YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Açılımı ne zaman anlatacak?
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, açılımın içeriğini yarın açıklayacak...
Açılımı ne zaman anlatacak?
11 Kasım 2009 / 08:47 Güncelleme: 11 Kasım 2009 / 08:53

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, ''demokratik açılım'' kapsamında atılacak adımları, genel görüşme istemi ile ilgili önergenin kabulü halinde, yarın (Perşembe günü) açıklayacağını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda ''demokratik açılım'' konusunda hükümet adına konuşan Atalay, AK Parti olarak, iktidara geldikleri günden beri terörün kabul edilemez, mazur görülemez, tahammül edilemez olduğunu devamlı vurguladıklarını belirterek, ''Hükümet olarak, bu konuda kararlı olduk ve terörle mücadelede en ufak bir zafiyet göstermedik, bundan sonra da göstermeyeceğiz'' dedi.

Terörle mücadele eden güvenlik güçlerine, sınır ötesi operasyon yapma yetkisi dahil, gerekli her türlü imkanı sağladıklarını, bugüne kadar da güvenlik güçlerinin, terörle mücadelede üzerlerine düşen görevi fedakarca ve başarılı bir şekilde yerine getirdiklerini ifade eden Atalay, ''Kendilerine milletçe şükran borçluyuz'' diye konuştu.

Terörle mücadelenin sadece güvenlik tedbirleriyle başarıya ulaşamayacağı, meselenin diğer boyutlarının da başarılı bir şekilde ele alınması gerektiğinin artık herkes tarafından kabul edilen bir gerçek haline geldiğini belirten Atalay, ''Başlattığımız Demokratik Açılım, terörü tüm boyutlarıyla ve bir bütün olarak ele almaktadır. Dolayısıyla, açılım süreci terörle mücadeledeki zafiyetin değil, tersine kararlı ve azimli mücadelenin bir sonucu ve gereği olarak anlaşılmalıdır'' dedi.

İçişleri Bakanı Atalay, terörle mücadele ederken, binlerce şehit verildiğini, binlerce güvenlik görevlisinin gazilik mertebesine ulaştığını, binlerce vatandaşın hayatını kaybettiğini, Türkiye'nin birlik ve bütünlüğünü, bu mücadeledeki kararlılığın şehit ve gazilerin fedakarlıklarına borçlu olunduğunu ifade ederek, ''Bu vesileyle, bir kez daha tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi de minnetle anıyoruz. Şehitlerimizin geride bıraktıkları emanetleri ve gazilerimizi başımızın tacı olarak görüyoruz. Onların istismarına ve incitilmesine asla müsaade etmeyeceğimizi de bir kez daha ifade ediyoruz'' diye konuştu.

Terörün, tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de büyük acılar yaşattığına vurgu yapan Atalay, millet olmanın gereğinin, bu acıları paylaşmayı ve birlikte yas tutmayı başarabilmek olduğunu kaydetti. Atalay, ''Biz bunu yaptık ve yapıyoruz. Ancak artık acıların da bitmesini istiyoruz. Şehit ve gazilerimize yenileri eklenmesin diyoruz. Daha fazla ana ve babanın yürekleri dağlanmasın istiyoruz. Paylaşılacak yeni acılar, yası tutulacak yeni kayıplar istemiyoruz. Kısaca, artık yeter diyoruz'' dedi. 
    
''ÇATIŞMA LOBİSİNİN DEĞİRMENİNE SU TAŞIYORLAR''
     
İçişleri Bakanı Atalay, kronikleşen terörün; bir süre sonra belli kesimlerin varlığından ekonomik, kurumsal veya siyasi rant devşirdikleri devasa bir sektör haline geldiğini söyledi. Atalay, bu kötülük sektörünü besleyen, terörün sonlandırılmasına yönelik her adımı boşa çıkarmak için canla başla çalışan bir ''çatışma lobisi''nin varlığının millet tarafından bilindiğini kaydetti.

Atalay, ''İşte demokratik açılım, sadece teröristle mücadeleyi değil, teröristi üreten ve onu sürekli hale getiren bu çatışma lobisiyle de mücadeleyi esas alan bir süreçtir. Demokratik açılımı, bir bölünme projesi olarak sunmaya çalışıp topluma sürekli bölünme fobisi pompalayanlar, bilerek ya da bilmeyerek bu çatışma lobisinin değirmenine su taşıyorlar'' şeklinde konuştu. 
    
''DEMOKRATİKLEŞME ÖNEMLİ''

     
Özellikle etnik milliyetçiliğe dayanan terörün çözümünde demokratikleşmenin önemli olduğunu düşündüklerini ifade eden Atalay, demokrasinin; özgürlük ve güvenliğin, ''birbirini gerektiren değerler'' olarak kabul edildiği bir yönetim modeli olduğunu, bu iki değerin, birbirine karşıt olmadığını vurguladı. Atalay, ''Tersine özgürlük, ancak güvenliğin sağlandığı bir ortamda mümkündür. Güvenliğin tam olarak sağlanması da, herkesin kendisini devletin eşit vatandaşı olarak hissettiği, 'öteki' olarak görmediği bir özgürlükçü düzenin varlığına bağlıdır. İşte biz, Demokratik Açılımla özgürlük-güvenlik birlikteliği ve uyumunu pekiştirmek istiyoruz. Hedefimiz, herkesin ama herkesin terör ve şiddetten arındırılmış bir coğrafyada kendini güvende ve özgür hissettiği, huzurlu, mutlu ve müreffeh bir ülkeyi adım adım inşa etmektir'' dedi. 
    
''TÜRKİYE'NİN PRANGALARINDAN KURTULMASI SAĞLANACAK''

     
İçişleri Bakanı Atalay, demokratik açılımı başlattıkları andan itibaren, daha ilk basın toplantısında hedefleri açıkça ortaya koyduklarını, buna rağmen, ''açılımın hedeflerinin belirsiz olduğu, binilen geminin rotasının belli olmadığının söylendiğini'', bu nedenle, Meclisin huzurunda bu hedefleri yeniden hatırlatmakta fayda gördüğünü, daha kapsamlısını Perşembe günü anlatacağını kaydetti.

Atalay, şunları söyledi:

''Her şeyden önce, Demokratik Açılım, Büyük Türkiye?nin ayağındaki prangalardan kurtulmasını sağlayacaktır.

İktidara geldiğimiz tarihten itibaren hedeflediğimiz Büyük Türkiye, milletimizin her ferdinin daha müreffeh, daha eşit ve daha özgür olarak yaşadığı bir ülkedir. AK Parti olarak bunun inşası ile meşgulüz.

Büyük Türkiye, komşularıyla sıfır sorun politikası izleyen, bölgesinde güvenliğin ve barışın teminatı olan ve küresel meselelerde belirleyici siyasi aktör olarak kabul edilen bir ülkedir.

Büyük Türkiye, başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere, uluslararası organlarda yer alan ve dünya politikasında söz sahibi olan ülkedir.

Büyük Türkiye, kısa bir süre önce G-20 zirvesinde diğer büyük ülkelerle küresel meseleleri tartışan ve karar mekanizmasında yer alan ülkedir. Biz bu günleri çok özlemiştik, çok. Bunları ilk defa görüyoruz.''

Küreselleşmenin, tarihte hiç olmadığı kadar iç ve dış politikayı birbirine yaklaştırdığını, birbirini belirleyici hale getirdiğini belirten Atalay, dış politikadaki başarının, içerideki temel sorunların halledilmesine huzur ve barış ortamının konsolide edilmesine bağlı olduğunu kaydetti.

Atalay, ''Bu bağlamda, demokratik açılımın en önemli amaçlarından biri de terörün sonlandırılarak güven ortamının pekiştirilmesidir'' diye konuştu.

Terörün, Türkiye'nin bölgesel ve küresel bir siyasi aktör olarak dünya barışına ve huzuruna yaptığı katkıyı olumsuz yönde etkileyen bir sorun olduğunu vurgulayan Atalay, ''Bu sorunun çözümü, iktidarı ve muhalefetiyle hepimizin özlediği büyük ve güçlü Türkiye?nin önündeki en önemli bariyerin kaldırılması anlamına gelecektir. Diğer yandan, Türkiye?nin yapıcı ve aktif dış politikası sayesinde terör örgütünün uluslararası arenada giderek yalnızlaştırıldığı ve bununla paralel olarak etkisizleştirildiği de bir gerçektir'' dedi.

''TEKRARINI KİMSE AKLINDAN BİLE GEÇİRMESİN''
     
Demokratik Açılım sürecinde birbirine bağlı iki somut sonucun gerçekleşmesinin hedeflendiğini ifade eden Atalay, şöyle devam etti:

''Birincisi, terörün sonlandırılması ya da minimum seviyeye indirilmesi, ikincisi de demokrasimizin geliştirilerek, standardının yükseltilmesidir.

Benzer sorunlarla karşılaşmış olan diğer ülkelerin tecrübeleri göstermiştir ki terörü sonlandırmanın yolu terör örgütünün silah bırakmasından geçmektedir.

Dağdan inişlerin özünde işte bu silah bırakma vardır. Eğer eli silahlı bazı kişiler, silahlarını bırakıp ülkeye geliyorlarsa bu terörle mücadelenin hedeflediği durumlardan biridir.

Buradan hiç kimse kendisi için bir zafer görüntüsü çıkarmaya kalkışmasın. Toplumun çok büyük bir kısmının duygularını rencide edici siyasi şovlar bu meselenin çözümüne değil, ancak çözümsüzlüğüne katkı sunabilir. Biz bunları asla onaylamıyoruz. Tekrarını da kimse aklından bile geçirmesin.

Dağdan inenlerin görüntüsünden mutlaka bir başarı hikayesi çıkarılacaksa, bu demokratik açılımın, milli birlik projesinin ve bin yıldır birlikte yaşayan milletimizin bundan sonra da birlikte yaşama iradesinin başarısıdır.

Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Herkes kanunların öngördüğü usul ve esaslara uymak zorundadır. Bu konuda hiç kimsenin ayrıcalığı ya da üstünlüğü bulunmamaktadır.

Şunu bir kez daha yüce heyetin önünde ifade etmek isterim; eve dönüş yapan bu vatandaşlarla ilgili bütün işlemler hukuk kuralları çerçevesinde yapılmıştır.

Bu sürecin bundan sonra sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi ve yeni sorunlara sebebiyet verilmemesi için herkesin daha sağduyulu davranması ve aklıselimle hareket etmesi gerekmektedir.''

''2 GÜN SONRA AÇIKLAYACAĞIM''
     
Demokratik açılımın diğer bir temel hedefinin de demokratikleşme olduğunu vurgulayan Atalay, ''Zira biz, terörün de etnik milliyetçiliğin de panzehirinin demokratikleşme olduğuna inanıyoruz'' diye konuştu.

Esasen bu açılımın, özellikle son on yıldır hız kazanmış olan büyük demokratikleşme atılımının aşamalarından biri olduğunu belirten Atalay, ''Bu atılımın bizim iktidarımız öncesinde başladığını, başta dil yasaklarının kaldırılması olmak üzere, idam cezasının kaldırılması, gözaltı sürelerinin kısaltılması ve DGM?lerin sivilleştirilmesi gibi önemli adımlardan bazılarının bizden önceki hükümetler tarafından atıldığını belirtmeyi siyasi kadirşinaslığın bir gereği olarak görüyorum'' dedi.

Atalay, hükümetleri döneminde atılan ve atılacak olan demokratikleşme adımlarını da önergenin kabulü halinde, iki gün sonra (Perşembe günü) anlatma fırsatı bulacağını kaydetti.

Beşir Atalay, ''Son olarak, bir kez daha belirtmeliyim ki demokratik açılım toplumun sadece belli bir kesimine yönelik değildir. Hedef, herkesin daha özgür ve müreffeh bir Türkiye?de yaşamasını sağlamaktır. Bu nedenle demokratik açılımın sloganı 'herkes için daha fazla özgürlük'tür'' diye konuştu.

Atalay, sözlerini, ''Bu süreçte biz, pozitif siyaset anlayışıyla ve iktidar sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Bu nedenle kimseye kapımızı kapatmıyoruz. Çözümsüzlüğü savunarak negatif siyaset yapmanın hiç kimseye faydası olmadığını söylüyoruz'' diyerek tamamladı.
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler