YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
2. Sarıkaya olayı...
2. Sarıkaya olayı...
18 Şubat 2010 07:59
HSYK'nın 5 savcının 'özel yetkilerini' geri alması Türkiye'yi ayağa kaldırdı. HSYK'nın kararı, hukuk camiasını da ikiye böldü...

Demokrat Yargı Derneği Eşbaşkanı Osman Can: Yetki gaspı yok, asıl sorun HSYK’nın yetkisi

Bugün karşılaştığımız durum, ikinci bir Şemdinli vahametini ortaya koymaktadır. 251. maddeye göre, 250. madde kapsamındaki suçlarda soruşturmanın HSYK tarafından görevlendirilen özel yetkili savcılarca yapılacağı düzenleniyor. 251. madde de AYM ve Yargıtay’da yargılanacaklar için getirilen istisna soruşturmayla ilgili değil, davayla (kovuşturmayla) ilgilidir. Burada suç kişisel suç olduğu için Adalet Bakanlığı’nın izni de aranmaz. Soruşturmayı özel yetkili savcılar yürütebilir. Bunda hukuka aykırılık yoktur. Bütün bu nedenlerle bu soruşturmada yetki gaspı olduğunu söylemek zor. Asıl HSYK önünde dosyalar gelmeden karar veremez. HSYK’nın aceleci tavrı, tutumunun politik olduğunu gösteriyor.”

HSYK çok haklı yetkisini kullandı

YARSAV Başkanı Ülker Tarhan: “Yüksek Kurul bu konuda takdirini sergilemiştir, kararına saygı duymak gerekir. Yetkisini kullanmıştır diye düşünüyoruz. Yargıya müdahale olarak değil Yüksek Kurul yetkilerini kullanmış olarak değerlendirmek gerekir. Yüksek Kurul bu konuda yetkili ve görevlidir. Yetki çerçevesinde karar almıştır. Erzurum’da yöntem yasalarına aykırı bir yaklaşım sergilenmiştir. Zira 250. maddenin 3. fıkrasına göre; Yargıtay’da ve Anayasa Mahkemesi’nde yargılanacak kişiler özel görevli ağır ceza mahkemesinin yetki alanı dışına çıkartılmışlardır. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında Yargıtay’ın yargılayacağı kişiler bu mahkemelerin görev alanı içerisinde değerlendirilemez.”

Yüksek yargı siyasallaştı

Eski DGM Savcısı Mete Göktürk: “Aralarında kişisel husumetler bulunduğu öne sürülüyor belki bu sebeple yetkileri kaldırılmış olabilir. HSYK ortada çok ciddi bir usulsüzlük tespit etmiş ki böyle bir suç duyurusunda bulunmuşlar. Çok net bilgiler gelmediği sürece herhangi bir yorumda bulunmak yanlış olur. Yüksek Yargı büyük ölçüde siyasallaşmıştır.”

İktidarın yargıya saldırısı

VATAN gazetesi yazarı Profesör Süheyl Batum: Sadece ilgili yasalara bakmak dahi bu tür soruşturmaların, kovuşturmaların nasıl yapılacağını, kimler tarafından yapılacağını açıklıkla ortaya koyar. Bu durum da olayın “bir iktidarın bilerek, yargı kurumuna ve kendisine karşı olduğunu düşündüğü yargıç ve savcılara karşı başlattığı bir saldırı olduğu”nu açıklıkla ortaya koyar.

Askerin baskısı sonucu

Emekli Askeri Hakim Ümit Kardaş: “Bu olay askeri kesime yönelik soruşturmanın, yapılan suçlamaların ardından oldu. Askeri baskının sonucunda bu karar alınmıştır. Dikkat ederseniz o orgeneralin sorguya alınması zaten çok zorlu geçti. O soruşturma bitmiştir. Bu olay çok tuhaf bir şey. HSYK böyle giderse kendi meşrutiyetini bile yitirebilir.”

HSYK görevini yaptı

Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu: Yargıtay’da yargılanacak kişiler için özel yetkili mahkemelerin görev ve yetkisi yoktur. Eğer mahkemenin yargılamaya yetkisi yoksa savcının da yetkisi yoktur. HSYK tarihi bir karar vermiştir. Atamalara karar verme ve görevden alma onun yetkisi içindedir. HSYK yargı bağımsızılğına yapılan saldırıya karşı görevini yapmıştır.”

Vatan

Sayın,Can'a teşekkür borcumuzdur.
 // ibrahim çelikoğlu
Yayın Can gibilerine ihtiyacımız var."Temiz devlet,temiz millet"
oluşumunu tamamlayamazsak bir yere varamaz.Yiyeceğimiz ekmeği kazanamaz,adımız;"Uğuşturucu peronları"olarak yok olur gideriz.
Türk gibi Türk'lüğümüzü yeniden kazanma zamanıdır.Buda helal süt emmiş hukuk'çular sayesinde oluşabilir.Yılmayın yıkılmayın vatana sahip çıkın.Dua ve temennimiz budur.Sağ olun.Var olun......
18 Şubat 2010 10:54
TC mi MC mi
 // elazığ
Artık kesin olan bir şey yargının artık muhalefet partisinden daha uçta bir siyasi parti olduğunu ve punu pervasızca artık saklamaya bile gerek duymuyor. Bundan dolayıdır yüksek yargı meşruiyetini kaybetmiş bir organdır. Bu cumhuriyette bildiğimiz cumhuriyet değildir....
18 Şubat 2010 08:33
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler