YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Abdullah Gül ikna olmazsa ne olacak?
Atalay: 2015 seçiminde de zorluk çekmeyeceğimiz formül gerekiyor
Abdullah Gül ikna olmazsa ne olacak?
01 Haziran 2014 / 21:06 Güncelleme: 01 Haziran 2014 / 21:09

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, 2015 seçiminde zorluk çekilmeyecek bir formül gerektiğini belirterek, "Bu, Cumhurbaşkanımızla Başbakanımızın yine bir değişimi sağlaması, bu defa Cumhurbaşkanlığına Başbakanımızın gitmesi ama kongrede Abdullah Bey'in ikna edilerek, tekrar partinin başına gelmesi, 2015 seçimini yürütmesi ve ondan sonra güçlü bir şekilde çıkarak anayasa değişikliğinin ve diğer değişikliklerin yapılmasıdır" dedi.

Atalay: 2015 seçiminde de zorluk çekmeyeceğimiz formül  gerekiyor

"Abdullah Bey, ikna olmazsa ne olacak?" sorusu üzerine Atalay, "O zaman tabii başka formüller üzerinde durulur, ama o konuda daha bir karar oluşmuş değil neticede. O zaman başka alternatifler gelir, başka arkadaşlarımızın görev alması düşünülebilir. Bu, güven verecek ve rahat bir geçişi sağlayacak, krizsiz, tartışmasız, sağlam bir geçişi, umut veren bir geleceği sağlamış olacak diye düşünüyorum" yanıtını verdi.

Atalay, Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet'in sunduğu Başkent Kulisi'nde gündeme ilişkin konuları değerlendirdi.

Bugünkü bazı gazetelerde dinleme faaliyetlerinin yürütüldüğü Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına (TİB) casusluk faaliyetiyle ilgili polis tarafından baskın yapıldığı yönündeki haberlerin anımsatılması üzerine Atalay, bir süredir TİB içinde sorunların devam ettiğini, kadrolaşma ve eski bazı kayıtların silindiği yönünde idarenin ciddi tespitlerinin bulunduğunu anlattı.

TİB Başkanı Cemalettin Çelik'in hukukun içinde bütün çalışmalarını yürüttüğünü vurgulayan Atalay, şöyle devam etti:

"Bu paralel yapıyla ilgili gelişmeler olunca ve oradaki yönetim değişikliği olunca oradaki eski dosyaları, kayıtları yok etme yönünde çalışmalar yapıyorlar. Bunun üzerine bu tespitlerin bir kısmını idare yapıyor ve savcılıktan yardım istiyor ve savcılığı çağırıyorlar. 'Gelin bunları kayıt altına alın, tespit edin' diye. Savcılık ve görevlendirdiği güvenlik birimleri geliyorlar, TİB'de bu konuda çalışma yapıyorlar. Orada bir soruşturma yürüyecek ileride. Yönetimin, TİB'in davetiyle savcılık geliyor. Savcılık görevlendiriyor polisi tabii. Ama savcılığa başvuran ve onları çağıran TİB'in kendisi. Gazete manşetlerinde sanki TİB'e rağmen savcılık talimatıyla polis geldi, baskın yaptı gibi... Baskın değil yani. İşin aslı TİB'in yönetimin savcılığı çağırması ve bu işlerin kayıt altına alınması. İlerleyen yargı safhasında bunlar gerekli olacak. Böyle bir olaydır."

"Sürpriz, habersiz değil" sözleri üzerine Atalay, "Hayır. TİB'in kendisinin davetiyle gelip orada tespit yapılıyor" diye konuştu.

Dinlemelerin çoğunun illegal olduğunu ifade eden Atalay, paralel yapıya ve hukuk dışı çalışmalara dönük hukukun içinde ciddi bir çalışma yürütüldüğünü söyledi.

"Yargının bir silah olarak kullanılması suretiyle bir takım şüpheli olaylara yönelik çalışma yapmak değil, kişiler üzerinden dosya oluşturmak mıdır?" sözlerine üzerine Atalay, "Bir hayali örgüt oluşturma, örgüt üyeliğiyle ilgili hayali isimler... İsimler sahte ama numara sizin numaranız. Böyle bir şey" dedi.

-"Gelen her teklifi neredeyse karara dönüştürmüşler"

Dinleme kararlarıyla ilgili yapılan yasal değişikliği anlatan Atalay, dinleme kararlarının iyice zorlaşması için kararı Ağır Ceza Mahkemelerine verdiklerini belirterek, "Neredeyse imkansız hale gelecek kadar zorlaşsın" diye konuştu.

Telefon numarasıyla dinlenen kişinin örtüşmesinin önemine işaret eden Atalay, geçmişte çıkarılan kararlarda numarayla ismin farklı olduğunu ifade ederek, "Böyle çok farklı şeyler olmuş o dönemde. Hakimlerin kararları da çok sorunlu. Gelen her teklifi neredeyse karara dönüştürmüşler. O dönemde doğrusu bu konu fazla zor olmayan bir şekilde yürütülmüş. Hemen dinleme kararları verilmiş" dedi.

"Bunlar tehdit, şantaj amaçlı mı?" sorusu üzerine Atalay, "Tamamı öyle" yanıtını verdi.

-"2015 seçimlerinden güçlü çıkmalıyız"

Cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ve sizin de (Beşir Atalay'ın) bazı açıklamaları bulunduğunun anımsatılması ve "Direkt soralım. Bu isim Sayın Erdoğan mı?" diye sorulması üzerine Atalay, toplumda cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili güzel bir atmosfer oluştuğunu vurguladı.

AK Parti'nin çok demokratik bir süreci işlettiğini anlatan Atalay, "Partimizin, tüm mekanizmalarımızın daha çok genel başkanımızın cumhurbaşkanı adayı olması gibi bir iradesi çıktı ortaya. Bunu resmen açıklamadık" dedi.

"Biz biliyoruz hepimiz neticede partimizin şu andaki çoğunluğu, genelde eğilimi, kararı bu. Başbakanımızın Cumhurbaşkanı olması yönünde ama bu bir resmi karara dönüşmüş değil. Daha da ötesi Başbakanımızın kendisiyle ilgili bu kararda henüz bir irade beyanı söz konusu olmadı" ifadelerini kullanan Atalay, açıklamanın gecikmesinin söz konusu olmadığını, muhalefet partilerinin görüşmelerinin de yeni başladığını belirterek, "Ortada hiçbir aday yokken bizim çok erken şekilde aday açıklamamızın da bir gereği yok" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı adayının kimin açıklayacağının sorulması üzerine de Atalay, bunun farklı yolları olduğunu ifade ederek, en zarif şekilde yapılacağını dile getirdi.

Atalay, şöyle konuştu:

"Şu anda bizler daha çok 'cumhurbaşkanımız kim olacak'ın ötesinde biz bir misyon hareketiyiz, bir dava partisiyiz. Kutlu bir hareketiz. Şu anda hepimiz için daha önemli olan bu hareketin geleceğidir, devamıdır, bunun iyi yürümesidir. Biz sadece cumhurbaşkanlığı meselesi değil, partimizde büyük değişimler olacak. Kurulduğundan beri en köklü değişimler belki partimizde olacak. Onun için de hepimizin şu anda kafa yorduğumuz ve en yoğun meselemiz bu kutlu davanın kesintiye uğramadan daha güçlü şekilde yoluna devam etmesidir.

Biz hepimiz feda oluruz. Hepimiz kendimizi bu kutlu hareketin iyi yürümesi için feda ederiz. Biz şu anda bununla meşgulüz. Yani burada en küçük bir zaaf oluşmamalı. Önümüzde 2015 seçimi var ve bu seçimden çok güçlü çıkmalıyız. Bu geçişi çok güvenli yapmalıyız. Bu geçiş, çok güven içinde ve güçlü şekilde olmalı. Partimizi zayıflatma değil, güçlendirecek şekilde bu geçiş sağlanmalı. Şu anda kafamızda en yoğun konu kendi gündemimizde arkadaşlarımızla daha çok budur. Bunu ifade edebilirim."

-Güvenli geçiş vurgusu

"Sayın Erdoğan, aday olur ve köşke seçilirse, kim Başbakan, kim genel başkan olmalı, parti yoluna nasıl devam etmeli?" şeklinde bir soru üzerine Atalay, tüm planların AK Parti'nin güçlü şekilde yoluna devam etmesi için yapıldığını ve yapılması gerektiğini belirterek, "Başbakanımız da şu anda bu kararı kafasında olgunlaştırırken eminim, tek düşündüğü budur" dedi.

Atalay, AK Parti'nin gelecek yıllar için yapacağı daha çok şey olduğunu ifade ederek, partinin uzun vadeli hedefleri olduğunu, bunlara ulaşılabilmesi için çalıştıklarını söyledi. Burada "güvenli geçişin" çok önemli olduğunu vurgulayan Atalay, şunları kaydetti:

"Güven, karşılıklı fedakarlıklar, bizim ortamımızın esas belirleyicileridir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ilk hükümeti kurdu. Sonra Tayyip Bey, Siirt'ten milletvekili olunca emaneti teslim etti. Çok uyumlu bir çalışma yürüdü. Kendisi Başbakan Yardımcısı oldu, sonra dedi ki 'Abdullah Bey, cumhurbaşkanımız olacak.' Hiç kimse, kendisi için bir hedef peşinde değil. Ama, bir kutlu hareketimiz var, bunun iyi yürümesidir bizim davamız.

Şimdi, çok keskin bir kavşak ve geçiş noktasındayız. Bir sınav noktasındayız. Evet, Cumhurbaşkanlığı için, Tayyip Bey'in Cumhurbaşkanlığına gitmesi, ama aşağıdan bu hareketin nasıl yürüyeceği konusunda da epey bir mesai sarf edilmesi gerekir, ediliyor aslında. Burada yanlış yapmamak gerekiyor.

Bu 12 yıl boyunca çok insan yetişti, çok devlet adamı yetişti bu dönemde. Yine de toplumda karşılığı olan ve 2015 seçiminde de zorluk çekmeyeceğimiz formül gerekiyor. O yüzden ben yine bir değişimin sağlanması, bu uluslararası da bir örnek olur, adeta tarihi de bir örnek olur. Tekrar Cumhurbaşkanımızla Başbakanımızın yine bir değişimi sağlaması, bu defa Cumhurbaşkanlığına Başbakanımızın gitmesi ama kongrede Abdullah Bey'in Cumhurbaşkanımızın ikna edilerek, tekrar partinin başına gelmesi, 2015 seçimini yürütmesi ve ondan sonra güçlü bir şekilde çıkarak anayasa değişikliğinin ve diğer değişikliklerin yapılmasıdır."


Atalay, 2019 yılına kadar Türkiye'de hiç seçim olmayacağı için ülkede istikrarın devam edeceğini belirterek, "4.5 yıl iyi bir çalışma dönemi. Anayasa dahil tüm hedefler gerçekleştirilebilir. Ama, geçiş döneminde bizim çok güçlü yürümemiz lazım. Şu anda Cumhurbaşkanlığı ile ilgili seçim yöntemini değiştirdik; ama görevleri ve konumu ile ilgili bir değişiklik olmadı. Yine partiler üstü Cumhurbaşkanlığı sistemi var bizim anayasada. Bu anayasa değişene kadar böyle olacak. Başbakanımız, Cumhurbaşkanı olduğunda, yine kendi ekibiyle, yoğun istişarelerde olacak, ama partiler üstü bir Cumhurbaşkanı, seçimle ilgili konularda falan bir şeyi olmayacak. Dolayısıyla, burada güçlü bir Cumhurbaşkanı, güçlü bir Başbakan ve parti başkanı. İkisi de güçlü olacak. Abdullah Bey'in ikna edilerek tekrar partimizin başında bulunması, bu seçimi bizim için çok daha rahat şekle getirecek" diye konuştu.

"Hatta önceden bunun, stratejinin açıklanmasının çok daha faydalı olacağı kanısında olduğunu" dile getiren Atalay, "Adayımız Başbakanımız Tayyip Bey'dir. Partimizin geleceğinde, kendisi ikna edilerek kongremize genel başkan olarak Abdullah Bey'in seçilmesi sağlanmıştır. Geçiş dönemi Başbakanlığı şu tarafından yürütülecektir' gibi açıklama hem topluma güven verecek, hem de pati tabanında büyük bir rahatlık sağlayacaktır. Benim, kendi görüşüm budur" açıklamasında bulundu.

- "Seçilme yaşını şimdi 18'e düşürmeyi planlıyoruz"

Atalay, "Partide bir yenilenme hareketi dillendiriliyor mu?" sorusu üzerine gençlerin gelmesinin kendileri için bir ilke olduğunu söyledi. "Seçilme yaşını şimdi 18'e düşürmeyi planlıyoruz" diyen Atalay, siyasete gençlerin katılımın çok önemli olduğunu bildirdi. Atalay, "Zaten 3 dönem kararı alınmakla, o sağlanmış oldu. Her seçimde de bizim milletvekili oranının yüzde 55'i yaklaşık yenilendi. Üç dönem olsun ama, siyaset sadece milletvekilliği değil. Burada esas, partinin güçlü olmasıdır. Dolayısıyla, milletvekili adayı olmayanlar, partimizde görev alır, başka işler yaparlar. Bir kutlu hareketin, pek çok yerde yapılacak çalışmaları vardır" dedi.

Kendisinin de üç dönem kuralı içinde yer aldığını anımsatan Atalay, "Bu konuda pek de fikir beyan etmedim ama AK Parti bizim ömür boyu pek çok beklentimizi yüklediğimiz bir hareket. Bu hareketin güçlü yürümesi için, bundan sonraki ömrümü de bu yolda nasıl hizmet edeceksem orada harcarım. Bireysel bir hedefim bugüne kadar olmadığı gibi bundan sonra da olmaz. Yeter ki partimiz ve bu misyon yürüsün" şeklinde konuştu.

-"Geçiş döneminde iyi başbakanlık yapacak çok arkadaşımız var"

"Geçiş döneminde Sayın Gül olursa çok daha rahat olur' dediniz. Sayın Gül dışında başka isimler de dolaşıyor. Böyle bir isim partiyi böler mi?" sorusu üzerine de Atalay, "Yok, orada ben bir zorluk görmüyorum. Dediğim gibi çok arkadaşımız var o konuda. Bu geçiş döneminde iyi başbakanlık yapacak. Orada, ekonomik boyutu ön plana almak lazım. Belki, o perspektif bir ölçü getirebilir" açıklamasında bulundu.

"Abdullah Bey, ikna olmazsa ne olacak?" sorusu üzerine de Atalay, "O zaman tabii başka formüller üzerinde durulur, ama o konuda daha bir karar oluşmuş değil neticede. O zaman başka alternatifler gelir, başka arkadaşlarımızın görev alması düşünülebilir. Bu, güven verecek ve rahat bir geçişi sağlayacak, krizsiz, tartışmasız, sağlam bir geçişi, umut veren bir geleceği sağlamış olacak diye düşünüyorum" yanıtını verdi.

-Nilüfer Göle'nin yorumları

Atalay, geçen hafta sosyolog Nilüfer Göle'nin bir gazeteye verdiği demeçte AK Parti'nin geldiği nokta ve bundan sonrasına ilişkin eleştirel bir demecinin anımsatılması üzerine Göle'nin değerlendirmelerini de okuduğunu aktardı.

Türkiye'nin ekonomik olarak da büyüdüğüne, uluslararası alanda daha etkin hale geldiğine işaret eden Atalay, bütün bunların içinde Türkiye'ye karşı haksız bir kampanyanın başlatıldığını ifade etti. Atalay, bunlara karşı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın farklı tepkiler getirdiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Yani o tür şeyler olduğunda tepki de tabii biraz sert oluyor. Orada otoriterleşme yorumları yapılmaya başlandı. Başbakanımız da 12 yıldır bu ülkenin Başbakanı. Bu kadar ülkenin gelişmesine, büyümesine hizmet etmiş bir insan olarak bu kadar yaptıklarımız niye takdir edilmiyor anlamında da bazen duyguları da olmuştur. Bunları da normal karşılamak lazım. Bu konuları analiz ederken simgesel tutumlara bakarak değil, esasta yürüyen ne? İstikamet ne? Daha birkaç ay önce demokratikleşme paketi çıkardık. Yani Türkiye'de bunlar konuşulmayan şeylerdi. Ana dilde eğitime kadar insanların kıyafet özgürlüğüdür, ana dilde eğitimidir ki bu Nilüfer Hanım'ın zamanında o konuda kıyafetle ilgili başörtülülere yapılan zulümleri dile getirdiği...

Bunlar gitti Türkiye'de ve çözüm süreci diye bir şey üzerindeyiz. Orada bütün riskleri göğüsleyerek bize karşı yapılan eleştirilere karşı koyarak demokratik bir süreçle çözüm sürecini yürütüyoruz. Bizi böyle çok yönlü bakarak değerlendirirlerse bizim aynı çizgide gittiğimizi ve bundan sonra da gideceğimizi de görürler diye düşünüyorum."


Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, eleştirilere ve yapılan bu tür tespitlere imkan verecek şeylerden de kaçınılması gerektiğini vurgulayarak, "Reformcu demokrat kimliğimizi asla zedeletmememiz gerekiyor hareket olarak. Bizim gücümüz bu. AK Parti olarak biz bundan güç aldık ve böyle büyüdük. Uluslararası alandaki bunlar muhafazakar, müslüman kimlikler ama bunlar demokrat diye özel olarak, model ülke olarak onun için anıldık. O boyutumuzu ihmal edersek reformcu ve demokrat kimliğimizi biz o zaman doğrusu zarar ederiz, küçülürüz. Onu da ifade etmek istiyorum"

cumhurbaşkanlığı
 // ibrahim kıyakoğlu
Sayın gül cumhurbaşkanlığı gibi bir makamı başarıyla yürüttükten sonra asla başbakanlık (eskilerin deyimiyle tenzil-i rütbe yi kabul etmez) yapmaz diye düşünüyorum başbakanlık yapacak kişi sayın Erdoğan cumhurbaşkanı seçilirse hükümeti onunla beraber yönetebilecek uyumlu biri olmalıdır aslında Sayın Atalay başbakanlığı çok istiyor eğer emrullah işler için sayın erdoğan ısrar etmezse Atalay başbakandır acizane fikrim böyle saygılar......
01 Haziran 2014 Pazar 21:37
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler