YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
28 Şubat'ın 28 günahı!
28 Şubat 1997’de MGK toplantısı sonucu açıklanan kararlarla Türkiye tarihinde karanlık bir döneme girildi. Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan yazısında 28 Şubat'ın 28 günahını sıraladı.
28 Şubat'ın 28 günahı!
28 Şubat 2015 / 05:00 Güncelleme: 28 Şubat 2015 / 09:24

Türkiye’deki derin damarın darbeler zincirinin son ve önemli halkası olan 28 Şubat Darbesi çok şükür artık yargılanıyor. Darbeciler nasıl ki 1997’de envai çeşit yalanla toplumu efsunlamaya çalıştılarsa şimdi de kendileri ve dışarıdaki darbe destekçileri halkı kandırmaya dönük yalanlarına devam ediyorlar. Ülkemizde her şey son derece hızlı gelişiyor ve yaşanıyor. Hemen de unutuluyor. Bu analizde 28 Şubat’ın 28 günahını hatırlatmak istiyoruz. Siz sayıyı arttırabilirsiniz.

1. Milli iradeye saygısızlık edip adına post modern dedikleri darbeyle, seçilmiş hükümeti devirdiler.

2. Çok sayıda subay astsubayı yargısız, sorgusuz ordudan attıkları gibi bu atılan insanların belediyeler ve özel sektörde bile işe alınmamaları için baskı yaptılar.

3. Mütedeyyin kesimleri dinci-irticacı diye yaftalayıp dışladılar. Düşman ilan ettiler. Düşman muamelesi yaptılar.

4. Namaz kılan oruç tutan, anası, karısı, kızı, kardeşi başörtülü olan devlet memurlarını fişlediler ve bunların terfi etmelerini, önemli yerler gelmelerini engellediler.

5. İslam’a olan düşmanlıklarından dolayı, İmam Hatip Liseleri'ni kapatmak için bütün meslek liselerinde okuyan çocukların tamamının hayatlarıyla oynadılar. YÖK’e verdikleri talimat üzerine uygulanan katsayı numarasıyla bu çocuklara üniversite kapılarını fiilen kapattılar.

6. Müslüman milletin kendi çocuklarına kutsal kitaplarını öğretmeyi 12 yaşına kadar yasakladılar.

7. Dine karşı çıktılar ama İslam dininin vecibesi olan kurban derilerine göz diktiler.

8. Bir taraftan kızların okutulmadığından yakındılar diğer taraftan inancından dolayı başını örten kızları üniversiteye sokmadılar. Bu çocuklar rejimin akademik militanları tarafından “İkna odalarında”psikolojik baskı ve şiddete tabi tutuldular.

9. Düşünen, üreten, araştıran beyinler yurt dışına kaçırıldı.

10. Mütedeyyin iş adamları darbeci düzenin baskı ve dışlamasıyla yıldırılmaya ve çökertilmeye çalışıldı.

11. Ülkede onlarca banka, içi boşaltılarak batırıldı. Batırılan bankalarda mevduatı olanların batıkları bu gariban milletin vergileriyle tekrar ödetildi.

12. Milletin on milyarlarca lirası batırıldı çarçur edildi.

13. Darbe destekçisi iş adamları ve bazı profesyonel hırsızlar, darbeciler tarafından özellikle desteklendiler.

14. Ülkedeki üretim ve büyüme durma noktasına getirildi.

15. Ülkedeki medyanın büyük kısmının komuta ve kontrolü zorla veya gönüllü olarak darbecilerin güdümüne sokuldu.

16. Zaten cumhuriyetin kuruluşundan beri askeri vesayet altında olan siyaseti tamamen emir komuta altına aldılar. Gizli Üst Yapı’nın emrindeki darbeciler istedikleri partileri koalisyonla iktidara getirdiler. İstemedikleri partileri Anayasa Mahkemesi'ne verdikleri talimatla kapattırdılar.

17. Bugünlerde Mısır’da olduğu gibi, seçilmiş siyasetçiler, darbe mahkemelerince uyduruk gerekçelerle mahkum edilerek hapse atılıp siyasi yasaklı hale getirildiler.

18. Vesayet altındaki üniversiteler, bilimden iyice uzaklaşarak, akademik kadrolar yasakçı statükonun militan sokak eylemcisi haline getirildi.

19. Toplum, Türkler, Kürtler, laikler ve dinciler-irticacılar diye kutuplaştırılarak düşman kamplara bölünmeye çalışıldı.

20. On binleri bulan faili meçhul cinayetlerin 3 bin 600’ü 28 Şubat darbesini planlayanların işaretiyle yapıldı. Halkın devlete olan az miktardaki güveni de berhava edildi.

21. TSK, bu ülkenin değil de ABD ve İsrail’in ordusu gibi motive edildi. Teknoloji, silah, yazılım ve savaş sanayi olarak Türkiye, İsrail ve ABD’ye iyice mahkum hale getirildi. Kimse yerli üretimi gündeme getirmedi.

22. Darbeci generaller, sözde brifing toplantıları ile yüksek yargıyı baskı, denetim ve kontrol altına aldılar. Bu durum yerel mahkemeleri de etkiledi.

23. Milyonlarca vatandaş, asker, MİT, polis ve bunların hafiyelerince hukuk dışı yöntemlerle fişlendi.

24. Yarım demokrasimiz onlarca basamak geriye gitti.

25. Sivil düşünce, sivil sektörler ve sivil siyasetin damarları kurutuldu.

26. Özgüveni yok edilmek suretiyle milletimiz köleleştirilmek istendi.

27. Kimliğinden iyice uzaklaştırılan Türkiye, uydu bir ülke haline getirildi.

28. 28 Şubat bin yıl sürecek denilerek milletin umutları yok edilmek istendi.

Elbette yapılanlar bunlarla sınırlı değil. Ve elbette 28 Şubat’ın gizli aktörleri, sadece bilinenlerden ibaret olmayıp, halk nazarında mağdur kabul edilen kesimler arasında da vardı. Ve bunlar da bilinenler kadar tehlikeliydi. Umarız devam eden yargılamalarla tüm gerçekler aydınlatılır ve adalet yerini bulur.

28 Şubat’ı unutmayacağız..

Alper TAN

28 ŞUBAT'TA NELER YAŞANDI

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler