YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"1 Mayıs'tan itibaren geçeceğiz"
"1 Mayıs'tan itibaren geçeceğiz"
14 Nisan 2012 14:29
TBMM Başkanı Cemil Çiçek yeni anayasa ile ilgili açıklamalını sürdürdü... Çiçek, ''1 Mayıs'tan itibaren yeni bir safhaya geçmiş olacağız, sizlerden gelen görüşleri de dikkate alarak inşallah bu yılın sonuna yeni bir anayasayı milletimize armağan etmek dur

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, yeni anayasa çalışmalarında 1 Mayıs'tan itibaren yeni bir safhaya geçilmiş olacağını belirterek, ''Sizlerden gelen görüşleri de dikkate alarak inşallah bu yılın sonuna yeni bir anayasayı milletimize armağan etmek durumunda olacağız'' dedi.
 Abant'taki bir otelde düzenlenen ''Yeni Anayasada Bilişim ve Haberleşme Sempozyumu''nda konuşan Çiçek, 19 Ekim'den itibaren Türkiye'de yeni anayasa yapımıyla ilgili sürecin başladığını ve yeni anayasa yapım sürecine toplumun her kesiminin, kişi ve kuruluşların, sektörlerin katılımını sağlamak için her vilayete ulaşmaya çalıştıklarını söyledi.
 Her ülke gibi Türkiye'nin de çeşitli sorunları bulunduğunu kaydeden Çiçek, ''Sorunlar olmasa yöneticilere ihtiyaç da olmaz. Sorunları tekrar etmeden çözerek geleceğe yürümek lazım. Bizim klasik sorunlarımıza ilaveten, bir de 30 yıldır anayasa sorunumuz var. Herkesin şikayet ettiği, herkesin yeni bir anayasa konusunda talepte bulunduğu, zaman zaman girişimlerde bulunduğumuz ama bir bütünlük içinde, öncelikle dengelerini, çerçevesini, felsefesini günümüzün şartlarına uygun olarak yerli yerine oturtamadığımız için bu anayasadan kaynaklanan da ilave sorunları yaşıyoruz'' şeklinde konuştu.
 
 -''Çözümsüzlüklerin temelinde bu anayasa var''-
 
 Mevcut anayasanın 30 yıl önce yürürlüğe girdiğini anımsatan Çiçek, ''30 senenin 25'inde anayasanın şu veya bu safhasında uygulamada bulunmuş birisi olarak ifade edeyim, yaşadığımız bir takım gerilimlerin, sıkıntıların, çözümsüzlüklerin temelinde bu anayasa var. Her sorun anayasadan kaynaklanmıyor ama bizi ciddi ölçüde rahatsız eden bir kısım sorunlar bu anayasadan kaynaklanıyor'' ifadelerini kullandı.
 Anayasada 17 defa değişiklik yapıldığına dikkati çeken Çiçek, Türkiye'de her 13-14 ayda anayasada değişiklik yapıldığını bildirdi.
 ''Bir ülkenin en temel yasası 17 defa değişiyorsa, her 13-14 ayda bir değiştirmek mecburiyetinde kalıyorsanız, o ülkede siyasi ve ekonomik istikrar olsa bile hukuk istikrarı olmaz'' diyen Çiçek, 4 siyasi partinin doğru bir kararla, doğru bir tarihte, halkın yüzde 95'inin temsil edildiği parlamento döneminde 'yeni bir anayasa yapalım' diye yola koyulduğunu söyledi.
 
 -''İnsanın neredeyse özel hayatı diye bir şey kalmadı''
 
 Çiçek, toplantıda görüşülecek hususların ''tekin'' konular olmadığını ifade ederek, şöyle devam etti:
 ''1 Mayıs'tan itibaren yeni bir safhaya geçmiş olacağız, sizlerden gelen görüşleri de dikkate alarak inşallah bu yılın sonuna yeni bir anayasayı milletimize armağan etmek durumunda olacağız. Çerçevesini iyi oturtamazsak, doğru bir temele bu konuyu oturtamazsak, zaten şu anda yaşadığımız, ileride daha büyük bir boyutta yaşayacağımız, birçok gelişmeleri göreceğiz demektir. Teknolojideki her imkan hiç şüphesiz hayatımızı kolaylaştırıyor ama her kolaylık da beraberinde temel hak ve özgürlükler açısından beraberinde birçok sorunu getiriyor.
 Özel hayatın gizliliğinden tutun, insanın neredeyse özel hayatı diye bir şey kalmadı. Son iki senedir Türkiye'deki tartışmalara da bakarsanız bu konunun ne kadar hayati olduğunu çok açık olarak gözlüyoruz. Yani iki kişiyle oturup doğru dürüst konuşamıyoruz. Ertesi gün gazetelerde, ortam dinlemesinden tutun, bilmem neye varıncaya kadar... Bunların kanunsuz olması hukuk anlamında bir şey ifade etmiyor olabilir, özellikle ceza hukuku alanında yargı, hakim kararına dayanmıyorsa, vs. ise. Ama zaten hayat ceza hukuku çerçevesinde dönüp dolaşmıyor ki. İki kişi arasındaki konuşma ertesi gün gazetede çıkıyorsa ceza hukuku alanındaki gelişme onun yanında çok hafif kalır. Zaten komple bitiriyorlar sizi, siz sonuçta beraat de etseniz, konuyla ilgili hukuken bir sonuç çıkmasa bile kamuoyu nezdinde, 30 yıllık mesleki, ailevi itibarınızdan tutun, evinizin içine, dostlarınızın arasına fitne fesat giriyor. Bir sürü huzursuzluğu, sıkıntıyı yaşıyorsunuz.''
 Türkiye'nin özel hayatın gizliliği ilkesinin açıkça ihlal edildiği ülkelerden biri olduğunu savunan Çiçek, ilgili alanda yapılacak yasal düzenlemelerin anayasanın temel hak ve özgürlükler bölümünü doğrudan ilgilendiren bir konu olduğunu vurguladı. 
 
 Yeni anayasa çalışmaları

Daha somut yazılımlara yoğunlaşmak, genel geçer sözler yerine işleri kolaylaştıracak düzenlemelerin yapılmasında fayda bulunduğuna dikkati çeken Çiçek, ''Çok şükür milletimizin geçen yüzyılda kazandığı iki temel kazanım var. Bunlardan bir tanesi cumhuriyet, bir tanesi de demokrasidir. Bunları bize armağan edenleri şükranla yad etmek isterim. Doğrusunu isterseniz milletimizi de demokrasiyi ve cumhuriyeti benimsemiş ve özümsemiştir. Bu yönüyle de demokrasinin de özel koruyuculara ihtiyacı yok. Bir kısım unsurların bir araya gelerek demokrasiyi çıkmaza soktuğu dönemlerde millet ferasetiyle, basiretiyle çözmüş, demokrasi yolunda ilerlemeyi de mümkün kılmıştır'' dedi.

Bir ülkede demokrasinin var olup olmadığının, kalitesinin ve standardının birçok göstergesi bulunduğunu, en önemli göstergelerden bir tanesinin o ülkenin anayasası olduğunu vurgulayan Çiçek, ''Tek başına gösterge değildir ama bu ülkede yürürlükte olan anayasanın felsefesi, yapılış tarzı, öncelikleri ve dengeleri o ülkede neyin ne olduğunun anlaşılabilmesi bakımından önemli bir delil teşkil ediyor. O açıdan baktığımızda Türkiye demokrasi noktasında son yaşadıklarımızı da dikkate aldığımızda epey mesafe kat etmiş olmasına rağmen, yürürlükteki anayasa Türkiye için çok büyük bir eksiklik olarak önümüzde duruyor, bütün değişikliklere rağmen...'' diye konuştu.

Çiçek, her yasal ve yapısal düzenlemenin yapıldığı dönemin şartlarını taşıdığına dikkati çekerek, Türkiye'nin 1982, 1980 Türkiye'si olmadığını bölgesi ve dünyada çok iddialı bir ülke olduğunu söyledi.

Türkiye'nin giderek, her geçen gün daha büyük iddialara sahip olduğuna işaret eden Çiçek, şunları kaydetti:

''İddiamızın bir bölümü de demokrasiyle ilgili. Komşularımıza, çevremize 'insan haklarına, halkın taleplerine dikkat edin, halkın talepleri göz ardı edilerek iktidar olunamaz, o ülke yönetilemez' diye de çok önemli iddialarda bulunuyoruz. Bütün bunlar doğrudur, o halde gerek kendi içimizde gerekse dışarıda önemli iddiaları olan bir ülkenin geriye dönüp bakması gerekiyor. İşte 19 Ekim'den bu tarafa bu anayasaya baktık. O anayasa devam etmesi açısından artık bundan böyle yürürlüğünü sürdüremez, son kullanım tarihi geçmiştir. Yeni bir anayasa konusunda toplumsal talep, toplumsal ihtiyaç, tecrübemiz, birikimimiz var ama şimdi yeni bir anayasa mecburiyet halinde.

Bu anayasanın yapılışındaki bir kısım antidemokratik yol ve yöntemler eski anayasanın antidemokratik bir yolda zor kullanılarak ilga edilmesi ve yerine bu anayasanın getirilmesiyle ilgili yargılama süreçleri başlıyor. Bir taraftan bu anayasayı yapanları yargılarken, 'niye yasalara uymadınız, niye anayasayı askıya aldınız, niye anayasal düzeni değiştirdiniz' derken, bunların yaptığı bir anayasayla Türkiye yoluna devam edemez, hatta meşruiyet problemleri de çıkar. Onun için siyaset kurumu bakımından yeni anayasa mecburiyet haline geldi.'' 
 
Yargılama süreçleri
 
Soruşturma ve yargılama süreçlerini hukuk çerçevesinde, soğukkanlı ve sağduyulu olarak Türkiye'nin uluslararası taahhütlerine, altına imza attığı sözleşmelere de bağlı kalarak ivedilikle sonlandırmak gerektiğine işaret eden Çiçek, ''Soruşturmaların ve kovuşturmaların hukuk çerçevesinde, hem yargılayanlar hukuk çerçevesinde kalacak, soruşturanlar ve kovuşturanlar hem de bu süreci merak edenler de hukuk çerçevesinde kalmak durumundadır. Bunun altını da çiziyorum. Çünkü hukuki sonuçları beklemeden, daha başlangıçta hukuki süreci etkileyecek tavırlardan herkesin kaçınması gerekiyor. Hukuk herkes için önemli, bir an evvel bu soruşturma ve kovuşturmaların sonlanması gerekiyor. Bunların uzamış olması beraberinde başka sorunlar getiriyor'' diye konuştu.

Yargılama süreçleri uzadıkça siyasi sıkıntıların ortaya çıktığına dikkati çeken Çiçek, şöyle devam etti:

''Bu sıkıntıları yaşayanların başında da Meclis başkanı olarak ben geliyorum. Halen tutuklu milletvekili konusu var, bir an evvel bunun neticelenmesini istiyoruz. Yargı yoluyla bir an önce bu işin ne olacaksa sonlanmasını istiyoruz. Başlamış olanlar için de ya da başlayacak olan yeni soruşturmaların da... Aylarca süren bu soruşturmalar siyasi gerilimlere, siyasi bir kısım değerlendirmelere konu olunca da biz hukuki bir konuyu siyaseten tartışan toplumlar haline geliyoruz. Bunun da beraberinde getirdiği birçok sıkıntı var. Hukuk çerçevesinde bu işlerin bir an evvel bitirilmiş olması ülkenin yararına olacaktır.''

Yeni bir anayasa yapmak mecburiyetinde olunduğunu en evvel siyaset kurumu ve toplumun bütün kesimlerinin bilmesi gerektiğini belirten Çiçek, ''Yeni anayasayı yapamazsak- Bunu düşünmek bile istemem. Bu siyaset kurumuna ciddi bir itibar kaybına sebebiyet verir. Parlamentoya ciddi oranda itibar kaybına sebep verir. Bu bizim, siyaset kurumunun ve bu dönem parlamentonun taahhüdüdür. Bizim borcumuzdur, alacaklısı da millettir. Millet de alacağını iyi takip eder. Çünkü bu anayasayı yürürlükten kaldırıp yerine yeni bir anayasa yapamazsak, hep beraber şikayet ettiğimiz, şimdi meşruiyeti daha çok tartışılan bu anayasayla Türkiye yoluna devam etmek mecburiyetinde kalır. Ki devam eder mi etmez mi o ayrı bir tartışma konusudur'' şeklinde konuştu. (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler