YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"2005 yılında darbe ihbarı aldık"
"2005 yılında darbe ihbarı aldık"
31 Mart 2011 15:48
Kanal A'da Görüş Farkı'na katılan Sanayi Bakanı Nihat Ergün çarpıcı açıklamalar yaptı. Ergenekon'un PKK'yı ve Hizbullah'ı kullandığını söyleyen Ergün"2005 yılında darbeyi ihbar eden mektuplar aldık"dedi.

Kanal A Haber Merkezi- Gazeteci Ömer Şahin’in Kanal A’ da yayınlanan “Görüş Farkı” programına katılan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

Ergenekon adı verilen örgütün PKK’dan Hizbullah’a medyadan, iş dünyasına kadar farklı kesimleri ayrı ayrı kullandığını savunan Ergün, gözaltı süreçleri ile iddianamenin ortaya çıkmasından sonra tartışmaların seyrinin değiştiğine dikkat çekti. Ergün, “İddianameler ortaya çıktığında tartışmaların seyri değişiyor. İddianame ortaya çıkana kadar kâğıt parçası oluyor, boru oluyor, ortaya çıktıktan sonra herkes diyor ki ‘ ha boru değilmiş.’ Gözaltı sürecinde, iddianame daha ortaya çıkmadan yapılan tartışmaların ayağı yere basmıyor”dedi.

Ergenekon, PKK, Hizbullah, üniversite ve medyayı ayrı ayrı kullanıyor

Ergenekon örgütünü kimsenin icat etmediğini bu ismi söz konusu yapının kendisinin verdiğini hatırlatan Ergün, Ergenekon yapılanmasına ilişkin çarpıcı değerlendirme yaptı. Ergenekon’da bir ‘tepe nokta’ olduğunu bu yapının orta kademesinin mafya, PKK, Hizbullah, Dev-Yol, Tikko gibi örgütler ile iş dünyası, medya, akademik camiayı ayrı ayrı kullandığını iddia eden Ergün,”Amaçları belli. Türkiye’ de parlamentoyu, hükümeti çalışamaz hale getirmek, devirmek, darbe yapmak, kaotik ortam meydana getirmek. ‘Niye yargılandığımızı bilmiyoruz’ deniyor ya, neyle suçlandıkları çok acık” ifadelerini kullandı. Ergün, toplumun her alanına kök salmış böyle bir yapının niye başarılı olmadığı sorusuna ise, “ Yakalandılar. Bombalarla, suikast planlarıyla yakalandılar. O yüzden başarılı olamadılar” karşılığını verdi.

Ergenekon’un dışarıda canlı unsurları var, bunlar kara propaganda yapıyor

Gazeteci Ahmet Şık’ın tutuklanması ve kaleme alacağı söylenen “İmamın Ordusu “isimli kitap taslağının toplanmasını da değerlendiren Nihat Ergün, “Soruşturmanın sürmesinden ne anlıyoruz. İddia edilen örgütten yakalanan, yargılanan var. Dışarıda canlı unsurları da var. Bu unsurlar davayı akamete uğratmak icin kara propaganda faaliyeti yürütüyor. Eğer birisi bu örgütün unsuru olarak talimat alarak bu davayı itibarsızlaştırmak amacıyla karalama faaliyeti yürütüyorsa, bunun kitap oluşturma faaliyeti mi örgütsel amaçları gerçekleştiren çalışma mı olduğu konusunda ince çizgi var. Delillere vakıf değiliz. Savcının soruşturmasından anladığımız ‘gazetecilik faaliyeti yürütmüyorsun, şu kişiden aldığın talimatla verilen görevi yapıyorsun. Bu örgütün destekçisi görünüyorsun’.Hiçbirimiz savcının örgütle Ahmet Şık faaliyeti arasında nasıl ilgi kurduğunu bilmiyoruz? Soruşturmanın gizliliği nedeniyle bilmiyoruz”

“İmam’ın Ordusu yayınlansın, hem de iyi yayınlansın. Ben de okumak isterim”

Ahmet Şık’ın üzerinde çalıştığı “İmamın Ordusu” isimli çalışmanın gizli kalmayacağını en azından iddianamenin eklerinde olacağını söyleyen Ergün, “Herkes bunu görecek. Bana göre de yayınlansın, hem de iyi yayınlansın. Bazıları da mukayeseli yayınlayacaktır. Mukayeseli yayınlanırsa daha çok müşterisi olur.Ben de okumak isterim.Kitabı da, iddianameyi de okuyunca daha sağlıklı değerlendirmeler yapılır.

“Balbay’la Şener’le Şık’la ilgili iddialar yanlış çıksın, niye hapis yatsınlar”

Ergenekon yapılanmasında eline silah almayan insanlar da olduğuna işaret eden Nihat Ergün, cezaevindeki gazeteciler Mustafa Balbay, Tuncay Özkan, Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın hapis hayatlarının sona ermesini arzuladığını söyledi. Ergün, “Umarım iddialar yanlış çıkar. Niye gencecik çocuklar hapis yatsın. Söylendiği gibi iddialar yanlış çıksın, kâğıt parçası, boru çıksın da insanlar ‘yanlış işle meşgul olmuşuz’desinler”

“2005 yılında Darbeyi ihbar eden mektuplar geldi”

Sanayi Bakanı Nihat Ergün, AK Parti’nin iktidara gelir gelmez hem ülke sorunları ile hem de kendisini devirmek için plan yapanlarla uğraştığını söyledi. “Ağır sorunlarla uğraşırken bizim balyozcular ‘ya bunlar başarılı olursa’diye plan yapmışlar’ diyen Bakan Ergün, darbe planlarından 2005’li yıllarda haberlerinin olduğunu da itiraf etti. Kamuoyuna ‘Sarıkız’ olarak yansıyan darbe planının Silahlı Kuvvetler içinde bazıları tarafından AK Parti’ye mektupla ihbar edildiğini açıklayan Ergün, şunları aktardı: ”2005 yılında Sarıkız darbe planıyla ilgili mektuplar geliyordu. İçinde bulunduğunu söyleyen birileri başlangıçta iyi niyetli iç güvenlik çalışması olarak başlayan daha sonra hükümeti devirme faaliyetine dönüştüğünü görünce onlardan nefret ettiğini, dikkatli olmamız gerektiğini söyleyen mektuplar geldi. Genel Merkezde birkaç genel başkan yardımcısı arkadaş bunları okuduk, dikkat çekici bulduk.”

"TÜSİAD’IN “Bizim günahımız yok” diye kenara çekilmesi doğru değil, şık değil"

TÜSİAD’ın geçtiğimiz günlerde kamuoyuna açıkladığı “Anayasa çalışması”nı akademik özgürlük, düşünceyi açıklama hürriyeti acısında olumlu ve önemli bulan Bakan Ergün, bu çalışmanın arkasında durmayan TÜSİAD yönetimini eleştirdi. Ergün, “TÜSİAD güzel bir basın toplantısı ile açıklama yaptı. Sonra tepki gösterenler oldu. ‘Valla bunu biz yapmadık’ bu iyi bir tavır değil. Bizim günahımız yok diye kenara çekilmesi doğru yaklaşım değil. Önemli bir çalışma yaptılar. Bu çalışma tartışılacaktır. Başka tartışmalar da olacaktır. Hiç geri adım atmaya hacet yoktu”.TÜSİAD’ın referandum sürecinde sergilediği tavrı da hatırlatan Ergün, “Referandum sürecinde de ‘tarafsızız’ dediler. Böyle bir şey olmaz. Türkiye’nin Anayasası değişiyor, içerikle ilgili bir şeyler söylemek lazım. Bu şık olmadı TÜSİAD açısından”

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler