YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
12 Eylül darbesinin ardından kayboldu
12 Eylül darbesinin ardından kayboldu
10 Eylül 2009 10:33
29 yıldır oğlunun izini arayan anne Elmas Eren, "Bari bir mezarı olsa, çiçeklerle donatsam." diyor
Türkiye, gözaltında kayıp gerçeği ile yaygın olarak 12 Eylül 1980 darbesiyle tanıştı. Darbe sonrası hüküm süren hukuksuzluk ortamında bilinen kayıtlara göre en az 100 kişi gözaltında kayboldu. Türkiye'nin ilk gözaltı kayıpları arasında bulunan Hayrettin Eren de onlardan biri.

Darbeden 1 ay 9 gün sonra gözaltına alındı ve kayboldu. Güneydoğu kayıpları soruşturmasında ortaya çıkan bulgulardan sonra İstanbul'da cesedi aranacaklar listesine onun da adı girdi. Şüpheli nokta ise Kulaksız'daki kimsesizler mezarlığı. Kardeşi Faruk Eren, hâlâ sokakta ya da geçit altlarında kimsesiz insanların yüzüne dikkatle bakmadan geçemediğini ifade ediyor: "Acaba diyorum gözaltında gördüğü işkenceden dolayı aklını yitirdi de sokaklara mı düştü abim? Saçma gelebilir ama işte bir umut."

1954 İstanbul doğumlu olan Hayrettin Eren kaybolduğunda, Türkiye'de 12 Eylül askerî darbesinin en şiddetli günleri yaşanıyordu. Eren, polis kayıtlarına göre Kemal kod adlı bir Dev-Sol militanıydı. 21 Kasım 1980'de, babasına ait 34 F 6798 plakalı Murat 124 marka otomobile binip arkadaşı Ahmet Öztürk ile buluşmaya gitti. İstanbul Saraçhane'ye geldiğinde gözaltına alındı. Bunu ilk duyan kişi annesi Elmas Eren oldu. Hemen Karagümrük Karakolu'na gitti. Gözaltı kayıtlarının tutulduğu deftere baktığında oğlunun kaydını görünce hayatta olduğu için rahatladı. Karakoldan oğlunun Gayrettepe'deki Siyasî Şube'ye gönderildiği bilgisi verildi. Ancak, buradaki görevliler Hayrettin Eren isminde birinin gözaltında olmadığını söylüyordu. Karagümrük Karakolu'na dönmek için tekrar çıktığında Birinci Şube'nin önünde kendilerine ait 34 F 6798 plakalı Murat 124 marka arabayı gördü. Tekrar döndü. Birinci Şube'nin duvarlarını "Yavrumu görmek istiyorum, sağ olduğunu görmeden bir yere gitmem." feryatları ile çınlattı. Fakat anlatılanlara göre tartaklanıp dışarı atıldı.

'BARİ MEZARI OLSA DA ÇİÇEKLERLE DONATSAM'

Hayrettin Eren'le birlikte Ahmet Öztürk, Ahmet Ok, Şaban Arslan, Turgut Karataş ve Fevzi Rakıcı da yakalanmıştı. Görgü tanıklarının iddiasına göre Eren, Birinci Şube'nin en alt katında bir hücrede işkence dolu 8 günden sonra kayıplara karıştı. Onun dosyası, Devrimci Sol toplu davasından ayrı tutuldu. Kendisiyle birlikte yakalananlar 8 yıl hapse mahkûm edildi. Bu davanın sanıklarından Ahmet Öztürk, Eren'in akıbetini öğrenmek için İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı'na defalarca dilekçe yazdıysa da sonuç alamadı.

29 yıldır oğlunun izini arayan anne Elmas Eren, "Bari bir mezarı olsa, çiçeklerle donatsam." diyor. Kardeşi Faruk Eren ise kayıp psikolojisi ile ilgili sarsıcı tespitler aktarıyor: "Annem yıllarca tanımadığı insanların peşinden giderdi. Ağabeyime benzetirdi, peşine düşerdi. Ölüm ağırdır ama insan yas tutar, zamanla alışır. Kayıp olayında insan yas tutamıyor."

Devlet kayıtlarına göre Hayrettin Eren hâlâ yaşıyor. Hatta aranıyor. Faruk Eren, ağabeyi ile ilgili son yerel seçimlerde seçmen kâğıdı gönderildiğini söylüyor. Kâğıt, yıllardır oğlundan haber alamayan annesinin oturduğu adrese gönderilmiş. ZAMAN

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler