YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
28 Şubat'ın mimarı Çevik Bir'den FETÖ itirafı
Türkiye’deki muhafazakarların üzerine karabulut gibi çöken 28 Şubat’tan, hedef gibi gösterilen FETÖ’nün nasıl kazançla çıktığını, darbenin mimarı Çevik Bir anlattı.
28 Şubat'ın mimarı Çevik Bir'den FETÖ itirafı
12 Ocak 2016 / 10:15 Güncelleme: 12 Ocak 2016 / 10:30

28 Şubat süreci muhafazakar camia üzerinde ağır etkiler oluşturdu. Başörtülü öğrenciler okullardan atıldı, ikna odaları kurulup başlarını açmaları için zorlandı. Çok sayıda kamu personeli işinden oldu.

Bu dönem muhafazakarlar için adeta cadı avına dönüştürüldü. Ancak bu süreçten sadece Fethullah Gülen örgütü hasar almadan, hatta güçlenerek çıktı. Gülen örgütünün palazlandığı dönem 28 Şubat süreciyle başladı.  28 Şubat sürecinde “İrtica” ile mücadele kapsamında Batı Çalışma Grubu gibi anti demokratik uygulamalara imza atan dönemin TSK bürokrasisinin, Gülen grubunu da sıraya koyduğu iddia edilmişti.

Ancak dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, Gülen örgütü ile ilgili işlem yapılması konusunda Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın kendilerini yalnız bıraktığını itiraf etti.

Çevik Bir, “FETÖ’nün tehdit olduğunu ilk kez Genelkurmay tespit etmişti. Ancak yalnız bırakıldık. Genelkurmay Başkanımız bizi yalnız bıraktı” dedi.

Dönemin Genelkurmayı Karadayı, 1995 yılında Gülen örgütünün üst düzey yöneticilerini ağırlayarak, Gülen’in adamlarına plaket vermişti.

81. DURUŞMA

28 Şubat Davası’nın 81. Duruşmasına Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir’in ifadeleri damga vurdu.

Çevik Bir, “Evvela özür dilerim. Ben 78 yaşında bir insanım. 20,5 ay cezaevinde hapis yattım” diyerek özetle şunları söyledi:

“FETÖ’nün tehdit olduğunu ilk kez Genelkurmay tespit etmişti. Gülen örgütünün kaynaklarının 5 milyar lira olduğunu tespit ettik. Gülen Amerika’dan bana mektup yazdı. ‘Burada biz yapmış olduğumuz görev nedeniyle okulları siz alın, biz masumuz’ demeye çalıştı. Biz yalnız bırakıldık. Genelkurmay Başkanımız bizi yalnız bıraktı.

İsmail Hakkı Karadayı Paşa cezaevine gelirse, ‘Biz hizmet edelim, tabakları biz yıkayalım’ diyen arkadaşlarımız vardı. Meclis Soruşturma Komisyonu’nda ifade verdikten sonra biz yalnız bırakıldığımızı anladık.” 

28 ŞUBAT’IN SİVİL AYAĞI SORGULANACAK

Dava kapsamında daha önce “tanık” olarak dinlenen ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığında askerliğini yaparken Batı Çalışma Grubuna (BÇG) ait bazı gizli belgeleri sızdırdığı gerekçesiyle yargılanan Kadir Sarmusak’ın davaya katılma talebini kabul eden mahkeme, Çevik Bir ve Çetin Doğan’ın aralarında bulunduğu 7 sanık için yurt dışı çıkış yasağını içeren adli kontrol şartlarının kaldırılmasına hükmetti.

Mahkeme ayrıca, İlnur Çevik’in ‘tanık’ olarak dinlenmesine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın akıbetinin sorulmasına, Balyoz, Ergenekon ve Poyrazköy dava dosyalarının istenmesini kararlaştırdı.

KARADAYI’DAN ÜST DÜZEY KABUL

1995 yılında Genelkurmay Başkanı olan Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Gülen örgütünün üst düzey yöneticilerini Genelkurmay Başkanlığı’nda ağırlayarak plaket vermiş ve Gülen Örgütü’nden övgülerle söz etmişti. Bu kabule ilişkin görüntüler basında yer almıştı. ,

28 Şubat soruşturması ve kovuşturma aşamasında dönemin üst düzey bürokrasisi hakkında tutuklama kararları çıkarıldı. Bir çoğu uzun süreler cezaevlerinde kaldı. Ancak, bizzat 2.Başkan Çevik Bir’in ifadelerine de yansıyan ve 28 Şubat sürecini başlatan kişi olduğu belirtilen Karadayı, paralel yapının yargıdaki uzantıları sayesinde, bu süreçte dışarıda kaldı.

GÜLEN DARBENİN ORTAĞI

Müdahil avukatlarından Hüsnü Tuna, bazı sanıklar ve avukatlarının müdahillerin Gülen örgütüyle ilişkilendirdiklerini hatırlattı.

28 Şubat döneminde başörtülü oldukları için üniversitelerden ve memuriyetten atılanlar olduğunu belirten Tuna, şunları söyledi:

“Fethullah Gülen’in 28 Şubat’ta başörtülü öğrencisi, memuru yoktu. Burada müdahil olan öğrenciler ve memurlar, kesinlikle Fetullah Gülen’e sempati besleyenlerden değildir. Savcıya yüklenecekseniz, başka kanaldan yüklenin. Bana göre savcı sizi korumuştu. Kaldı ki bize göre Fetullah Gülen 28 Şubat darbesinin ortaklarındandır.

Zaman Gazetesi İmtiyaz Sahibi Alaeddin Kaya’nın Genelkurmayda ne konuştuğunun açıklanması gerekir. Gülen’in Genelkurmay'a sunduğu mektubun içeriği açıklanmalıdır. Bu döneme ilişkin sivil destek Fetullah Gülen’in açıklamaları var. Dolayısıyla 28 Şubat’ın ortağı birinin müdahillerle bağlantısı olduğunu düşünmüyorum.”

 

STAR

 // Rasim DUMAN
F.GULEN'in "mason" oldugunu, "hizmet" ugrunda, "zevk almamak" ( nasil olacaksa ?! ) kaydi ile zina yapmakta da beis olmadigina dair fetva verdigini iddia edenler oldu, ve ben bu iddialara, yakin zamana kadar suphe ile yaklastim, "bu kadari da olmaz" dedim. Artik bu rezervimi kaldiriyorum, zira "buyuk resim" ayan beyan ortaya cikti ve bu adamin "herseyi" yapabilecegine ihtimal veriyorum....
12 Ocak 2016 16:12
katılıyorum
 // rasim beye
rasim bey yazdıklarınız son derece akılcı...
12 Ocak 2016 Salı 14:57
 // Rasim DUMAN
Su suallere cevap ariyorum : Turkiye'de Yahudi Siyonizmi'nin "ust akli" pozisyonunda ve STK gorunumlu kurulus ENCUMEN-İ DANİS'in uyeleri arasinda eski Gen.Kur.Bsk. İsmail Hakki KARADAYİ' da var midir? Bu encumen, direktifleri İsrailden mi almaktadir? Eger bunlar dogru ise, F.GULEN bunlar tarafindan "korunmus" mudur? Bu suallerin cevaplarini ben biliyorum da, "hayir, yanlissin" diyecek bir "ferd-i vahid" var mi, onu merak ediyorum....
12 Ocak 2016 14:49
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler