30 Mart 2017 Perşembe
  • Altın145,846
  • BIST89.385
  • Dolar3,6324
  • Euro3,8967
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5403
  • İstanbul21 °C
  • Ankara18 °C
  • İzmir22 °C
  • Konya18 °C
  • Adana24 °C
  • Antalya21 °C
  • Diyarbakır13 °C
  • Bursa21 °C
  • Kayseri18 °C
  • Kocaeli21 °C
  • Şanlıurfa20 °C
  • Gaziantep16 °C
  • İçel21 °C
MONARŞİK AVRUPA’YA DEMOKRASİ GÖTÜRECEĞİZ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türkiye'de turizm patladı!
Türkiye'de turizm patladı!
21 Kasım 2011 11:19
Dünya krizle boğuşurken Türkiye turizmde pazar payının yayılmasıyla cazibe merkezi haline geldi. Türkiye'ye bu yıl 30 milyon turist gelmesi bekleniyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Özgür Özaslan, Türkiye'nin Batı Avrupa ülkelerinin yanı sıra dünyanın hemen hemen her ülkesinde turist ağırlaması ve pazar yayılması bakımından cazibesi artan bir ülke olduğunu belirterek, ''Turizmde doğrudan bir destinasyon haline gelen Türkiye'nin tatil ülkesi olarak algılanması, satışının ve pazarlamasının  buna göre yapılması çok önemlidir'' dedi...

Özaslan, Türkiye'de yılın 9 ayındaki turizm gelişmelerini değerlendirdi.

Dünya Turizm Örgütü'nün 2011 yılı öngörüsünde, dünyada turizm hareketinin geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 4 ila 5 arasında büyüyeceğini ifade ettiğini anlatan Özasalan, ''Bu öngörü gerçekleşecek gibi görünüyor ama biz Türkiye olarak belli bir rakamsal büyüklüğe ulaştık. Bu yıl 30 milyon eşiğini aşacağız. Bu önemli ve istikrarlı bir gidiş'' diye konuştu.

Türkiye'de turizmin gelir ve turist sayısı açısından sürekli gelişim gösterdiğini vurgulayan Özaslan, bu yıl da beklentinin 30 milyon eşiğinin aşılması olduğunu söyledi.

Rakamlara bakıldığında Türkiye'ye bu yılın 9 ayında 25.6 milyon turist geldiğini belirten Özaslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dünya ekonomik krizle boğuşurken turizm sektörünün Türkiye'de yükseliş göstermesi, yaptığımız bütün uluslararası toplantılarda ve görüşmelerde hep dile getiriliyor. Türkiye örnek ve model bir ülke olarak gösteriliyor.

Bu gelişmeyi son 10-20 içinde nasıl elde ettiğimiz soruluyor. Bizim cevabımız, 'yasal düzenlemelerin 1980'lerin başında yapılması ve ikincisi belirli bir ivme kazandıktan sonra yatırımların özel sektörün tamamen inisiyatifi iradesi ve kamunun yönlendirmesiyle bu işin bu hale geldiği' oluyor. Elbette kara ve hava ulaşımının gelişmesi de turizmi tetikleyen unsurlar.

Üzerinde durduğumuz en önemli konulardan biri de ülkemize gelen yabancıların memnuniyet derecesinin yükselmesi. Havaalanından girişten çıkışa kadar olan süreç izlendiğinde sadece bizim Bakanlığımıza değil Ulaştırma'dan, İçişleri Bakanlığına kadar herkese görev düşüyor.''

''Alternatif turizm türlerini yaygınlaştırmamız lazım''

Türkiye'de turizmin sayısal olarak geliştiğini, gelire bakıldığında da artış söz konusu olduğunu dile getiren Özaslan, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) turizm gelirlerinin hesaplanmasında yeni yol ve yöntemler üzerinde çalıştığını bildirdi.

Geçen yılın aynı dönemine göre turizm gelirlerinin yüzde 14.6 artışla 17 milyar 800 bin dolara yükseldiğini kaydeden Özaslan, şöyle konuştu:

''Bu önemli bir gelişme. Turist sayısıyla birlikte gelir de artıyor. Amacımız daha da fazla artırmak. Bunun için ne yapmalıyız; turizmi mevsimsel olmaktan çıkarmalıyız. Turizmi belirli dönemlerde yapılan bir faaliyet olarak değil, 12 aya yaygınlaştırmak ana hedefimiz. Diğer bir amacımız da turizmi çeşitlendirmek. Yani deniz kum güneş üçgeninin dışında alternatif turizm türlerini yaygınlaştırmamız lazım. Bu açıdan şehir turizmi Türkiye'de çok hızlı gelişiyor, iç turizm çok hızlı gelişiyor.

Başta kongre turizmi olmak üzere, sağlık, kültür gibi alternatif turizm türlerinin de hızla geliştiğini görüyoruz. Son yıllarda kültür turizminde İstanbul büyük bir atak yaptı. İstanbul artık kültür sanat aktivitelerinin birebir takip edildiği ve etkin bir katılımın olduğu Avrupa şehri haline geldi. Global Blue Tax Free ile The Economist tarafından hazırlanan ve sonuçları bu hafta içinde açıklanan 'Dünyanın En İyi Alışveriş Şehirleri Endeksi' başlıklı araştırmaya göre İstanbul, tercih edilme açısından Avrupa'nın 33 şehri arasında 13. sırada. Bu gibi veriler, talebin çeşitlenerek artığını gösteriyor.''

Türkiye'de gelir seviyesinin artmasıyla iç turizm açısından da büyük bir uyanış olduğunu vurgulayan Özaslan, ''İç turizm olmadan turizm sektörünün gelişmesi mümkün değil. İç turizmi aynı zamanda turizmin sigortası olarak görüyoruz. Geçiş sezonlarında özellikle halkımızın ülke içinde yaptığı turizm hareketi turizm sektörünün ayakta kalmasını sağlıyor'' dedi.

''Türkiye turizmde doğrudan bir destinasyon haline geldi''

Türkiye'nin Batı Avrupa ülkelerinin yanı sıra dünyanın hemen hemen her ülkesinde turist ağırlaması ve pazar yayılması bakımından cazibesi artan bir ülke olduğunu vurgulayan Özaslan, ''Turizmde doğrudan bir destinasyon haline gelen Türkiye'nin tatil ülkesi olarak algılanması, satışının ve pazarlamasının  buna göre yapılması çok önemlidir'' diye konuştu.

Turist gönderen ülkeler sıralamasında Almanya'nın birinci durumda olduğunu anımsatan Özaslan, şu bilgileri verdi:

''Onu zorlayan Rusya var. Rusya'dan geçen yıl toplamında gelen turist sayısı 3.1 milyondu bu yıl ilk 9 ayda bu rakamı aşmış durumdayız. Bu da önemli bir gelişme. Bunun yanı sıra Almanya pazarının yüzde 10 arttığını görüyoruz. Kuzey Afrika'da, Mısır'da ve Tunus'ta meydana gelen istikrarsızlıklar nedeniyle Fransa'dan ülkemize olan talep artışı da yükseldi. Bu gelişmelerde olayların da etkisi var elbette.

Biz bölgemizde hep istikrarı savunuyoruz. Bir ülkedeki olumsuz gidişin turizm sektörü açısından bir faydası olacağına hiçbir zaman inanmadık ama bir realite var. Fransa'dan gelen turist sayısında bu yılın 9 ayında yüzde 23'lük anlamlı bir artış söz konusu. Şu anda da ilk 10 ülke içerisinde Fransa 7. sırada.

Özellikle Orta ve Doğu Avrupa ülkelerindeki artışların yüzde 20'ler hatta bazı ülkelerde yüzde 30'u aştığını görüyoruz. Polonya gibi büyük bir pazar 500 bine yaklaştı, artış oranı yüzde 13'e vardı. Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Macaristan, gibi Orta Doğu Avrupa ülkelerinde artışlar devam ediyor, bunlar da çok önemli.''

''Dünyayı çok iyi takip etmek gerekiyor''

Diğer önemli bir gelişmenin de deniz aşırı ülkelerden gelen turist sayısındaki artış olduğunu kaydeden Özaslan, ''Çin'de artış oranı yüzde 28'e varmış vaziyette. Bu yıl sonu itibariyle 100 bine yakın Çinliyi ülkemizde ağırlamış olacağız. Japonya'da büyük bir doğal afet ve belirsizlik olmasına rağmen -3'te kaldı. Bu da  bizim için bir başarı. Çünkü Japonların bütün dünyaya yönelik seyahatlerinde bir azalma vardı. Güney Kore'deki artış oranımız yüzde 24. Şu andaki sayı 120 bin, 150 bine yaklaşacağız'' dedi.

Bu olumlu seyrin yanı sıra sektörün yapısı itibariyle dünyayı çok iyi takip etmek gerektiğini dile getiren Özaslan, sözlerini şöyle tamamladı:

''Piyasalara baktığımızda, Avrupa Seyahat Komisyonu (ETC) tarafından Ekim ayında yayımlanan raporda da teyid edildiği üzere, dünya ekonomisinin kriz sonrası genel toparlanma sürecinde gösterdiği performansın ivme kaybettiğini görüyoruz. Avro bölgesinde ve ABD'de gayrisafi hasıla artışı yüzde 0.2-0.3 oranlarıyla neredeyse durmuş durumda. Önümüzdeki dönemde küresel ekonomide yeni bir durgunluk ihtimali dahi dile getiriliyor. Bunlar, turizm sektörünü doğrudan etkileyecek öngörüler.

Dolayısıyla, içinde bulunulan değişken piyasa koşullarında, önümüzdeki yıla ihtiyatlı yaklaşmakta, bu çerçevede partnerlerimizle işbirliği imkanlarını geliştirmekte ve sektörde inovasyon konusuna özel önem atfetmekte fayda görüyoruz.'' (AA)

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler