YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"3 maymunu oynayamayız"
İHH Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Hasan Aynacı, Ramazan ayında ne gibi çalışmalar yürüttüklerini anlattı.
"3 maymunu oynayamayız"
07 Temmuz 2014 / 22:40 Güncelleme: 07 Temmuz 2014 / 22:25

İHH Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Hasan Aynacı: “Birçok tehlikeye rağmen hassas bölgelere çoğu kimsenin yapamadığı yardımları gerçekleştirdik. Mavi Marmara buna örnektir. Suriye’de olanlara da gözümüz kapalı kalamazdık” dedi.

On bir ayın sultanı Ramazan, sadece  belli vakitler içinde oruç tutup aç susuz kalmak demek değildir.  Bu ibadette amaçlanan esas;  ihtiyaç sahiplerinin, yoksulluk çeken insanların durumunu bir ay için dahi olsa anlayabilmek ve yardıma muhtaç insanlara yardım elini uzatabilmektir. 1995 yılından bu yana dünyanın dört bir yanına bağışçıların yardımlarını ulaştıran İHH Vakfı Türkiye’deki öncü kuruluşların başında yer alıyor. İHH Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Hasan Aynacı ile Ramazanı ve İHH’nın Ramazanda yürüttüğü çalışmaları konuştuk.

Kardeşlerimizi anlayabilmek için…

Ramazan sizin için ne anlam ifade ediyor?

Ramazan, on bir ayın içinde özlemle beklediğimiz, hayır ve bereketi içinde bolca barındıran, faziletleriyle alakalı hakkında birçok ayet bulunan kutlu bir ay. Bu ayın en önemli özelliklerinden biri de; maddi olarak iyi imkânları olan insanların bu vesileyle dünyanın dört bir yanında açlıkla imtihan edilen insanların durumunu kısmen de olsa tecrübe etmek.  Şu İslam aleminde doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine kadar birçok yerde başta Müslümanlar olmak üzere insanlar açıkla imtihan oluyorlar. Yanı başımızda Suriye’de açlıktan ölümler oldu.  Arakan’da da durum aynı. Afrika ise sürekli aynı sorunla yüz yüze. İşte burada yaşayan kardeşlerimizi anlayabilmemiz açısından Ramazan büyük bir fırsat.

İHH’nın Ramazan faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Bu sene 95 ülke ve bölgede en iyi şekilde yardımlarımızı ulaştırmaya çalışacağız. Programlarımızı yaptık. ‘Ramazan bereketi yeryüzüne yayılsın’ sloganıyla yola çıktık. Müslümanların yanında olduğumuzu göstereceğiz. Bangladeş ve Arakan mülteci kamplarına ya da Afrika, Ortadoğu ve hatta Balkanlardaki köylerin yardıma çok ihtiyacı var. Bundan çok daha önemlisi burada yaşayan Müslüman kardeşlerimizin Türkiye’deki  Müslümanların yanında olduğunu bilmesi çok daha önemli. Göndermiş olduğumuz ekiplerle oradaki Müslümanların yanında olduğumuzu hissettirmeye çalışıyoruz. Onların iftarında sahurunda bir lokma, yüzlerinde bir tebessüm ve kalplerinde bir umut olmayı diliyoruz. Her bölgenin ihtiyacına yönelik projeler yapıyoruz. Sağlık ocağı eksikse sağlık ocağı yapmak, okul ya da evleri onarmak gibi.

Suriye ve Myanmar yardım bekliyor

Yardım yaptığınız ülkeleri nasıl belirliyorsunuz? Şu an öncelik hangi ülkelerde?

Tüm ülkeler bizim için birinci öncelik. Ama şunu da unutmamak gerekir ki; İHH tamamen gönüllülerin bağışlarıyla yardım gerçekleştiren bir kurum. Bağışçılarımız yardımlarını yaparken hangi bölgeyi belirtirse biz bağışı o bölgeye yönlendiriyoruz. Şu an en çok Suriye ve Myanmar gündemde. Son süreçte Orta Afrikalı mültecilere yönelikte gönüllülerimizin teveccühü yüksek. Bununla birlikte sel felaketiyle birlikte Bosna’ya da yardım elimizi uzattık.

Özellikle 17Aralık operasyonu döneminde İHH’ya darbe vurmak istediler. Bazı çevreler sizden neden rahatsızlık duyuyor?

Birçok tehlikeye rağmen hassas bölgelere çoğu kimsenin yapamadığı yardımları gerçekleştirdik. Bizim duruşumuz bellidir. Biz bir sivil toplum kuruluşuyuz. Filistin ve Mavi Marmara buna örnektir. Yine hemen yanı başımızda Suriye’de olanlara gözümüz kapalı kalamazdık. Üç maymunu oynayamazdık. Fakat özellikle bazı çevreler Suriye’de yaptığımız yardımlardan mezhepçi bakış açılarından dolayı rahatsız oldular.  Hâlbuki biz kendimize mezhepleri referans almıyoruz. Bizim burada kendimize referans aldığımız yardıma muhtaç olan insanlardır.

Gezici aşevleri kuruldu

Türkiye’deki  yardıma muhtaç insanımız için İHH ne gibi faaliyetler  yürütüyor?

Türkiye’de 78 ilde kumanya dağıtacağız. Bu çalışmamızın organizesi gerçekleştirildi. 25 bin kumanyayı Türkiye’de yardıma muhtaç olan insanlara dağıtımını yapacağız. Ayrıca gezici aşevimiz mevcut.  Bu gezici aşevimiz Ramazanın 1’inden itibaren 26 il’e uğrayacak. Böylece yardıma ihtiyacı olan kardeşlerimizin sofrasına bir tabak yemek koyabilmenin huzur ve mutluluğunu yaşayacağız.

Soma’da yaşanan felaket sırası ve sonrasında İHH bölgeye yönelik ne gibi çalışmalar yaptı?

İnsanın bir babası olmadığında hem misyonerler açısından dininiz açık bir hedef haline geliyor ve kötü niyetli insanların odağında oluyorsunuz. Maalesef Afrika’da da buna çok şahit olduk. İnsan her ne kadar fakir de olsa onu kollayan bir babası olması çok önemli. 12 Temmuz’da(her ramazanın 15’i) İstanbul’da dünya yetimler günü olacak. 12 Temmuz’da tüm vakıf ve dernekler bugün adına faaliyetler gerçekleştirecekler. Yetimin elinden biz tutmazsak kötü niyetli insanlar tutabilir. Soma’da olayın hemen ardından Bursa, İnegöl ve Yalova ekiplerimiz hemen bölgeye ulaştılar. Devletin izin vermemesinden dolayı arama kurtarma çalışmalarına katılamadık. Fakat lojistik olarak destek verdik. Gezici aşevimizi bölgeye yolladık. Vefat eden vatandaşlarımızın çocuklarına yani yetimlerimize yönelik sponsorluk çalışması başlattık. Bölgeye psikologlar gönderdik.

Bağış yapmak isteyenler size nasıl ulaşabilir? Nakdî bağış dışında ilaç ve giyim yardımı da kabul ediyor musunuz?

Bağışçılarımız banka hesaplarımızdan ya da internet sayfamızdan online bağış yapabilecekleri gibi İFTAR veya RAMAZAN yazıp 3072’ye göndererek 5 tl lik yardım yapabilirler. Fatih’teki vakıf merkezimize gelerek hem bizimle hasbihal edip yardımlarını gerçekleştirebilirler.  Bunun dışında toplu gıda bağışları yapabilirler. Hiç kullanılmamış kıyafet bağışı ve kutusu açılmamış ilaçları da yardıma ihtiyacı olan bölgelere ulaştırabiliriz.

*Ramazan içinde bin aydan daha hayırlı olarak nitelendirilen Kadir Gecesini bulunduruyor. Bundan mütevellit bu ay nefis tezkiyesi yani bir Müslüman’ın kendini sorgulaması açısından önemli bir dönüm noktasıdır.

*İHH olarak yirmi iki yıldan beri yardım çalışması yapıyoruz. Eğer insanların bize teveccühü ve güveni olmasaydı uzun yıllardır faaliyet gösteriyor olamazdık.

*Türkiye’nin bağrından çıkmış bir STK olarak diyoruz ki; insanlar sadece yapacakları yardımlarla değil, bir bölgedeki Müslüman kardeşi sıkıntı içindeyse ona dua ederek de yardımcı olabilir. Onlara yalnız olmadıklarını hissettirmeliyiz. Biz bunun için uğraşıyoruz.

 

MİLAT

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler