YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kriz resmen bitti...
Kamuoyu anayasa değişikliği tartışmalarına kilitlenirken ekonomi cephesinden herkesi sevindiren bir haber geldi. Türkiye, 2009'un son çeyreğinde yüzde 6 büyüdü. Otoritelere göre beklentilerin çok üzerinde gerçekleşen bu rakam, krizin bittiğinin en açık gö
Kriz resmen bitti...
01 Nisan 2010 / 09:06 Güncelleme: 01 Nisan 2010 / 09:06

Türkiye ekonomisinde yeniden bahar havası esmeye başladı. 2009'un dördüncü çeyrek büyüme rakamları beklentileri aşarak yüzde 6 olarak gerçekleşti. Gündemin 'anayasa değişikliği' tartışmalarına kilitlendiği bir ortamda gelen bu güzel haber, herkesin yüzünü güldürdü. Otoriteler, tahminlerin çok üzerinde çıkan büyüme rakamlarını krizin aşıldığının en somut göstergesi olarak yorumladı.

2001 yılından itibaren güçlü bir büyüme trendine giren Türkiye ekonomisi, 2008'in son çeyreğinde baş gösteren küresel krizle birlikte küçülme dönemine girmişti. Dört çeyrek süren küçülmenin ardından dün, ekonominin yeniden rayına girdiğini gösteren büyüme rakamları geldi. Türkiye İstatistik Kurumu, ekonominin 2009'un son çeyreğinde yüzde 6 büyüdüğünü, yılın tamamında ise yüzde 4,7 küçüldüğünü açıkladı. Gelen bu olumlu veriler, 2009 için yüzde 6 civarında öngörülen küçülme rakamını aşağıya çekti. Son çeyrek büyümesinde imalat sanayii (yüzde 12) ve toptan perakende ticareti (yüzde 10) lokomotif rolü oynadı. İnşaat sektörü ise yüzde 6 daraldı. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, büyüme rakamlarının beklentilere göre çok daha olumlu olduğunu söyledi.

2008'in ortalarından itibaren etkisini gösteren küresel finans krizi, kısa sürede Türkiye'yi de etkisi altına almıştı. 27 çeyrek üst üste büyüyen ekonomi, kriz nedeniyle 2008'in son çeyreğinde yüzde 7 küçülme göstermişti. Ekonomideki küçülme, 2009'un birinci çeyreğinde yüzde 14,5, ikinci çeyrekte yüzde 7,7, üçüncü çeyrekte ise yüzde 2,9 olarak devam etti. 2009'un son çeyreğinde ise yeniden büyüme müjdesi geldi. Piyasaların yüzde 4 civarında olmasını beklediği büyüme, İstatistik Kurumu'nun verilerine göre yüzde 6 oldu. Türkiye ekonomisi 2001 yılındaki yüzde 9,5 oranındaki küçülmenin ardından büyüme trendine girmişti. 2002'de yüzde 7,9, 2003'te yüzde 5,9, 2004'te yüzde 9,9, 2005'te yüzde 7,6, 2006'da yüzde 6, 2007'de ise yüzde 4,7 büyüme gösterdi. 2008 yılının son çeyreğinde yüzde 7'lik daralmaya karşın yıl bazında 0,7'lik büyüme gerçekleşmişti. Yüzde 6'lık büyüme, Türkiye ekonomisinin 2009 yılında yaşayacağı küçülme tahminlerinde de yanılmaya yol açtı. Orta vadeli programda yıllık bazda yüzde 6 küçülme öngörülürken daralma yüzde 4,7'de kaldı. Bu durum ekonomi yönetiminde büyük sevince sebep oldu. Son çeyrekteki büyüme rakamlarının beklentilerin üzerine çıkması, piyasalara da moral oldu. TÜİK'in açıklamaları, milli gelir beklentilerinin de tahminleri aştığını ortaya koydu. Buna göre 8 bin 456 dolar olacağı tahmin edilen milli gelir, 8 bin 590 olarak gerçekleşti. Kişi başına milli gelirin 10 bin 436 dolar olduğu 2008'e göre ise ciddi bir gerileme yaşandı. Öte yandan geçen yıl gayri safi yurtiçi hasıla cari fiyatlarla 617 milyar 611 milyon dolara (953 milyar 974 milyon lira) düştü. Söz konusu rakam, 2008 yılında 742 milyar 94 milyon dolar (950 milyar 534 milyon lira) düzeyindeydi.

Yıl geneli sektörel bazda incelendiğinde geçen yıl en fazla daralma inşaatta oldu. İnşaattaki yüzde 16,3'lük daralmayı, yüzde 10,4 ile toptan ve perakende ticaret takip etti. Yılın tamamında madencilik yüzde 6,7, imalat sanayii yüzde 7,2, elektrik, gaz, sıcak su üretimi ve dağıtımı yüzde 3,5, ulaştırma, depolama ve haberleşme yüzde 7,1 küçüldü. 2009'da en yüksek büyüme ise yüzde 10,8 ile balıkçılıkta meydana geldi. Büyüme, tarımda yüzde 3,3, oteller ve lokantalarda yüzde 3,9, mali aracı kuruluşların faaliyetlerinde yüzde 8,5, konut sahipliğinde yüzde 4,1, gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetlerinde yüzde 4,5, eğitimde yüzde 2, sağlık işleri ve sosyal hizmetlerde yüzde 3,2 oldu.

Son çeyreğe bakıldığında ise inşaat ve diğer sosyal, toplumsal ve kişisel hizmet faaliyetleri olarak tanımlanan sektör dışında tüm alanlarda büyüme yaşandı. Yıllık bazda yüzde 16,3 olan inşaattaki küçülme de yüzde 6,6'ya geriledi. Dördüncü çeyrekte en yüksek büyüme ise yüzde 13,1 ile balıkçılıkta görüldü. Diğer sektörlerin büyüme hızları ise şöyle: Tarım yüzde 1,5, madencilik yüzde 3,5, imalat sanayii yüzde 12,8, elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı yüzde 1,5, toptan ve perakende ticaret yüzde 10,3, oteller ve lokantalar yüzde 5,5, ulaştırma, depolama ve haberleşme yüzde 3,6, mali aracı kuruluşların faaliyetleri yüzde 8,1, gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri yüzde 10, dolaylı ölçülen mali aracılık hizmetleri yüzde 11,5.

Büyüme rakamları revize edildi

 

Bu arada TÜİK, daha önce açıkladığı büyüme rakamlarına ilişkin çeşitli revizyonlara gitti. 2008'in birinci döneminde yüzde 7,2 açıklanan büyüme rakamı yüzde 7,0'ye, ikinci dönem yüzde 2,8'den yüzde 2,6'ya, üçüncü dönem yüzde 1,0'den yüzde 0,9'a çekildi. Dördüncü dönemde yüzde 6,5 olarak açıklanan küçülme, yüzde 7,0'ye revize edildi. 2008'in tamamında kaydedilen büyüme hızı rakamı ise yüzde 0,9'dan yüzde 0,7'ye çekildi. 2009 yılı birinci döneminde daha önce yüzde 14,7 olarak açıklanan daralma, yüzde 14,5, ikinci dönemdeki daralma yüzde 7,9 iken yüzde 7,7, üçüncü dönemdeki daralma yüzde 3,3 iken yüzde 2,9'a revize edildi.

 

Aynı dinamizmi bu yılın tamamında da bekliyoruz

TUSKON Başkanı Rızanur Meral: Son derece önemli bir büyüme rakamına ulaşıldı. Bizim beklentilerimiz de bu seviyede idi. Aynı dinamizmin 2010'da da devam etmesini bekliyoruz. Yılın ilk çeyreğinde büyüme çift haneli olabilir. Hem iç pazarda hem de dış pazarda talep artışı devam ediyor. İhracatın mart ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40 artıyor. Bu gelişmeler sanayi üretimine de olumlu yansıyacaktır. Bu yıl sonu için konulan yüzde 3,5'luk büyüme hedefinin üzerinde yüzde 5 civarında bir büyüme rakamı yakalanır. Büyümede elde edilen başarılar Türkiye'nin krizden daha hızlı çıktığına dair yorumları da güçlendirecektir.

Reel sektörün rekabet gücü mutlaka artırılmalı

Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir: 2008'in son çeyreğinde küçülmeye başlayan ekonomi dört çeyrekten sonra yeniden büyümeye geçti. Ekonomi yılın son çeyreğinde yüzde 6 büyürken yıllık bazda ise geçen yılın tamamında yüzde 4,7 küçüldü. Bu küçülme beklentilerden daha iyi oldu. Ekonomik toparlanmayı hızlandırmak ve işsizliğin sosyal maliyetlerini düşürmek için ekonomik politikalarda reel sektöre öncelik verilmeli. Reel sektörün rekabet gücünü artıracak, ülkemizde iş yapma ortamını iyileştirecek üretim, yatırım, istihdam ve ihracatın önünü açacak yapısal reformlar mutlaka gerçekleştirilmeli.

 

2008 yılını yakaladık

Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu: Türkiye ekonomisinin yılın son çeyreğinde yüzde 6 oranında büyümesi önemli bir gelişme. Türkiye'nin işsizliği de önleyecek şekilde büyümesi lazım. Büyümenin ithalat yaparak mı yoksa sanayide mi olduğuna da bakılması gerekiyor. Eğer ithalat ile büyüme sağlandı ise işsizliğin olduğu bir ortamda bu kötü bir durum olur. Biz grup olarak geçen yıla göre yüzde 20 oranında büyüdük. 2008 yılını yakalamaya başladık.

İşsizliğe odaklanmalıyız

ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca: Dördüncü çeyrekte yakalanan büyüme hareketi 2010'un ilk çeyreğine de yansımış gözüküyor. Sürece baktığımızda dipten yukarı doğru bir grafik yükselişine şahit oluyoruz. 2010 yılı çok daha iyi olabilir. Yani yüzde 3,5 yerine yüzde 5'lik bir büyüme yakalanabilir. Bu kadar iyi büyümelere rağmen işsizliğin yüzde 14'lere demir atması ürkütücüdür. Yeni dönemde en fazla ilgilenmemiz gereken konunun bu olması artık kaçınılmazdır.

Özel sektör dinamik

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Murat Yalçıntaş: Son çeyrekteki büyüme, krizin Türkiye'ye etkilerinin bittiğinin ve büyüme döneminin başladığının en açık göstergesidir. Yüzde 6 büyümemiz iki şeyi gösteriyor: Birincisi, güçlü bir makroekonomik yapıya sahip olduğumuzu, ikincisi ise artık pozitif büyüme dönemine geçtiğimizi. Biz fırsatları doğru değerlendirirsek, 2010 yılı için öngörülen yüzde 4,5 oranının da üzerinde büyüyebileceğimize inanıyorum.

Hızlı bir canlanma zor

Ekonomist Doç. Dr. Murat Yülek: Yüzde 6'lık büyüme beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Ancak bu veriler 2010 yılında ciddi büyüme gerçekleştirmek isteyen Türkiye için güçlü bir haber değil. Çünkü 2008'in son çeyreğinde ekonomi yüzde 7 küçülmüştü. Ancak ciddi bir büyümenin gerçekleştirilmesi için yapılması gereken çok şey olduğu ortada. Normal şartlarda 2010'da ekonomide hızlı bir canlanma beklentisi zor görünüyor.

Kamunun etkisi fazla

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Uygur: Özel tüketim yüzde 3,4 artmış, buna karşılık özel yatırım bir önceki yıla göre, düşmeye devam etmiş. Halbuki kamunun tüketim harcaması çok yüksek oranlarda yüzde 17,9 artmış. Diğer yandan kamu sektörünün yatırımında azalma devam ediyor. Talep tarafından baktığımızda kamunun önemli bir talep artışı oluşturduğunu görüyoruz. 4. çeyrekteki artışta kamunun payının yüksekliği dikkat çekiyor.

Merkez temkinli olacak

ING Bank Başekonomisti Sengül Dağdeviren: 2010 yılı içinde özellikle iç talepteki toparlanmanın olumlu etkisinin daha önceki tahminlerimizden fazla olma ihtimali var. Kamuda tasarrufun kademeli olarak gerçekleşeceği dikkate alındığında ise bu durum Merkez Bankası'nı daha temkinli olmaya itebilir. Politika faizlerinde artışa başlamadan önce MB, munzam karşılıkları artırabilir ve likidite yönetiminde biraz daha etkin bir piyasa kurmaya çalışabilir gibi görünüyor.

Faiz artışı için yetersiz

Yatırım Finansman Başekonomisti Levent Durusoy: Büyüme, benim ve piyasa beklentilerinin üzerinde geldi. Bu, kesinlikle pozitif. Geçmişe dönük yukarı yönlü revizyonlar, 2009 yılındaki daralmanın yüzde 4,7 ile sınırlı kalmasına sebep oldu. Bu da beklentilerin alt sınırına yakın bir daralma. Verinin tek başına Merkez Bankası'nın faiz artırımına neden olmasını beklemiyorum.

Zaman

EKONOMİ Kategorisindeki Diğer Haberler