YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
MB, eski Başkanı Yaman Törüner krizi yorumladı
MB, eski Başkanı Yaman Törüner krizi yorumladı
MB, eski Başkanı Yaman Törüner krizi yorumladı
08 Ekim 2008 / 16:38 Güncelleme: 08 Ekim 2008 / 00:00

Merkez Bankası eski Başkanı Törüner, Türkiye’de kriz yönetiminin sağlıklı olmadığını belirterek, Başbakan Erdoğan’ın ‘Kriz bizi etkilemez, döviz rezervlerimiz var’ şeklindeki açıklamalarını eleştirdi. Törüner, acilen bir kriz masası kurulması gerektiğini söyledi.


Merkez Bankası eski Başkanı Yaman Törüner, “Bu krizin neden çıktığına ve gerçek sebebine bakmak lazım” dedi. Habertürk’te küresel piyasaları altüst eden krizi değerlendiren Merkez Bankası eski Başkanı Yaman Törüner, Türkiye’de kriz yönetiminin sağlıklı olmadığını belirterek, Başbakan’ın ‘Kriz bizi etkilemez, döviz rezervlerimiz var’ şeklindeki açıklamalarını eleştirdi.


Habertürk’te küresel piyasaları altüst eden krizi değerlendiren Törüner, yaklaşık olarak 80 milyarlık döviz rezervlerimiz kadar bir riskle karşı karşıya olduğumuzu belirtti. Acilen bir kriz masası kurulması gerektiğini vurgulayan Törüner, “Yani döviz riskiyle karşı karşıyayız bu likidite krizi sebebiyle. Yoksa ekonomimiz bunları karşılayacak güçtedir, şudur budur.. Türkiye şimdiye kadar krizlerle karşılaştı. Fakat hiçbir zaman kriz gelemden önlemesini bilemedi. Bu konuda hiçbir tecrübemiz yok” diye konuştu.


'60-70 MİLYAR DOLAR PARA KOYMAMIZ LAZIM ORTAYA'
Törüner, krizin Türkiye’ye etkisini şöyle yorumladı:


“Türkiye'de olacak şu; bizim cari açığımız var. Diyelim ki, 40 milyar dolar. Bizim ihracatımızın ithalatı karşılama oranı gittikçe düşüyor. Yani artık rahatlıkla ihracat yapamayacağız. Yani bizim döviz gelirimiz azalacak. Bu şu demektir: cari açığımız 40 milyar dolardan 60 milyar dolara çıkacak. Aylık açığımız 5-6 milyar doların altına inmeyecek. Muhtemelen bu aylarda 10 milyar dolara çıkacak. Ödeme gücümüz bundan önce vardı şimdi yok. Bununla beraber turizm gelirleriniz azalacak. 3-4 milyar dolar oradan zarar göreceksiniz. Bütün bunların başında en önemlisi özel sektör gitmiş bütün dünyadan 120-130 milyar dolara varan borçlar bulmuş. Bunları artık bulamayacak. Yani kriz gittikçe tırmanacak. İhracattan gelecek darbe, diğer taraftan gelecek darbe, döviz girişlerinden gelecek darbe… Yabancı yatırımlar duracak,  özelleştirmeler duracak. Şimdi öyle bir noktaya geliyor ki gelirleriniz azalıyor, giderleriniz çok artıyor. Demek ki bizim 60-70 milyar dolar para koymamız lazım ortaya şu andaki manzarada.”


BİZİM BANKALARIMIZ SAĞLAM DERKEN?
Krizin bankacılık sistemine etkisini de değerlendiren Törüner, Türkiye’deki yabancı bankalara dikkat çekerek, “Yabancı bankalarda bazılarını kurtarma yoluna gidiliyor. Önümüzde başka bir banka var. Mesela Yunan bankası, Yunanlılar kurtaracaklarını açıklamadılar” dedi.


Törüner şöyle konuştu “Başka bankalar da var. Bütün bunları bir araya koyarsanız bizim bankalarımız sağlam derken, bizim bankalarımız hangileri? Sistemin yüzde 50'si zaten yabancı. Bize kalan bankalar sağlam. Fakat bu bankalar da dışarıdan gittikçe zorlar. Yabancı bankalar iflas edebilir. Siz bunun hangi mevduatını garanti ediyorsunuz? Bunun için hangi yaptırımlar aldınız? Şimdi yabancı bankaların durumunun kötüleşmesi halinde yabancı bankalar Türk bankalarından para çekmeye başlayacak. Ve bunların vadesini geri ödeyemeyecekler. Ödeyemedikleri anda Türk bankaları zora girecek.”


MERKEZ BANKASI GÜÇLÜ MÜ?
Şu anda 80 milyar dolar olan deviz rezervlerinin güçlü olduğunu dile getiren Törüner, “Tabii bankaların elinde de döviz rezervleri var. En büyük iyilik bankaların açık pozisyonlarının yüksek olmaması. Yani döviz durumumuz iyi. Buradaki bütün olay tedirginlik. Kur yükselir döviz krizi çıkmaz diye bir kafa olabilir mi? Kur yükseldi, döviz krizi çıkmadı, ne oldu? Kur oldu 4 bin lira, dalgalı kurumuz var diye. Türkiye birbirine girer” dedi.


Törüner, bu şekilde gidilirse kurlarda yükselişin süreceğine dikkat çekerek, Merkez Bankası'nın piyasadan para çektiği için borçlu konumda olduğunu vurguladı. “Sen bu durumda parayı çekebilmen için piyasaya oradan çekilen para kadar döviz vermen lazım. Ki o parayı resmi olarak çekebilesin. Bunun dışında senin ihaleler düzenleyerek piyasaya döviz vermen lazım. Günlük kur artışını dengeleyebilecek ölçüde döviz vereceksin. Hangi gün ne kadar dövize müdahale edeceğinin planını yapacaksın” diye konuşan Törüner, şöyle devam etti:


'BANKALAR ŞU ANDA ÇEKLERİ BİLE KIRAMIYORLAR'
“Şu anda bankacılık sektöründe çekler bile kredilendirilmiyor. En iyi müşterisinin çekini bile kıramıyor bankalar. Bu noktaya geldi Türkiye. Bu çok tehlikeli bir şey. Bankalar hiç kimseye kredi vermiyor. Neden? Batan kuruluşa zaten kredi verilmez fakat kuruluşlar kendi sermayeleriyle yüzde yüz iş yapmazlar. Sermayesi yeterli kuruluşlara kredi verilir. Kredi müessesini sen kesemezsin. Bankalar paralarını yatıracak yer bulamıyorlar. Çünkü riskli. Ben olsam IMF ile derhal anlaşma yaparım. Çünkü bu ekstra bir güvence verir. Sadece güvenceyi devam ettirmek için. Zaten bu krizin en fazla 1 sene süreceği söz konusu olabilir. Biz bu süreyi geçirdiğimiz taktirde rahat bir noktaya gelebiliriz. Şu anda bir kriz yönetimi masası kurması lazım Başbakan'ın. Ben olsam Merkez Bankası'ndan günlük rapor alırım.”


DAHA CİDDİ ŞEKİLDE YAYILACAK
Dünya mali sisteminde risklerin arttığını belirten Törüner, krizin bütün dünyaya daha da ciddi şekilde yayılacağı tespitinde bulundu. Bankaların kötü yönetildiğini vurgulayan Törüner, “Eninde sonunda çürüklerin ayrılması için bu krizim çıkması bekleniyordu. Ancak bozulma başladığı zaman ABD yeterli ve zamanında tedbir alınamadı” şeklinde konuştu. Tedbir alınmadığı için sıkıntıların likidite krizine dönüştüğünü ifade eden Törüner şöyle konuştu:


“Likidite krizine dönüştüğü zaman bu krizi bir yerde durdurabilmeniz son derece zor. Kimse kimseye kredi vermiyor. Bankalar birbirlerine kredi vermiyor, bankalar ticaret erbabına kredi vermiyor. Ticaret erbabı bankalara para yatırmakta tedirginlik çekiyor. Şahıslar paralarını bankaya yatırmakta tedirginlik çekiyor. Yani hiç kimse parasını ortaya koymuyor. Paranın ortaya konmadığı bir ekonomi çalışmayacak demektir. Piyasa ekonomisinde likidite önemlidir. Yani paralar gidip gelerek sistemi desteklerler. Para bankaya yatacak, banka o parayı kredi olarak verecek.” GAZETEPORT

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler