YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
28 Şubat'ın bir sırrı daha ortaya çıktı
28 Şubat'ın bir sırrı daha ortaya çıktı
16 Nisan 2012 08:46
Darbe soruşturmasında sanıklara yöneltilen sorular 28 Şubat’la ilgili yıllardır sır kalan gerçeği ortaya çıkardı.

28 Şubat soruşturması kapsamında aralarında emekli tuğgeneraller Abdullah Kılıçarslan ve İdris Koralp'in de bulunduğu 9 kişi tukulandı. Savcı, sanıklara "Batı Üst Kurulu nedir? İkiz görev hakkında neler biliyorsunuz?" gibi içerisinde çok önemli tespitlerin yer aldığı sorular yöneltti.

Özel yetkili Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nin yürüttüğü 28 Şubat soruşturması kapsamında önceki gün savcılıkta ifadeleri alınan 16 sanıktan 9'u Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı. Serbest kalanlar dahal tüm şüphelilere soruşturma savcılığı tarafından içerisinde çok önemli tespitlerin yer aldığı birbirinden ilginç sorular yöneltildi. İşte dönemin kritik isimlerine yöneltilen o sorular:

- Çevik Bir, Çetin Doğan, Kenan Deniz, Fevzi Türkeri, Erol Özkasnak, İdris Koralp'le birlikte görev yaptınız mı?

-Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi'nin koalisyon ortağı olarak hükümet kurduğu 1996- 1997 yılları içinde hükümeti takip ve düşürmek için faaliyet göstermek üzere organize edilen Batı Çalışma Grubu (BÇG) hakkında ne biliyorsunuz ? 

-BÇG içinde veya o kapsamda faaliyette bulunduğunuz ve aktif olarak görev aldığınız hususunda deliller var böyle bir plan içinde yer aldığınız görülüyor ne diyorsunuz?

-BÇG kim, kimler yada hangi makamın emir ya da emirlerine uygun kuruldu? BÇG'de görev alanlar hangi ölçü kıstas yada vasıflara dayanarak görevlendirildi? BÇG'de görev aldığınız dönemde BÇG haricinde başka görevleriniz de var mıydı? İkiz görev hakkında ne biliyorsunuz?

‘İCAZET AMACI MI TAŞIYOR’

-Soruşturma kapsamında elde edilen görüşme tutanaklarından, Refah Partisinin iktidara gelmesinin ardından ABD ve İsrail'de bir dizi görüşmeler yapıldığı; bu görüşmelere Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir, yanında zaman zaman Orgeneral İlhan Kılıç, Korgeneral Çetin Saner, Tümgeneral Orhan Yöney ve Onur Öymen'in katıldığı görülmektedir. Toplantılara genellikle Türkiye'nin Refah Partisi iktidarı ile oluşan siyasi tablosu görüşülmüştür. Güvenlik birimi başkanları, uluslar arası strateji kuruluşları temsilcileri ve uluslar arası etkinlikteki bazı isimlerin katıldığı toplantılarda Refah Partisi'nin uygulamaları eleştirildikten sonra TSK'nın üzerine düşeni yapacağı ve yardım istendiği anlaşılmaktadır. Bu görüşmelerdeki süreçte yapılan çalışmalar ve örgütlenmelerde dikkate alındığında bu toplantıların uluslar arası destek sağlama amacına yönelik tertip edildiği kanaatine ulaşılmaktadır. Bu görüşmeler planlanan bir askeri müdahaleye yönelik icazet amacı mı taşımaktadır açıklayınız?

- Batı Üst Kurulu (BÜK) nedir? Batı Üst Kurulu'na kimler katılıyor? Bu üst kurulda hangi çalışmalar yapılır? Sizin bu üst kuruldaki göreviniz nedir? Batı olayları nedir nerede görüşülür? Nasıl tespit edilir? Kimler tespit eder neticede ne işler yapılır?

-MGK Genel Sekreterliği koordinatörlüğünde teşkil edilen Uluslararası Kamuoyu Oluşturma Grubu (UKOG) nedir? Kimlerden oluşmaktadır çalışma esasları nelerdir ne tür çalışmalar yapmıştır?

-Tamamen yasal prosedüre dayalı ticari faaliyet yürüten ve ilgili organlarca denetlenmeye açık, İhlas, Beğendik, Ülker, Asya vb. holding ve finans kuruluşları hangi yasal yetkiye dayanarak dikkatle izlenmiş, askeri ihalelere, ordu evleri ve askeri gazinolara girmeleri neden yasaklanmıştır?

"BÜK, BÇG’NİN ÜSTÜNDE BİR YAPI"

28 Şubat soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimlere Batı Üst Kurulu’yla (BÜK) ilgili savcılığın soru yöneltmesi dikkat çekti. Şimdiye kadar ismi anılmayan Kurul’la ilgili dönemin kritik ismi Emniyet İstihbarat eski Daire Bakanı Bülent Orakoğlu, Batı Üst Kurulu’nun BÇG’nin üzerinde bir yapılanma olabileceğini söyledi. Orakoğlu, Kurul’a ilişkin belgelerin Kozmikoda yada Gölcük aramalarında rastlanmış olabileceğini aktardı.

Teması kimlerle sağladınız?

-Dönemin İstabul Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kayseri Belediye Başkanı Şükrü Karatepe, Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız ve Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Nabi Koçak hakkında yapılan yargılanmalar bir psikolojik harekat ürünü müydü? 1960 ve 1980 darbeleri gibi bir darbeyi hedeflediniz mi?

-"Basın ve yayın organlarında aczimendi, üfürükçü, hoca ve bunun gibi konular sürekli gündemde tutulması" ifadesinden ne anlıyorsunuz? Bu konuda hangi çalışmalara hangi basın ve yayın organında kimlerle ne yaptınız? Teması kimlerle ve nasıl sağladınız?

TANK YÜRÜTTÜNÜZ MİLLET DARBE GELİYOR SANDI!

-Savcığımızca toplanan belgeler bir bütün olarak incelendiğinde BÇG yapılanması ve bu çerçevede yapılan çalışmalar neticesinde 54. Hükümet kurulduktan sonra TBMM'den güvenoyu almış ve programı doğrultusunda icraatlarına başlamıştır. Ancak iktidara gelir gelmez başta büyük ortağı olmak üzere hükümet 'irticacı' olarak nitelendirilmiş kendisine karşı pisikolojik harp başlatılmış bunun için de Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın psikolojik harp unsurları ve Genelkurmay Psikolojik Harp dairesi kullanılmıştır. Bu husus Batı Eylem Planı'nda açık olarak yer almaktadır. Yapılan bu psikolojik harekatlar sırasında TSK'nın en önemli kara silahı olan tanklar Sincan'da yürütülmüştür. Tankların yürütülmesinden sonra Başbakan, Başbakan yardımcısı ve birçok bakanının bu olayı askeri müdahalenin habercisi olarak değerlendirdikleri anlaşılmaktadır. Tankların yürütülmesi toplumun büyük kesimi tarafından da hükümete karşı bir eylem olarak algılanmıştır. Birgün sonra yayınlanan günlük gazeteler bu olayı askeri müdahale belirtisi olarak manşetlere taşıdıkları ve takip eden süreçte hükümetin ayrılmak zorunda bırakıldığı açıkça görülmektedir. Bu konuda son olarak ilave edeceğiniz bir husus varmıdır? BUGÜN

Bizden uyarması!!!7
 // Mustafa
Jandarma ve Jitem hemen kapatımalı ve buların kapandığı mutlaka denetlenmeli buradan çıkanlar yeni çeteleşmeler oluşturmamalıdır. Asker tam bir şekildedeğişimden geçmelidir. Hem de hemen! Bu askerin suskunluğu sizleri aldatmamalıdır. Çünkü adamların diş gıcırtıları Hakkari Çukurca'dan duyuluyor. Gafil olursanız, tuzaklarına düşersiniz! Özal'ın ertelediği anayasa ve askerde köklü değişim süreci hemen başlatılmalı, hiç değilse yeni askere alınanlar...
16 Nisan 2012 19:45
Bizden uyarması!!!6
 // Mustafa
Çete gibi adi bir yapı olan askerin eğitimi mutlaka kontrol altına alınmalı ve küçük yaşta buraya giden öğrencilere din dersi, kuran ve sünnet mutlaka konulmalı ki ölümle burun buruna olan bu insanların mutlaka dini inançları sağlam olmak zorundadır. Aksi taktirde hiçbir başarı elde edilemez. Böyle olmazsa millete de dini değerlerinde karşı gelemezler. Asker sayısı mutlaka çok azaltılmalı ve hemen yapılmalıdır. Anayasa hemen değiştirilmeli ve özgürlükçü...
16 Nisan 2012 19:43
Bizden uyarması!!!5
 // Mustafa
Subay ve astsubayların sayısı 5-10.000 kişiyi kesinlikle geçmemelidir. Er ve erat 3 aylık askerlikle sadece bunu görev olarak yapmalı ne sınıra ne de karakola veya herhangi bir yere gitmemeli sadece eğitim olarak yapmalıdır. Sadece dış tehlikeye bakacak askerin sayısının koyun gibi çok olması değil, nitelikli, etkin, cesur, dini inancı olan ve saygılı, terbiyeli ve az olması gerekir ki zaten az olursa kıymetli ve etkin olur. Bu ordu ile biz değil Suriye hiçbir ülkeye...
16 Nisan 2012 19:40
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler