YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Tarım arazilerinin bölünmesi önlenmeli
Tarım arazilerinin bölünmesi önlenmeli
24 Mart 2012 21:48
Bakan Eker: ''Tarım arazilerin miras yoluyla bölünmesi sorunun mutlaka çözülmesi gerekiyor. Tarımdaki devrim budur. Eğer bu yapılırsa tarımda devrim var, bu yapılmazsa Türkiye bu topraklarda tarımsal faaliyeti verimli bir şekilde gelecek nesillerde sürdür

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, tarım arazilerin miras yoluyla bölünmesi sorununun mutlaka çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, ''Tarımdaki devrim budur. Eğer bu yapılırsa tarımda devrim var, bu yapılmazsa Türkiye bu topraklarda tarımsal faaliyeti verimli bir şekilde gelecek nesillerde sürdüremez'' dedi.

Eker, AA Editör Masası'nda, AA'nın yurt dışı temsilcileri, bölge müdürleriyle Ankara'da görev yapan birim editörlerinin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Bakan Eker, tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesinin önlenmesi konusuna ilişkin olarak, Osmanlı toprak, mülkiyet sisteminde arazinin babadan evlada miras yoluyla geçerken bölünmediğini, dolayısıyla arazi ölçeği, işletme ölçeğinin muhafaza edildiğini anlattı.

1926 Medeni Kanunu'yla beraber tarım arazilerinin aynı menkul mallar gibi babadan evlada geçerken bölünür hale geldiğini ifade eden Eker, ''Yani bir babanın 100 dönüm arazisi var, 4 tane çocuğu var her biri 25 dönüm alıyor sonra onların ikişer çocuğu olduğunda 12,5 dönüme düşüyor. Bu çok feci bir şey. Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir şey yok. Ne İngiltere'de, ne Almanya'da, ne Fransa'da ne de Medeni Kanun'u aldığımız İsviçre'de'' şeklinde konuştu.

Türkiye'de 3 milyon 100 bin tarım işletmesi bulunduğunu ve ortalama işletme büyüklüğünün 60 dönüm olduğunu belirten Eker, şunları söyledi:

''Tarım topraklarımızı, arazilerimizi küçülte küçülte 22 milyon paresele çıkartmışız, 60 dönüm tek parça değil 7 ayrı parselden oluşuyor bu da 22 milyon parsel demek. Bu parsellerin her birinin sınırının sebep olduğu arazi kaybı var. Çünkü parsel sayısı arttıkça, sınır artıyor, sınır arttıkça alan gidiyor. Bunlar yola ulaşmıyor, kavgalara sebebiyet veriyor. Yani kendi arazinize giderken bir başkasının parselinin içerisinden geçiyorsunuz. Sizin 6-7 parçalı işletmeniz var, traktörle içinde dolaşacaksınız, yolda kaybettiğiniz harcadığınız mazotun maliyeti bile müthiş bir maliyet.

Bizde 60 dönümlük işletme büyüklüğü var, bu İngiltere'de 450 dönüm, Fransa'da 430 dönüm, Almanya'da 420 dönüm, İspanya'da 240 dönüm en küçüğü Avrupa'da İspanya ve bizim 4 katımız. Benim 4 katım büyüklüğünde olan bir işletmecilikle ben nasıl rekabet edeceğim, ben uluslararası  pazarda onunla rakip olarak nasıl mal satacağım ''

Yıllık kayıp 8 milyar lira

Basit bir hesap yaptıklarında 10 dekarlık bir buğday işletmesinde, bu şekilde parçalanmadan ötürü ekonomik kaybın 330 lira olduğunu gördüklerini anlatan Eker, Türkiye'deki tüm tarım arazileri dikkate alındığında yıllık ekonomik kaybın yaklaşık 8 milyar lira olduğunu bildirdi.

Eker, ''Biz diyoruz ki bununla artık Türkiye gelecekte bu yapıyı sürdüremez. Eğer Türkiye, bu topraklarda önümüzdeki kuşaklar tarım yapacaksa bizim bu yapıyı değiştirmemiz lazım. Artık çağdaş, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi bu işi mirasla bölünür olmaktan çıkarmamız lazım'' dedi.

Kendilerinin hükümet olarak 2005 yılında  Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu'nu çıkardıklarını ve ''10 dekarın altına bölünemez'' şeklinde hüküm koyduklarını anlatan Eker, 2007'de yeni bir düzenleme bu sınırı 20 dekara çıkardıklarını ifade etti.

Türkiye'de şu anda tarım arazilerinin 20 dekarın altına bölünemediğini belirten Eker, ancak bunun yeterli olmadığını, tarım arazilerinin  mutlaka bütünüyle bölünmekten kurtarılması gerektiğini vurguladı.

Bunun çözümü konusunda çeşitli modeller ve alternatif önerilerinin bulunduğunu anlatan Eker, şöyle devam etti:

''Ancak biz istiyoruz bu toplumsal mesele. Bu konu birileri tarafından kaşınabilecek bir konu niye çünkü kültürümüzde 'ölüm gerçek, miras hak'' şeklinde anlayış var, birileri bunu kullanabilir. Biz istiyoruz ki bunu toplumun tüm kesimlerinin sahip çıkacağı bir şekilde ortaya koyalım, herkes bu işi sahiplensin. Bu sadece Tarım Bakanlığı olarak benim sorunum değil, evet en büyük etkisi negatif ve pozitif olarak tarım sektörüne ama sonuçta toplumsal mesele herkes bunu sahiplensin istiyoruz''

Toplumun bu konuda görüşünü almak için 50 bin kişiyle sahada anket yapıldığını anlatan Eker, köylerde devamlı ikamet eden 7500 personel, ziraat mühendisinin vatandaşa 25 soruluk bir anket yönelttiğini söyledi.

Eker, ''Amacımız birinci olarak vatandaşın bu konuda gerçekte düşüncesi ne, ikinci olarak da bu sorunu sorun olarak görüyorsa bunun çözümüyle ilgili ne düşünüyor. Burada acaba bizim düşünemediğimiz, bizim aklımıza gelmeyen bir şey çıkar mı diye bu çalışmayı yapıyoruz'' şeklinde konuştu.

Anket sonucunun bu ayın sonunda ortaya çıkacağını belirten Eker, bu konuyla ilgili sorun olduğu ve bu sorunun çözülmesi gerektiği konusunda herkesin mutabık olduğunu ifade etti.

Tarım arazilerin miras yoluyla bölünmesi sorunun mutlaka çözülmesi gerektiğine dikkat çekerek, ''Tarımdaki devrim budur, eğer bu yapılırsa tarımda devrim var, bu yapılmazsa devrim yok. Türkiye bu topraklarda tarımsal faaliyeti verimli bir şekilde gelecek nesillerde sürdüremez'' şeklinde konuştu.

Temel gıda ürünlerinde KDV indirimi beklentisi

Temel gıda ürünlerinde KDV indirimi yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soru üzerine de Bakan Eker, ''KDV ile ilgili çalışmalar Maliye Bakanlığı tarafından yapılıyor, işin gider tarafı, gelir tarafı birbirini dengeliyor, Maliye Bakanlığı bir yerden alıp başka bir yere harcıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı açısından özellikle kayıt altına alınmaya katkı sağlayacak yani düzenlemelerle olması, kuşkusuz tüketiciler açasından KDV'nin özellikle gıda maddelerinde az olması bizim tercihimizdir, bunun da mali dengeyi bozmayacak şekilde formüle edilmesi şartıyla'' yanıtını verdi.

Destekleme ödemeleri

Tarımsal destekleme ödemelerine de değinen Bakan Eker, tarımsal destekleme ödemeleri çerçevesinde bu yıl çiftçilere 7 milyar 300 milyon lirayı nakit olarak vereceklerini bildirdi.

Ödemeleri belli bir stratejiyle yaptıklarını anlatan Eker, şöyle devam etti:

''Bunun yaklaşık yüzde 27-28'i hayvancılığa gidecek, bunun dışında yine üçte biri kısmı 17 tane havza bazlı olarak belirlediğimiz Türkiye için önemli olan 17 tane ürün var, hububat grubu, bakliyat ürünü, yağlı tohumlar grubu onlara prim olarak ödenecek. Diğerleri de çiftçilerin kullandığı birtakım girdiler var mazot, gübre, sertifikalı tohum gibi tarım sigorta desteği ve kırsal kalkınma destekleri gibi başlıca destekleme kalemlerimiz bunlardan oluşuyor. 7 milyar 300 milyon lirayı bu sene çiftçilerimize nakit olarak vereceğiz. Mart ayının başında 1,9 milyar lira ödedik, Ocak ayında 500 milyon lira ödemiştik, yani yaklaşık 2,5 milyar lirasını ödedik. Mart ayı bitmeden 1,1 milyar daha da ödeyeceğiz, fındık paralarıyla diğer bazı desteklemeler var. Haziran ayına kadar bu paranın yüzde 90'ına yakınını ödemiş olacağız''

Bakan Eker, AA Bosna temsilcisinin sorusu üzerine, geçmişte savaş sürecinde katliamlara maruz kalan Republica Srpska bölgesinde çok büyük göçler meydana geldiğini belirtirken, kendilerinin bu bölgede hem kırsal kalkınma faaliyetleri içerisinde insanların kendi yurtlarına, topraklarına dönebilmelerine imkan tanıyacak projeler hem de gerek bitkisel gerek hayvansal üretimle ilgili potansiyelin daha iyi değerlendirileceği bir sistem kurulmasında yardımcı olmaya çalıştıklarını ifade etti.

Eker, ''Önümüzdeki günlerde onların geliştirecekleri bizim de bir şekilde müdahil olacağımız projeleri hayata geçirmek suretiyle onlara yardımcı olacağız'' dedi. (AA)

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler