarına yeniden yargılanma imkanı veren düzenlemenin de geri çekilmesi isabetli olmuştur. Ama bir şey daha ortaya çıkmıştır; açılımın tek somut göstergesi olan tasarı da geri çekilerek, açılımın nasıl bir fiyasko olduğu ortaya çıkmıştır. Açılım adına yola çıkanlar, Türkiye'yi yeniden kardeş kavgasına sürüklemişlerdir ve neticede bu açılım artık sonuçlanmıştır, sonlanmıştır diyebiliriz.''

Hakkı Suha Okay, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in 2005'te yaptığı bir açıklamada, ''Türk Ceza Muhakemesi Kanununun 311/2. maddesine konulan 4 şubat 2003 tarihinin Apo'nun ve terör örgütü mensuplarının yeniden yargılanmasının önünü kestiğini'' ifade etiğini belirterek, ''O tarihten sonra bugün ne değiştirmiştir ki o dönemin Adalet Bakanı, bugünün Başbakan Yardımcısı o tasarının altına imza atmıştır?'' diye sordu.

Okay, bu tür girişimlerin ilk olmadığını öne sürerek, 2005 Mayıs ayında da böyle bir girişimde bulunulduğunu, CHP'nin tepkisi nedeniyle Terörle Mücadele Yasasının 6. maddesindeki değişiklik önergesinin geri çekildiğini anlattı.

''ERGENEKON'' SORUŞTURMASI

''Ergenekon'' soruşturması kapsamında ifadesi alınan kuvvet komutanlarının serbest bırakılmasına ilişkin bir soruyu da cevaplandıran Okay, şöyle konuştu:

''Özellikle, bu konu gündeme geldiğinden bu yana bu konuyla bağlantılı olduğu düşünülen kuvvet komutanlarının ifadesinin alınmamış olması, ciddi bir eksiklikti. Keşke o zaman kuvvet komutanlarının ifadesi alınsaydı, bu darbe günlükleriyle bağlantılı olarak halen içeride olan, darbe günlükleri nedeniyle bu suçun ortaklarından kabul edilen kişiler hakkında o dönemde bir değerlendirme yapılabilseydi. Bu aşamadan sonra komutanların da ifadesi alınması gözönünde tutularak iddianamenin hazırlanması, eğer haklarında bir dava açılacak ise o iddianamenin hazırlanmasını beklemek durumundayız. Anlaşılan o ki darbe günlüklerini hazırladığı iddia edilenler serbest bırakılmıştır. Ama bu darbe günlüklerinden dolayı birileri hürriyetinden mahrum edilmişlerdir. Darbe günlüğü hazırladığı iddia edilen Sayın Örnek, kesinlikle böyle bir günlük hazırlamadığını ifade ediyor.'' 

Okay, Diyarbakır'da bir kız öğrencinin türbanla okula gitmek istediğine ilişkin soruya, ''Milli Eğitim Bakanlığının bireysel olarak inisiyatif alacağı bir iş değildir. Bu, kurallara bağlıdır. Kurallar neyi emrediyorsa onun yapılması zorunludur. Milli Eğitim Bakanlığı, bu konuda bir alternatif üretemez'' diye cevapladı.

DTP'li milletvekillerinin, sineyimillete dönebilecekleri yönünde açıklamalarda bulunduğunun anımsatılması üzerine Okay, ''Halen sürmekte olan bir dava var ve yarın da görüşülecek. Davanın sonucunu yarın hep beraber göreceğiz. Bu tür dava aşamalarında değişik zaman dilimlerinde böylesine sineyimillet sesleri ifade edilir. O, sineyimillete dönme talebinde bulunan, veya milletin sinesinde yer alacağını düşünenlerin kendi tasarruflarıdır. Sonuç itibariyle davanın sonucu ortaya çıkmadan, görülmeden bir şey demek mümkün değil. Nihayetinde bir parlamenterin milletvekilliğinden ayrılması sadece parlamenterin kendi özgür iradesine değil, aynı zamanda TBMM Genel Kurulun kabulüne bağlıdır'' diye konuştu.

kına yakınız
 // erdoğan
sizde bunu istiyordunuz baykal'ın yeni şovalyesi bundan sonra tv lere çıkmanıza gerek yok sırça köşkünüzde oturun ve olanları seyredin bu arada kına yakınız beyler...
07 Aralık 2009 14:19
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler