YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Yerli otoda devlet arkanızda
Yerli otoda devlet arkanızda
22 Eylül 2012 09:38
Kimse size kârsız iş yapın demiyor, desteğimiz yanınızda
Türkiye'nin ihracatta lokomotifi olan otomotiv sektörünün temsilcileri Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'le Zaman'da buluştu. Zirvede yeni teşviklerden yerli otomobile, vergilerden otomotiv sanayii strateji belgesine kadar önemli başlıklar müzakere edildi. Bakan Ergün, "Ülkeye katma değer sağlayacak her projenin arkasında olacağız." dedi.

Türkiye'nin ihracatta lokomotifi haline gelen otomotiv sektörü Zaman'daki ki zirvede bir araya geldi. Moderatörlüğünü Ekonomi Editörü Turhan Bozkurt'un yaptığı buluşmada sektörün önemli isimleri, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'le yeni teşviklerden yerli otomobile, vergilere yönelik beklentilerden otomotiv sanayii strateji belgesinin son durumuna kadar birçok konuda görüş alışverişinde bulundu. Otomotivcilere katma değer sağlayacak her işte destek sağlayacakları mesajını veren Ergün, 2023 yılında dünyanın 10 büyük ekonomisinden biri olma hedefine sahip Türkiye'nin yerli otomobil markası oluşturmasını "Yerli otomobil sektör için milli ve manevi bir görevdir. Yerim dar demeyin, isteyene yer sağlarız." sözleriyle değerlendirdi. Bakan Ergün, bunu yaparken de kimsenin dünya gerçeklerinin dışında kâr etmeyecek, zarar açıklayacak bir iş istemediğini söyledi. Yerli otomobil konusunun sulandırılmaması gerektiğinin altını çizen Ergün, "Yüzde 100 yerli lafını kim etti bilmiyorum. Cıvatası bile Türkiye'den olacak ne demek, bunu kim söyledi? Böyle şey olur mu? Biz tasarımını bizim yaptığımız, patenti lisansı bizde olan, Türkiye'de olan bir araç hedefliyoruz. Aslında bugün ortaklarınızla yaptığınızın yanına markası bizim olan bir şey koymanızı istiyoruz." dedi.

Devletin otomobil üretmek gibi bir niyeti olmadığını ifade eden Ergün, şunları dile getirdi: "Sektör her türlü yatırımı yapacak güce sahip olduğunu söylüyor. Sonunda iş kârlılığa dayanıyor. İç pazar bir başlangıç olmayacak mı? Kore markası için Kore pazarı bir başlangıç değil miydi? Bir günde 1 milyon satan bir araç talebimiz yok. 100 binlik bir rakamı içeride ve dışarıda satılabilecek bir markayı ortaya koyabiliriz. Bunu Tofaş, Oyak Renault, Hyundai hatta isterse Toyota bile yapabilir. Türkiye'den bir marka çıkarmak istiyorum diyebilir. Yerim dar demeyin, isteyene yer sağlarız. Otomotiv sektörü bunu milli ve manevi bir değer sayıyor mu? Teşvik mekanizmaları yeterli değilse bunu da konuşalım. Yapabileceğim rasyonel bir işten bahsediyoruz. Keşke Renault Toros, Tofaş kuş serisi şartlara uyum sağlayıp bugüne gelebilseydi. Bizim için sıçrama tahtası olabilirdi. O dönemde üst markanın adıyla işi sürdürmek avantajlı geldi. O eksik kalmış adımları bugün değerlendirmek mümkün."

Fiat ve Renault'ya seslenen Bakan Ergün, "40 yılı aşkın bir süredir yabancı ortağınızla iş yapıyorsunuz. Birlikte çok iş yaptık ortağız. 7 aracın tek bantta üretildiği sistemde 2-3 araç ilave olacak. Onlara şimdi bizim için de bir marka geliştirelim deseniz bu uygunsuz bir teklif mi olacak?" diye konuştu. Birkaç yıl içerisinde Türkiye iç pazarında sadece otomobil satışlarının bir milyona ulaşacağını kaydeden Bakan Ergün, bunun otomotiv üreticilerine karşı önemli bir güç anlamına geldiğini söyledi. Türkiye'nin bu gücüne paralel yeni yatırım için çaba sarf etmenin yanlış bir yanı olmadığını anlatan Bakan Ergün, "Üretim esnek hale geldi, maliyetler aşağı çekildi. Demek ki dünya üreticilerinin yeni yatırımlar için zorlanması lazım. Ford'a diyoruz ki, ciddi sayıda otomobil satıyorsun ama Türkiye'de otomobil üretimi yapmıyorsun. Ford'un yöneticileri ile bunu konuşmayalım mı? Renault, Toyota ve Hyundai'ye yeni üretim konusunda teklif götürüldüğünde yanlış mı olacak? Volkswagen'e gelin bizde teşvik müsait demenin sakıncası var mı?" dedi.

"Ben araç alırken önce kafama bir marka koyuyorum sonra tasarımına bakıyorum sonra motorundan anlamasam da kaputu açıyorum. Sonra içine giriyor koltuklar iyi mi, göstergeler dijital mi diye inceliyorum. Jantları, hava yastığını, enjektörü kim yapmış ona bakan var mı? İnsanlar aracın markasına bakıyorlar." diyen Bakan Ergün, yerli otoda da marka oluşturmanın temel hedef olduğunu , her yerden tedarik sağlanabileceğini ifade etti. Ergün, Opel'in Bursa'da üretilen Fiat Doblo'yu Combo olarak Avrupa'da güvenle satmasının markaya olan güveni ortaya koyan güzel bir örnek olduğunu dile getirdi.

 

Yerli marka yapılabilir sektörde direnç yok

Kudret Önen (Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı): Yerli markanın Türkiye'de yapılabilir, yapılamaz konusu yok. Biz buna sahibiz. Ama burada problem bu yapılanmanın nereye ve nasıl yapılacağıdır. Sanayici olarak baktığımızda aracın nasıl ve nerelere satılacağı ile tahmin edilen üretim adetleriyle fizible olup olmadığı önem kazanıyor. Bu konuda sektörün kesinlikle örtülü direnç göstermesi söz konusu değil. Diğer taraftan teşviklerle bunu birleştirmemiz lazım. Yani yerli araçta, yerli markada muhakkak teşviklerle, strateji belgemizde yer alan konularla 2023 hedefleriyle ilinti kurmak zorundayız. Otomotiv sektörünün küresel pazarlarda içinde bulunduğu öldürücü rekabetten nasıl etkilendiğini hepimiz biliyoruz. Şu anda sektörün birinci hedefi, bu elde ettiği rekabetçi konumu korumaktır. İkinci olarak da bunu daha iyi nasıl iyileştirebiliriz. Dünya pazarında nasıl daha fazla pay alırız ve kârımızı nasıl artırırız olacaktır. Teşviklere otomotiv sektörü bu şekilde bakıyor. Ekonomide normalleşme ile ilgili alınan önlemleri gözden geçirmekte fayda var. 2010 rakamlarının altına düşmemeliyiz. ÖTV'de bir artış konuşuluyor. Bu konudaki haberler 2023 hayalimizin, stratejik çalışmaların, yerli marka çalışmalarımızın olduğu ortamda negatif etki bırakıyor. Bu bizim beklediğimiz bir konu değil. Üretimi de olumsuz etkileyecek bir gelişme olur.

Strateji belgesine çocuk gibi sevindik, ama işleyiş yavaş

Mustafa Bayraktar (Otomotiv Distribütörleri Derneği Başkanı): Otomobil talebi bu yıl biraz da bizler tarafından ayakta tutturulmaya çalışılıyor. Türkiye ekonomisi ortalama yılda yüzde 5,5 büyüse 2016 yılında 1,2 milyonluk bir pazara ulaşıyoruz. Yani insanlar zenginleştikçe ilk önce elektronik alet, ardından otomobil ve sonra konut alıyor. Otomotiv sahiplerini etkileyen üç ana etken var; fiyat esnekliği, döviz hareketlerindeki esneklik ve gelir seviyesi. Yollardaki 12 milyon aracın yüzde 50'si 12 yaşın üzerinde. Araç parkının yaşı konusunda hiçbir değişiklik olmadı. Otomotiv sektörü hep cari açığın müsebbibi gibi görünmekle beraber bu yıl 1 milyar dolara yakın fazla ile yola devam ediyor. Aslında cari açığın sorumlusu yeni araçlara göre yakıt tüketimi iki kat olan yaşlı araçlar. Strateji belgesini ilk duyduğumuzda bayram çocuğu kadar sevinmiştik. Bir strateji belgemiz oldu. Strateji belgesinin takiplerini yapıyoruz. Eylem ve aksiyon planlarının nasıl ilerlediği konusunda raporlarımızı alıyoruz. Bizim gönlümüzden geçen bunun biraz daha hızlı ve dinamik olması. Bütün görüşleri bir araya getiren, tek taraflı, sabahtan akşama kalktığımızda piyasanın dinamiklerini etkileyecek değişikliklerin yapılmaması yönünde arzumuz var. Umudumuz devam ediyor. Strateji belgemize çok iyi sahip çıkıp onu daha nasıl iyi kullanabiliriz diye çalışmamız gerektiğini düşünüyorum. (Zaman)

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler