YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kurtulmuş: "Başka bir ülkenin Merkez Bankası mısınız?"
Kurtulmuş'tan sert mesaj: Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, faizleri indirmeyen Merkez Bankası'na "Başka bir ülkenin bankası mısınız?" sözleriyle çıkıştı.
Kurtulmuş: "Başka bir ülkenin Merkez Bankası mısınız?"
31 Aralık 2014 / 03:17 Güncelleme: 31 Aralık 2014 / 06:54

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ekonomi ve siyaset gündemine ilişkin SABAH'ın sorularını yanıtladı. Türkiye'nin 2023 hedeflerini tutturması için yıllık asgari yüzde 5.5-6 büyümesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, "Siz başka ülkenin Merkez Bankası mısınız?" dedi.

Büyüme geriliyor. Merkez Bankası faizde indirmiyor. Ne yapılması lazım?

Faiz oranları oldukça yüksek seyrediyor. Türk ekonomisinin yüzde 65'ini oluşturan KOBİ'ler yüzde 15 civarında bir finansman maliyetiyle karşı karşıya. Bu, uzun süre tanışabilir bir yük değil. Türkiye'nin 2023 hedeflerini tutturabilmesi, kalkınma hedeflerini sağlayabilmesi, anlamlı bir büyüme hızını yakalayabilmesi için faizlerin makul seviyeye indirilmesi gerekir. Bu olmadan 2023 hedefleri üzerinde konuşmak mümkün değil. 2008 krizine kadar dünyada bol miktarda sıcak para vardı, bu para gidecek kapı arıyordu. Bu süre içinde yurtdışından ciddi miktarda sıcak para çektik. Bu 12 yıllık dönem ekonomide değişim süreciydi. Makro iktisadi dengeler sağlandı. Bu büyük bir başarıdır.

Bunu devam ettirmek için yol haritanız ne?

Türkiye'nin faz değiştirme mecburiyeti var. Bunun şartı, bol üreteceğiz, dünya çapında markalarımız olacak, yüksek teknolojiye yatırım yapacağız, tasarruf eksikliğimizi gidereceğiz. Orta direği güçlü tutmak için faizin indirilmesi gerek. Türkiye faz değiştirirken Londra, Washington ya da başka yerlerden esen rüzgârla hatta sadece Ankara'dan planlanan ekonomik hedeflerle de ayakta duramaz. Bunun için tüm şehirlerin harekete geçirilmesi lazım. Kent Ekonomi Forumu'yla bunu yapıyoruz.

Merkez Bankası Kanunu'nun değiştirilmesi konusunda bir gelişme var mı?

Hükümet ile Merkez Bankası birbirinden alakasız iki unsur olamaz. Merkez'in araçsal bağımsızlığını hiçbir zaman tartışmadık. Yani herhangi bir para politikası izlerken hükümete soracak değil. Ama bu hükümetin politikalarından bağımsız da olamaz. Başka bir ülkenin Merkez Bankası da değildir. Merkez Bankası'nın enflasyon hedefi var ve fiyat istikrarından sorumludur. Ama bir ülkedeki ekonomi politikası sadece fiyat istikrarından ibaret değildir. Enflasyon, istihdam, üretim ve faiz arasında denge bulunmalıdır. Başarılı ekonomi bu demektir. Sadece enflasyonu düşürmekle olmaz. Öyle olsaydı mezarlıklarda enflasyon sıfır. Merkez Bankası'nın kanunundaki hedefler kısmının ABD'de olduğu gibi "fiyat istikrarı ve büyümenin eşdeğer olarak hedeflenmesi ve yanı sıra istihdamın da gözetilmesi" şeklinde revize edilmesi gereklidir. Bunu en kısa zamanda gerçekleştireceğiz.

Bankaların sanayiye kredi vermesini teşvik etmek için ne yapılacak?

Şu anda büyük sanayiciler, finansman sıkıntısı yaşamıyor. Bankalar onlara cömert davranıyor. Önemli olan KOBİ'lere de cömertçe davranılması. Ayrıca devlet bankaları üzerinden orta direğin güçlendirilmesi için verilen krediler artırılabilir. Güney Kore'de bankalar toplam kredilerinin yüzde 20'sini KOBİ'lere kullandırmak zorunda. Bu tür bir çalışma gündeme getirilebilir.

Petrol kazancı sınıf atlatır

5 yıldır kişi başı gelir 10 bin dolara takıldı. Türkiye sınıf atlamak için ne yapacak?

Orta gelir tuzağı dediğimiz şey işte bu. Türkiye henüz bu tuzağa düşmüş değil. Ama düşmemenin yolu da üretimden geçiyor. Sadece makro dengeleri güçlü bir ülke yetmez. Türkiye buraya yönelmek mecburiyetinde. 3 bin dolardan 10 bine çıkmak çok zordu. Ama artık istesek de bu seviyede kalamayız. Türkiye artık ileriye gitmek zorunda. Petrol fiyatlarının düşmesi bizim için bir avantajdır. Burada kazanacağımız büyük meblağ doğru planlama içerisinde üretime yönlendirilebilirse, Türkiye o zaman birden sınıf atlayacak.

Anayasa Mahkemesi'nin baraj kararı çıkarsa bu AK Parti'yi nasıl etkiler?

Seçim barajının kaldırılmasına sonuna kadar taraftarım. Ama bu Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) değil siyasi iradenin işidir. Varsayalım, AYM böyle bir karar aldı, hodri meydan diyoruz. Bu ülkede kararları kapalı kapılar ardından birtakım siyasi oligarklar değil millet verir. Dolayısıyla böyle bir şey olursa, bu seçimde daha çok AK Parti'nin işine yarar.

Seçimde yine ittifaklar olabilir mi?

İttifaklar olsun ama bunları yine birtakım hesaplarla normal dışı yollarla siyasete müdahale etmenin aracı olarak görmeyin. Program ittifakı içerisinde seçim ittifakı tartışılabilir. Ama Allah aşkına bahsi geçen, ittifak yapacağı konuşulan partilerin hangi konuda, hangi projede, hangi programda bir cümlelik bir ittifakı söz konusudur?

 

SABAH

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler