25 Mayıs 2017 Perşembe
  • Altın144,146
  • BIST98.314
  • Dolar3,5732
  • Euro3,9941
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6221
  • İstanbul17 °C
  • Ankara11 °C
  • İzmir18 °C
  • Konya14 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya19 °C
  • Diyarbakır11 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri9 °C
  • Kocaeli8 °C
  • Şanlıurfa17 °C
  • Gaziantep13 °C
  • İçel20 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"4. Yargı Paketi İmralı'ya mı gitti?"
"4. Yargı Paketi İmralı'ya mı gitti?"
27 Şubat 2013 13:50
4. Yargı Paketi'nin henüz Meclis'e gelmediğini söyleyen CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce ateş püskürdü.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, 4. Yargı Paketi'nin henüz Meclis Başkanlığı'na sunulmadığını belirterek, ''Beş adımlık yoldan gelemediğine göre bu paket İmralı'ya mı gitti  Bunun onayını İmralı mı, Öcalan mı verecek, son haline o mu getirecek  Burada bizden, kamuoyundan gizlenen nedir  İçinde etkin pişmanlık mı var '' dedi.

İnce, düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin görüşlerini ifade etti. Birkaç gün önce ABD Başkanı Obama'nın da ''zavallı'' olduğunu Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'dan öğrendiklerini belirten İnce,  ''Dışişleri Bakanı'nı parmakla çağırdı. Askerin başına çuval geçirildiğinde Hükümet sesini çıkaramadı. Telefonla konuşurken Başbakan'a beysbol sopasını gösterdi. Meğer zavallıymış. Kim zavallı; bunlara cevap veremeyenler mi Obama mı zavallı '' diye sordu.

''Zavallılıktan sonra bir de zenci olduğunu'' öğrendiklerini ifade eden İnce, şöyle konuştu:

''Benim yeni Kültür Bakanını'ndan bir önerim olacak; biraz destek sağlasın, bir film çevirsinler. Filmin adını ben koyayım; 'Dönüşlerin Efendisi'. Bu filmin Oscarı'ını da herhalde Tayyip Erdoğan alacaktır. Bu dönüşten de iki şey anlayabilirsiniz; sözünden dönüş de köşeyi dönüş de anlayabilirsiniz. Her ikisinin de uzmanıdır kendisi zaten. Obama'ya zavallı diyen sayın Bozdağ, 'Atatürk de İnönü de başkandı' diye savunmaya geçiyor. Kusura bakmasın ama Meclis Hükümeti ile başkanlık sistemini ayırdedemeyecek bir Başbakan Yardımcısı bu. 11 yılda Başbakan, başbakan olarak ülkenin hangi sorununu çözdü; terör mü, AB mi, işsizlik mi, hangi sorununu çözdü de şimdi başkan olarak bunları çözmek istiyor. Zenciliğini Meclis'te onun olduğu ortamda tartışacağım. Ben de zenci olmak istiyorum. Eğer bir daha ben kürsüye çıktığımda Genel Kurul'dan kaçmazsa zenci tartışmasını yapacağım.''

Son günlerde ziyaret trafiği başladığına dikkati çeken İnce, kendisinin de BDP'lilerin de milletvekili olduğunu söyledi. ''Abdullah Öcalan hüküm giymiş birisi, hapishanede yatıyor. İlker Başbuğ ise henüz hüküm giyememiş, sanık'' diyen İnce, Silivri'ye Başbuğ'u ziyarete gittiğinde kemeri ve ayakkabılarının çıkarıldığını, telefonuna el konulduğunu, cebindeki bozuk para, çakmak ne varsa alındığını anlattı.

İnce, ''Korkunç bir aramadan, X-Ray cihazından, bütün tedbirler alındıktan sonra Başbuğ ile görüştüm. Abdullah Öcalan ve BDP milletvekilleri bu ülkenin ayrıcalıklı insanları mı  Bunlar Tayyip Erdoğan'ın dostu olduğu için mi bunlara böyle davranılıyor  Altan Tan diyor ki 'isteseydik kayıt cihazıyla içeriye girebilirdik üstümüz aranmadı, ikişer tabak yemek yedik' diyor. Ben Başbuğ ile bir çay içtim, o da bayat, sabahtan kalma, rezalet bir çaydı. Bu ülkenin Genelkurmay Başkanı'nı ziyarete giden CHP'nin Grup Başkanvekili'ne yapılan muamele budur. İmralı'daki Öcalan'ı ziyarete giden BDP milletvekillerine yapılan budur. Bunun takdirini milletimize bırakıyorum. Bize bu davranışları yapan Başbakan'ın kendisidir, onun uygulamalarıdır'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın Rize'ye gideceğini bildiklerini kaydeden İnce, ''Madem aralarında böyle bir dostluk var. Hani bizim Genel Başkanımıza dedi ya 'memleketine giderken o milletvekilini al git' dedi. Benim de kendisine bir önerim var; Sen de Rize'ye giderken Cuma İçten'i al git. Otobüsün üstünden önce o konuşsun, 'PKK'lılar benim canım ciğerim' desin.  İstersen BDP milletvekillerini de al otobüse, sahip çık, koalisyonunuzu göster. Rize'de otobüsün üstünden önce onlar, sonra sen konuş, açılışlara gidin beraber'' dedi.

4. Yargı Paketi

4. Yargı Paketi'nin henüz Meclis'e gelmediğine işaret eden İnce, 22 Şubat Cuma günü saat 19.56'da Anadolu Ajansı'nın geçtiği haberden, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın paket ile ilgili sözlerini okudu.

İnce, ''Bugün saat 11.45 itibarıyla henüz böyle bir paket Meclis'e gelmemiş. Şurası beş dakikalık yol. Sorum şu; bu beş adımlık yoldan gelemediğine göre bu paket İmralı'ya mı gitti, bunun onayını İmralı mı verecek, Abdullah Öcalan mı verecek, son haline o mu getirecek  Burada bizden, kamuoyundan gizlenen nedir  Tıpkı TMK 6. maddesinde olduğu gibi bunun içinde etkin pişmanlık mı var  Paketi adam gibi yapsınlar o zaman, sonra 'yargı Meclis'in mesajını almadı' cümleleri kullanmasınlar. Ayın 22'sinde saat 19.56'da  imzaların tamamlandığını, Meclis'e gönderildiğini söylüyor Arınç. Bugün ayın 27'si, henüz gelmemiş, 5 gün geçmiş'' diye konuştu.

Başbakan  Erdoğan'ın ''tarihi çarpıtma, tarihi bilmeme, bilmeden tarih konuşmanın prototipi'' haline geldiğini ileri süren İnce, ırk, genetik, kafatası üzerine araştırma yapmanın  başka bir şey, ırkçılık yapmanın başka bir şey olduğunu söyledi.

Dünyanın çeşitli üniversitelerinde, ırklar, kafatasları, genetik üzerine araştırmalar yapıldığını anlatan İnce, ''Antropoloji diye bir bilim var. Buradan alıp ırkçılık yapıyormuş gibi konuşmak tam bir cehalet örneğidir. Bir de siyasal ırkçılık var. Tam da Başbakan'a yakışan....Saygı göstermesi gereken aidiyetleri ayaklar altına almak ırkçılıktır. 'Alevilerin katli vaciptir' diyen Ebu Suud Efendi'ye saygı göstermek ırkçılıktır, ayrımcılıktır. Muhalefet Genel Başkanı'nın soyunu sopunu, ırkını mezhebini, seçim meydanlarında kullanmak ırkçılıktır. Onu sorgulamak ırkçılıktır. Bıyıkçılık esasına göre bürokrat atamak ırkçılıktır, bıyıkçılık esasına göre ihale vermek ırkçılıktır'' dedi.

''Tarihi yanlış okutmuşlar''

Soruları da yanıtlayan İnce, TİB Başkanı'nın ''akıllı telefon kullanmayın'' önerisine nasıl baktığı sorusuna, ''Akılsız yöneticilerin olduğu ülkelerde akıllı telefon kullanmak yanlıştır. Milletin telefonları açık, gizli dinlemeler ortada, telekulak komisyonunun çalışmaları basına kapalı. Bu çelişkiyi takdirlerinize bırakıyorum'' şeklinde konuştu.

İnce, ''İmralı'dan verilen mektubun basına yansıdı içeriği, mesajları nasıl değerlendiriyorsunuz '' sorusuna, ''Terör konusunda sıkıştığı zaman iktidar, 'bu bir milli sorundur' diyor. Ama görüşmelere gelince kendisi yapıyor. Devrede Meclis, Cumhurbaşkanı, anamuhalefet yok ama görüşmelere geldiğinde iktidar var. Sıkıştığında milli sorundur diyor. Mektubun muhatabı biz değiliz'' karşılığını verdi.

Medya patronlarına son günlerde ayar çekildiğini düşündüğünü belirten İnce, CHP Genel Başkanı'nın grup toplantılarının TRT ve özel kanallarda yayın süresinin giderek düştüğünü söyledi. İnce, ''Ülkenin geldiği nokta artık içler acısı. Bir ayar çekilmiş medyaya. Patronları uyarıyorum; bu ayarı kim çekti  Neden grup toplantılarında kısıtlamaya gidiliyor merak ediyorum'' dedi.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın CHP'ye yönelik eleştirileriyle ilgili olarak İnce, CHP'nin bu ülkenin kurucusu olduğunu belirterek, ''Bu ülkede katliamların sorumlusu değildir. Önce biraz tarih okumasını tavsiye ederim. Başbakan ile anlaşmalarının, uzlaşmalarının belki de kesişim kümesi burası. Tarihi yanlış okutmuşlar Başbakan'a da Demirtaş'a da...'' diye konuştu.

İnce, ''konuyla ilgili genel görüşme ya da gizli görüşme isteyip istemeyecekleri'' sorusuna, 11 yılda sayısız kapalı oturum ve gizli görüşmelere tanıklık ettiğini belirterek, ''Zannetmeyin orada devlet sırları anlatılıyor. Orada masal anlatılıyor. 1 Mart önümüzde, 10 yıl doluyor. Yüreği varsa iktidarın, o oturumda bulunmuş birisi olarak söylüyorum; anamuhalefet ne demiş, şimdi Cumhurbaşkanı olan Sayın Gül o zaman Başbakan olarak kürsüdeydi, o ne demiş, Muharrem İnce ne yapmış  Bunu milletin öğrenmesi lazım, onların açıklanması lazım. O gizli oturumu açıklarsak zaten pek çok şeyi çözmüş oluruz'' dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı...

İnce, bir soru üzerine, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için talebinin olmadığını ifade ederek, şunları kaydetti:

''Ama İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı, sadece belediye hizmetlerinin yarıştığı bir adaylık olmayacak. Bir siyasi yarış olacak. Siyasette kırılma noktası olacak. AKP'nin burnu sürtülmüş olacak.  AKP'yi hizaya geçirecek, onu yenilgiye uğratacak, onun grafiğini düşürmeye başlatacak olan bir yarıştır İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı....Ben bu yarışta tabandan böyle bir desteği görürsem neden olmasın. Partinin İstanbul'da 200 bin üyesi var. Ama bunu sağlamanın yollarından birisi;  bu üyelerle ön seçim yapmaktır. Bütün üyeleri harekete geçirmektir. Bu yollardan sadece birisidir, olmazsa olmazı demiyorum. Bu denenirse örgüt harekete geçer, İstanbul'u alırız diye düşünüyorum. Böyle bir konuda zamanı gelince konuşurum. Bir talebim yok, görev verilirse yaparım tabii ki. Ben iddialı adamımdır, girdim mi kazanırım.''
 

 

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler