YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
35. madde açıklaması
35. madde açıklaması
08 Ağustos 2011 19:10
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç Bakanlar Kurulu toplantısının ardından, açıklama yaptı.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Suriye'deki olayların sadece Türkiye ve Suriye'yi değil, hem bölgeyi hem de tüm dünyayı yakından ilgilendirdiğini belirterek, ''Dolayısıyla ABD Dışişleri Bakanlığının da Avrupa ülkelerinin de Suriye'deki olaylara karşı duyarsız kalması hem mümkün değil hem de beklenemez. Gerektiğinde BM'nin de, uluslararası camianın da ki bu konuda mutlaka birşeyler yapılması gerektiğini de düşünüyoruz, harekete geçmesi doğaldır'' dedi.

Bakanlar Kurulu toplantısına ilişkin açıklama yapan Arınç, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

''Suriye toprakları içinde bir tampon bölge oluşturulması düşünülüyor mu, bu konuyla ilgili Türkiye'nin herhangi bir hazırlığı var mı  sorusuna Arınç, ''Bu konu görüşülmedi, dolayısıyla aktaracağım bir bilgi yok'' karşılığını verdi.

Suriye'ye gidecek olan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın mesajlarını götüreceği yönünde açıklama yapıldığı anımsatılarak, bu mesajların ne olduğunun sorulması üzerine Arınç, şunları kaydetti:

''Bilmiyorum. Size söylediğim Türkiye'nin görüşleri bu şekilde özetlenebilir. Bildiğiniz gibi cumartesi günü Sayın Başbakanımız da bir konuşmasında Suriye'deki olaylar karşısındaki tavrımızı açıkça ortaya koymuştu. Sayın Clinton'ın veya bir başkasının Suriye ile ilgili düşüncelerini Sayın Dışişleri Bakanımızın aktarıp aktarmayacağı konusu bizim gündemimizde yok. Yani biz Türkiye'nin hem bölgede, aynı coğrafyada yaşayan ülkeler olarak, aynı medeniyetin insanları olarak birbirimizle akrabalık ilişkilerimiz bulunan aynı coğrafyanın insanlarının bir arada huzur ve barış içinde yaşaması noktasında neler düşündüğümüzü muhataplarımıza aktaracağız. Ama şüphesiz bu olay sadece Türkiye ve Suriye'yi değil hem bölgemizi hem de bütün dünyayı yakından ilgilendiriyor. Dolayısıyla ABD Dışişleri Bakanlığının da Avrupa ülkelerinin de Suriye'deki olaylara karşı duyarsız kalması hem mümkün değil hem de beklenemez. Gerektiğinde BM'nin de uluslararası camianın da ki bu konuda mutlaka birşeyler yapılması gerektiğini de düşünüyoruz, harekete geçmesi doğaldır. Ancak ülkeler arasında, hükümetler arasındaki ilişkiler sırasında bu tür bir araya gelmiş veya müşterek hale gelmiş düşüncelerin aktarılması her an için mümkün olabilir.''


-''ANCAK 1 EKİM'DEN SONRA''-


TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin değiştirilmesi yönünde bir çalışma olup olmadığının sorulması üzerine Arınç, TBMM'nin 1 Ekim'e kadar tatilde olduğunu ve 1 Ekim'den önce de toplanacak gibi görünmediğini, buna ihtiyaç olmadığını ifade etti.

Arınç, şunları söyledi:

''1 Ekim'de yasama çalışmaları başladıktan sonra bu hususta bir kanun teklifi olursa, partiler arasındaki ilişkiler, komisyonlardaki çalışmalar elbette bir sonuca ulaştırabilir. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partili bazı yetkililer tarafından ifade edilen bu konu tartışılabilir, doğru da bulunabilir, eksikliği olduğu söylenebilir ama bunun gerçekleşmesi ancak 1 Ekim'den sonra mümkün olabilecektir. Yani bir kanun teklifi verilecekse bunun görüşülmesi 1 Ekim'den sonradır, Genel Kurula gelecekse yine 1 Ekim'den sonra olacaktır. Demokratikleşme, asker sivil ilişkileri içerisinde önemli görülen bu konunun bir yasayla tekrar açıklığa kavuşturulmasında fayda olabilir. Ancak bu kanun teklifi verildikten ve gündeme girdikten sonra üzerinde konuşulması herhalde çok daha doğru olur.'' AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler