27 Temmuz 2017 Perşembe
  • Altın143,552
  • BIST108.392
  • Dolar3,5328
  • Euro4,1224
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6289
  • İstanbul22 °C
  • Ankara30 °C
  • İzmir26 °C
  • Konya31 °C
  • Adana30 °C
  • Antalya28 °C
  • Diyarbakır34 °C
  • Bursa25 °C
  • Kayseri30 °C
  • Kocaeli24 °C
  • Şanlıurfa38 °C
  • Gaziantep32 °C
  • İçel31 °C
"MÜBAREK BELDELERİMİZİ KORUMAK İMAN MESELESİDİR"
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Abdülkadir Selvi, Öcalan'ın mesajındaki şifreleri yazdı
Yeni Şafak Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi bugünkü yazısında Abdullah Öcalan'ın nevruzda vermek istediği mesajları analiz etti..
Abdülkadir Selvi, Öcalan'ın mesajındaki şifreleri yazdı
22 Mart 2014 / 08:30 Güncelleme: 22 Mart 2014 / 09:03

İşte Abdülkadir Selvi'nin "Öcalan'ın mesajının şifreleri" başlıklı o yazısı:

Diyarbakır'da sabah erken saatleri.

Güneşli, pırıl pırıl bir hava var.

Dağkapı Meydanından şehri seyrediyorum.

Gazi Caddesi tenha.

Dükkanlar açılıyor, esnaf işinin başında.

Şehirde gerginlikten eser yok.

Bir an 90'lı yıllara gittim.

Nevruz olacak da Diyarbakır sakin olacak.

Nevruz olacak da Bağlar'da, Suriçi'nde ateşler yakılmayacak, polise taş atılmayacak.

Çetiner Çetin'le Nevruz alanına gidiyoruz.

Yol boyunca Kürtçe-Türkçe seçim afişleri asılmış.

OHAL dönemi olacaktı da o afişi indirmek uğruna kaç polis şehit olacak, kaç Kürt genci öldürülecekti.

Ama şimdi o kadar doğal ki, dönüp bakan bile yok.

Meydana yaklaşıyoruz. Kalabalık iyice artmış.

Polisler meydanın uzağında bir kontrol noktası kurmuşlar. Orada tanıdığım bir şey çıkıyor karşımıza.

Gezi olaylarından sonra Diyarbakır'a dönünce, 'Kentine hoş geldin' pankartlarıyla karşılanan Toma...

Taksiciyle 14 numaraları Toma'nın yanında buluşmak üzere kararlaştırıyoruz. Ancak dönüşte TOMA'yı yerinde bulamadık, polis erkenden ayrılmıştı.

Meydana ilerliyoruz. Tam bir Nevruz havası var. Meydanın etrafında ikinci bir meydan daha oluşmuş sanki. Küçük kürsüleri kurmuş çay içenler, çimenlerin üzerine uzananlar var.

Gerginlikten eser yok.

Protokol tribünde Gültan Kışanak ev sahipliği yapıyor. Ahmet Türk, Osman Baydemir, Leyla Zana ön sırada.

Leyla Zana'nın yanında Kürt tarihi açısından önemli bir isim oturuyor. Hero Talabani.

Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin eşi olmanın ötesinde bir anlam ifade ediyor Hero Talabani.

Silahını eline alıp dağlara çıkmış bir kadın o. Celal Talabani'nin önce silah arkadaşı sonra eşi.

Irak'ta Kürt hareketini başlatan İbrahim Ahmed'in kızı.

Adına türküler yakılmış.

Aynur Doğan o kadife sesiyle ne güzel söyler?

'Nesrin, Nesrin

Bugün Nevruz'dur.

Senin Bayramındır'

O Nesrin'dir işte Hero Talabani.

Nevruz Meydanına bakan bir yere çıkıyorum.

Meydan dolu. Her taraf Öcalan posterleri, Kürtçe afişler ve BDP bayraklarıyla dolu. Konuşmanın yapılacağı platformun önünde yüzü poşulu gençler var. Önceden, 'Teröristler' diye gizli saklı fotoğrafları çekilmeye çalışılıyordu. Artık nostaljik bir anı gibi bakılıyor.

Mehmet Öcalan da öyle. Kutsal bir kişilik gibi ziyaret ederdi Kürtler. Ya da, 'terörist başının kardeşi de protokoldeydi' diye haberler yapılırdı. Parti kapatma davasına delil olacak şekilde.

Osman Baydemir çıkıyor kürsüye. İslami tonları ön plana çıkan etkili bir konuşma yapıyor. Alkışlanıyor.

Sonra müzik başlıyor. Kürtçe şarkılar eşliğinde halaylar çekiliyor.

Bir ara müziği durduruyorlar. Cuma namazı nedeniyle programa ara verileceği anons ediliyor. Az sonra namaza gidemeyenlerin çadırın arkasında namaz kılabileceği duyuruluyor. Aynı zamanda sunucular kıbleyi tarif ediyorlar.

BDP'nin eylemlerinde, namaz konusunda ilk kez böyle bir hassasiyet sergileniyor.

Sunucu,' Sürprize hazır olun' diye uyarıyor. Sürpriz ne ki? Adı üstünde sürpriz işte.

Cemil Bayık'ın görüntülü mesajı geliyor ekrana. Öcalan'ın mesajını beklerken Cemil Bayık konuşuyor Kandil'den...

Röportajlarındaki tehditkar bir üslup yok. Çözüm sürecine güçlü bir destek de gelmiyor. Zaten ilk olması açısından önemli olan bu konuşma meydanda bir heyecan dalgası da meydana getirmiyor.

Kürsüde önce bir tulum sesi geliyor, sonra Kemençe...

Meydanı dolduran yüzbinlerce Kürt kemençe eşliğinde Horon tepiyor.

Müzik susuyor, sahne hazırlanıyor.

Sıra Öcalan'ın mesajında.

Öcalan'ın ismi anons edilince meydan dalgalanıyor.

1 yıl önce de Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder çıkmıştı kürsüye.

Öcalan'ın, 'silahlar sussun, fikirler konuşsun' dediği mesajını okumuşlardı.

Bu kez de önemli mesajlar veriyor, Abdullah Öcalan.

'Ülkem' diyor. Türkiye Cumhuriyeti'nden söz ederken.

Çözüm sürecinin 1 yılını, 'Diyalog süreci' olarak nitelendiriyor.

Bu süre zarfından tarafların birbirini test ettiğini ve bu testten başarıyla çıkıldığını anlatıyor.

Çözüm sürecini sabote etmeye ve siyasi istikrarı bozmaya yönelik eylemlere, 'Uluslar arası Gladio'nun hareketi' teşhisini koyuyor.

Ve vurucu cümle geliyor.

'Biz direnirken korkmadık, barışırken de korkmayacağız'

Nokta...

Barışa bu denli güçlü bir destek, silahlara bu kadar kararlı bir karşı duruş...

Meydana bakıyorum.

1 yıldır barışın tanıdı alan kitleler, Öcalan'ın çözüm sürecine verdiği güçlü desteği zılgıtlarla karşılıyorlar.

Acılar için çalan zılgıtlar bu kez barış için çalıyor Nevruz meydanında.

Newroz Piroz be.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler