YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Taşeron işçilere sendika yolu
Taşeron işçilere sendika yolu
23 Haziran 2014 05:19
Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla yapılan taşeron zirvesi 7 saat sürdü.İşçilere sendika yolu açıldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın isteği ile kurulan komisyonun dün sabah 04.00'e kadar süren 7 saatlik toplantısında, 2 can alıcı maddede uzlaşıldı. Devletten iş alan taşerona Kamu İşveren Sendikası'na üye olma zorunluluğu getirildi. Böylece taşeron işçi de sendikalı olabilecek, toplu sözleşme olanağına kavuşacak.

Sendikaların, "Asıl iş taşerona verilecek hale gelecek" diyerek itiraz ettiği maddenin tasarıdan çıkarılması konusunda da uzlaşma sağlandı. Toplantıdan çıkan sonuçların Başbakan Erdoğan'a sunulması bekleniyor. Onayı alındıktan sonra da, TBMM'ye getirilmesi planlanıyor.

Taşeron maden işçilerinden, işten çıkarmalara tepki

Zonğuldak'ta, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Kozlu Müessese Müdürlüğü maden ocağında hazırlık işlerini yüzde 97 oranında tamamlayan firmanın işçi çıkarmaya başlaması, taşeron işçilerin tepkisine neden oldu. Bugün iş bırakan işçiler Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı Eyüp Alabaş ile görüşerek yardım istedi. Maden ocağında 2004'ten bu yana galeri açma çalışmalarını sürdüren taşeron firma, işin yüzde 97'lik bölümünü bitirince işçi çıkarmaya başladı. Geçen yıl 7 Ocak'ta metan gazı püskürmesi sonucu meydana gelen kazada 8 arkadaşlarını kaybeden işçiler, ay sonunda

15 işçinin daha işten çıkarılacağı söylentisi üzerine bugün ocağa inmeyerek iş bıraktı. Yaklaşık 50 işçi, üye oldukları GMİS'e gelerek önce genel başkan yardımcısı Behzat Cinkılıç'a, ardından da genel başkan Eyüp Alabaş'ın da katıldığı toplantıda sorunlarını anlattı ve yardım istedi. Basına kapalı yapılan toplantıdan sonra konuşan işçi temsilcisi Ayhan Gökgöz, 2004'te 473 işçi ile işe başladıklarını, şimdi 73 kişi kaldıklarını söyledi. Taşerona karşı eylemler yapılırken kimsenin taşeron işçileri düşünmediğini ifade eden

Gökgöz, şöyle konuştu: "Geçen ay 10, daha önce de 15 arkadaşımıza çıkış verildi. Şimdi 15 kişinin daha işten işten çıkarılacağı konuşuluyor. Bizler sendikaya üye olarak örgütlendik. Biz taşeronlaşmaya karşı eylemler yapılırken, taşeron işçilerin düşünülmesini istiyoruz. Şu saatten sonra eğer bir tane arkadaşımıza çıkış verilirse 73 akadaşımızın bir tanesi ocağa inmeyecek. Arkadaşlarımız arasında bu karar çıktı. Sendika yardımcı olacağını söyledi, biz de bunun takipçisi olacağız."

"Taşeron işçiler TTK'ya devredilmeli"

GMİS Genel Başkanı Eyüp Alabaş ise maden ocağında hazırlık işlerini alan firmanın işin kalan yüzde 3'lük bölümünü de bitirmek üzere olduğunu öğrendiklerini söyledi. Maden ocağında hazırlık işlerini işin asıl sahibi TTK'nın yapması gerektiğini savunduklarını ifade eden Alabaş, "TTK'nın işçi açıkları hat safhada. Gerek üretim gerek hazırlık gerekse de diğer sanatlarda işçiye ihtiyacı var.

Bu arkadaşlarımızın tecrübeleri var. Yaklaşık 10 yıldır çalışan arkadaşlarımız var. Bunlar kuruma alınmalı ve yaptıkları işle birlikte kuruma devredilmesi gerekir. Bunu işçi arkadaşlarımıza da anlattık" dedi. Taşeronla ilgili yeni yasa hazırlıklarının daha çok taşeron uygulamalarının yaygınlaştırılmasını içerdiğini savunan Alabaş, "Biz alt komisyon çalışmalarını Meclis'te takip ettik.

Plan Bütçe Komisyonu'ndaki torba yasa görüşmelerini de takip edeceğiz. Komisyonda müdahale edebildiğimiz kadar bu taşeron meselesine müdahale etmeye çalışacağız" diye konuştu. TTK Genel Müdürü Burhan İnan ise söz konusu ocakta hazırlık işleriyle ilgili yeni bir ihale düşüncelerinin olmadığını kaydetti.

İşten çıkarılan işçilerden eylem

Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı taşeron firmalarda çalışırken işten çıkarılan işçi ve aileleri eylem gerçekleştirdi

Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı taşeron firmalarda çalışırken çıkarılan işçi ve aileleri eylem yaptı.

Kazım Karabekir Caddesi'nde toplanan Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı taşeron firmalarda çalışırken işten çıkarılan işçi ve aileleri, bir süre slogan attı. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu ve Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu üyesi bir grubun da destek verdiği işçiler, daha sonra Antalya Büyükşehir Belediyesine doğru yürüyüşe geçti.

Büyükşehir Belediyesi önünde işçiler adına basın açıklaması yapan Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası Antalya Şube Başkanı İlhan Karakurt, Büyükşehir Belediyesinden haksız biçimde yaklaşık bin kişinin işten çıkarıldığını öne sürdü. Birçok işçinin ya telefonla ya da noter kararıyla işine son verildiğini ileri süren Karakurt, bu yanlışlıktan bir an önce dönülmesi gerektiğini söyledi.

Belediyeden çıkarılan birçok işçinin mağdur olduğunu, bazılarının kiralarını dahi ödeyemediğini ifade eden Karakurt, "İşten çıkarılmalarla ilgili 10 bin dilekçeyi belediyeye vereceğiz. Pazartesi gününe kadar cevap bekleyeceğiz. Cevap alamazsak imza kampanyası, oturma eylemi ve protestolara devam edeceğiz" dedi.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ve Antalya Valisi Sebahattin Öztürk ile görüşme talebinde bulunduklarını dile getiren Karakurt, "Biz kimseden bir şey istemiyoruz, sadece işlerinden haksız şekilde çıkarılan işçilerin haklarını savunuyoruz. Bütün işçilerin taleplerini tek tek not alarak yetkililere iletmek istedik. Bu bir ekmek ve gelecek davasıdır" diye konuştu.

Açıklamanın ardından bir süre oturma eylemi yapan işçiler, daha sonra olaysız şekilde dağıldı.

İşte Başbakan'ın onayını alan taşeron yasası

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "madene indim. Orada 6 saatten fazla çalışılmaz" dedi, yeraltında günlük azami çalışma süresi 6 saat olarak belirlendi.

Başbakan ayrıca, bu çalışma koşullarının, sadece madenlerde değil, tüm yeraltı çalışma alanlarında da geçerli olması talimatını verdi. Böylece, örneğin Marmaray tünel inşaatında çalışacak işçiler bile, "maden işçisi" statüsünde olacak.

Kamuoyunun uzun zamandır beklediği, Soma faciasının ardından da hızlandırılan, taşeron çalışma sistemini yeniden oluşturan kanun tasarısına son şekli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığındaki Perşembe günü gerçekleştirilen toplantıda verildi. Kanun tasarısı yarın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülecek.

Çalışma Bakanlığı Çalışma Genel Müdür Vekili Nurcan Önder, Taşeron kanunun neler getirdiğini anlattı.

"161 bin işçiyi ilk elden ilgilendiriyor"

Önder, tasarının başta Karayolları Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Kömür İşletmeleri olmak üzere, yaklaşık 161 bin işçinin durumunu netleştireceğini söyledi.

Kamuda çalışan yaklaşık 661 bin taşeron işçisinin 161 bini "asıl işi" yapıyor. Bunun anlamı şu; devlet kadrosuna "temizlik işçisi" ya da "güvenlik" olarak alınan taşeron işçiler, o devlet kurumunun asıl işinde, yani yol yapımında, Sağlık teknik işlerinde ya da madende kullanılıyorlar.

Taşeron işçilerinin devlet kurumları tarafından "asıl işte" çalıştırılmalarına Yargıtay karşı çıkmış, bunların kadroya alınması yolunda karar almıştı.

Hükümet de, uzun zamandır sayıları yaklaşık 161 bine ulaşan bu "asıl işi yapan" taşeron işçilerinin durumuna çare arıyordu.

Taşeron Kanunu ile, bu çare bulundu.

Çalışma Genel Müdür Vekili Önder, kanunun çıkması ile birlikte, bu kişilerin "ya kadroya alınmaları, ya da işten ayrılmaları gerektiğini" söyledi.

Önder, toplantıda tasarı konusunda sunumu dinleyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bizzat bazı talimatları olduğunu da vurgulayarak, bu talimatların özellikle yeraltı işçilerinin durumu hakkında olduğunu söyledi.

Buna göre, Başbakan Erdoğan maden işçileri için düşünülen yeni düzenlemenin "tüm yeraltı işçilerini de kapsayacak şekilde genişletilmesi" talimatı verdi. Başbakan ayrıca, yeraltı işçilerinin günde altı saatten fazla çalıştırılmamasını da istedi.

Taşeron Kanunu neler getiriyor?

İşçilerin kıdem tazminatını kamu üstlenecek

Kamuda çalışan taşeron işçilerin kıdem tazminatlarını, söz konusu kamu kuruluşu üstlenecek. Bu işçilerin yıllık izinlerinin kullanılması da kamu tarafından takip edilecek.

Hangi işlerin taşerona verileceğine hükümet karar verecek

Kamuda hangi işlerin taşerona verileceğini Bakanlar Kurulu belirleyecek. Buna uymayanlara ciddi yaptırım gelecek

Taşeron işçinin güvenliğinden kurum sorumlu

Hem kamu, hem özel sektörde taşeron işçilerin iş sağlığı ve güvenliği önlemleri işe başlamadan alınacak, bunun gözetim ve denetiminden asıl işveren de sorumlu olacak.

Taşeron işçinin ücreti de bankaya yatacak

Kamu ve özelde asıl işveren taşeron işçinin ücretlerinin ödenmesinden de sorumlu olacak. Ücretler bankaya yatacak.

Sözleşmeler üç yıllık olacak

Taşeron işçinin sürekliliğini sağlamak üzere sözleşmeler en az üç yıllık olacak.

İşçi sendikalı olursa, farkı devlet üstlenecek

Taşeron işçiler sendikalı olurlarsa, aradaki ücret farkı kamu kuruluşu tarafından üstlenilecek.

Yeraltı işçilerine yönelik düzenlemeler:

Yeni işçi de kıdem alacak

Yeraltı işçileri için, altı aylık kıdeme sahip olma şartı kaldırılacak.

Yıllık izin 4 gün fazla

Yeraltı işçilerinin yıllık izin süreleri, diğer işçilere göre dört gün fazla olacak.

36 saat çalışma

Yeraltı işçilerinin haftalık çalışma saatleri azami 36 saat olacak. Bu süre mevcut sistemde 45 saat olarak uygulanıyor.

Azami mesai 6 saat

Yeraltı işçilerinin azami çalışma süresi 6 saati geçmeyecek. Yeraltı işçilerine olağanüstü haller dışında fazla çalışma yaptırılmayacak.

Çalışma Bakanlığı’nın hazırladığı çalışmaya göre, taşerona verilmeyen ‘asıl işler’ artık yasal olarak taşerona aktarılabilecek. Taşeron doktora imkan sağlanacak. Kadro umudu ise suya düştü. Hükümetin uzun zamandır gündemde tuttuğu taşeron işçisiyle ilgili düzenlemeden işçilere iyi haber çıkmadı.

Tasarıyla ilgili çalışma son halini alırken, kamuoyuna yansıdığı gibi yeni düzenlemede taşeron işçisine kadro çıkmadı. Böylece bir kez daha, kamuda çalışan binlerce taşeron işçisinin kadro umudu suya düştü. Torba yasayla hayata geçirilmesi planlanan düzenlemeyle, kadro verilmediği gibi taşerona yaptırılacak işlerin sayısı ve çeşidi daha da artırılacak.

'Asıl işler' taşerona verilebilecek

Vatan'da yer alan habere göre; Mevcut yasada taşerona verilmesi yasaklanan ‘asıl işlerin’, artık yasal olarak da taşerona verilebilmesinin önü açılırken, taşeron doktor ve belediyecilere olanak sağlanacak. Örneğin bir hastanedeki asıl iş olan sağlık hizmetlerinin ya da belediyelerde asıl iş olan temizlik işlerinin de, taşeron işçilerine yaptırılmasının önünde bir engel kalmayacak.

Böylece, örneğin hastanalerde asıl iş kapsamındaki sağlık hizmetleri ve belediyelerdeki asıl iş kapsamındaki belediye hizmetleri de hiçbir tartışmaya olanak tanımadan taşeron eliyle yaptırılabilecek. Geçen yıldan bu yana Çalışma Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı ve yüzbinlerce işçinin umutla beklediği tasarının en önemli özelliği, kimseye kadro vermeyecek olması. Yüzbinlerce işçiden hiçbirinin kadro talebi karşılık bulmadı. 600 bine yakın taşeron işçisi, özelleştirme mağduru olarak bilinen 23 bin 4-C ve Karayollarında çalışanlara kadro verilmiyor.

İyileştirme olarak algılanmamalı

Tasarının taşeron işçiler için çok sayıda yenilik ve iyileştirme getirdiği söylemlerine rağmen, uygulamada pek de böyle olmayacak. Halen uygulamada olan mevcut yasada, hangi işlerin taşerona verilemeyeceği açıkken, özellikle kamuda asıl işlerin de taşerona yaptırılmasının önüne geçilemiyor.

Yeni düzenleme bunu düzeltmek yerine asıl işleri de taşerona açıyor. Yeni hazırlanan ‘Asıl iş taşerona verilemez’ şeklindeki açık hüküm kaldırılıyor. Böylece ‘asıl işlerin’ de yasal bir engel olmaksınız taşeron işçileye yaptırılabilmesi sağlanıyor. Bu noktada tasarıya, ‘asıl iş’ ve ‘yardımcı işlerin’ neler olduğu sıralanacak.

7 bin işçinin kazandığı dava geçersiz sayılacak

Hazırlanan düzenlemeler arasında en tartışmalı bölüm Karayolları Genel Müdürlüğü’ne dava açan ve kazanan 7 bin taşeron işçisiyle ilgili olandı. Karayollarında yaklaşık 7 bin taşeron işçisi, yaptıkları işin aslında ‘asıl iş’ olduğunu, dolayısıyla taşeron işçi olarak değerlendirmenin yanlış olacağını iddia ederek dava açtı ve davayı kazandı. İş Mahkemeleri verdikleri kararlarda, Karayolları Genel Müdürlüğü ile taşeron işveren arasındaki sözleşme ilişkisini muvazaalı, yani bir anlamda anlaşmalı bulduğundan, işçilerin ilk işe girdikleri tarihten itibaren Karayolları işçisi olduklarına karar verildi. Kararlar, Yargıtay’da onanıp kesinleşti. Ancak hiçbir işçi kadroya geçirilmedi. Yeni düzenlemede taşerona yaptırılacak işlerin alanı genişletilecek ve böylece mevcut yasaya dayanılarak açılan ‘muvazaa’ davaları geçersiz hale getirilecek.

Kamuda çalışan 661 bin taşeron işçiye verilecek kadro çalışmaları

Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı Nihat Altay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın taşeron işçi sistemini kaldırması gerektiğini söyledi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın bir süredir üzerinde çalıştığı taşeron işçi konusundaki düzenlemeye karşı olduklarını ifade etti.

Taşeron işçi uygulamasının tamamen kaldırılmasının gerektiğine işaret eden Altay, "Son günlerde taşeron işçilere yeni hak ve genişletici düzenlemeler yapılacağı konuşulmaktadır. Taşeron işçiye ne kadar hak verilirse verilsin uygulamada sıkıntı olduktan sonra bu hakların bir önemi yoktur. Tazminat, fazla mesai, yıllık izin, sigorta gibi pek çok haklar zaten tüm işçilerin yasal hakkıdır. Ancak birçok şirket bunları uygulamadıktan sonra bu hakları tazelemenin veya genişletmenin bir önemi yoktur." dedi.

Taşeron işçilerin iş güvencesinin bulunmadığını ve her an kapı önüne bırakılma endişesiyle çalıştırıldıklarına dikkat çeken Altay, şöyle konuştu: "İşçiler işten çıkarılma korkusuyla hiç bir yere şikâyet edemediğinden, yeterli denetim de yapılamadığından, sorumluluğun yüklenici firmalara verilmesi de çözüm olmayacaktır. Düzenlemenin büyük çoğunluğunun kamuda çalışan taşeron işçilerinin üzerinde yoğunlaşması da, 450 bine yakın özel sektörde çalışan taşeron işçilerine yapılmış haksızlık ve bariz ayrımcılık olacaktır. bugün taşeron sisteminde çalışanların büyük çoğunluğu açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşamaya mecbur bırakılmışken, işçinin cebine girecek biraz fazla ücretin neden şirket sahiplerine verildiğini anlamak güçtür."

İşçi haklarını koruyacağını ve taşerona karşı mücadele edeceğini her fırsatta dile getiren Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, 1 Mayıs'ta taşeron işçilerle birlikte yürüyüş yapacak. Belediye binası önünden başlayacak olan yürüyüş, Çarşı içinden devam edecek ve Karşıyaka İskele'de son bulacak. Başkan Akpınar "Daha huzurlu ve insanca bir hayatı savunmak için, 1 Mayıs'ta sokaklarda olacağız" dedi.

İş müfettişi itirazı

2 konfederasyonun alt işverenlere yönelik müfettiş denetiminin kaldırılmaması yönündeki talebi ise karşılık bulmadı. Sendikalar kamuda taşerona verilecek işlerin Bakanlar Kurulu'nca belirlenmesine de karşı çıkıyor.

Torba için 3 istek

Hükümet, çalışma hayatına ve devlete olan borçlara yönelik önemli düzenlemeleri Meclis'e sevk ederken; 3 talebin daha torba yasa tasarısına eklenmesi isteniyor. İşte bu istekler: Yıl ve yaş şartını tamamlayıp, prim günü eksiği nedeniyle emekli olamayanlar, kendilerine emeklilik yolunu açacak çalışmanın Meclis'teki torba tasarıya eklenmesini istiyor. Yaklaşık 100 bin kişi, kendilerine geriye dönük borçlanma imkanı tanınmasını bekliyor.

Torba tasarıda doğum borçlanmasının kapsamı genişletiliyor, borçlanma yapılabilecek çocuk sayısı 2'den 3'e çıkıyor. Ancak kadınların sigortadan önceki doğumlar için de borçlanma imkanı talepleri var. Vergi kaydı olup da Bağ- Kur'a hiç uğramamış olanlar, bu süreleri borçlanarak ve ödeyerek emekliliklerinden saydırmak istiyor. Binlerce kişi, bu konunun da torba tasarı görüşmelerinde gündeme gelmesini bekliyor.

İş kolu barajına yüzde 1 ayarı

Başbakan Tayyip Erdoğan, yüzde 3'lük işyeri barajı nedeniyle 6.5 milyon işçinin sendikasız kalmasından şikayet eden sendikaların talebine destek oldu, Çalışma Bakanlığı'na yüzde 1 talimatı verdi. Hakİş Başkanı Mahmut Arslan, "Sendika Yasası'na göre iş kolunda yüzde 3 barajı kademeli olarak inecekti. Yüzde 1 olmasını istedik. Sayın Başbakan bu konuda da çalışma yapılmasını söyledi. Çalışma Bakanlığı olumlu bakıyor. Böylece sendikaların yetkisinin kalkma riski de sona erer" dedi. (Kaynak: Takvim)

'Torba yasa'da taşeron rötuşu

Hükümet sendikaların taleplerini kabul etti. İşçi sendikalarının ve sosyal tarafların 'torba tasarı'da karşı çıktığı konularla ilgili Başbakan, Türk-İş, Hak-İş ve DİSK'in başkanlarıyla bir araya geldi. Çoğu maddede sendikaların talepleri kabul gördü. Torba tasarı, taşeronda kafaları karıştırdı. Çünkü; - Düzenlemede asıl işin bölünerek alt işverenlere verilmesini yasaklayan düzenleme kaldırılıyordu.

Hatalı taşeron ilişkisi kurulması halinde taşeron işçilere tanınan asıl işverenin işçisi haline gelme hakkı da yerini emsal işçisinin ücret ve sosyal haklarına bırakıyordu. İki konu işçi sendikalarının tepkisini çekmişti.

Uzlaşma yakın gibi

Sendikaların ve sosyal tarafların torba yasa tasarısında karşı çıktığı konularla ilgili Başbakan Erdoğan, Türk-İş, Hak-İş ve DİSK başkanlarıyla görüştü. Bu görüşmeden gerekli çalışmaların yapılması için Nurettin Canikli, Salih Kapusuz, Maliye ve Çalışma Bakanlığı'ndan temsilciler ve 3 konfederasyonun temsilcileriyle bir toplantı yapılması kararı çıktı. Toplantıda konfederasyonlar itiraz ettikleri düzenlemelere ilişkin 5 maddelik önerilerini ifade etti.

Neye itiraz ediyorlardı

İşçi sendikaları en büyük itirazı asıl işin bölünerek alt işverene verilmesini açıkça yasaklayan hükmün kaldırılması gösteriyorlar. Bu madde hayata geçerse, taşeron kullanımının daha da yaygınlaşması söz konusu olabilir. Mevcut durumda asıl işlerde bile taşeron kullanıldığı düşünüldüğünde, yasak maddesinin kaldırılmasının taşeronu daha da yaygınlaştıracağı açık. Diğer yandan tasarı bu şekilde yasalaşırsa, taşeron kullanımında muvazaa yani hatalı işlemin tespiti çok uzun zaman alacak ve kadro yerine yalnızca asıl işverenin emsal işçisinin ücret ve sosyal haklarına kavuşacaklar. Konfederasyonların bu itirazının kabul edildiği ve yasak maddesinin kaldırılmasının tasarıdan çıkarılacağı ifade ediliyor.

Sendikalar söz sahibi oluyor

Konfederasyonların diğer itirazı ise kamuda taşeron kullanımını düzenleyen maddeye ilişkin. Hangi işlerin 'yardımcı' olduğunun tespitinin Bakanlar Kurulu'na bırakılmasını eleştiren konfederasyonlar, kendilerinin de bu komisyonda bulunmasını talep ediyorlar. Bu konuda da uzlaşmanın sağlandığı konuşuluyor.

Anında denetim kalkıyor

Konfederasyonların haklı olduğu bir diğer konu, alt işveren ilişkisinin Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne bildirilmesi zorunluluğunun kaldırılması. Bu zorunluluk 'torba'yla kaldırılıyor. Halbuki Bölge Çalışma Müdürlüğü anında denetimle, taşeronların baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılması kararı alabiliyor. (Kaynak: Akşam)

 

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler