YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
3.5 yılda iktidarı bırakıp kaçtın
Erdoğan, AK Parti Milletvekili Adaylarının Tanıtım Toplantısında yaptığı konuşmada, hem MHP'ye hem CHP'ye cevap verdi.
3.5 yılda iktidarı bırakıp kaçtın
18 Nisan 2011 / 15:50 Güncelleme: 18 Nisan 2011 / 15:50

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin AK Parti'nin seçim beyannamesindeki vaatlerine yönelik eleştirilerini yanıtlarken, ''Sayın Genel Başkan sen böyle 2023'lere kadar hedefler koyabilir misin  Yani 2023'e kadar hedefler koyabiliyordun da bu millet sana 5 yıllığına iktidar verdi, 5 yıllığına iktidar verdiği zaman 3.5 yıl kalabildin bırakıp kaçtın gittin. Nasıl olacak da sen 2023'ün hesabını yapacaksın. Böyle bir ufuk bunlarda yok, böyle bir kapasite yok'' dedi.

Erdoğan, AK Parti Milletvekili Adaylarının Tanıtım Toplantısında yaptığı konuşmada, seçim kampanyası sürecinde kullanacakları ''İstikrar sürsün; Türkiye büyüsün'' sloganını açıkladı.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Ancak, istikrar içinde büyüyen bir Türkiye, 2023 hedeflerine ulaşabilir. Önceki gün, beyannamemizi açıklarken ilk sloganımızı orada seslendirmiştik; 'Türkiye Hazır; Hedef 2023' demiştik. Şimdi MHP'nin Genel Başkanı çıkmış diyor ki; 'bu bana aittir, bunun patenti bana aittir'. Ben de diyorum ki; 'Sayın Genel Başkan, sen böyle 2023'lere kadar hedefler koyabilir misin  Yani 2023'e kadar hedefler koyabiliyordun da bu millet sana 5 yıllığına iktidar verdi, 5 yıllığına iktidar verdiği zaman 3.5 yıl kalabildin bırakıp kaçtın gittin. Nasıl olacak da sen 2023'ün hesabını yapacaksın. Böyle bir ufuk bunlarda yok, böyle bir kapasite yok. Şimdi diyor ki 'onu ben söylemiştim'. 3.5 yıl kalabildin, daha fazla kalamadın. 8.5 yıl önce hayal gibi görünen, ulaşılamaz gibi görünen birçok hedefi, biz gerçeğe dönüştürdük, rekor seviyelere, tarihi seviyelere ulaştık. Şimdi daha büyük hayaller kuruyor, daha büyük hedefler belirledik, buna doğru yürüyoruz. İstikrarı olan Türkiye, itibarı ve istikbali olan bir Türkiye'dir...'' 
 
''...İZMİR BİZİMDİR'' 
 
Konuşması sık sık alkışlarla ve sevgi gösterileriyle kesilen Başbakan Erdoğan, İzmir'den gelen partililerin sloganları üzerine de şöyle seslendi:

''Bu iradeyi önce siz koyacaksınız, siz görevi vereceksiniz ve evelallah İzmir çok daha farklı bir şekilde gelişecek. Şu anda Egeray'ı yaptık mı  Yaptık. Aynı zamanda susuz olan İzmir'e suyu getirdik mi  Getirdik. Beydağı Projesi durmuştu, Beydağı Projesi'ni yaptık mı  Yaptık. Okullar devam ediyor mu  Ediyor. Üniversite ise üniversite getirdik mi  Getirdik. Durmuş olan çevre yollarını yaptık mı  Yaptık. Sevgili İzmirliler, biz sizi hiçbir zaman unutmadık, unutmuyoruz.

Üniversiade adeta kalmıştı. Üniversiade'ı kim halletti  Bunu özel kanunla biz hallettik. Hiçbir zaman unutmadık, unutmuyoruz, unutmayacağız, bunu böyle biliniz. İzmir, İzmirli bize oy verse de oy vermese de İzmir bizimdir. Yani 780 bin kilometrekarenin Ege'de bir incisidir. Biz, hiçbir zaman ihmal etmeyiz, bir kenara koymayız.'' 
 
''(BU PROJELER BİZE AİTTİ) DEMEYE BAŞLADILAR''

Seçim beyannamelerin açıklarken, ''bir öngörüyü, bir tahminini açık açık söylediğini'' belirten Erdoğan, ''Yarın çıkarlar, bunları sahiplenirler, bunları takip ederler'' dediğini anımsatarak, ''(İşte bu projeler bize aitti) demeye başladılar. On yıllardır bu ülkenin siyasetinde varsınız. Ey CHP varsın. Tek başına bu ülkede yıllar yılı hükümet ettin, ondan sonra koalisyonda bulundun. Ne yaptın '' diye sordu.

Erdoğan, şöyle devam etti:

''Var mı yaptıklar  Yok. Ben buradan tüm Türkiye'ye sesleniyorum. Tabii Türkiye'yi tanımayan ama bu seçimde oy kullanacak gençlerimiz var. Hafıza kayıtlarımızı bir yoklayalım. Günde 6 saat elektriklerimizin olduğu günleri hatırlıyor muyuz  Elektriklerimizin yanıp söndüğü günleri hatırlıyor muyuz?

Sayın Baykal'ın Enerji Bakanı olduğu CHP iktidarını hatırlıyor muyuz  Bakanlıklarda kaloriferler yanmıyordu, onun için paltoyla çalışılıyordu. CHP'nin iktidarı bu... Kuyruklarda benzin için gazyağı için bekliyorduk. Böyle bir şey şimdi var mı  Bizi 5 cente muhtaç etmişlerdi. Şimdi bizi yeniden o döneme çevirmek, döndürmek isteyenlere benim milletim fırsat vermez.

İstanbul'u kimden aldım biliyor musunuz  İstanbul'u CHP belediyesinden aldım. Aldığımız zaman İstanbul çöp dağları içinde bir şehirdi, İstanbul'un suları akmıyordu.,İstanbul'da banyo küvetleri dolduruluyor, onlarla beraber kullanılıyordu. Banyo yapmak hak getire... Öyle bir duruma gelmişti İstanbul. Bunun için sektörler oluşmuştu, her yerde su satan bayiler vardı. Tankerleri sokak arasında görürdünüz. Bu hale getirmişlerdi. Kim  CHP zihniyeti. Herkes maske ile dolaşıyordu İstanbul'da. Niye  Hava kirliliği. Biz geldik, çöp dağları yok oldu, hava temiz oldu, susuzluk yok oldu. İşte çevreci olan AK Parti zihniyeti. Susuz kenti suya biz kavuşturduk. İşte bu gerçekleri burada hatırlatıyorum çünkü hafızayı beşer, nisyan ile maluldur. Çünkü bunları mecburuz anlatacağız.

Aynen Ankara... Modern bir havaalanına sahibiz, şehire giren yol tamamıyla gecekondular arasındaydı, şimdi tamamen bu değişiyor, Turgut Özal bulvarıyla. -Bu arada dün ölüm yıl dönümüydü Allah rahmet eylesin- Onun hatırına sembol olarak ismini vermek suretiyle bunu yapıyoruz. Havaalanından şehre hafif raylı sistemi kuracağız. Bunları biz açıkladığımız zaman rahatsız oluyorlar. Niye rahatsız oluyorsun. Bak güzel şeyler... Sen de yap senin de olsun ama böyle bir durumları, dertleri yok...'' 
 
 ''ÇOBAN AMCA MEHMET KURT'UN BAŞINDAN GEÇENLER''
 
 Son derece ibretlik iki önemli olayı da aktarmak istediğini belirten Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Tarih, 11 Nisan 2010. İzmir'in Kiraz ilçesinde, 73 yaşındaki bir çoban amcamız Mehmet Kurt, dağ başında kalp krizi geçiriyor. Hemen, 112 aranıyor. Bir ambulans helikopter derhal olay yerine geliyor, Mehmet amcamızı alıyor ve hastaneye yetiştiriyor... İzmirle nasıl ilgileniyoruz görüyorsunuz değil mi?

İkinci olay, Diyarbakır'da yaşanıyor; Güneydoğu'da, kış boyunca yolları kapalı kalan bir köyümüz. Köyde yaşayan, 40 yaşlarında bir vatandaşımız, sabah namazını kılıp evine dönerken, kalp krizi geçiriyor ve köy meydanına yığılıp kalıyor. Köy muhtarı, hemen 112 Acil'i arıyor. Dikkatinizi çekiyorum, telefondan hemen 20 dakika, yarım saat sonra, köyün semalarında ambulans helikopter görünüyor. Köye, tarihinde ilk kez bir helikopter iniyor. Hastamız, derhal, doktorlar tarafından sedyeye alınıyor, helikopter havalanıyor.

Hasta kardeşimiz, o anı şöyle anlatıyor: 'herhalde öldüm de uçuyorum' diye düşündüm... Burası çok önemli. 'O sırada kalbimdeki ağrı arttı ve sonrasını hatırlamıyorum' diyor... Evet, hastanın kalbi, gerçekten helikopterdeyken duruyor. Ambulans helikopterdeki elektroşokla hastanın kalbi çalıştırılıyor. Kalbinde hiç hasar oluşmadan, hasta hemen Diyarbakır Devlet Hastanesinde tedaviye alınıyor. Kalp krizi geçirdikten sonra, 35 dakika içinde anjiyo yapılıyor ve ardından üç damarı değiştiriliyor.

Devamını söylüyorum; 'Bizim köyde 1500 kişi yaşıyor, hepsi beni kenara çekip uçmak nasıl ' diye soruyor. 'Ben havada öldüm, sonra yeniden dünyaya geldim. Gökyüzünde doğdum'' diye anlatıyor... Demek ki latifeyi de başarabilen bir vatandaşımız. İşte mesele bu, işte AK Parti iktidarı bu... İşte, hayallerin gerçeğe dönüşmesi; ''Hayaldi, gerçek oldu'' tablosu bu... '' 
 
''PEKİ CHP NE YAPIYOR ''
 
12 Haziran seçimlerine girerken, yaptıklarını anlatmadıklarını, yaptıklarını, eserlerinin kendilerin anlattığını kaydeden Erdoğan, ''Biz geleceği anlatıyoruz, gelecek tasavvurumuzu anlatıyoruz, 12 yıl sonra nasıl bir Türkiye'de yaşamak istediğimize dair hayallerimizi, hedeflerimizi anlatıyoruz'' diye konuştu.
 Türkiye'nin her meselesine ilişkin çözüm önerili bulunduğunu, her alanda örneği görülmemiş, yaşanmamış, tamamen orijinal, tamamen uygulanabilir projeleri olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Peki CHP ne yapıyor '' diye sordu ve konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Köprü yaparsın, bu CHP zihniyeti 'yapmayın' der. Boğazın altından tünel yaparsın hemen karşı çıkar. Bu zihniyet bu... Şimdi de nükleer enerji santrallarına karşı çıkıyorlar; neymiş, işte Japonya'daki son olayı bahane göstererek, gerekçe göstererek diyorlar ki 'yaptırmayız'. Bakınız, bugün dünyada 450 civarında nükleer enerji santralı var. Gerek maliyeti itibarıyla gerekse enerji noktasındaki potansiyeli itibarıyla gelişmiş ülkeler bunu kullanıyor. Biz de bu adımı bunun için atıyoruz. Ama bu CHP zihniyeti, almış CHP'li milletvekilini de onun da zaten işi gücü bu, tamamen bu işlerle uğraşır, görevi bu, olumsuzlukların vekilidir o, tamamen bununla birlikte toplanmışlar geliyorlar, yürüyüş yapıp, gösteri yapıp, nükleer enerjiyi engellemek... Kusura bakmasınlar biz, bütün çalışmalarımızı bilimsel yapmışız, adımlarımızı buna göre atıyoruz ve Türkiye muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkıyor ve çıkacak.

Afaki, hayali, masalımsı hedefler değil; ulaşılabilir, kavuşulabilir hedeflerimiz var. Önceki gün 'Türkiye Hazır, Hedef 2023' beyannamemizle projelerimizin, hedeflerimizin bir kısmını açıkladık... O kadar değil... Daha açıklayacağımız, milletle paylaşacağımız bir çok hedefimiz, bir çok projemiz var. bu projeleri açıklarken 15 gün sonra hangisini açıklayacağımızın duyurusun yapacağız. 12 Haziran'a kadar hep bu projeleri sizlere müjdelemek suretiyle yolumuza devam edeceğiz.''

Seçim kampanyasını 22 Nisan saat 14.00'de ''CHP'nin hışmına uğrayan Bayburt'tan'' başlatacaklarını anımsatan Erdoğan, ''iki milletvekilliğini Bayburt'a çok gördü bu CHP'' dedi. ''Bayburt Bayburt olalı bu CHP zulmünü görmedi gardaş'' diye seslenen Erdoğan, aynı gün Bayburt'tan Gümüşhane'ye geçerek ikinci mitingi yapacaklarını kaydetti. Erdoğan, 50 civarında ilçeler hariç, ile ulaşacağını belirterek, diğer yerlere de bakan ve genel başkan yardımcısı arkadaşlarını göndereceklerini söyledi. 
 
''AK PARTİ BİRİNCİ PARTİDİR''

 
Her bir adayın tek tek sahneye gelerek, aziz millete tanıtılacağını ifade eden Erdoğan, ardından, Altındağ Necip Fazıl Kültür Merkezi'ne geçeceklerini ve orada adaylarla kendi aralarında bir toplantı yapacaklarını bildirdi.

Hemen yarından itibaren, tüm adayların illerine dağılıp, kolları sıvayıp, sahaya, araziye çıkmış olacağını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

''Şunu sizlerden özellikle rica ediyorum; Hedef koyuyorum, çalınmamış kapı kalmayacak, sıkılmadık el kalmayacak. Hani el sıkarlar arkasından da ıslak mendille silerler. Siz o nasırlı elleri o şekilde değil, yürekten sıkacaksınız. Hali hatırı sorulmamış hane bırakmayacaksınız. Sizlerle her karşılaştığımda, üzerinizde, Anadolu'nun, Trakya'nın tozunu, toprağını, terini görmek istiyorum...

Şundan emin olun; AK Parti, birinci partidir. AK Parti, bugün de milletin yegane umududur... Ancak, bu gerçek, hiçbir arkadaşımızı rehavete sevk etmemeli. Teşkilatımızla belediye başkanlarımızla aday adaylarımızla gençlerimizle il genel belediye meclis üyelerimizle tüm kademe, ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları, şu an milletvekili olup, gelecek dönem milletvekili olmayan arkadaşlarımla birlikte caddelere sokaklara, dağılacağız. Bizim üslubumuz, muhalefetin üslubu gibi asla olmayacak. Biz kırıcı değil, yapıcı olacağız. Biz gönüller kazanacak, gönüllerde kendimize yer edineceğiz. Nezaketten, zarafetten, tevazudan asla taviz vermeyeceğiz. Sokağa çıktığınızda, vatandaşımız sizi gördüğünde, tanımasa bile 'işte bu AK Parti adayı' diyecek. Tavırlarınızla, üslubunuzla, tevazunuzla inanıyorum ki bunu başaracaksınız.

Yolun hemen başında yükümüzün ne kadar ağır olduğunu sizlere tekrar hatırlatmak istiyorum. Üzerinizdeki yükü hatırlatmadan edemiyorum ama ağırlığı bakımından Üstad Necip Fazıl tekrar aklıma geldi. Sorumluluğu vazifeyi bir kez daha sizlere hatırlatmak istiyorum. Hani diyor ya; Ne ağır imtihandır başındaki, Sakarya/ Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya/ İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal/ Hamallık ki sonunda, ne rütbe var, ne de mal...

İnşallah 12 Haziran akşamında hep birlikte şu mısraları rahatlıkla söyleyeceğiz: Mehmedim, sevinin, başlar yüksekte/ Ölsek de sevinin, eve dönsek de/ Sanma bu tekerlek kalır tümsekte/ Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir/ Gün doğmuş, gün batmış, ebet bizimdir...''

Başbakan Erdoğan, daha sonra illere göre anons edilerek kürsüye çıkan adaylarla fotoğraf çektirdi. (AA)

BAŞBAKANIM SENİNLE MEZARA KADAR !
 // BATUHAN
Allah (c.c) yardımcınız olsun, yolunuz açık olsun, tekrar güçlenerek gelinki yoksa lopçuların sabrı taşmış vaziyette, bir fırsat bulsalar deveyi hamuduyla yutacaklar. Oy gelsinde meclise kimden gelirse gelsin mantığı bunların niyetini açığa vuruyor. Ergenekonun avukatlığı meğer diyet borcu imiş şimdi su yüzüne çıktı, bu anlayışla silivride baba bırakmayıp meclise taşıyacaklar. Fakat bunlar bindiği dalı kesiyor "kemanın sesi"13 haziran sabahı çıkacak....
18 Nisan 2011 16:55
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler