YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TL'ye kalkan planını açıkladı
Merkez Bankas Başkanı Erdem Başçı, basın toplantısında Türk lirasının değerini yükseltecek beş maddelik eylem planını açıkladı.
TL'ye kalkan planını açıkladı
26 Ekim 2011 / 10:38 Güncelleme: 26 Ekim 2011 / 11:25

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, kamu borcu probleminin her zaman çözülmesi en zor problem olduğunu belirterek, ''Bizim gibi ülkelerin karşı karşıya kaldığı problemler, kamu borcu problemi olmadığı sürece hepsi de çözülebilecek ölçüde problemlerdir'' dedi.

Başçı, TCMB İdare Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, Enflasyon Raporu'nu ve Türk Lirası'nın değerini önemli ölçüde güçlendirecek fiyat istikrarı, faiz politikası, döviz rezerv politikası, zorunlu karşılık politikası ve finansal istikrardan oluşan beş maddeli eylem planını açıkladı.

AB liderler zirvesinin bugün bir kez daha toplandığını hatırlatan Başçı, zirvenin daha önce 21 Temmuzda toplandığını anımsattı. O toplantı ile aynı zamanda kendilerinin de Para Politikası Kurulu'nu topladıklarını anlatan Başçı, şunları söyledi:

''Zirveden çıkacak sonucu görmeden, olabilecek her türlü senaryoya karşı neler yapabiliriz bunları o toplantıda derinlemesi analizlerle, bir eylem planı yapmıştık. Orada alınan kararları peyder pey yürürlüğe koyuyoruz. Bu günde ne olacağını bilmiyoruz. Piyasalarda nasıl algılanacağını bilmiyoruz.  21 Temmuzda liderler toplandığında İtalya'nın 10 yıllık borçlanma faizi yüzde 6'ya ulaşmıştı. Bugün gelinen noktada yine yüzde 6. Aradan  geçen zamanda Avrupa Merkez Bankası'nın önemli miktarda İtalyan ve İspanyol tahvili almasına rağmen... Bu sorunun ne kadar ciddi ve büyük olduğunu gösteriyor. Kamu borcu problemi her zaman çözülmesi en zor problemdir. Bizim gibi ülkelerin karşı karşıya kaldığı problemler kamu borcu problemi olmadığı sürece hepsi de çözülebilecek ölçüde problemlerdir.''

ENFLASYON 7,8 İLE 8,8 ARALIĞINDA GERÇEKLEŞECEK

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, enflasyonun 2011 yılı sonunda orta noktası yüzde 8,3 olmak üzere yüzde 7,8 ile yüzde 8,8 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini bildirdi.

Başçı, TCMB İdare Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, Enflasyon Raporu'nu ve Türk Lirası'nın değerini önemli ölçüde güçlendirecek fiyat istikrarı, faiz politikası, döviz rezerv politikası, zorunlu karşılık politikası ve finansal istikrardan oluşan beş maddeli eylem planını açıkladı.

Merkez Bankası Başykanı Başçı, küresel gelişmelerin içinde bulunulan dönemde, sermaye akımlarına karşı dengeleyici tedbirlerin zamanında ve gerekirse günlük olarak alınmasını

gerektirdiğini belirterek, bu nedenle 20 Ekim 2011 tarihli Para Politikası Kurulu kararıyla iki amaç ve üç araçlı para politikasını günlük olarak etkili biçimde uygulayabilecek

esnekliğe kavusmuş bulunduklarını anlattı.

Türk lirasında yakın zamanda gözlenen aşırı değer kaybının, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki baz etkisi ve fiyatı yönetilen/yönlendirilen ürünlerdeki ayarlamalar nedeniyle, gelecek aylarda enflasyonun belirgin şekilde yükselmesini beklediklerini ifade eden Başçı, bu durumun orta vadeli enflasyon beklentilerini ve görünümünü etkilemesine izin vermeyeceklerini bildirdi.

Başçı, Enflasyonun kontrol altında tutulması ve 2012 yılı hedefi ile uyumlu seviyelerde gerçekleşmesi için gereken parasal sıkılaştırmayı yapmaya başladıklarını ifade etti.

Son Kurul toplantısından sonra bankaların Merkez Bankası'ndan fonlamalarının maliyeti ortalama olarak faiz koridorunun içinde, yani yüzde 5,75 ile yüzde 12,5 arasında ve Merkez Bankasının uygun göreceği herhangi bir seviyede belirlenebildiğini hatırlatan Başçı, fonlamanın yüzde 12,5 düzeyinden yapıldığı durumlarda bankaların taleplerini geçerli teminat karşılığında sınırsız olarak karşılayacaklarını belirtti. Başçı, ''Fonlama kanalından bu suretle sağlanacak sıkılaştırma veya genişletme ekonomik ve finansal gelişmelerin seyrine göre günlük sıklıkta dahi yapılabilecektir. Fiyat istikrarına ilişkin risklerin gözlendiği durumlarda ise bankaların gecelik borçlanma maliyetinin bir süre için yüzde 12,5 seviyesine yakın seyretmesine izin vereceğiz'' diye konuştu.

Enflasyonun 2012 yılı sonunda ise orta noktası yüzde 5,2 olmak üzere yüzde 3,7 ile yüzde 6,7 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini belirtti.

Toplantıda Başçı, enflasyonun orta vadede yüzde 5 hedefi düzeyinde istikrar kazanacağını öngördüklerini kaydetti.

Merkez Bankası'nın daha önceki enflasyon tahminleri, 2011 yılı sonu için orta noktası yüzde 6,9 olmak üzere, yüzde 5,9 ile yüzde 7,9 aralığında, 2012 yıl sonu için ise orta noktası 5,2 olmak üzere yüzde 3,5 ile yüzde 6,9 aralığında olmuştu.

CARİ İŞLEM AÇIĞI DÜŞECEK

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, aylık bazda mevsimsel etkilerden arındırılmış cari işlemler açığında 2011 yılı temmuz ayında başlayan düşüş eğiliminin 2011 yılı Eylül ayındaki geçici duraksamadan sonra yılın son çeyreğinde devam edeceğini bildirdi.

Başçı, TCMB İdare Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, Enflasyon Raporu'nu ve Türk Lirası'nın değerini önemli ölçüde güçlendirecek fiyat istikrarı, faiz politikası, döviz rezerv politikası, zorunlu karşılık politikası ve finansal istikrardan oluşan beş maddeli eylem planını açıkladı.

Konuşmasında zorunlu karşılık politikamız hakkında bilgi veren Başçı, AB liderler zirvesinden çıkacak sonuca ve bunun dış piyasalarda algılanmasına

bağlı olarak gerekmesi halinde Türk lirası zorunlu karşılık oranlarında sınırlı bir indirime gidebileceklerini, buna ilave olarak Türk lirası zorunlu karşılıkların yüzde 40'a kadar olan kısmının döviz olarak tutulabilmesine de izin verebileceklerini duyurdu.

Ayrıca, önümüzdeki dönemde Türk lirası zorunlu karşılıkların yüzde 10'a kadar olan kısmının da altın olarak tutulmasına imkan sağlamak amacıyla teknik

çalışmaları sürdürdüklerini belirten Başçı, ''Her üç kararın da bankalarımızı ağırlıklı olarak maliyet kanalından olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyoruz. Aynı zamanda bu kararlarla piyasaya sağlanacak Türk lirası likidite ile bankalarımızın fonlama ihtiyaçları kalıcı olarak ve önemli ölçüde azalacağından bankacılık sektörü likidite kanalı üzerinden de olumlu yönde etkilenecektir'' dedi.

Rezerv politikasına da değinen Başçı, kıymetli maden depo hesapları ile yabancı para zorunlu karşılıkların bir kısmının altın olarak tesis

edilmesine imkan tanınması ile birlikte 28 Ekim 2011 Cuma gününden itibaren Merkez Bankası'nın altın rezervinde 1991 yılından bu yana ilk kez bir artış olmasını beklediklerini, Türk lirası zorunlu karşılıkların da altın olarak tutulmasına izin verilmesini takiben altın rezervlerdeki artışın sürebileceğini vurguladı.

26 milyar dolar alım

Başçı, şöyle devam etti:

''Merkez Bankası, 2009 yılı Ağustos ayından 2011 yılı Temmuz ayına kadar toplam 26 milyar ABD doları tutarında döviz satın aldı.  Bu döviz alımlarının temel amacı, hem fiyat istikrarını hem de finansal istikrarı desteklemek için gerektiğinde ve basiretli  şekilde finans sistemimize döviz likiditesi sağlayabilmekti.  Bu çerçevede döviz piyasasında derinliğin kaybolmasına bağlı olarak sağlıksız fiyat oluşumları gözlendiğinde dalgalı döviz kuru rejimi ile çelişmeyecek şekilde döviz satım ihaleleri düzenleyebilecek ve/veya döviz piyasasına doğrudan müdahale edebileceğiz. Diğer taraftan küresel ekonomide yaşanan gelişmelere bağlı olarak, ülkemizde bankalararası döviz piyasasında döviz likiditesi akışkanlığını artırmak amacıyla Bankamız nezdindeki Döviz Depo Piyasasında aracılık faaliyetlerine yeniden başlayabileceğiz.

Son olarak ise finansal istikrar konusuna değineceğim.  2010 yılı Kasım ayından bu yana uygulamakta olduğumuz politikaların amacını özel sektörün 4 dış yükümlülüklerinde gözlenen aşırı hızlı artışın yavaşlatılması ve bu yükümlülüklerin kalitesinin iyileştirilmesi  şeklinde özetleyebiliriz. Bu doğrultuda aylık bazda mevsimsel etkilerden arındırılmış cari işlemler açığında 2011 yılı Temmuz ayında başlayan düşüş eğilimi 2011 yılı Eylül ayındaki geçici

duraksamadan sonra yılın son çeyreğinde devam edecektir. Cari açığın finansmanında ise doğrudan yabancı yatırımların ve uzun vadeli borçlanmaların payında istikrarlı artış devam ediyor. Dç ve dış talepte yaşanan dengelenmenin istikrarlı olarak devamı için özellikle tüketici kredilerindeki mevcut büyüme eğiliminin yılın kalan kısmında bir miktar daha yavaşlatılmasının yararlı olacağını düşünüyoruz.  Böylelikle ülkemizin özel tasarruf eğiliminin artması sonucunda cari açıktaki düzeltmenin daha hızlı ve sağlıklı bir  şekilde gerçekleşmesi sağlanabilecektir.  Faiz koridoru aracılığıyla etkin likidite yönetimi önümüzdeki dönemde bu açıdan finansal istikrara da  katkı yapacak önemli bir politika aracı olacaktır.''

AA

Yeni düzenleme5
 // babacan
Ama burada da kiralara dönük tapulardan gayrimenkul sahiplerinin tespit edilerek buraların tek tek ziyaret edilmesi ile bu iş ciddi bir şekilde yapılmalıdır. Bu ülkenin kira rekortmenlerinin vermesi gereken rakamlar normal vatandaşınkinden herhalde farklı olmalıdır. Yoksa adalet bunun neresinde! Herkes hakkını bilahare alır!...
28 Ekim 2011 17:42
Yeni düzenleme4
 // babacan
Bunun bedeli yüksek kur ve yüksek faizdir. Bu ise bizleri bütün emeklerini ve ürettiği kdv'yi hortumlayıp bitirmektedir. Merkez bankası bunlara dönük olarak yeni kanunlar konulmalı ve blokajlar da dövize dönük ve kullanımını azaltıcı yönde olmalıdır. Yine döviz cinsinden ödenen kiralarda da devlet takipçi olmalı bunlardaki vergiyi daha yüksek tutmalıdır. Yine belirli meblağın üzerindeki yüksek kiralarda da vergiler fazlalaştırılarak hazine rahatlatılmalıdı...
28 Ekim 2011 17:41
Yeni düzenleme2
 // babacan
Bankalar da yurt dışından getirdiği sendikasyonlar için getirilen paranın en az %35'i kadar döviz bloke etmelidir. Sadece bu da değil, efektif veya döviz olarak gelen para TL'ye dönüyor, bir süre sonra bir miktar daha getirisi ile yükselince tekrar dövize dönüyor. Ama bu arada bankada bu kadar döviz olmadığından (bu rakamlar toplamda çok yüksek olabiliyor)banka döviz pozisyon açığına düşüyor....
28 Ekim 2011 17:40
EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler