20 Ekim 2017 Cuma
  • Altın151,386
  • BIST108.740
  • Dolar3,6678
  • Euro4,3293
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8288
  • İstanbul21 °C
  • Ankara22 °C
  • İzmir25 °C
  • Konya22 °C
  • Adana32 °C
  • Antalya26 °C
  • Diyarbakır25 °C
  • Bursa27 °C
  • Kayseri23 °C
  • Kocaeli24 °C
  • Şanlıurfa28 °C
  • Gaziantep25 °C
  • İçel29 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türkiye'de neden kriz olmaz?
Türkiye'de neden kriz olmaz?
12 Mart 2015 15:13
Dolar fiyatlarının artması ve küresel kriz Türkiye'de de tartışmalara neden oldu.

'Kriz bekleyen çok bekler'' diyen Habertürk Yazarı Yavuz Semerci Türkiye neden kriz olmayacağını 8 başlıkla açıkladı.

Son zamanlarda büyük oranlarda yurtdışı kaynaklı gelişmelerden ötürü doların 2,64 seviylerine kadar çıkması kriz tellallarını da harekete geçirdi. Doların yükselmesi ile birlikte karamsar tablolar çizmeye başlayan bazı kesimler, Türkiye'nin krize doğru sürüklendiğini iddia ederek yaşanacak olası kaos ortamından nasıl nemalanacaklarının hesaplarını yapmaya başladı.

Ancak kriz tellallarının kriz hevesi kısa sürdü. Hükümet ve uluslararası ekonomi idareleri tarafından Türkiye ekonomisi üzerine ardı ardına yapılan rakamsal açıklamalar ve övgü dolu sözler ortaya atılan kriz iddialarını boşa çıkarttı. Geçtiğimiz günlerde yapılan geniş kapsamlı ekonomi zirvesi ve dün Köşk'te gerçekleştirilen Erdoğan-Başçı görüşmesi ile piyasalara güven ve istikrar mesajları verilerek güçlü Türkiye vurgusu yapıldı.

Kriz severlere bugün köşesinden ''Kriz bekleyen çok bekler'' başlığı ile cevap veren Habertürk Yazarı Yavuz Semerci ise Türkiye'de neden kriz olmayacağını açıkladı.

Eğer bir ülkede kamu borçlarını ödenebiliyor, bütçe dengeli ve öngörülebilir seviyelerde tutulabiliyor, emeklinin ve kamu çalışanlarının maaşını ödeniyorsa kriz beklentisinin pek isabetli bir beklenti olmadığının altını çizen Semerci, Türkiye ekonomisine yönelik birkaç veriye dikkat çekerek, yazısında şu ifadeleri kullandı;

2002 yılında vergi gelirlerinin yüzde 85.7’si faiz ödemelerine giderken, şimdi bu oran yüzde 14’ler civarında...

2002 yılında kamu faiz harcamalarının GSYH’ye oranı yüzde 14.8 iken, şimdi yüzde 2.8’lerde...

Kamu net borcu 2002 yılında 215 milyar TL iken, şimdi 190 milyarlar civarında... (Brüt borç stokundan bahsetmiyorum.)

2002 yılında borçlanma ortalama vadesi sadece 9.4 ay iken, şimdi vade 74 aya ulaştı.

2002 yılında Eurobond ihracında dolar cinsinden 7 yıl vadeyle, şimdi ise 28 yıl vadeyle borçlanabiliyoruz.

Nakit iç borç stokunun vadeye kalan süresi 2002 yılında 12.8 ay iken, şimdi 56 aylarda dolaşıyor.

Geçmişte bütçe açığının GSYH’ye oranı yüzde 15’lerdeydi, şimdi yüzde 1.5’larda...

Türkiye 2002 yılında dolar cinsinden ortalama yüzde 10.7 oranında borç bulurken, şimdi yüzde 5 civarında borçlanabiliyor...

Durumu Türkiye açısından özetlersek, (hukuk ve demokrasi standartlarını bir kenara alırsanız) enseyi karartmaya gerek yok.

Bardağın boş taraflarını dile getirelim. Döviz kurlarındaki aşırı oynaklığın risklerine dikkat çekelim. Özel sektörün döviz pozisyon açıklarının bela yaratacağı tespitlerini paylaşalım, işsizliğin yakıcı sorun olacağını dilimize dolayalım, küçülmeye devam edersek ülkenin toplam borç stokunun sorun oluşturabileceği uyarısında bulunalım, ama 2000 yıllarına benzer bir kriz endişesine kapılmayalım.

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler