YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Abdullah Gül'ün internet isyanı
Abdullah Gül'ün internet isyanı
24 Şubat 2014 06:56
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dün bir grup gazeteciyle bir araya gelerek internet yasasında yapılan değişikliklerde oynadığı rolle ilgili açıklamalarda bulundu.

Gül, özellikle problemli iki konuda hükümete ilettiği önerilerin dikkate alınarak yapılan değişikliklerden sonra ortaya çıkan sonucun kendisini "tatmin ettiğini" söyledi.

Gül, dün İstanbul'da Tarabya'daki Cumhurbaşkanlığı Konutu'nda düzenlediği sohbette özetle şu mesajları verdi:

1-2 Problem vardı

"Ben Türkiye'nin yumuşak gücüne, soft power'ına hep vurgu yapan bir insanım. Ben Türkiye'nin esas gücünün burada olduğuna inanırım. Bu açıdan özgürlükçü politikalara hep inandım. İnternet meselesi isteseniz de istemeseniz de bu ortamı bütün dünyaya sağlıyor. Dünyadaki büyük değişikliklerin gerisinde internet yatıyor. Dünyayı şeffaf hale getiren, bütün sınırları kaldıran da internet. Günlük tedbirleri almak için uğraşan ülkeler var.

Ama internet yasağını açmaya dönük programlar geliştirilmiştir. Google'un geliştirdiği son proxy programları bu ülkelere dönüktür. Teknoloji bütün bu önlemleri aşıyor. Hangi yasayla hangi tedbiri getirirseniz getirin zaten engelleyemezsiniz. Daha önce 2007 yılında çıkarılan yasada bütün trafik bilgilerini servis sağlayıcıları TİB'e vermek zorunda. Özel hayatla ilgili hiçbir tedbir söz konusu değildi. Onun için geçen seçim döneminde bir sürü skandallar, şantajlarla karşı karşıya kalındı. Yeni yasa gelince çok dikkati çeken herkesi rahatsız eden bir-iki problemli nokta ortaya çıktı. TİB Başkanlığı'nın bütün trafik bilgilerini servis sağlayıcılarından elde etme hakkı varken, buna içerik sağlayıcıları da eklendi.

Yanlış düzeltilmesi gerekirken o yanlış devam etmiş oldu. Algıların değiştiği bir ortamda yaşıyoruz. O zaman kimse itiraz etmemiş. Bugünkü algı ortamı farklı. Didiklemeye herkesin hakkı var. Diğeri TİB Başkanı resen yayını, sayfayı kapatıyordu, itirazı olan mahkemeye gitsin diyordu. Bu da problemli. Bana gelen itirazlarda bu iki konu ön plandaydı.

Toplam 6 yasayı veto ettim

Bunları değiştirmenin, itiraz etmenin iki yolu vardı. Biri; veto ederseniz, görevinizi yapmış olursunuz. Diğeri de 'Önemli olan bunları düzeltmektir' deyip başka bir yol takip edersiniz. Her Cumhurbaşkanı kendine göre usuller geliştiriyor. Ben de başından beri şöyle bir yol takip ettim. Yasalar komisyona gelir gelmez bunları aldırıp detaylı bir şekilde inceleriz, önerilerimizi yaparız ve bunların büyük bir kısmı komisyon ve genel kurulda düzeltilerek önümüze gelir. Ben bugüne dek altı yasayı veto ettim. Süleyman Bey 14 yasayı veto etmiş. Sayın Sezer daha çok veto etmiş. Benim şöyle bir imkânım var. İlk Ak Parti hükümetini ben kurdum. Benim bu ilişkim Meclis'te birçok yasayı daha önüme gelmeden düzelttirme imkânını veriyor. Ben bunu çok kullandım sizin bilmediğiniz, farkında olmadığınız birçok yasada. Burada önemli olan şey, doğru olan bir şey çıkarmak.

Bakana uyarılarımı yaptım

Bu yasa önüme geldiğinde baktım, 126 maddesi olan bir torba yasaydı. Gönül isterdi ki, böyle şeyler torba yasa içinde değil, ayrı yasa olarak gelsin. Bu torba yasa içinde insanların dört gözle bekledikleri düzenlemeler vardı, milyonlarca engelli, yaşlı insanlarla ilgili düzenlemeler vardı. Ben bunu göndersem bu büyük beklentiler olduğu için aynen şike yasasında olduğu gibi aynen gelme ihtimalini daha çok gördüm açıkçası. Çünkü seçim ortamı, milyonlarca insanın beklediği iyilikler var orada.

Onun üzerine ben ilgili bakanı çağırdım, gayet açıkça söyledim, 'Bu maddeler problemli maddeler, bunların değişmesi lazım, bunlar da ancak yeni yasayla değişir' Burada da bazı itirazlar oluyor. Benden önceki cumhurbaşkanları da bunu yapmışlar, başbakana yazı yazmışlar bunu imzalıyoruz ama 'şunları şunları düzeltin' diye. Ben açıkça konuştum, bu yöndeki uyarılarımı yaptım.

Önerdiğim şekilde düzelttiler

Ve neticede Plan Bütçe Komisyonu'nda bu maddeler benim istediğim, önerdiğim şekilde değiştirildi. Bütün trafik bilgilerinin elde edilmesi için mahkeme kararları (zorunluluğu) getirildi. Ayrıca, TİB Başkanı'nın resen kapatmasında da, başkan kapattığı zaman mahkemeye gidip bu kararın uygunluğunu kendisi soracak. Üçüncü bir nokta daha var. Mahkeme kararıyla bile sınırsız bilgi alınamayacak. IP alacak, adresini alacak. Daha önce her türlü bilgiyi toplayabiliyordu. Dördüncüsü, konan bir maddeyle bilişim ihtisas mahkemeleri kurulacak. Düzgün, iyi bir internet yasasına sahip olacağız. Herkes özgür bir şekilde, herhangi bir tereddüde düşmeden, buradaki hak ve özgürlükleri kullanacak. Benim istediğim iki noktaydı. Bu iki noktanın açıkça Türkiye'ye yakışmayacağını düşündüm.

Ben bunlar yapıldıktan sonra yasanın düzeltildiği kanaatindeyim. Değişikliklerden sonra tatmin oldum. Her şeyin kanunla halledilmesi de iyi bir şey değil. Zihniyet değişikliğimiz de çok önemli. Ümit ederim ki, bu yasa önümüzdeki hafta çıkar ve bu tartışmalar da bitmiş olur. Ben Türkiye'nin en önemli meselelerin bunlar olduğunu hep söylerim. Olmazsa ne olur: O zaman bakarım ama benim kararlılığım ortada. Nihayette çoğunluğu olan bir hükümet var Meclis'te. Dolayısıyla bir terslik beklemiyorum.

Kapatılmasına gayret ettim

(7 Şubat 2012 kriziyle ilgili olarak) Hakan Fidan meselesinde benimle ilgili yazılanlar doğru değildir. Doğrusu, böyle bir olay çıkınca basında duyulmadan bu olayın kapatılması yönünde gayret sarf ettiğimdir.

"Twitter'da takipçi kaybediyorsunuz. Buna üzülüyor musunuz" sorusu üzerine: Ben kişisel bir hesap, popülarite hesabı içinde değilim. Bazıları da gelecekle ilgili hesaplardan söz ediyor. Cumhurbaşkanlığı gibi yüce bir makamda oturan bir kişi için bu görevde bulunmaktan, Türk milletinin birliğini, Türk devletini temsil etmekten daha büyük bir onur ve şeref olamaz. Bu makamda olan bir kişi hareket ederken ancak sorumluluğu en doğru şekilde yerine getirmenin ötesinde bir insiyakla, saikle hareket ederse, bu o makamın yüceliğine yakışmaz. Onun için ben herhangi bir popülist beklenti ya da gelecek hesabıyla hareket etmem.

NYT haksızlık yaptı

(New York Times'ta internet yasasını onayladığı için eleştirilmesi hakkında)
Doğrusu ağır bir eleştiri. Dışarıda önemli bir gazetenin editoryal board'ın (kurul) imzasıyla çıkan bir yazı önemlidir. Dikkate alırım, değer veririm ama bana karşı bir haksızlık olduğunu da belirtmek isterim. Ben defalarca o kurulla bir araya gelmişimdir. Benim fikirlerimi bilirler. Şu da bir gerçek, Türkiye'deki bu detayları bilemezler tabii. Ben bunların kötü niyetli ve kasıtlı yazıldığı kanaatinde değilim. Ama bir haksızlık olduğunu da doğrusu söylemeliyim. Herhalde bilgi noksanlığından kaynaklanıyor. Herhalde bunları bilseler... Genel algımızla ilgili negatif bir süreç içerisinde olduğumuz ortada. Bu sadece New York Times değil ki. Bizim görevimiz bunları gidermek. Çok zor işleri başarıp da böyle bir algının oluşmasına izin vermek haksızlık oluyor. Bu konuda belki hepimizin daha çok çalışması ve bunun düzeltilmesi lazım.

HSYK'da 15 çelişki vardı

HSYK yasa teklifi Meclis Adalet Komisyonu'na geldiğinde, metnini o gün aldırdım. Bizim hukuk büromuz bunu inceledi ve bana bir sunum yaptılar, 12 maddede 15 tane anayasayla çelişir nokta gördüler. Onun üzerine Adalet Bakanı'nı çağırdım ve bu çelişkileri kendisine söyledim, kendisini uyardım, bu notları verdim. Meclis'te bazı değişiklikler yapıldı ve bize iki-üç gün önce geldi. Arkadaşlarımız çalışıyorlar, bana hazırlık yapıyorlar. Henüz bakmadım. Bu hazırlığı görmeden bir şey söylemek istemem. Mesela kurulun yetkisini bakana veriyor bir çok yerde...

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler