YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"12 Eylül önemli bir viraj"
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Anayasa değişikliği paketi ile ilgili, "12 Eylül günü yapılacak referandum bu ülkenin hukuk altyapısının güven veren bir adalet sistemine dönüşmesi için önemli bir virajdır" dedi
"12 Eylül önemli bir viraj"
12 Temmuz 2010 / 16:59 Güncelleme: 12 Temmuz 2010 / 17:10

TRT Türk'te yayınlanan ''Masa'' programına katılan Ergin, burada yaptığı konuşmada,hazırladıkları anayasa değişikliğine ilişkin paketin, özellikle hukuk ve yargı alanında evresel hukukla buluşma konusunda önemli adımlar atılmasını sağlayan düzenlemeler içerdiğini, bu doğrultuda Avrupa Birliği çevrelerince de olumlu karşılandığını belirtti.

Ergin, anayasa değişikliği paketiyle, Avrupa Birliği müzakere sürecinde ''yargı ve temel haklar başlığının gayrı resmi açılış kriterlerini karşılamaya çalıştıklarını'' söyledi.

Ergin, ''12 Eylül günü yapılacak referandum bu ülkenin hukuk altyapısının güven veren bir adalet sistemine dönüşmesi için önemli bir virajdır'' dedi.

Türkiye'de bazı kesimlerin yapılan değişikliklere tepki gösterdiğine işaret eden Ergin, ''Karşı çıkanların endişelerine baktığınız zaman, Türkiye'de var olan vesayetçi anlayışın eskisi kadar rahat çalışamayacağını gördüler. Buna karşı birtakım tepkiler ortaya çıkıyor. Bu gayet normal'' diye konuştu.

''HUKUK ALTYAPIMIZI REFORME ETMEK ZORUNDAYIZ''

Ergin, anayasa değişikliği paketiyle Türkiye'de birçok alanda önemli hak kazanımları elde edileceğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

''Bu paket orta ve uzun vadede, hem iştir hem aştır hem itibardır hem ülkenin geleceğidir. Eğer bir ülkede güven veren bir adalet sistemi yoksa, ne o ülkenin yerli sermayesi ne de küresel sermayenin riskler alarak yatırım yapması mümkün değildir. Bazen, yerli işadamları çevre ülkelerde yatırım yapacakken, 'İleride sorun yaşarsam hak arayacağım hukuki mekanizmalar var mı?' diye soruyor. Biz gerekli araştırmaları yapıyor, muhatabımıza diyoruz ki, kusura bakma güven veren bir yapısı yok. Eğer risk alıyorsanız bahtınızadır. Türkiye'nin bu şekilde gösterilmesine kimsenin tahammülü yok. Türkiye, 21. yüzyılda AB'yle müzakere eden, geleceğe koşan, rakipleriyle yarışan bir pozisyonda. Acımasız bir rekabet var. AB'ye girmek için Hırvatistan, Ukrayna ve bazı bağımsız devletler topluluğundan ülkeler var. Biz bu yarışta geri düşme lüksüne sahip değiliz. Onun için hukuk altyapımızı reforme etmek, kendi sistemimizi uluslara arası kriterlere yaklaştırmak, AİHM'den en az ihlal kararı alan bir ülke pozisyonuna gelmek zorundayız.''

Anayasa Mahkemesi ve HSYK'yla ilgili yapılan düzenlemelerin Türkiye'ye özgü bir model olmadığını, Avrupa'da uygulanan modellerin ortalaması olduğunu vurgulayan Ergin, ''Bizim getirdiğimiz modelde, gelişmiş modellerden esinlenerek ortalama bir model yaptık.  Muhalefet partilerinin iddiasının hiçbir geçerliliği yoktur'' diye konuştu.

''YARGI İÇ VE DIŞ TEHDİTLERDEN KURTULMALI''

Ergin, yargının, ''dış tehdit'' ile ''iç tehdit'' baskısı altında olduğunu kaydetti. ''Adalet Bakanı, hükümet, basın, sivil toplum örgütlerinin dış tehdit, HSYK'nın, Danıştay ve Yargıtay'ın mevcut halini ise iç tehdit'' olarak nitelendiren Ergin, ''Türk yargısının hem iç hem de dış tehditten kurtulması gerektiğini'' söyledi.

12 Eylül'de halk oylamasına sunulacak anayasa değişiklik paketinde kamu denetçiliği, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkı, toplu sözleşme hakkı, pozitif ayrımcılık, darbeciler ve askeri yargının görev ve yetki alanlarıyla ilgili önemli düzenlemeler yer aldığını anımsatan Ergin, referandumda vatandaşın hayatını kolaylaştıracak düzenlemelere ''Evet'' mi, ''Hayır'' mı diye soracaklarını bildirdi. Ergin, referandumda ''Evet'' oyu verilmesi için gayret göstereceklerini dile getirdi.

Ergin, genel seçimler ile referandumlar arasında önemli fark olduğunu, bu ikisinin birbirine karıştırılmaması gerektiğini sözlerine ekledi. (A.A.)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler