YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Türk ekonomisi için 'Nisan' atağı
Türk ekonomisi için 'Nisan' atağı
01 Nisan 2016 19:48
2023 yılında 500 milyar dolar ihracatı ve dünyanın en büyük 10 ekonomisi içinde olmayı hedefleyen ülkemizin dünya ticaretinde lider ülkeler arasında yer alması için çalışmalar yapılıyor. Bu amaç doğrultusunda yeni pazar çalışmaları hızlandırıldı.

Küresel kriz sonrası Türkiye'nin ticaret dinamikleri doğrultusunda ihracat pazarları belirlendi. Her bir ülke ile ihracat potansiyelimizin olduğu sektörler tespit edildi. Ülkemizin aslında pek çok ülkeye yüksek ürün ihracatı gerçekleştirebileceği anlaşılırken, bu doğrultuda sektörleri harekete geçirecek ve teşvik edecek destek mekanizmaları devreye konuldu. Özellikle belirlenen potansiyel sektörlerde ürünlerimizin yeni pazarlara yönlendirilmesi, ihracata büyük katkı sağlayacak.

Komşu ülkelerde yaşanan sıkıntılar da ihracatı olumsuz etkiliyor. Bu nedenle Ekonomi Bakanlığı yeni pazar çalışmalarının hızlandırıldığını açıkladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu öncülüğünde yeni pazar bulma çalışmaları devam ediyor. Afrika ve Amerika kıtaları ile Çin ve Hindistan gibi yüksek nüfuslu ekonomiler ön plana alındı.
 
Bakan Mustafa Elitaş geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada 2016 yılının Afrika yılı ilan edildiğini, Orta Afrika ve sahra altı Afrika bölgesine Türk ürünlerinin ihraç edilmesi ve müteahhitlik hizmetleri için önemli girişimlerin yapıldığını söyledi. Brezilya dâhil Latin Amerika ülkelerinin tümüne mal ve hizmet sunma imkânımızın olduğunu belirten Elitaş, “Nisan ayında iş adamlarımızla Şili, Peru, Ekvator ve Kolombiya'ya gideceğiz. Yatırım ve ticaret yapabilme imkânlarını araştıracağız” diye konuştu.
Böylelikle Türkiye'nin dünya ticaretinden aldığı payın artırılması, ihracatının 2023 hedefleri doğrultusunda her geçen gün artması ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlaması amaçlanıyor. Ayrıca teknolojik dönüşümünü tamamlamış, lojistik ve mevzuat altyapısı güçlü, en yeni üretim teknolojilerine hâkim, dünya çapında tanınan, marka değeri yüksek ürünler pazarlayan ve uluslararası pazarlarda güçlü bir Türkiye oluşturulması hedefleniyor.

İhracatçıların önünü açacak devrim gibi proje

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, geçtiğimiz günlerde oluşturulacak “Yeni Para Piyasası” ile ihracatçıların uzun vadede önlerini görebileceğini ve faiz riskini daha iyi yönetebileceğini açıklamıştı. 6 ay içerisinde Borsa İstanbul bünyesinde yeni bir para piyasası kurulması planlanıyor.

Uzun vadeli TL faiz oranlarını oluşturacak söz konusu yeni piyasa sayesinde şirketler, ihracatçılar ve piyasadaki diğer aktörler faiz riskini daha kolay yönetebilecek, daha kolay borçlanabilecek ve daha da önemlisi uzun vadede önlerini görebilecekler.

Yeni pazarlara açılmayı planlayan ihracatçıların da önü açılacak. Reform niteliğindeki bu proje için altyapı çalışmaları başlatıldı.

Yeni para piyasası kuruluyor

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Borsa İstanbul bünyesinde 6 ay içerisinde yeni teminatlı organize para piyasası oluşturacaklarını, bunun için de gerekli altyapı çalışmalarını başlattıklarını bildirdi. Şimşek, "Reform niteliğindeki bu çalışma ile gösterge niteliğinde uzun vadeli lira faiz oranlarının oluşturulmasını hedefliyoruz." dedi.Başbakan Yardımcısı Şimşek, Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) işbirliğinde yapılan çalışmalar sonucunda, Borsa İstanbul bünyesinde yeni bir teminatlı organize piyasa kurulması önerisinin Finansal İstikrar Komitesi'nde görüşülerek kabul edildiğini belirtti.

Bu kapsamda Borsa İstanbul ve Takasbank'ın gerekli altyapı çalışmalarını başlattığına işaret eden Şimşek, ayrıca, Takasbank'ın uluslararası düzeyde "Merkezi Karşı Taraf" olabilmesi için Sermaye Piyasası Kanunu'nda gerekli yasal düzenlemenin hazırlanarak TBMM'ye gönderildiğini kaydetti.Reform niteliğindeki bu piyasa ile gösterge niteliğinde uzun vadeli TL faiz oranlarının oluşturulmasını hedeflediklerini belirten Şimşek, "Borsa İstanbul bünyesinde organize para piyasasının hayata geçmesi ile gecelik vadeye sıkışan Türk lirası işlemlerin vadesinin uzaması ve Türk lirası cinsinden uzun vadeli borçlanma aracı ihraçlarının artması bekleniyor." ifadelerini kullandı.Bir ülkede para ve sermaye piyasalarının derinleşmesi ve gelişmesi için ihtiyaç duyulan en önemli finansal araçlardan birisinin o ülkenin yerel parası cinsinden referans teşkil edecek faiz oranlarının bulunması olduğuna dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:"Türkiye'de TL için referans bir faiz oluşturacak etkin ve derin bir piyasanın bulunmadığı, mevcut piyasaların da ihtiyaçları karşılayacak yapıda olmadığı görülmektedir. Örneğin mevcut durumda ülkemizde Takasbank bünyesinde bir para piyasası ve Borsa İstanbul bünyesinde de bir repo piyasası bulunmaktadır. Ancak söz konusu piyasalarda ağırlıklı olarak gecelik vadede işlem geçmekte olup haftalık, aylık, 3 aylık vadelerdeki işlem hacimleri çok düşük olduğu için bu vadelerde etkin bir referans faiz oranı oluşmamaktadır. Bu sebeple de şirketler özel sektör ihraçlarında borçlanmanın vadesini değişken faizli senet ihraç ederek uzatmak istediklerinde faiz riskini yönetebilecekleri faiz takası işlemlerini yapamamaktadır. Söz konusu piyasa ile de bu sorunun çözümü sağlanmış olacak."Sermaye piyasalarında daha fazla yatırımcı yer alacak Şimşek, söz konusu piyasanın ile İstanbul Finans Merkezi Projesi ve 64. Hükümet 2016 Yılı Eylem Planı'nda yer alan "Sermaye Piyasalarında Kurumsal Yatırımcılar Teşvik Edilecek" eylemi kapsamında sermaye piyasalarının geliştirilmesi, uzun vadeli özel sektör borçlanma araçlarının geliştirilebilmesi ve şirketlerin ve bankaların faiz riskini daha iyi yönetebilmesi amacıyla oluşturulacağını vurguladı.

Yeni piyasada oluşacak referans faiz oranları ile para piyasalarının daha sağlıklı bir yapıya kavuşacağını dile getiren Şimşek, böylece sermaye piyasalarında daha fazla kurumsal yatırımcının yer alacağını söyledi. Şimşek, bu yatırımcıların piyasada oluşacak referans faiz oranlarını kullanarak hem faiz riskini yönetebileceğine hem de atıl fonlarını piyasada değerlendirme imkanına kavuşarak teminatlı olarak risksiz getiri elde edebileceğine dikkati çekti.

"Risk kaldırılacak, piyasaya güven artacak" Yeni para piyasasında karşı taraf riskini kaldırmak amacıyla Takasbank'ın, 'Merkezi Karşı Taraf (MKT)' (alıcı için satıcı, satıcı için de alıcı) olacağını bildiren Şimşek, bu uygulama ile de yerli ve yabancı kuruluşların güven duyacağı bir piyasa altyapısı sağlayacaklarını kaydetti.Şimşek, ihtiyaç duyulması halinde Takasbank'a, Merkez Bankası tarafından nihai kredi mercii sıfatıyla teminatları karşılığında gerektiğinde likidite desteği sağlanacağını da ifade ederek, devlet iç borçlanma senedi dışında, döviz ve yabancı para cinsi tahvillerin de teminat olarak kabul edileceğini kaydetti.

Başbakan Yardımcısı Şimşek, yeni para piyasasının getirilerine ilişkin olarak da şu bilgileri verdi:"6 ay içerisinde Borsa İstanbul bünyesinde kurulacak bu yeni teminatlı organize para piyasası ile fon fazlası olan işletmeler, kurum ve kuruluşlar bu piyasada mali kaynaklarını değerlendirecek yeni bir mali enstrümana sahip olacaklar. Piyasada oluşan faiz oranları özel sektör ihraçlarında kullanılarak vadelerin uzatılmasına katkı sağlayacak. Bankalar faiz riskini yönetebilmek amacıyla ihtiyaç duydukları değişken faizli referans oranına sahip olmuş olacaklar. Bankalarımızın döviz varlıklarını kullanarak yabancı yatırımcılarla yurt dışında yaptıkları para takası ürünlerine olan bağımlılık azalmış olacak, böylece İstanbul'un finans merkezi olma hedefine bir adım daha yaklaşılacaktır."

ABD büyük bir pazar

47 bin dolara yakın kişi başı gelir ve 2,3 trilyon dolarlık ithalatı ile ABD en büyük ithalatçı konumunda bulunuyor. Birçok sektörümüzün atılım yapabileceği bir pazar konumunda olan ABD, Türkiye'nin de en büyük 5. ihraç pazarı olma özelliği taşıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan önderliğinde yapılan ABD ziyaretiyle de ihracatçılarımızın bu pazarda etkin yer alabilmeleri için görüşmeler gerçekleştirilecek. Bu görüşmelerin olumlu sonuçlar doğurması bekleniyor. Gerek hükümetin gerekse de diğer kuruluşların yürüttüğü yurt içi ve yurt dışı çalışmalarla ihracatın istikrarlı bir şekilde büyümesi sağlanacak.

“Türk Malı” ürüne destek

Türk malı imajının oluşturulması ve yerleştirilmesi amacıyla hayata geçirilen Turquality destek programıyla da yerli markalara destek veriliyor. Dünyada ilk kez uygulanan bu devlet destekli marka programı ile 2023'e kadar uluslararası pazarda dünya çapında Türk markalarının yer almasına katkı sağlanması planlanıyor.

Öte yandan siyasi olaylar ve çatışmalar özellikle Türkiye çevresinde büyük bir istikrarsızlık kaynağı olarak belirtilse de yeni stratejilerle önlemler alındı. Türkiye ekonomisi tüm dalgalanmalara rağmen istikrarlı bir şekilde büyümesini sürdürüyor.

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler