YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Üniversiteli arılar geliyor
Üniversiteli arılar geliyor
20 Ocak 2010 21:33
Uludağ Üniversitesi (UÜ) bünyesinde 4 yıl önce kurulan 'Arıcılık Geliştirme ve Araştırma Merkezi'nin (AGAM) yeni binası törenle hizmete girdi.

Açılışta konuşan AGAM Müdürü Prof. Dr. Levent Aydın, Türkiye'nin 4.6 milyon kovanla Çin'den sonra arı varlığı bakımından dünya ikincisi olduğunu hatırlattı. Bal üretiminde Türkiye'nin dünya dördüncüsü olduğunu söyleyen Aydın, "Hititlilerden bu yana Anadolu'da arıcılık yapılıyor. Dünya bal arısı ırklarının yüzde 20-25'inin kökeni Anadolu'dur. Arı ürünleri arasında bal, arı zehri, propolis, apilarnil, bal mumu, polen, arı sütü ve tozlaşma bulunmaktadır. Tozlaşma sayesinde bitkisel üretimin kalitesi ve miktarı artmaktadır. Bugün gelişmiş ülkeler sadece bal arılarını bu yönüyle dikkate değer bulmaktadır. Üniversite mensupları olarak arıcılığın ülkemiz için önemli bir çalışma alanı olduğuna inanıyoruz" dedi.

Hacettepe Üniversitesi'ndeki arıcılık araştırma merkezinden sonra ikinci merkez olan UÜ AGAM sayesinde insanların tabii ve sağlıklı arı ürünlerine kavuşacağını dile getiren Doç. Dr. İbrahim Çakmak ise, "Hiçbir kimyevi madde karıştırmadan eskiden insanların 'kara kovan' diye aradıkları balı burada üreteceğiz. Arıcılara bunu nasıl yapacaklarını göstereceğiz. Bu kalıntı analizlerinden daha da önemlidir" diye konuştu.


Türkiye'deki arıcılığı da değerlendiren Çakmak, "Anadolu arıcılar için çok ideal bir coğrafyadır. Avrupa'da sadece önemli olarak İtalyan ırkı varken, Anadolu'da 5 çeşit arı ırkı bulunuyor. Bu ırkların daha dirençli olmasından dolayı Avrupa'nın gözü şu anda üstümüzde. Son dönemde Kafkas ırkının yanında Anadolu ırkı da önem kazandı. Çünkü bu arı ırkı, küresel ısınmalara, iklim değişimlerine çabuk intibak ediyor ve hastalıklara karşı direnç gösteriyor. Bu ırk konusundaki çalışmalarda başarı elde edersek Anadolu ırkını dünyada en üst sıraya çıkarabiliriz" şeklinde konuştu. 

Türkiye'de 5 çeşit ırk bulunmasına rağmen üretimin hala düşük olduğunu anlatan Çakmak, "Arıcılığı hala geleneksel halde yapıyoruz. Almanya ve Amerika'ya göre arıcılıkta çok eksiğimiz var. Türkiye'de bu zamana kadar ıslah edilmiş bir arı ırkı da yok. Direnç, verim, adapte olma konusunda çok iyi olan Anadolu ırkının ıslah edilmesi, Türkiye ve dünyanın da geleceği açışından önemlidir" dedi.

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler